Zina Tehlikesi Ve Ruhun Arınması kaydında Çağımızın en büyük tehlikeli virüsünden bahsedeceğiz. Bu virüs bizim zahiri bedenimizi perme perişan ediyor. Bunun yanında bir virüs daha var ki bu virüslerin çıkmasına sebep olan bir tehlike, bu da zina fiilidir. Kuran-ı Kerim'de beş yerde geçer. İsra suresi otuz iki. Furkan suresi altmış sekiz. Mümtahine on iki. Nur suresi iki ve üç.…
Çağımızın en büyük tehlikeli virüsünden bahsedeceğiz. Bu virüs bizim zahiri bedenimizi perme perişan ediyor. Bunun yanında bir virüs daha var ki bu virüslerin çıkmasına sebep olan bir tehlike, bu da zina fiilidir. Kuran-ı Kerim'de beş yerde geçer. İsra suresi otuz iki. Furkan suresi altmış sekiz. Mümtahine on iki. Nur suresi iki ve üç. Kuran-ı Azimüşşan'da faşa ifadesi vardır. Bunun çoğulu fevahiş, zina manasınadır. Yalnız bu fuhşiyat denince kelime anlaşıyoruz zaten. Fuhşiyat kötülük, isyan, nasiyet. Fuhşiyat ağıza alınamayacak kadar çok çirkin bir fiil, fiili şemia denir. Çok kötü bir fiildir. Ağıza bile alınamaz. Şimdi gönüllerinizde beliriyor. Diyeceksiniz ki bu ağıza alınmayan hususlar ortalıkta yapılıyor. Zaten kıyametin alameti de budur. Fahşa fuhşiyat, altınlığın her çeşidini ihtiva eder. Kitabı Kerimimizde Nisa Suresi on beş ve yirmi beşinci ayet celleler.
Emam Suresi yüz elli bir, Ahzab Suresi otuz, Bakara Suresi yüz altmış dokuz, Nahl Suresi doksan. Nur Suresi yirmi bir. Nemil Suresi elli dört. Şeytana uyanların fiilidir bu kötü tavır. Kesin dille kınanır, açık hayasızlık. Kuran-ı Kerim'de büyük günahlardandır. Hadis-i Şeriflerde ağır bir suç olması hasebiyle büyük günahlardan sayılmıştır. O zaman biz günah mevzuunda çok kısaca şunu dememiz lazım. Günahı kebair, büyük günahlar deyince azabı bildirilen, mesela azabın elim çok ıstırap veren bir azap. Tarif edilemez. Şimdi bu azabı biz nasıl tarif edeceğiz ki? Mümkün değil. Eshabülünle ve la takrabuz zina. En başta ifade ettiğimiz İsra suresinde otuz ikinci Ayet Celle, İslam öyle bir dini ali, dini mübin ki bir şeyi yasaklarken o yasağa yol açan ne varsa onları da ortadan kaldırır. Mesela bir şey günah. Günaha, o günaha sebep olan ne varsa onu da ortadan kaldırmaya gayret eder. Essavlem.
Ve la tekrabü zina zinaya yakın bile olmayın. Değil, işlemek yakın bile olmayın. Bizim İslam hukukunda zinaya yol açacak fiillerin de haram kılındığı ifade edilir. Bunu hem Hadis-i Şerif olarak söyleyeceğiz hem de onların beyanı zaten Hadis-i Şeriflerden alınıyor. Zinaul ayneyni enna var. Gözün zinası harama bakmaktır. Ve zinaul lisen, en nutk. Dilin zinası nedir? Onlarla konuşmaktır, haram olanlarla. Zinaul yedeğin, elin zinası, el batç. Bu batç kelimesinin şiddet, ifade eder. Daha da anlamları var. Yalnız biz bunları konuşurken hep dinimizde utanma olmadığı halde dini hususları beyan ederken kelimeleri çok dikkatle seçmeye gayret ediyoruz. Bac, mesh etmek, dokunmak ve zinar riclin, ayakların zinası ise, o günahı, o fiili işlemek için hareket etmektir. Burada hatırımıza gelen çok hususlar var ama biz bunları konuşamayız o zaman. Ve cinev'ül fem, ağzın zinası ise, el ubel.
