Zikirullah ve Evradın Manevi Gücü ve Ruhun… | Mihmandar
Mihmandar ses arşivi
Zikirullah ve Evradın Manevi Gücü ve Ruhun Arınması
Zikirullah ve Evradın Manevi Gücü ve Ruhun Arınması kaydında Bütün evlat ve asker okuyan kimseler olarak, riayet edeceğimiz bazı sözler var Bunlardan beş tanesi daha evlat ve ezkara başlamadan önce. On iki tanesi de, on iki tanesi de zikrullah esnasında. Üç tanesi de zikrullah tamamlandıktan sonra. Ve eşyara başlamak. Yoksa abdestimizi edep ve etkenına riayet ederek almak. Zaten başta taharetimizin…
Bütün evlat ve asker okuyan kimseler olarak, riayet edeceğimiz bazı sözler var Bunlardan beş tanesi daha evlat ve ezkara başlamadan önce. On iki tanesi de, on iki tanesi de zikrullah esnasında. Üç tanesi de zikrullah tamamlandıktan sonra. Ve eşyara başlamak. Yoksa abdestimizi edep ve etkenına riayet ederek almak. Zaten başta taharetimizin düzgün olması gerekir. Bilhassa küçük su yollarında büyüklerimizin haber verdiğine göre, derhal kalkmamak, bilhassa yaşlı olan kardeşlerimizin öksürerek, biraz beklemek suretiyle tam boşalımı sağlamamız icap eder. Bunu şu şekilde ifade buyurmuşlardır. Bir dosya kağıdı düşünün. Bir bardak su. Suyu boşalttığımızda ağzını döndürüp de o dosya kağıdına bıraktığımız zaman beş altı yerde iz meydana gelecektir. Bu seri cisimden meydana geliyor. Etden ise diyorum bilhassa yaşı ilerleyen kimselerimiz için beklemekte, sonunu almakta fayda var.
İkinci olarak ve tövbe. Canı gönülden Allahu Zülcelal'e yönelme, canı gönülden, tam Kudüs-u kalbi de ve santü bir sükut ve sükun. Asıl, Medin, yardımın Allah'ımızdan, Habibi vasıtasıyla geldiğini bilerek Mürşid-i Kamil'in, Mürşid-i Kamil'in bizim Evrad ve Ezkarımızda biiznillahi Teala himmetlerini beklemek. Bu daha zikrullah'a başlamadan önce. Zikullah esnasında da nasıl ki namazda ellerimizi dizlerimizin üzerine koyuyorsak, Zikrullah'ta da ellerimizi dizlerimizin üzerine koyup Rabbi Zülcelal'imizin bizi gördüğünü tefekkür etmek ve Ellerimizi dizlerimizin üzerine koyup gözlerimizi de yummak. Gözlerimizi yumduğumuz zaman iç alemimize daha güzel dönmüş oluruz. İç alemimize daha güzel dönmüş oluruz. Çünkü gözümüz gördüğü eşyaya takılmak suretiyle kalbimizde bazı takıntılar meydana gelecektir. Bunu önlemek için.
Tertemiz bir mekanda böyle resimler bilmem falan edebe mugayip hiçbir hareketin bulunmaması gerekir. Oturduğumuz mekanın karanlık olması gerekir. Zikrederken tam bir sadakat, Rabbimizin huzurunda olduğumuzu düşünmek ve olduğumuzu düşünmek ve yaptığımız saatte tam samimi, candan, öyle güzel rüya göreceğim, uçacağım, şöyle olacağım. Bu düşüncelerden uzak sırf meblağ için yapmak. Elbisemiz temiz olacak. Bunun yanında bedenimiz de pak olacak. Güzel de bir esans, gül esansını daha çok tercih buyururlar. Bulunduğumuz mekanda temiz olacak. Ve nefsaniye bütün düşüncelerden de uzak olmak. Zikir esnasında takip edeceğimiz de deftere. Ve istishab-ı manen zikir. Bir kere Allah derken Celle Celalü Neyi zikrettiğimizi çok iyi tefekkür edeceğiz. Bir kere kimi zikrediyoruz? O zaman bütün isimler, sıfatlar, fiiller bunları bileceğiz. Yüce kudret sahibi olduğunu bilerek evlaımızı, ezkarımızı yapacağız.
