Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu KaddeSaluhu Sırrahü'l Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Aladdin Biçici. Istiyorum sevgili izleyiciler. Bugün zühd ve bir konulu sohbete dair Hadis-i Şerifleri inşallah sunmaya çalışacağım. Allah bir kuluna hayır murat edince onu dinde fakih kılar. Yani o kuluna dinin hükümlerini öğrenmeye istidat verir. Ona kuvvetli hafıza anlayış verir. Onu dünyaya tapmaktan korur. Ayıplarını canlandırır, yani yaptığı kusurun derhal farkına varıp tövbe eder. İmam Ahmed bin Hanbel Hazretleri der ki zühdün yani kalbi dünyanın kötü heveslerinden ayırmanın üç derecesi vardır.
Kalpten haram temayülleri söküp atmaktır ki bu Müslümanların avam tabakasının zühdüdür. Helalin fazla miktarını temayülü kalpten çıkarmaktır ki bu havasın zühdüdür. Bir başkası kulu Allah'tan alıkoyan her şeyden kalbi temizlemektir ki bu da ariflerin zühdüdür. Allah bir kuluna hayır dilediği zaman onun zenginliğini kalbinde yaşatır. Ona kalp zenginliği verir. Takvayı yani Allah korkusunu gönlünde yerleştirir. Allah bir kuluna kuluna da şer dilediği vakit fakirliğini iki gözünün önüne getirip de gösterir. Kalbi zengin olanlar hayatta daima müsterih yaşarlar sevgili dinişem. Kendilerini kötü ihtiraslara kaptırmazlar. Gönlünde Allah korkusu yerleşenlerin kalbi yakın nurlarıyla dolar. Gaflet ve günahlardan derhal tevbe ederler. Aç gözlü insanlar malca ne kadar zengin olurlarsa olsunlar kendilerini fakir ve muhtaç sayarlar. Bu hal gözlerinin önünde bir şer, bir bela olarak dikilip kalır.
Bu yüzden onlar daima ızdırap içinde yaşamaya mahkum olurlar. Kalp zenginliği nasıl büyük bir nimetse açgözlülük de öyle kötü ve amansız bir şerdir. Bu hadis-i şerifteki Fars, şairlere göre bütün sünnet ve müstehaplara da şamildir. Çünkü Fars ıtlak olununca kemaline masruf olur. Onun kemali ise kuldan istenilen bütün ibadetlerin en güzel surette yerine getirilmesiyle hasıl olur. Hadis-i şerifte haramdan uzaklaşmak emrediliyor. Demek haramı işlemek şöyle dursun, ona yaklaşmak bile caiz görülmüyor. Helalinden kazanmak, hayır yollarında sarf etmek suretiyle takvaya riayet eden kimsenin zenginliğinde hiçbir beis yoktur. Sıhhatli olmak takva sahipleri için zenginlikten de hayırlıdır. Gönül hoşluğu da nimet cümlesindendir. Zenginlik yalnız mal, para vesaire çokluğundan ibaret değildir. Ancak asıl zenginlik kalp zenginliğidir. Yani kanaattir.
İhtiraslı, hırslı olan adam ne kadar zengin olsa daima fakirdir. Tayyibi şöyle diyor. Kalp zenginliğinden murat, ilim ve amel zenginliğidir de denilebilir. Çünkü ruh ancak bu surette hazzını almış olur. Bir- Ruhun yani vicdanın ısındığı, kalbin yatıştığı şeydir. İsim ise müftüler sana fetva verse de ruhun yani vicdanın ısınmadığı, kalbin yatışmadığı şeydir. Bu Hadis-i Şerif'te bir iyilik, Allah'ın rızasını isticlaba medar olan fiildir. İmam Nevevi'ye göre ulema, birre, sıla-i rahim, sadakat, lütuf, iyilik, güzel sohbet, iyi muaşeret, taat, ibadet gibi manalar vermişlerdir. Celalin Tefsiri'ne nazaran Maide Suresi'nin ikinci ayet-i kerimesindeki Burada bir iyilik demektir. Ber, fethalı, okunursa ber tarzında kara yeryüzü demektir. Deniz mukabilidir. Sonra genişlik manasıyla bir hayırlı işte genişlikte kullanıldı. Cenab-ı Hakk'a nispet olunduğu gibi bazen kullara da nispet olunur.