Zina Tehlikesi Ve Ruhun Arınması kaydında Çağımızın en büyük tehlikeli virüsünden bahsedeceğiz. Bu virüs bizim zahiri bedenimizi perme perişan ediyor. Bunun yanında bir virüs daha var ki bu virüslerin çıkmasına sebep olan bir tehlike, bu da zina fiilidir. Kuran-ı Kerim'de beş yerde geçer. İsra suresi otuz iki. Furkan suresi altmış sekiz. Mümtahine on iki. Nur suresi iki ve üç.…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 11 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Bu da ağızla yapılan kötü fiildir. Şunu bilhassa arkadaşlarımızdan istiyorum, konuşan kardeşlerimiz. Bu ifadelerde bulunulurken gençleri de hesap edelim. Mesela bu kelimeler olduğu gibi ifade edildiği zaman belki onların gönlünde bir fitnenin doğmasına sebep olur düşüncesiyle çok hassas davranmamız icap eder. İnsan hayvani duygularını öldürmedikçe, hayvanlık seviyesinin üzerine çıkamaz. İbni Miskeveyh ve Gazali, Rahmetullah Ali Mecmany. İnsanın asıl hürriyeti haz düşkünlüğünden kurtuluştur. Ragıbel İsfani. Şimdi haz düşkünlüğü deyince zaten şehvet kelimesi şehha fiilinden çok güçlü bir duygu. Mesela insan yemeğe de arzusu olur. Çok mesela haddinden fazla bir yemek düşkünlüğü olur, Allah korusun. Break Kuddisu Veli Hazretleri ifade buyurur. Yiyip, iki ben uyumakla insan olunmaz. Bu sınıf zümreyi hayvana münasip diye. Yani insanın hayatı mutfakla ihtiyaç yiyerek değildir.
Mutfakla ihtiyaç arası değildir. Sadece bundan ibaret olamaz. Yememiz ve içmemiz, nasıl ki evimize misafir geldiğinde biz ikram ediyoruz. Ruhumuza ve ilahi güçlere kuvvet verebilmek için. Mesela enbiyadan bir tanesi, ya Rab ben gece ibadet için kalkamıyorum deyince yumurtanın sarısını yemesini Cenabı hak buyuruyor. Bunun gibi. İbadet ve saate güç olması için. Duyduk biz büyüklerimizden neler duyduk? Sıhhat işler, afiyet işler dinimize hizmet için. Başka hiçbir emel ve gayeleri yok. Şimdi haz düşkünlüğü deyince mesela giyime kuşama düşkün olur ihtiyacından fazla. Bir baş olma arzusudur. Başka ne diyebiliriz? Dünya hırsıdır. Buna benzer. Maverdi şehvetini öldüren mürüvvetini diriltir demiştir. Bu kötü duyguyu öldüren mürüvvetini yani insanlığını ortaya koyar. Mevlana'mızın burada bir sözü var. Şehevi arzusunu ve gazabını yenen peygamberlik damarı üzeridirdir.
Şimdi bunları düşündüğümüz zaman ortaya çıkacak. Belki ilk anda biz kendimizi toparlayamayabiliriz. Dağınık oluruz. Zaten yemekten çıkılmış. Yemekten çıkılınca bunun azim süresi var ve bunları da hesap ederek inşallah daha dikkatli hareket ederiz. Buyuruyor ki şehevi arzusunu ve gazabını yenen peygamberlik damarı üzeredir. Zinanın küfürle beraber ifade edildiği Kuran-ı Kerim'de Nur Suresi üçüncü ayet geldi, la enkehu illazaniye ev müşike. Bu kötü fiili yapıyor ya, bu kötü fiili yapıyor ya, ancak onun yeri nedir? Misaller de burada hatıra geliyor ama anlattığımız husus çok çirkin bir tavır olduğu için Kuran-ı Kerim'in ifadesiyle, çok kötü bir yol, Misali de o şekilde geliyor. Şöyle diyelim. Biz evin uygunsuz, süprüntüsüdür, bilmem falandır. Bu da çok aşağı gelir ama aşağı düşer. Nereye atılır? Bunu derelere atar. Ne bileyim, çöp sepetlerine atar.
