Zikir ve İbadet Yoluyla Ruhun Arınması ve… | Mihmandar
Mihmandar ses arşivi
Zikir ve İbadet Yoluyla Ruhun Arınması ve Manevi Diriliş
Zikir ve İbadet Yoluyla Ruhun Arınması ve Manevi Diriliş kaydında Üstünden deler, sığar, kanlı çıkarır ve merhem sürer. Ama şu yandan bir daha çıkar. Şu yandan kız civarını filan, şu yandan tamah çıkar. Şu yandan fukul çıkar. Şu yandan hacet çıkar. Hiç sunmaz diye çıkar biri batar. Kan fesadını kaldırır. Tüvan tabiatıyla korur. Kayıt yurt gibi bir isimle çıkmazlığıyla. Tecrübe ediliyor çünkü. Çünkü sıra…
Üstünden deler, sığar, kanlı çıkarır ve merhem sürer. Ama şu yandan bir daha çıkar. Şu yandan kız civarını filan, şu yandan tamah çıkar. Şu yandan fukul çıkar. Şu yandan hacet çıkar. Hiç sunmaz diye çıkar biri batar. Kan fesadını kaldırır. Tüvan tabiatıyla korur. Kayıt yurt gibi bir isimle çıkmazlığıyla. Tecrübe ediliyor çünkü. Çünkü sıra denese vurduk. Termeve giriyor. Tavan da geliyor. Allah Allah Allah demek Mevla'yı zikretmek Çok sıkredin beni. Dünyada bir şey alıp gelecek iseniz çok sıkredin. Kuran'ı Kerim bunlar. Ashab-ı Bütün yurt siktir. Görüyor musun? Kıyameten Hacı. Hafızamız böyle mana veriyor. Başka müfessirler, Kıyameten dedikleri için zikri ayağa kakarlar. Allah hay. Rabbuhu den. Oturduğun vaatlarda, inlen vücut tut tut tut tut tut tut tut tut tut. Her yıl ellerin, ayaklarının mescit kül olur. Dedim ya, Sarp, Sarp, Allah'a zikreden de ölmez demiş. Onlar dirilirler.
İnan, Zeki İnfos kitabında çocuğu sana görmüştüm ben. Şöyle seviyorum desem işte on beş yaşında evvel babamın yanına mi? İşte okur musunuz diyor ki biz ehli bitirirmiş. Ehli zikir ölünce demiş ki hoca söylediler, bunu ehli zikirden birisini yıkasın, bundan hıfırlar zuhur eder der ki demiş. Bir perde çektiler diyor böyle perdenin içinde yıkıyordum diyor. Ben çevirmeden kendi şu yanına çevir diyorum. Gözümü şu yanına çevir diyorum. Diyor. Allah Allah. Yahu bu adam samimi edelim diyor. Gözünü açtı. Dedi ki aşık öldü gibi kalayaliyeler. Ölen hayvanmış aşıklar önüne. E, dedi ki, özür mü ver diyor. Şu sallayın şuraya girdik bizi diyor. Diyor. Fabrika yap, getir şu fabrika sen ol. İstemem. E ölmüş, ya niyesin? İhtiyarlığının en c unsuru bile. Yani şimdi yirmi yedi yaşında kutlu cihan oldu Hacer farifen. O zaman ölmüş olacağız. Şu iki ağzımda bir tane hasta derken hemen başlayayım da anlatayım.
İnşallah. İki arkadaş var. Allah'tır. Allah'tır. Böyle bildiği gibi de, birbiriyle beraber yerine, beraber isimler, beraber olsun, kılavuz sahibinden bizi öyle et. Allah rahmet eylesin. Der. Allah'ım. Bir şey duyuyorsun. Ben görürsem, ben de sana haber. Ya ne ala Velevi Parti Sultan Mehmet Hazretleri Akşittin hazretlarına Eba İzzü'l-Asgari'nin Hazreti bulup da konuşmayalım mı? Efendimiz, Eli'ye gelirken içmeden oza eski Ala Adiller bir zat. Götürürken Efendimiz'le girerken hiç bilmezler. Böyle zatlar kabir halini bilir derler. Hacı Bey bilir mi? Olacak girer. Nuh bu Sultan Mehmet. Şimdi geriye döndüler diyor hala mıdır? Kabir halini en ciddi bileceğiz diyor. Konuşanlar ne var? Geçen ölüyorlar bizim cemdet buluştuğu birisi vardır. Ben İhsan Bağlamaya, bağırmaya başladılar. Sonra, oradan haber almıyor gardaş. Haber almıyor diyorum sana, inanın. Melem yazık len yahit. Batmayan dinliyor.