Manasını düşüneceğiz. Mesela La ilahe illallah derken ne dediğimizi bileceğiz. Yani Hiçbir zaman üstazı alimizden de gafil olmayacağız. Hiçbir zaman üstazı alimizin ruhaniyetinin bizimle beraber olduğunda hiç gaflet etmeyeceğiz. Zikrullah'tan sonra da bir şükür, derhal kalkılmaz bir müddet sükut edilir. Bunun sebebi de yirmi otuz senelik bir riyazetin belki mükafatı o anda verilecektir. Siz bunu yaşarsınız. Mesela zikrullah yaparken bir huzursuzluk olur. O huzursuzluk şundan gelir. Şimdi zikrullah yapılacağı zaman, yapılacağı zaman bir kere namludan atılan kurşunun hedefe isabet etmesi için namlunun temiz olması lazım. Eğer namlu temiz olmaz ise kurşun hedefine ulaşmaz. Bir kere inanç namlumuz temiz temiz olacak. Şeksiz ve şüphesiz bir inanç. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem ashabı ve hakiki ulemanın görüşüne uygun bir itikat. Öyle bir inanç ki gaybe-i imanımız güçlü olacak.
Zikirullah ve Evradın Manevi Gücü ve Ruhun Arınması ne anlatıyor?
Zikirullah ve Evradın Manevi Gücü ve Ruhun Arınması kaydında Bütün evlat ve asker okuyan kimseler olarak, riayet edeceğimiz bazı sözler var Bunlardan beş tanesi daha evlat ve ezkara başlamadan önce. On iki tanesi de, on iki tanesi de zikrullah esnasında. Üç tanesi de zikrullah tamamlandıktan sonra. Ve eşyara başlamak. Yoksa abdestimizi edep ve etkenına riayet ederek almak. Zaten başta taharetimizin…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 7 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Görünmeyenler kalbimizde zevk olarak verilecek en azından. Mesela Allah dindiği zaman ciğerimiz yanacak. Lafza I celali okuduğumuzda Zikrullah'tan haz alacaksak öyle olacak. Allah dediğimizde kuşlar gibi feryat eder büyüklerimiz. Gözlerinden akan yaşlar şu yüzlerini yapmaya başlar. Ve kabarmalar meydana gelir. Gözlerinin önlerinde kabarcıklar hasıl olur çok ağlamaktan dolayı. Öyle düşünülecek. Böyle kendi nefsimizi devamlı kontrol edeceğiz. Devamlı kontrol. Acaba ben ne haldeyim? Sabah kalktık, akşamla sabah arası nasıl geçti? Gece kalktım, namaz kıldım, ibadet ettim, taat ettim. Allah'a indireceğiz. Mesela öğleyin. Sabah namazında öğleye kadar yaptığımız bütün hareketlerimizi kontrol edeceğiz. Akşam yatarken acaba öğle vaktinden akşama kadar yatma zamanına kadar vaktim nasıl geçti? E iyi geçmemişse istiğfar okuyacağız, tövbeler edeceğiz, Rabbimize yöneleceğiz.
Bunu Böyle sohbetten sonra, zikirden sonra da, Tevrat ve ezkarımızdan sonra da soğuk sular içilmez. İçilmez çünkü zikrullah insanlarda bir yanıklık meydana getirir. Bir ateş hasıl olur. Onun da sönmemesi lazım. Daha dikkat edeceğimiz bizim Bu yolun edeplerine son derece dikkat edeceğiz. O sünnettir. Bizim fıkhımızda edebin karşılığı sünneti seniyyedir. Bir kere talim edeceğiz. Resul-i Ekrem Efendimizin yaşantısı nasıldı diye sallallahu aleyhi ve sellem. Ne yapardı? Nasıl oturur? Nasıl kalkardı? Konuşurken nasıl konuşurdu? Ailevi münasebetleri nasıldı? Evlatlarıyla nasıldı? Torunlarıyla nasıldı? Akrabasıyla nasıldı? Komşularıyla nasıldı? Bunları bir bir talim edeceğiz, öğreneceğiz. İstifade edebilmek için. Edep çok önemli.
