Sayfa yükleniyor…
Video yükleniyor…
Künhüne vakıf değiliz. Yalnız kırklar dindiği zaman bütün halkımız buna aşinadır, bilirler. Gözlerinde de elbette ki bir bambaşka hem gönüllerinde hem gözlerinde yer işgal eder. Mesela cemaat arasından bir tanesini kırklardan dinse, ellerine kapanırlar, dualarını beklerler, hürmet ve saygı içerisinde olurlar. Hepimiz böyle, hiç şüphetsiz. Böyle bildiği için dedi ki, bana vasiyette bulunsanız da ben de sizin gibi olsam. O zaman biz sana yedi şeyi tavsiye edelim. Bu kurtuluşumuz için çok önemli. Yalnız bu tavsiyede onlar Kur'an-ı Azimüşşan ile hemhal olmuşlardır. Hem de Efendimizin ehadisi Muhammediyeleri ile. Öyle bir fakültemi bitirmiş, medrese mi bitirmiş, burasını bilemeyiz. Yalnız illa onların medreselerden mezun olması vesair talimlerde bulunup malumat sahibi olması değildir. Asıl iş gördüğümüz kadarıyla. Hadis-i şeriflerde de bunu müşahede ediyoruz.
Ve diğer kayıtlarda da şu şekilde geçiyorum. geçiyor. Bunların herkese nasihat ettiği, mesela belli bir kısım insana yapıp diğerini terk etme değil, Rabbimiz'in kullarıdır, onları da Rabbimiz yaratmıştır diyerek hepsine nasihat ediyorlar. Bir ayrım, bir gözetim yok. İkinci olarak halkın arasına pek karışmıyorlar. Onun sebebi de Mevla Z g g a B g nefsimizin haline g Mesela mutmainne sıfatında olan huzura irmiş bir kimsenin görüntüsü ile bizimki bir olmaz. Emmare'de olan, levvamede olanın görüntüsü onlarla elbette beraber olmayacaktır. Çünkü nefsin mertebelerinde bütün sıfatlar görünür. Ondan dolayı insanlar içerisine pek giremezler. Sadece öğüt ve nasihatleri için bulunurlar. Üçüncü bir halleri de birincisi herkese nasihat ederler. Şefkatli, merhametli. İkinci olarak pek insanların içerisine girmezler. Üçüncüsü de herkesin tanıyamadığı kimselerdir. Yani herkes onları tanıyamaz.
Fakat saygı duyulur. Gayri ihtiyari ona karşı bir hürmet duyar insan gönülden.
Kaynak: Mihmandar video analiz arşivi
Video yükleniyor…