Zikir ve İbadet Yoluyla Ruhun Arınması ve Manevi Diriliş ne anlatıyor?
Zikir ve İbadet Yoluyla Ruhun Arınması ve Manevi Diriliş kaydında Üstünden deler, sığar, kanlı çıkarır ve merhem sürer. Ama şu yandan bir daha çıkar. Şu yandan kız civarını filan, şu yandan tamah çıkar. Şu yandan fukul çıkar. Şu yandan hacet çıkar. Hiç sunmaz diye çıkar biri batar. Kan fesadını kaldırır. Tüvan tabiatıyla korur. Kayıt yurt gibi bir isimle çıkmazlığıyla. Tecrübe ediliyor çünkü. Çünkü sıra…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 17 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Kızı hep dışarıya attırma caizse. Delirme inanın da insanın yakasını bırakın. Bunu zat diyor ki, ben gittim diyor, kabrine bir murakabeye vardım, konuştu. Nasılsın Hiç görünmeyen bir bahçe verdiler falan. Cennetten pencereler açıldı. Huriye Kızı geliyor, boğaz maazallah. Ben zevk bin içinde ne zaman öldüm derken? Niye hiç bilmiyorum der diyor. Bin sene gülen iki dakika oldu daha öyle diyor. Bin sene olan devriyorlar, bölüşüyorlar. Kardeşim bunlara ehli tariksun, sen bizi bileceksin bunları. Keştum olacak, gözüm uyuyunca gözün yumuk gören var değil mi? Yavrum böyle gözün yumuk gören var. Allah'ım, ayırmasın bizi onlardan. Ne alemdesin? Nasıl güldüm diyor. Ben birbirimizi bilmem ki. Böyle yatıyordum. Doktor götürelim, doktor götürelim filan millet bir tanışa düştü diyor. Ağırlaşmışsın ben demek diyor. Hababam yok diyor. Aya o yüzden bir doktor geldi, yanında bir daha hademesi vardır.
Hasta yüz diyor. Buyur, yine ne arıyor? Bir düşünüyorum, tepemden bir namağlar ağrıyor. Ya Rabbi'nin yerini dinlemezsem diyor, ne edelim, şimdi iyi düşün de söyle diyor. Allah Allah şu didümden aşağıda hiç ağrı kalmadı, yok her ağrı diyor. Şu didünden aşağı canımı geçmiş gelin diye. Biri geliyor. Niye ifadeyi yapmıştın? Dedem ben bilmem diyor, bir iyi düşün bakayım. Allah Allah. Göbeğimden aşağı hiç ağrımıyor, yakarışalıyor. Üzül biliyor ki diyor. Güya da gelirsin. Ondan sonra diyor, iyi düşün hele dedi, iyi düşün. Bir lanet başında az bir ağrıdı kaldı. Başka ağrıdı tükendi. Anamla bir de görüştürte yani, o sağanak babam Ziyaret ettik. Ondan sonra ahşu altından bir yerden geçti. Beni uçurdular başını. Bir rüyamda diyor. Beni birini uyandım bizim horulya bir ağız başlamış. Oy oy. Ne alıyorlar? Yok ben hastanim, ben de iyi ondan gelirim diyor. Ne bileyim gördüğümü diyor. Ya kardeşim.
