Zikirullah ve Kalp Şifası: Ruhun Arınması kaydında Muhakkak niyet, demin kağıt bulunursa koy namaz, tahammül eşaya namaz. Yanıımız Rabbimiz buyuruyor. İki hususta Yani namaz abdest ibadet çıkan çıvanları çıbanları üstünden deler, Sığar, kanlı çıkarır ve merhem sürer. Ama şu yana bir daha çıkar. Şu yandan kırs civarını filan, şu yandan tamah çıkar. Şu yandan fokur çıkar. Şu yandan adet…
Zikirullah ve Kalp Şifası: Ruhun Arınması ne anlatıyor?
Zikirullah ve Kalp Şifası: Ruhun Arınması kaydında Muhakkak niyet, demin kağıt bulunursa koy namaz, tahammül eşaya namaz. Yanıımız Rabbimiz buyuruyor. İki hususta Yani namaz abdest ibadet çıkan çıvanları çıbanları üstünden deler, Sığar, kanlı çıkarır ve merhem sürer. Ama şu yana bir daha çıkar. Şu yandan kırs civarını filan, şu yandan tamah çıkar. Şu yandan fokur çıkar. Şu yandan adet…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 17 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Muhakkak niyet, demin kağıt bulunursa koy namaz, tahammül eşaya namaz. Yanıımız Rabbimiz buyuruyor. İki hususta Yani namaz abdest ibadet çıkan çıvanları çıbanları üstünden deler, Sığar, kanlı çıkarır ve merhem sürer. Ama şu yana bir daha çıkar. Şu yandan kırs civarını filan, şu yandan tamah çıkar. Şu yandan fokur çıkar. Şu yandan adet çıkar. Yırt durmaz biri çıkar biri batar. Ölü olunca zikullah şifa unut hul. Zikullah kalbin şifası. Kalbi, kalbi şifaya kavuşturur. Hap yutmuş gibi, inne vurmuş gibi kan tesadını kaldırır. Çıvan tabiatıyla kavrulur. Kaygılır gibi. Bismillah çıkmaz bir daha. Tecrübe Tecrübe veriliyor çünkü. Üst üstüne delese olurdun, terime de geliyor. Çaban da geliyor. Zipullah içeriye uğruna inne gibi kanının tezgahını düzelttiğinden, ahlaklar gurur gelir diyor. Çünkü, zikrullah Allah, Allah demek Mevla'yı zikretmek kerim bunları.
Estağfurullah ve Ayakta oturduğunuz zamanda deriz. Oturduğumuz zamanda deriz dedim. Öyle mi? Kıyameten Hacı, Efendimiz böyle mana veriyor. Başka müfessirler, Kıyameten dedikleri için zikri ayağa paharlar. Allah hay, Allah hay. Böyle Oturduğun vaatlarda inlen vücutta tut tut tut tut tut tut tut tut tut. Her yıl ellerin, ayaklarının Efendimiz buyuruyorlar ki getir. Tabii yiyemezsin onu diyorsun. Aşık öldü gibi hala verirler. Ölen hayvanmış, aşıklar ölmez. Allah Azze ve Celle ölmez demiş. Onlar dirilirler. İnan Zeki Nüfus kitabında çocuğu sana görmüştüm ben şöyle, söylüyorum desem işte on beş yaşında evvel, babamın yanına bir kitabı okudu mu diyor ki bir ehli bitirirmiş. Ehli zikir dönünce demiş ki hoca efendiler, bunu ehli zikirden birisi yıkasın, bundan sırlar zuhur eder belki demiş. Bir perde çektiler diyor böyle perdenin içinde yıkıyordum diyor.