Böyle yanından bile geçmekten bilhassa yaz günlerinde öyle bir kokar ki, sıcağın tesiriyle o gibi yerlere atılır. Bu fiil içerisinde olanın yeri de ancak zaniyedir. Ev, müşrike yahut da müşriktir. Aynı zamanda bu fiili şeniha, bunun deyince anlaşılacağını zannediyorum, fiili şeniha kötü tavır, kötü hareket. Adam öldürmeyle anılır. Furkan Suresi altmış sekizinci ayet gelir. Onlar haksız yere adam öldürmezler. Ancak hat ile ve bu kötü hareketi de yapmazlar. Yani zina. Bu fiilin günahı kebair olduğunu gösterir Ayet-i celleler. İmamı Gazali Rahmetullahi İlbari buyuruyor ki bu fiil ne yapar? Bu fiili ne yapacak? E neslin devamını engelleyen kötü bir fiildir bu, ne olacak? Nesebin belirsiz olduğu bir fiildir. Nesebi belirsiz olur. Bunun amcası kim? Dayısı kim? Kardeşi kim? Halası kim? Teyzesi kim? Bu belirsiz olur. Bir devir bizim Osmanlı döneminde yetkililerimizden bir tanesi Fransa'ya gider.
Fransa'da çok kötü tavırda bulunurlar. Kadın, erkek anlatılmaz, ifade edemeyiz. Hemen Fransızlardan yetkili birisi bizim Osmanlı evladından o mübarek zata der ki sizde böyle bir hareket olmaz mı? Bizde doğan çocuğun anası ve babası belli olsun diye yapmazlardır. İmamı Gazali evlenme ile ilgili hadislerden yola çıkarak ve galen Nebi sallallahu teala aleyhi ve sellem, nikah benim sünnetimdir. Kim benim sünnetime uymazsa benden değildir buyuruyor. Bu Hadis-i Şeriflerden hareketle evliliğin fesadı önleyeceğini bildirir. Bakın yetkililerimiz dahi ne yapıyorlar? Gençlerin evlenmediğinden yakınıyorlar. Gençler evlenin diyorlar. İnan şu anlattığımız husus yüzümüz tutmuyor. Anlatacağız, misal vereceğiz. Niye evlenmiyor? Çünkü biriyle kalırım diye. Biz bu dünyaya niye geldik? İnşallah zamanı gelir. Ayet celleler var. Okuyacağım, biraz daha ileri gitmeye gayret gidelim, gidelim Rabbimizi dinle.
Bakara Suresi iki yüz seksen altıncı Ayetcelle. Ya Rabbi takatimizin üstünde bir yük ile bizi mesul tutma. Rabbene ve la tuhammilna mala takatelenabi. Güç yetiremeyeceğimiz sıkıntıları bize verme ya Rabbi. Bu Ayet-i Celilede ulema-i Kiram'mız güç getirilemeyen takat, getirilemeyen fiili şehevi duygu olarak ifade etmişlerdir. Çünkü bizim geçmişlerimizden bir söz şehveti olanın aklı gider derler. Şehevi duygusu galip gelenin aklı gider demişlerdir. Sonra Nisa suresi yirmi sekizinci ayetinde de Eshabüve İnsan zayıf olarak yaratılmıştır. Bu zafiyeti de yine, yine ulema-i kiramız cinsel zaafa işaret ederler burada. O yönüyle insanın çok bu fiile yenik düştüğünü nefsimize esir olunca. Adam öldürmeden sonra en büyük günah sayılmıştır. Adam öldürmeden sonra en büyük günah olarak sayılmıştır.