Sevgili kardeşlerim, inşallah burada verirsek, orada vermeyeceğim. Ya, burada nefsimizi yedirirsek yani. Nefsin dediğini verirsek ölmez. Sonra ne oldu zaman? Aileme bağırıyor. Yok, niye ağlıyorsun sen diyorum. Niye bağırıyorsun yanına bakmıyor, küsmüş diyor. İttiğini bilmiyor eline, ruh yetiyor diyor. Kardeşime dedim diyor, ona bir kimse muhasebe sevmiyor. Ben de bin kere şöyle, orada oturuyor, kafama şöyle elimi oku dedim. Ağlayamıyorum diyor. Kim olduğunu da bilmiyorum. Birini yıkayıp duruyorlar orada. Tarlalar, sarmalardılar diyor. Gittik beraber diyor, cenazeyi ben dağıtıldım diyor. Cenazen, kendi cenazenmiş ben kıldım diyor. Kalbin yapılıyor. Kabin yapılır sana diyor, üstüne bastırmadan ayağımdan kahveye. Ölüyor. Kardeş ben ölümü bu kadar buldun. Babam bana dedi nasılsın babacığım dedim. Üç gün sonra, departman sonra bir huzur ölür gibi kaldırdım, vurdum. Dedim hiç haberim yok.
Mutluca hanın başında oturuyor. Hacer falemesi'a bakıyordum öyle diyor. En sevdiğim için canımı çıktığını duymamış gibi diyor. Kadir Suarı nasıl oldu derim. Kadir suarı olalım derim. Kim melek geldi. Kaptan iki melek geldi. Dermeseydiniz. Alimemiş ehliyle hamile olmuş. Bir. Üç aylarında vefat etmiş. Geberbişehir'de vefat etti. İki. Şehir kılan başında oturduğu için. Rüyasında kocasını, acaba gittiğini görüyor. Mübarek yakalıyor. Nereye götürüyor? Diyor. İşte bu aralar. Ne diyor hocam diyor, tutma tutduğuna diyor. Hızı vermedi de diyor. Bu hakkını kinlenip bünyeye haber gönderiyorlar. Güya ile niye ile gönderiyorlar? Yani bizi layık durmanın için ahirete girenler gelen adamlar, hepsi haber gelmiyor diyorum ya Nasip gelmiyor yahu. Geçen Dörtyollu Memed Nububahir-i Çaldan Hacı Ali Efendimizin yanına varmış da sağlığında Efendim, bir Yakup kardeşim var. Bu sefer birlikte kayboldu.
Hacı de hayatta mı olan, ne maksat mı olan bilemiyoruz. Öldüyse o aksak ruhuna neden çevirdim. Orayı yaptıracağım. Kabretürmi yaptıracağım. Oraya cami yaptıracağım. Orayı nimetleyeceğim. Peygamber bu, Müslüman Dağıdır diyor. Diyor. Israr buluyorsan, tabii ki keşke de ne haber de alırsın. Bütün bütün evliya, bütün Salih abi, bütün asker ve padişah etmiyorlar ve öyle. Bulamanın uykuya dandığı Şii itirazlar başlamış yerine. Yani bulamadım deme ediyor. Nur buraya iniyor. Ebaiyicü ile görüştük. Ebaiyicü ile görüştük. Azağınızı, tepsi yüzü tebrik ediyor. Eder. Mübarek olsun diyor. Beni kıstistan diyarından, ayakları altından kurtardı ve Müslümanlara kavuştum Elhamdülillah diyor. Böyle selamı var sana affeder. Gördün mü öyle? Mi? İnsanın daha açığını konuşturmaya. Ondan sonra ne oldu efendim? Şura dedi, gebeye. Şura başı dedi, biçilemez salı getirdi. Oraya tuttu.
Buraya farz mı iki buçuk kardeşin aşağısında, diye yazdı. Başla acaba, Merderde. Arapça yazıyla yazılmış, şurada ayağı. Bu ara padişah bir araya sonra yüzümü tutamıyorum da ortaya güvenip. Yani gelince yanılmayalım. Döndüler diyor gittiler. Padişah zikrin Evliyaullah'ın kıymasının ne olduğunu bilen padişah kabri ne olsun akşam sohbete oturmuştu. Sözü gibi konuşuyorlar. Allah olana kadar padişahsız ve diz yüklü, şimdi abdest değişiyor geliyor, oturuyor. Hiç uyusu gelmiyordu gözüne. Hiç uyusu gelmiyordu. Akşemist bütün Hazretleri abdest aldın mı? O halde Sultan geliyor abdest günü diyor. Padişah da pişkin tutuyor böyle. O arada diyor ki, bir keramet göstersene diyor, kime bir sürü diyor ki Çavuş'a, Çınarları değiştir. Yüzüğü al, başka yere duyun. Yani marinder bir yanlışlık yapacak mı yapmayacak mı bahanım? Yani, padişah daha çok akıllı. Tecrübe de iniyor. Sahibi yok. Aklı var mı yok mu?