Ben çevirmeden kendi ölen hayvanmış aşıklar önler. Dedi ki, ölürler diyor. Şu salınan şuraya girdik diyor. Olan o. İstermemiş. E, Erim ihtiyar niye etsin? İhtiyarlığının genç olsa bile. Yani bin beş, yirmi, yedi yaşında buklu cihan olduk Hacı Es-Harife. O zaman ölmüş olacaktı. E o adam ölmenin içine işte şu salından ne tek salına geçmiş para geliyormuş. Gelin ağzımın tadı varsa size bunu anlat bildiğini, yeniden anlat. Hani şu iki ağzımda değil, hani hasta derken başlayayım da anlatayım. İnşallah. İki arkadaş var. Allah korusun. Allah korusun. Böyle bildiği gibi de bildiğiyle beraber yerine, beraber isimler, beraber kılavuz hapından biz böyle Allah rahmet eylesin. Vay be şimdi demiş. Bunu kavminin başında vardı, murakabeye aldı görüşmeye başladılar. Veli Fatih Sultan Mehmet Hazretleri Akşşımüddin hazretlarına Eba igubül Asfare'nin Hazreti bulup da konuşmadı mı?
Efendimiz Yahyalıya gelirken içmeden oza eski alagiller bir zat götürürken Efendimizden girerken hiç bilmezler. Böyle zatlar kabir halini bilirdirler. Akiller bilir mi ona deyince Nuh Sultanımız. Geliyor dün bilir diyor hala güzel. Kabir halimi en küçük bir evdiyafet. Konuşanlar ne var? Geçen ölüyorlar bizim gemde buluştuğu birisi vardı. Yani İhsan'ı Recep var ağlamaya başlar. Sonra oradan haber almıyor kardeşim. Haber alınıyor diyor sana inanın. Lenn yazık Lenn Yaris. Satmayan bilmiyor. Hızlı hep dışarıya attırma caiz de. Dedim ki inanın da insanın yakasını bırakın. Bu zat diyor ki ben gittim diyor, kalbime bir murakabaya vardım, konuştum. Nasılsın kardeşim? Ne Şimdi ne zaman öldüm ben kardeşim hiç bilmiyorum diyor. Bir sene gülen iki dakika oldu daha evvel ediliyor. Bir sene olan geri diyorlar. Görüşüyorlar. Kardeşim bunlara ehli talipsın, sen bizi bileceksin bunları.
Keşke olacak gözün yumunca gözün yumuk gören var değil mi? Yavrum böyle gözün yumuk gören var. Allah'ım. Ayırmasın bizi onlardan inşallah. Ne alemdesin, nasıl döndüm biliyor. Ben birbirimizi bilmeyeyim ki. Böyle yatıyorum. Doktor keserim, doktor götürelim filan millet bir tanaşa düştü diyor. Ağırlaşmışsın demek diyor. Hababam yok diyor. Hayvandan bir doktor geldi. Yanında bir daha kademesi var diyor. Sıkıyor. Hasta diyor. Buyur. Yine mavi diyor. Bir düşünün. Tepemden bir namalar ağlıyor. Yahu, raftain yerini gömessem niye benim? Şu iyi düşün de söyledin diyor. Allah Allah, şu cisimden aşağıda hiç ağrı kalmadı, yok kadar ağrıyor. Şu göbeğinden aşağı canını çekmiş yerinde. Biri gidiyor. Ne iyi ifadeyi yanlıştın. Lütfen ben bilmemim diyor, bir de iyi düşün bakayım. Allah Allah. Döbeğimden aşağı hiç ağrımıyor, yukarısı kalıyor. Bizi bir türlü her şey ediyor.
Bu rüya da gelirsen, ondan sonra diyor iyi düşün helal dediler, iyi düşün. Ne lanet başında hep beraber aldık. Başka ağrıdı, tükendi. Resulullah'ın yanına vardı. Ziyaret ettim. Ondan sonra ahşağı alsam gibi bir yerden geçti. Beni uçurdular başını. Yine rüyamda diyor. Yine beni uyandım. Bizim horlaya bir ağız başlamış. Oy oy. Ne arıyorlar ya? Ben hastalığım, ben de iyi ondan değilim diyor. Ne bileyim öyle deme diyor. Ya kardeşim, sevgili kardeşlerim inşallah burada yürürsem orada verilmeyeceğiz. Ya burada nefsimizi yürü bilirsek yani. Nefsin dediğini bilirsek ölmez. Sonra ne oldu kardeşim? Koydum. Ağlayamıyorum diyor. Kim olduğunu da bilmiyorum, birini yıkayıp duruyorlar orada. Tarlalar, sarmalardılar diyor. Gittik beraber diyor, cenazeyi ben sıkıldım. Diyor. Kendi cenazenmiş ben de oldum diyor. Kabin yapılıyor. Kabin yapılırsa diyor üstünü bastırmadan ayağımdan kahretdi. Diyor.