Sonra zikrullah'tan faydalanabilmek için Bir kere yapılan ceza ve cefalara dinimize değilse, kutsi değerlerimize değilse, üstatlarımıza değilse, namusumuza, ırzımıza değilse, bunun dışında nefsimize yapılan hakaretleri bağışlamak ama bunun yanında itikadi konular olacak olursa kat Bir küfürle isnat etmek gibi, şirkle isnat etmek gibi vesaire. Bir namus konusu. Bunun dışında işte bize tartamayacağımız, nefsimize ağır gelen sözler söylemiş. Bunlara tahammül etmek ve bunun için de intikam alınma hırsından da kurtulmak. Zikullah'tan haz alabilmek için. Onun ezasından da yaptığımdan da tamamen vazgeçmek. Zaten okunan ayet çileler de geçti. Habibim sen Allah'tan sabır ile sabrettin. Yani Allah'ımız sana yardımda bulundu. Sen buna sığındın. Bu sebeple senin müşriklerin cezasına katlandın. Seni üç sene amborga bir sıkıntı içerisinde bıraktılar. Bir yere hapsettiler ashabınla beraber.
Kafirler acıdı ekmek verdi. Sahabe ağaç yaprakları yediler. Çocukları açlıktan feryat etti. Sen buna Allah'tan bir sabırla dayandın. Onların sözlerinden dolayı sakın ha üzülme. Onların bu hilelerine karşılık aman sabırlı ol, gönlümüze rahatma Habibim. Biz sana Kuran gibi bir nimet verdik. Nübüvveti verdik. Risaleti verdik. Makamı Mahmud'u verdik. Çok uzak burayı okuyamam. Biraz devam etmek istiyorum. Bunlardan tamamen vazgeçmek. Bu nasıl olacak birden olmaz olur. Deniyor ya Rabiatü'l Adeviyye annemize şeytana buğz eder misin? Hayır demiş. Diyorlar ki şeytana buğz edilmez mi? Allah'ımın öyle bir muhabbeti var ki içimde, ona buğz edecek benim kalbimde hiç yeri yok demiş. Bu Rabbamızın aşlığıyla olur. Mesela bir Kuran, bir zikrullah tadı lezzeti içimize giren, rabıtalarda rabıtalarda ile bulmanın neşesine koğuşacak olursa olur. Yoksa olmaz. Mutmainne sıfatını elde gitmedikçe olmaz.
Mutmainne sıfatı, nefsin arzu ve isteklerini tamamen bittiği, onda tecelli eden hep Rabbimizin emirleridir. Habibullah'ın sünnetidir böyle olursa. Yoksa ıslah olamayız. Şimdi hayırlı insanlarla arkadaş olacağız. Öyle fikrimizi bozan, kalbimizi bozan, düşüncemizi bozan, bizim teslimiyetimize mani olan kimselerde olmayacağız. Git diyeceğiz git. Aman ben öleceğim, sen herhalde gülmeyeceksin ki bu işlerle uğraşıyorsun. Ben öleceğim. Ben bir gün huzur-u ilahiye vuracağım. Ondan ben bu hareketlere gidemem diye mani olacağız, yengem olacağız. Salih insanlarla beraber olmak ve içimizi dışımızı mahvede mahvede insanlardan da devamlı sakınacağız. Üstadımıza da tam bir samimiyet ve sadakatle teslim olacağız. İçimizle, dışımızla, sevgiyle, muhabbetle dolu öğüt ve nasihatlerini dinleyeceğiz ve samimi olacağız. Bağlılığımızda samimi olacağız. Çünkü bizim aşacağımız çok merhaleler var ve bitmez de.
