Sayfa yükleniyor…
Video yükleniyor…
Ashab-ı Güzin Efendimiz'den, Ya Resulallah, kurtuluş ne zaman? deyince, anlattılar, geçmiş ümmetlerden vücutlarının demir taraklarla tarandığını, sıkıntılarını anlatarak ifade buyurdular. Birinci nedir? El-Havfu min Allah, Cenab-ı Hakk'ın korkusunu taşıyarak hem gözümüzü hem gönlümüzü hem beynimizi kötü düşüncelerden korumak. Şimdi Amener Resulü okuyoruz ya biz. Onun üst tarafındaki ayeti celilede İster açıklayalım, ister gizleyelim Cenab-ı Hak huzura getiriyor. O gönülden geçenlerden hesaba çekileceksiniz ayeti celilesi. Ashab-ı kiramı titretiyor radıyallahu anh mecma'in. Diyorlar Ya Resulallah azalarımıza sahip oluyoruz ama gönlümüze nasıl sahip olacağız? Ta ki la yukellifullahu nefsen illa üs'a Takatinizin üstündekilerden mesul değilsiniz ayeti celilesiyle rahatlıyorlar. Şimdi gönülden geçenin insanın mesul olması onu yapmayı kastetmestir.
Mesela gönlünden Rabbimiz korusun kötü bir düşünce geçiyor. Fakat o k d yapmak hast var Onun f bulsa yapacak O zaman mesuliyet meydana geliyor Yok istemiyor diyor ben hi b bir arzu etmiyorum ama gönlüme giriyor. Çünkü yıkanmamışız, temizlenmemişiz. İmanın tarifinde başta bu geçti zaten. Geçti. İnşallah ifade etmeye çalışırız. Teskiye dedi orada bir arınmaktır, temizlenmektir, durulmaktır bu. Başta temizleniyor, arıtılıyor ondan sonra o nurlar tecelli ediyor. Arınmadan mümkün değil. Küfürden arınıyoruz, şirkten arınıyoruz, nifaktan arınıyoruz. Büyük günahtan, küçük günahtan, masiva, Cenab-ı Hak'tan gayri düşüncelerden ondan sonra nur-u ilahi zuhur ediyor. O kötü düşünceler kalkmadıkça olmuyor. Okuduğumuz istiğfar nedir? Bak temizlik. Bunlar hep birbirini takip eder.
Kaynak: Mihmandar video analiz arşivi
Video yükleniyor…
Oynatıcı hazırlanıyor