Yani ölümden korktuğumdan daha zordur korkuyorum diyor. Ölüm niye dinlerim ya Ya Resulullah? Ölmeden evvel öldür bunu sen de ölüyor. Kardasimden ölümü bu kadar buldu. Babam bana dedi nasılsın babacığım dedim. Üç gün sonra, vefatından sonra gece tuzağa verir gibi kaldırdığına, otururum, benim hiç hamarım yok. Ani olmuş. Bir. Üç aylarında vefat etmiştir, geviş yerinde vefat etti. İki. Şeyhılar başında oturduğu için haber gelip Duru ne istiyorlar? Rahuta istiyorlar. Ne istiyor? Düşünüyorlar diyor. Rüyasında kocasının bacağında gittiğini görüyor. Bu herif yakalıyor. Nereye götürüyor musunuz diyor. Mesela bu aralar ne diyor hocam diyor tutma, tutma diyor hakkını vermezir de diyor. O hakkını kim götürüp dünyaya haber gönderiyorlar. Riyayla, neyle gönderiyorlar. Yani bizi haykırmanın için ahirete girenler gelen adamdan hiçbiri haber gelmiyor, diyorsun ya. Nasıl gelmiyor yahu?
Geçen Yurtyollu Memed bu var, Hicaz'dan, Hazreti Ali efendimizin yanına varmış da sağlığında Efendim bir Yakup kardeşim var bu sefer derdi kayboldu. Hacer Hayattan mı olan, Ne Nahtan mı olan bilemiyoruz. Öldüyse o tuzak ruhuna ne geliyor Bütün sahları çevirdim Yakup ses vermeden. Mehmet Efendi Evliya'nın gözünde kaldır kadar olurdum ya. Bütün cümle gün de. Şimdi diyor ki Ahretel döndüm çevirdi ve Yakup buyur efendim dedi. Abim Yusuf diyor seni. Şehit oldum. Orayacağını yaptıracağım. Orayı ziynetleyeceğim. Peygamberim o nichmandarıdır diyor. Bütün bütün evliya, bütün Salih abi, bütün asker ve padişah bekliyorlar. Öyle. Nur buraya iniyor. Ebai'yi bile görüştüm. Ebaiyigü ile görüştüm. Kazağınızı Fethi yüzü tebrik ediyor. Mübarek olsun diyor. Beni Kürdistan diyarından ayaklar altından kurtardı da Müslümanlara kavuştum elhamdülillah diyor. Böyle selamı var sana tevil. Gördünüz mü?
İnsanın daha açığını konuşturmaya. Ondan sonra ne oldu efendim? Şura dedi göbeğe, şurabaşı dedi içine arızalı getirdi. Oraya tuttu. Burayı kazdın mı iki buçuk kardeşin aşağısında diye yazdı. Başla yazmıyorsun yer merdiven. Arapça yazıyla yazılmış şurada ayağa. Bu ara padişah, lütfen yüzümü çıkarayım da ortaya duyalım. Yani gelince yanılmayalım gömdüler diyorlar gittiler. Padişah zikrin Evliyaullah'ın kıymasının ne olduğunu bilen padişah kabri nur olsun. Akşam sohbete oturmuşlar böyle bizim gibi konuşuyorlar. Sabah olana kadar padişah ve diz yüklü bir abdest değişiyor geliyor, oturuyor. Hiç uyku gelmiyordu dersine. Hiç uyku gelmiyordu. Akşam sünnet hazretleri abdest aldın mı? O halde Sultan geliyor abdest suyunu diyor. Padişah da pişpir tutuyor böyle.
