Sayfa yükleniyor…
Video yükleniyor…
Müzik Aşere-i Mübeşşere Cennet'le müjdelenen 10 sahabîden ve bunun yanında Hudeybiye Musâlihası'nda bulunanlar, Şecere-i Rıdvan diyoruz. O mübarek ağacın altında Efendimizle bey'atleşen, Bedir muharebesinde bulunan, velhasıl cennetle müjdelenen Ashab-ı Kiram'dan bahsediyoruz. Aslında hepimizi Cenab-ı Hak cennetle müjdeliyor. Estağilillah.
اِنَّ الَّذ۪ينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارِ ذَٰلِكَ الْفَوْزُ الْكَب۪يرِ Sadakallahu lazim İman eden ama gerçekten tarikat-ı âliyeye girmek suretiyle imanı kâmil olan, kesin bir inanç, imanının bütün zerrelerinde tadını duyan, imanının tadını işinde, gücünde, komşuluğunda, akrabalığında, evladında, Velhasıl evinde, yattığında, kalktığında, yediğinde, içtiğinde yaşayan herkes, iman öyle bir onda dal ve saçak uzanmış ki, istifade ettiği o nur ile kelime-i şehadetten, kelime-i şehadetten dal ve saçak dediğimiz o kelime-i şehadetle, bir g bir kuvvet bulmu ki o kuvvetle beyni beyni Allah azametini tefekk beyni insanlığın hayrına bütün işleri tefekkür ederek, Allah'ımızın dininin hakimiyeti uğrunda gayret göstererek güç ve kuvvet bulmuş.
Kalbinde kavf-ı ilahi olarak, Allah'ımıza yakınlık olarak, ona dönüş olarak, velhasıl bütün azalarında enföz kendi içinde ve dışında imam güç bulmuş ve kuvvet bulmuş. Müminliğin işaretini her bir yerde göstermiş. Yolculuk yaparken yoldaki arkadaşıyla göstermiş Ticarette ortak olduğu kimseyle göstermiş İnsanlarla güzel geçinmek suretiyle, konuşmasıyla, görüşmesiyle, tavrıyla, hareketiyle, her şeyine göstermiş Yolda müminlerle karşılaşmasıyla, selam verip hal ve hatır sormasıyla, yoldaki bir engeli kaldırmasıyla, insanlığa yine yolda giderken arkadaşlarına hayırlı tavsiyelerle imanın tat ve lezzetini göstermiş.
fakirini, yoksulunu görerek, bir yetimin başını okşayarak, bir fakiri, bir yoksulu gözeterek, bunun yanında gece yapmış olduğu taatlerle her haliyle imanın tadını gösteren kimseler ve salih amel işleyen, yapmış olduğu taatlerinde hiç gösteriş yok, bir başkalarına duyurma arzusu da yok. Duyulur diye öyle bir utanıyor, öyle bir kendinden geçiyor ki, keşke duymasalar diye büyük bir arzunun içerisinde. Hatta meleklerin, rasullerin bile duymasını istemediği bir taat. Allah hay kullar var ki o taati ne melekler hat ne de Resuller İşte bizim tarikat-ı aliye dediğimiz bu. Rabıtamız da bu, murakabemiz de bu, nefh-i ispatımız da bu. Mevzuyu kay…
Video yükleniyor…
Oynatıcı hazırlanıyor
Mihmandar
Bu videoda özet metni bulunmuyor. Bölümler ve transkript üzerinden videonun ana akışını takip edebilirsiniz.
Kaynak: Mihmandar video analiz arşivi