Vegale, badulevliya, gaddesallahu esrarahumul aliye, kulli şehvetin tahcibü'l kalp, tofcibü'l kalp anillah, ille şehvetel cima. Buyuruyor ki küllü şehve, her böyle nefsani arzular diyelim biz, o arzuların en şiddetli olanı, en azgın olanı, en çirkin olanı izina. Tohçe bölü kalp, kalbi perdeler. Anillah. Allah'ımız ile alakayı keser. Yani şu telefonlarımızdan düşünürsek, mesela bazen çekmiyor. Çekme işi neden? Mesela bir dal geliveriyor önüne. Bizim Rabbimizle münasebet kuracağımız damarlar mevcut. Zaten ben ruhumdan ruh üfledim diye buyuruyor. İnsan ashabla inna lillah ve inna ileyhirracun Rabbımızdan geldik, tekrar ona döneceğiz. Biz hiçbir kimseye ait değiliz. Sadece Rabbimize aitiz. Bizi, bizi elde etmek için şeytan yola çıkar, nefsin arzuları olur vesair duygular. Biz onların hiçbirisine satılamayız.
İmam Caferi Sadık Gatdesallahü Sırrı Hazretlerinin, Bu Ayet celdede malını ve canını, malının ve canını Allah yolunda cennet mukabili satan derken sakın ha buyuruyor, kendinizi ucuza satmayın. Kendinizi ve rulvanüm minallahi ekber, Tevbe suresinde geçtiği üzere Allah'ın rızasını isteyin. Allah'ın Celle Celalühu zatını isteyin. Şimdi biz o damarlara haber versek bu aynı bir konu. Hablülverid damarı. Ondan sonra insandaki kalp, Beni ne yer aldı, ne sema aldı, Kamil müminin kalbi aldı diye buyruluyor. Böyle bir kalp kime ait? Cenabı Hakk'a ait. Bu sebeple aidiyeti Cenabı hak olarak tanıyan ve kendisini şehevi ve şeytani arzulara teslim etmeyen kimseler öyle bir mevlamıza rabt olur ki Ebul Hasan ı Harakani misal veririz, Kattesallahu Sırra ve günümüzde de elbette mevcuttur. Allah'ımız kırk yıldır kalbime nazar eder Celle Celalü, kendi zatından başka bir şey göremez.
Yani öyle bir Cenabı Hakk'a muhabbet hasıl olmuş ki bir an ondan gaflet etmeyi, Allah'tan gafil olmayı, cehennem ateşinden yanmaktan daha zordur demişlerdir. Benden sonra erkeklere kadınlardan daha zararlı bir fitne sebebi bırakmadın. Bütün hadisler kaynaklarıyla geçmekte. Ne olacak? Haramdır deyip Cenabı hakk'ın azametini düşünerek Celle Celalühu, gözümüzü çekmektir. Kuran-ı Kerim'de belirtildiği üzere Al-i İman suresinde on dördüncü ayeti celile, insan bazı dünya zevk ve nimetlerine düşkün olarak yaratılmıştır. Bunlardan en evvela insandaki bağlar vardır. Bir Ayet celleye yedi, Tevbe Suresi yirmi dördüncü Ayet celleye, birinde sekiz aya yedi olarak geçer. Kalpte adeta bunlar Cenabıhakk'a kavuşmamıza manialardır, manialardır. Onlardan birincisi veren tehlikelisi nedir? İki cinsin birbirine olan meylidir. Bu ilginin ölçülü kullanılmaması her iki taraf için de tehlike doğurur.