O aralar gittik bir keramet göstersene diyor yine bir sürü diyor, senin piştiğin nutuşun, Valide Sultanı abdest suyu döküşünden daha büyük keramet olur mu dövmiyor. İnsanın kerameti. Bu ne kadar şeref diyor padişahın, Valide Sultan. Abdest suyu mu diyorsun? Padişah ayakta pişbir tutsun, diye gülerek izhar ediyor. O arada çıktığının bilin de diyor ki Çavuş'a çınarları değiştir. Yüzülü al başka yere böl. Yani marinder bir yanlışlık yapacak mı yapmayacak mı bahanım? Yani hadisalar da çok akıllı. Tecrübe de geliyor ta diyor. Baktı var mı yok mu? Bahanın bir ablan yok mu? Bağrına diyor. Allahu alem efendimiz tabii tabii de kazarım. Neden gününü efendim diyor? Eba Eyyub'un yıkandığı yere dikmiş ola diyor. Yani o diken de diyor oraya baş. Keramet usulya hep konuşulman. Yani o, dikilen yerde diyor, Hebai yüzün yıkadığı yere dikilmiş diyor. Lakin buradan kaldırmıştım çalışıyor.
Oraya kazanmaya başladılar. İki buçuk esnafı pkk taşa geldiler. Aynı gereği taş vermeden üstünde Karbi Hele Eba illü'l-Gunafar. Bunu yazan üstadının parmakları. Annemin babam nasıl olacaktı? Gerek köyünde babamın imam. Milyarin batmadan, Şık Ali Efendi'nin üstünde halife, Aziz Sayılan, Halit Efendi, Halil buradan adlı o mektup yazıyor. Efendim daha dostları. Buyur. İki buçuk ay evreni Ankara içinde bir ailen vefat ettin mi diyor? Evet. Ağaçların içine yatırdamazlık ağaçların zikrini duyduğundan öne bayılıp geliyordu. Bütün ağaçlar diyor, yeni biri bir tespih okuyor. Bize dememiş, babam öldükten sonra dedi kurban olduğum diyor. Böyle yere bakıyorum, aşağı azam görünüyor. Ben şöyle yere mütemadiyen arılıyorlar bir gün ben mi gördüm? Sövmesin gider diye onlara düşürmezler. Şevkimizin lezzetinden yemek yemeye canı sızmez bir hal var böyle.
Şimdi onları hep kestim, yolda yedirdim de, amenimanda oldum da, işte bir insana çok paraniç çarkı Efendime var mı ya ne yüzüm var zaten giremem ne onu denizden de şeytan. Şeytan. O yüzden seni çalmaya başlar. Ona o kim ya? Aldanmayın ha. Çarşıda geçerken bir hanım da karlı yüzünde de nikap var perde. Rüzgar de çok kuvvetliyiz. Orada hemen muhatap olmadan açmış. Yukarı kapıya kopmuş, sırrını süreyim diye yine açmış, içeriye girmiş. Şerdinden herkes korkancı adam, hanım bacı da Peygamber sülalesiymiş. Şimdi değmiş kendisi. Şuraya oturmuş oraya, camiatısa demiş ki bir Azime elden getirmemiş. Yani görünce. Yani gözlerine meftun oldum. Yemin ediyorum bir şey etmeyeceğim. Şuraya karşıma geçsin. Kerdesini aksın bu yana ara böyle bakayım. Ondan sonra geleyim demiş. Ey benim gözlerim demiş.
Yani gelmeden, demek elin geçseklerini yıldan mı çıkarıyor diye bıçağa sokmuşlar gözünü birini oymuş, Gözünün birini daha oymuş. Elma gibi iki tane göz üstünü kitap vurmuyorsun Efendimiz'in için. Tesettürü velhasıl üstünü örtmüş, başlamış. Kız da demişti bunu dursun, bunu istiyormuş. İletmiş kız, Bahçe vermiş ki, Ben veriyor. Ne? Büyüklerini uyduğunu. Ağlıyor böyle. Ağlaya ağlaya ne olacak? Bir dur durak yeri var. Uyku, analık kesilmiş. Oraya kumun üstüne uyumuş. Ama ne tilbü eritmiş, ne istiva, ne tan ağlatmış. Oraya kapanmış ağustum. Mahşer yerinde Bahri Kainat Muhammed aleyhissalatu vesselam görünüyor gibi var. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Hatima benden ayrılmış bir mutfağa parçası. Onu razı eden, ben ben razı olurum. Kızlarını diyor, vardaşradan birdaş getir. Sarayım niadem üstüne. Hiç kimse halim bilmesin. Sallanmasın bir Fatıma. Sen canlanın cananısın.
