Sıhhatimiz beş tanecik dakika var. Yetiştireceğime aklım kesmiyor ya, burayı da konuşmanın için hazırlamıştım. Birçok da bu hakka dair kitaptan kağıtlar getirmiştim, imkanını bulamayacağım. Bir kısmını konuşursam yarın bir kısmına da inşallah başlarız, bitiririz inşallah. Altı kimse giranara, altı kişi cehenneme girecek diyor Peygamberimiz. Geldi buyuruyor, ben ne yapayım? E altı kimse giranara, veranın en hayırlısı, dünyanın, ahiretin en güzel, en hayırlısı Muhammedimiz buyuruyor. Ne baştan? Zulmüle hakim olanlar, zulmüle korkmedenler cehenneme girecekler. Hakkı zayi edip de zulmüle korkmeden, Evinde yavrularına, mahkemede hakimden, daha büyük, daha küçükten kim zulmettiyse, zulme onun yeri cehennemin dibidir. Zulmila hakim olanlar, Ne diyor? Siz bilmez misiniz diyor. Zulüm değip ağrıdır. Utanacak şeydir zulüm.
Zulmettiğin adam öldükten sonra ciğerin yandığından bilmiyor mu zulmün ar olduğunu? Pişman değil misin şimdi? Yaptığın işlere pişman değil, dizini dövmiyor mu şimdi? Keşke yapmasa mıdır? Keşke kafasını kırmasa mıdır? Keşke muhalif olmasa mıdır? Devletin, devletin kanunladığını bir partinin için olgun olmayıp da birbirimize düşüp de keşke zulmetmeseydik demeyecek misin? Soruyorsun, harp partisine soruyorsun. Adaleti nasıl tanıyorsun? Her kafir gözüyle bakıyor. Görüyorsun adalete soruyorsun. Hoca olarak vaaz vermenin için aralarını bulmak istiyoruz. Soruyor halk partisi nasıl baştan ayağa kafir diyor. Müslümana kafir dersen sen nerede kalırsın Müslüman? Devlet aldı bunu. Bu mevzuya hiç girmek istemezdim. Devlet aldı bizi olgun zannetti. Sandığın başka, sandığa gelmeden başka particını yapmayacaklar zannetti. Biz de olgun değiliz. Tahsilımız yok. Temam okuyup münevver tabakaya çıkamadık.
Çıkamadık. Aklımız fikrimiz küçük. Dört sene evvel ne yatan, dört sene barışmaya çalışın imkanı yok efendim. Hocam daha doğrusu bu kadar ileriye götürdüler bunu ki, yani Türkiye'mizde birbirine koşmayın gibi bakıyor. Ben bilirim sizin etrafınızdaki köylerden de bilirim. Bir köye iki cami yapacak kadar hakaretle birbirine. Orada ezan ayrı okunur. Orada okunur. Kahveleri ayrı, her yerleri ayrı. O onun düğününe gitmez. O onun cenazesine gitmez. Nasıl Müslümansın sen? Nasıl Müslümansın? Biz gece gündüz milleti vahdete bağlamaya çalışıyoruz. Lakin oradan dinlenmam, oradan bir kevgir, oradan bir alçak sana da takıyor bir cinkıl. Diyor ki böyle banlıyor ama bu Millet partisinden, öyle banlıyor ama bu Türkeş'in partisinden, böyle banlıyor ha bu halk partisinden bir Laz takıyor. Müslümanlardan hocayı savsun da, ıslah olmasın da, ya yine kinli yaşayalım diye böyle diyorlar.
Geçen bir genç bana geldi. Yalvardı, bizim sakallılarımıza ev diyor Allah aşkına dedi. Genç olarak bir araya geliyoruz. Gel ihtilafı bırakalım diyoruz. Lakin sakallının kalbi simsiyah olmuş. Simsiyah olmuş. Dönmüyor Allah'a. Dönmüyor Allah'a. Ben vazgeçeyim parti kelimesinden. Yeimi elimi yüreğimin üstüne koyun. Nere benim için ya Rabbi hakkımda hayırlıysa onu kalbime ilham et Ya Rabbi diyeyim. Öğle yevimi atayım diyemiyor. Dört sene elden şimdiye kadar binlerce dış insan var Türkiye'de. Yazlık değil mi? Komünist bundan faydalanmıyor mu? Mahsun bundan faydalanmıyor mu? Yahudi bundan faydalanmıyor mu? Nasrağını bundan faydalanmıyor mu? Bütün kafirler buna keflenmiyor mu? Keflenbiliyorsun, yazlık ediyorsun kendine. Canımı cehenneme yakıyorsun. Zulüm büyük ardır. Allah'ın andı uluhiyetinde zulmün cezası cehennemdir. Zulmün cezası cehennemdir, ateştır. Mazlumun evi cennettir.