Hadis-i Şerif'te bu tehlikeye erkeklerin dikkati çekilmekte, kadınlar konusunda dikkatli ve uyanık olmaları istenmektedir. Bu konuyu şu hadisi şerif açıkça bildirmektedir. Dünya tatlıdır ve yeşildir. Yani insanın tatlıya meyli yok mu? Tatlıya elbette meyli var. Bunun yanında aynı zamanda bir yeşilliğe, baharın gelmesiyle insanlar ne yapıyor? Bunu arzu ediyorlar hiçbir beis. Onun için Hadis-i Şerif'te yeşilliğe benzetilmiştir. Hadis-i Şerif'te ifade buyurulduğu üzere Allah onu sizin kullanmanıza verecek, aynı zamanda nasıl davranacağınıza bakacaktır. Hebtegu, Hebtegu dünya, dünyanın muhabbetinden kaçının. Eldek caiz, kesede, kasada caiz ama gönlünüze koymayın. Çokça misalini veriyoruz İbrahim Aleyhisselam'a Cenabı hakk'ın. Eğer benden başkasına muhabbet beslersen ya İbrahim seninle alakamı keserim. Kadınlara kapılmaktan korunun.
Çünkü İsrailoğullarında ilk fitne kadınlar yüzünden çıkmıştır. Ne istiyor burada? Arifani İlahi'den bir zatın sözü olacak. Öyle diyor Allah ile bir muhabbet hasıl edin ki o Rabb'ımızla hasıl ettiğimiz muhabbet kılıcı hayvani duyguları tamamen ortadan kaldırsın denmiştir. Dikkat edin, bir erkek yabancı bir kadınla baş başa kaldığında muhakkak üçüncüsü şeytandır. Daha diğer hadis-i şerifler var. Nebimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem sevgili peygamberimiz şöyle buyurmuştur, sizleri beraberinde mahremi bulunmayan kadınların yanlarına girmekten derim. Bunun üzerine Ensardan bir adam, ya Resulallah, kocanın babası ve çocuklarının haricinde diğer erkek akrabalarına ne dersin? Mesela kayın biraderdir. Bunlara ne dersin? Onlar kadının yanına girebilir mi diye sordu. Resul-i Ekrem Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem sevgili peygamberimiz buyurdular, Elhamu vel mevt, Bu ölümdür, daha da biterdir.
Zina fiilinden, bu zina fiilini anlatırken, zena fiilinden mazhar zinanın sözlük ve terim anlamı birdir. Bu da bir erkeğin kadınla bir akde veya haklı bir sebebe dayanmaksızın birlikteliğidir. Zina eden erkeğe zani, kadına ise zani denir. Ayeti celilelere bakıyorum. Aleyhissalatu Vesselam Efendimiz buyuruyorlar ondan önce hadis-i şeriflerinde. Bir şahıs zina fiilini yaptığı zaman ondan iman çıkar. Sanki üzerinde bir bulut gibi kalır. Zina yapmak konusunda sürekli, Allah korusun, bu hale düşerse bir gölge gibi başının üzerinde durur. Vazgeçerse bu fiilden o zaman tekrar döner ama bu imanın ne ayrı kalır? Zina yapmak konusunda sürekli ısrar eden bir kişi puta tapan bir kimseye benzer. Muhakkak ki yedi kat gökler ve yedi kat yerler zina eden yaşlı kimseye lanet okur.
Hiç şüphe yoktur ki zina yapanların avret yerilerinin kötü kokusu cehennem halkını daha daha böyle bir tedebbürle, manasını düşünerek okuduğumuz zaman tarifi mümkün olmayan ne esrar var. Ey insanlar, sizi böyle açık ve net olarak uyarıyoruz ki hiç kimse hesap günü yargı önüne çıkarılınca, kim o yargı önüne çıkarıldı? Rabbimiz Celle Celalühü. Mevlamız yüz yirmi dört bin, ala rivayetin iki yüz yirmi dört bin enbiyanın hazır olduğu, melaike I kiramın bütün velilerin, insanlığın bulunduğu bir mahkeme oldu. Hiç kimse hesap günü yargı önüne çıkarılınca, eyvah, Allah'a karşı işlediğim günahlardan dolayı yazıklar olsun bana. Meğer ben ne büyük hakikatleri alaya alıyormuşum da haberim yokmuş demez. Şimdi burada bize bir ders şükür. Elimizi alıp istiğfarı okurken hatalarımızı da dile getirmeden hatırlayacağız. Günahlarımızı diyeceğiz, böyle bir azim Rabbimize karşı ben neden böyle yaptım?