O merhaleleri bitiremezsiniz. Yahu ben bütün detayları bitirdim, murakabeleri tamamladı bitmez. Bitti dedikçe bitmeyen yerler çok fazla ortaya çıkar. Yaklaştım dedikçe o uzaklaşır. Çünkü Cenabı hak kimse hakkıyla takdir edemez. Bu sebeple vazifemizi tamamlamamız diyemem de yerine getirmek için bir azim ve gayret ister. Nefsimizin mertebeleri gibi, ilmin mertebeleri gibi, şer'i emirler, ihsan mektebinin vazifeleri, marifetin hakikatin yollarını tek tek tek talim edeceğiz. Mesela biz bunları sığınırken şer'i vazifeler bunun on tane kendi arasında sınıf sınıfları var. Diyoruz ki ihsan mertebe, onun da kendi arasında on tane mertebesi var. Marifetin de hakikatin de daha onları, tabii geçenler müstesna, geçmiş müstesna geçmiş değiliz. Ondan biz oturup vazifelerimizi yapmaya gayret edeceğiz. Çok, önümüzde vazifeler pek çok. Gördüğünü düşünerek vazifemizi yapmaya gayret edeceğiz.
Diyeceğiz ki Mevlamız bizi her zaman görüyor ve biliyor. Yani bunu kalbimizde havamızda canlı tutmaya gayret edeceğiz. Sikullah'tan, Evrad ve ezkarımızdan haz ve lezzet almak için. O üşenmeler, o uykuların gelmesi, o izlemeler, bir daralma, bir bunalma, bir sıkılma. Namazın dahi farzını kılarken, gaflete düşme bunlardan tamamen kurtuluruz bunlara dikkat versin. Çünkü bunlar engel bize. Bunlara dikkat etmezsek, ne namazı sünnetiyle kıldırır, ne edep, ne erkan hiçbirisine riayet etmeli. Her şey bize sıkıntı vermeye başlar. Gücümüz yettikçe sakiy olmak, kardeşlerimize güler yüzle sakiy olmak, tatlı dilde sakiy olmak, ihtiyaç anında sakiy olmak. Bir kere tercih etmeyecek. Nefsini başkasına tercih etmeyecek. İşte ben ondan üstünüm. Benim işte bu mübarek yerle olan münasebetim onun yaşı kadar var. O zaman sen meşayı kiramın çomunu ortadan kaldırırsın.
Bir anda, bir anda yetişen Allah'ın sevgili kulları var. İki dakika içerisinde bütün vazifelerini tamamlayanlar var. Eğer isterse, Allah'ımız da lütfederse, izni ilahi ile bir mürşid-i kamil ama hakiki olursa bir anda da yetiştiririm. Sen hiç görmezsin. Görmese bile Allah'ın izniyle müdahalede bulunur. Çok yıllar geçer, zamanlar geçer. Bir arpa boyu ilerleyemeyiz ama sadakatiyle, teslimiyetiyle, muhabbetiyle, rabıtasıyla, zikrullahıyla bir anda yetişir. Hacı Bayram Veli, KatdiSalallahu Sırri hazretlerini Akşemseddin Veli'nin gelişini biliyorsunuz. Diyorlar ya üstad burada yirmi senelik, kırk senelik, aklı senelik devam eden sizin evlatlarınız var. Bu nasıl oldu da çok kısa bir zamanda kemale erdi deyince, buyuruyor ki, siz bir emir verdiğim zaman onu inceleyip duruyorsunuz. Söyleniyor ama bu uygun değil. Akla da uymuyor. Fikrimize de muvaffak değil. Bu olacak iş değil.
Siz öyle diyorsunuz ama bu ne emredersek onu tutuyor. Tereddüttür. Ondan dolayı diyor, çok kısa bir zamanda kemale erişmiştir diye.