Hanımların sultanısın. Sen bir Muhammed hızlısın eyne şefaat batımı. Bundan yetmez. Biz aşık olursak işte o mümin müttefikden olacağız inşallah. Ehli Beyt'e aşık olacağız böyle. Yalnız feda olsun onların için. Yavrum, yavrum. Kolundaki kadın, Peygamberimizin, Yavrum sana hakkım bir golü hal alır. Sen çalış da gelilerden ol inşallah. Sen benim gözümü görmesen ölür. Ben de Allah'tan korkarak, ey benim gözlerim yemek elleri yoldan mı çıkarıyorum deyip oymasa mı da Rasulullah'ın yanına nasıl komşu olacağım ben. Şu anda Fatıma şu anda. Anneciğimin Rabbi öpersan bizi birini ihmal etsin bir çocuk geliyor Yesevi firaştırdı. Yasaklardaydı. Onun babama diye dayanamayacağın, kurban olduğum an ne olursun şu ananın alalarından birini üstüme ört de çarı mı da görmesin erkekler olsun. Ha ben vefat edersem bana şey yaptı da, arpa yaptığı da içine koyup da hiçbir yere tek vermesin.
Fabiberi indirirken yesenin birini de görmesin ne olur diye. Böyle olana böyle olur. Ama bizimkiler gibi yaracık, yaracık olursa, sadece o kadar olur. Barışına göre gelişim yarma aşına kafana aşığım derler. Allah'a bazen göre olur mükafatı. O hüznü uyduran o sevine ulem uyandı. Yirmi işi de teslim olmuş. O kuyu o kuyu istiğfar ile ile Allah'ın has kullarından doğurdu. Rabbim bizi ve onların zümrasına ilhak buyursun inşallah. Çocuğum diyor. Ben gardaşım diyor Yakup diyor, şehit olmuş, selam doğar. Orada Hicaz'da Tevfik topu vardı. Görüştük orada. Vallahi Hasan Efendi diyor. Çok İhvan'ın gözü kör kardeş. Bir şey göremiyorlar. Zorlıyor bunu göremiyor. Gittik diyoruz. İstanbul'da bu kuş sene hacet, Han efendimizin arşını pişirmiş. Bu kuş sene. Hani evlattaneye kabul etti ve Fatih. Böyle, benden babaya evlat geliyor. Sonra Fatih. Ben bilmem ne kaldım şimdi? Bir babam var.
İstanbul'da mı gireceğim? Efendim sen günün henüz benim babalarım öldürdü. Gittiklerin eline mı geçecek? İnşallah o mucize etti. Zaten hep onun evladı et. Memuru haldaşını ara. Memuru haldaşını ara derdine vücut çare. Dua ile pedera gayrı peder bilmeden. Dua ile pedera hacesarı ben de gayrı peder bilmemler diyor. Babam var diyor mu? Bilmem. O anamı da sevişmişler Benim e alai evliyindeki ruhumu yere indirmişler diyor. Benim bu babam benim yeryüzünden almışsa e alai ehline çıkarıyor diyor. Yukarıdan aşağıya indirenin hakkı çok olur. Aşağıdan yukarıya mı götürenin hakkı çok olur. Tam bu Haminası Pehşehat Aynu'l Hayat da Şahin Nakşibendi Efendimiz babası hastaymış. Bir şey anlamadımmış. Demiş ki, Kerem'e hizmetçi vermiş, dermiş dersen getirin, koşun. Ulan böyle bir soru. Bana oğlum olduğu halde şey mi veriyor. Bayserli Mehmet Efendi de aksakallı oraya geliyor. Nuri Has, Abdülkadir o.