Allah'ım deyip elamanu elaman, bak üç Lazımızın duasında bunu çok görürsünüz. Elamanı elaman diye Rabbimize yalvarır. Eshabü ne. En'am suresi yüz elli bir. İster açık ister gizli olsun fuhşun ve ahlaksızlığın her çeşidinden uzak durun. Fuhuş deyince malum belli. Nur suresi ayet on dokuz. Bu gibi asılsız iddiaları, söylentileri ve her tür ahlaksızlığı destek diyerek, inananlar arasında ahlaksızlığın, çirkin davranışların, fuhşiyatın yayılmasını isteyenler, isteyenlere hem bu dünyada hem de ahirette can yakıcı bir azap vardır. Bu sayılan çirkinliklerin topluma ne büyük zararlar verdiğini ve buna karşı neler yapılması gerektiğini tam olarak sadece Allahutaala bilir, siz bilemezsiniz. Öyleyse her şeyi bilen Rabbinize güvenmeli ve onun hükümlerini hayata eğmen kılmalısınız. Bu yüzden Allah sakınmanız gereken her şeyi size bildirerek kitabı Kerim'imiz, bizim hayat kitabımız, hayat kitabımız.
Her, hayatımızın her alanına, alanına hitap eden kitabı kerim. İnşallah Cenabı Hak kalbimize nur verir de onu anlayabiliriz. Mükemmel bir hukuk sisteminin temellerini oluşturacak prensipleri size öğretiyor. Çünkü Allah Celle Celalühü kullarına karşı çok şefkatli ve çok merhametlidir. Çirkin utanmazlıkların foşun ve ahlak bozucu. Bundan anlayalım artık. Görsel cihazlardaki diziler diyorum haydi. Yazı ve yorumun müminler arasında yaygınlaşmasından hoşlananlara dünyada ve ahirette acıklı bir azap vardır. Allah her şeyi bilir, sizse bilemezsiniz. Anlatamıyorum. Yani eli tespihi çekerken gözü de o dizilerde olanları söyleyemiyorum. Şimdi buradan anlayacağız. Allah'ımızın kitabı o buyuruyor, Celle Celaluhu. Nur suresi ayet otuz ile otuz bir. Mümin erkeklere gözlerini harama bakmaktan sakınmalarını ve mahrem yerlerini korumalarını söyle.
Şu boğazın açılmasına bile, bunu çok söylüyoruz biz, bu Şarkışlardaki Bekir amca Hızır Aleyhisselam'la görüşüyoruz. Bekir demiş çok ağlar verildi Hızır Aleyhisselam. O da Ümmet-i Muhammed'in haline olacak diye ağlarmış. Şu görmüş boğazlarının açık olması dar pantolonlarına bile gönlü bozulan kimseler var diye. Bu onlar için Rabbi Zülcelal'imiz buyuruyor. Tekrar söylüyorum. Mümin erkeklere gözlerini harama bakmaktan sakınmalarını ve mahrem yerlerini korumalarını söyle. Bu onlar için en güvenli arınma yoludur. Hiç şüphesiz onlar ne yaparsa Allah ondan haberdardır. Amen ne ve satenka. Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, rızklarını korusunlar buyruluyor. Cenabı hak cümlemizi muhafaza buyursun. Daha başka Hadis-i Şerifler var. İnşallah onu Rabbimizin lütfettiği bir günde veririz misalleriyle birlikte inşallah.
Allah'ımız bu kötü fiili işlemekten ve buna benzer ne ise Cenabı hakk'ın razı olmadığı ne kötülükler varsa hepsine veda etmeyi Cenabı hak bize lütuf etsin, ihsan etsin. Bundan kurtulalım, ölüm önümüzdeki bu engelleri aşalım ki Rabbi Zülcelal'imize doğru ruhumuzun hareketini sağlayabilelim. Velhamdülillahi rabbil alemin el Fatiha.