0 diyor Mehmet Efendi bir şiir nurda gelmiyor musunuz? Hep dükkanda ders sermayeyi verdiniz. Benim paramla giriliyor, ne diyeyim. Kocaman alan onlar da ağlayaraktan çıkıp geliyor. Akrabası da oluyor. Benim bunun parasıyla gelmedi ya. Artık kocaman alan beni O çıkıp getirdin sonra haline bir ağrı hatla. Pırıl pırıl dönüyor doktorlar nehy ediyor. Aman ne oldu ya hiçbir ilaç kesmiyor. Damla damlanın giyindi, yaşasın, geçirdin İnne vur damardan inne vur. Olmuyor adam. Ben bildim yerden olduğumu. Memed ettirdim gitti bir şehire razı olmadığı için de verdi öylece. Necarı sormuş o cemiyet. Mehmet Efendi'yi taksilarla arıyorlar şimdi. Otellere bulamıyorlar, varıyorlar, yazıya bakıyorlar Mehmet Ab sakal varını. En küçükleri otele Mustafa Niğde oteline. Oradan sonra Mehmet Efendi filan ortada. Vay Mehmet Efendi, Mehmet Efendi, kardeşim Efendi, buyur. Ne? Ne oluyor?
Hasses çıktıktan sonra kavimle bir şey hatlandı. Geçmiyor bir türlü. Ben de bunun geldi onun durumu kürek etti. Yığı. Daha uyaremedi. Camırı vermiş. Müridime cefa eden kepin hazırlasın derken. İnan bu söz vermezsen açık diyor Halid-i Geylani Geylani. Onun müridinden birisi, oradan oraya geçiyorum, oradan oraya ya, onu bitireyim istersen. Enver Efendi, nasıl diyor. Git Ömer diyor. Yapma. Ben böyle efendim. Elin ayağını öpüş. Bana gör onu. Ben yanami getir mi bir yudum? Yemin ettim. Yayan mi getir mi bir? Bilmedin. Kırıldım. Geçtin ama gitti gibi söyledim. Çünkü Cengiz biz, mağruruz dev diyor. Allah rızası için halavrit ol, Allah olsun diyorum buyuruyoruz, baktım var direkt. Götürecekler diye. Kardeşim bunlardan amel olsun insanın İhvan'ını neyi kırmak çok da hoş olur mu? Bizlere çok yalvaranlar oldu. En azım yüz yirmi üç Namazlardan kılmayınca öyle dedim.
Rahatsiz itaat, oruçsuz, nesil bir adam vardıysa kafirlerde lafımız olunca iftiralar çöktüler bana. İftira edince, böyle gerçeği şık edersek işte böyle eli rızsıyla, namusuyla oynardık. O gece diyor, geldim boğazına çarptı diyor. Gözümü çatlıyor. Ama kafana mı koyuyorsun yahu? Diyorum seni öldürmeyecek oturmayacağım diyor. Aman diyorum diyor. Bir dakika. Bir dert ev olsun yahu. Böyle nelere uğrak. Babamı bile eza eden bir hatır Osman varalı. Hep Türkçe oluyor ya olsun. Olsun laf verince şeyimizi takarsa. Tabii Hacer'nın kaçtı. Hacer'ı onunla abdesttan host etti inşallah. Görünce yıkamamını falan amin der. Biliyor geldi. Hadsiz bir şey ama ya siz o suyu bunun için keserek der. Evliyaullah'ın birisinin suyu uzatır. Bari sular belli olur demiş. Çok zor. Su sular arkadaş, dur Bamiyi evinize yetmiş suyu göndermiş. Yavşanları bal da sular yürümüş. Koşmuş falan. Tamam. Suyu. Özür karmış işte.
Yavşanlar Üç derviş, üç derviş akşam yapacak diye bulamamışlar. Of, buyurun. Böyle açıktan latifeye getiriyorlar. Fırsat duruyor inşallah diyor. Şuramızı otur da bu sakalın emekli kılacağız. Anladım. Hızır'a olan mesela diyor ki kaç kriz geçirdim? İçilerin başında danslarında nereye? Ya Rabbi benim hep net ettiğim işte. Neler serbest yapıyorlar ya Rabbi. Seni hiç denemek istiyor. Bize fırsat vermiyorlar ya.
Kaynak: Genel
Zikirullah ve Kalp Şifası: Ruhun Arınması | Mihmandar