Bahanın aldan yok mu? Bağzılar diyor. Allah'ın deristirlerdi. Arkadaşlar şimdi yüz yirmi unut diyor. Çınar dallara lakin gönderdiğin çoğu keramet ehli işte. Neden bildiğin insanı diyor. Eba Eyyub'un yıkandığı yere dikmiş ola. Diyor. Yani o diken de diyor oraya başlıyor. Yani o Dikilen yer de diyor Eba Eyyub'un yıkadığı yere dikilmiştir diyor. Lakin buradan kaldırmış gibi çalışıyor. Oraya bakmaya başladılar. İki buçuk Esnuru tak taşa geldi. Başüstüne bir bakış. Çıkarda aynı Azmaya başlarlar, hazır yürütüyor. Azmaları soyasuna, tek vurma vücut-u alisine değecek. Tamam oldu diyor. Ben padişah olmaya layık değildim diye ağlamaya başladı. İçine düşecek her gün içinde bir vakayı ikiye ettiler. Sen beni buldular, yaptılar. Nelere. Bir daha diyeceğim. Olsun. Şık Ali Efendi'nin üstünde halife, Halit Ayran'la Halit Hem'dir. Gayret Ayran'ın bordan insa adlı o mektup yaratıyor. Efendim daha doğrusu.
Buyur. İki buçuk ay evreni Anka isminde bir ailen vefat etti mi diyor. Sonra da ya diyor laf der mi işte ağaçların zikrini duyduğundan öne bayılıp geliyordu. Bütün ağaçlar diyor, yine biri yeter diye okunuyor. Şimdi bize dememiş babam öldükten sonra dedi, kurban olduğum diyor. Böyle yere bakıyorum, aşağıdan diyorum. Ben şöyle yere, mütemadiyen hadi yani harıl ayır bir gün. Ben de gördüm niye harıldın diye. Babam sormuş bize demezler. Onlara düşürmez. Limanda oldum da işte bir insana çok parantez çıkardı yanında. Bay girerse o an kaygılanmış. Zihnine dağıtıp da fenarım olmam ne onu da şeytan dedirtilir. Efendime varmayan ne lüzum var zaten giremem ne. Onu devirden de şeytan. Şeytan. Onu o yönden seni çalmaya başlar. O zaman Bu zat çarşıdan, çarşıdan geçerken bir hanım da çağlığı. Yüzünde de nikap var perde. Göz yerle çok kuvvetli yesin. Yüzünün perdesini kaldırdığına şu anda soğurmuş.
Gözleri, kaşları, yüzlerini petek gibi beyaz. Yüzde yiğit ip garson odasına atacağımız, hemen muhatap olmadan açmış. Yukarı kapıya kopmuş, sürdürün üstüne in diye yine açmış. İçeri Şerdinden herkes korkan bir adam Hanım bacı ve peygamber sülalesiymiş. Şimdi değmiş kendisi Şuraya oturmuş oraya Camiye kıza demiş ki bir tabak altın koymuş. Muradının başka yerden istersin. Biz de onlar serin ediyoruz. Allah'tan korkar. Şu tabağa yine varmış üstünü mendili kaldırmış bakmış, altın dolu. He? Hatırlıyorum. Ben altın menem ağaçları değilim onun. Yeri, is gözlerinin veya gözlerinin ağaçlarına aşık oldum. Albüm elden yetti demiş. Yani görünce. Benim gözlerine meftun oldum. Yemin ediyorum bir şey etmeyeceğim. Şuraya karşıma gelsin perdesini atsın, bu yana ara böyle bakayım, ondan sonra geleyim demiş. Ey benim gözlerim demiş, yani gelmeden.
Demek kimin yeteneklerini yıldan mı çıkarıyor deyip bıçağı Kız da demiş ki bunu sürünerek böyle Allah'a tövbe ediyorum. Ama günaha çok benziyor. Ya büyüklerini uydurdu. Ağlıyor böyle. Ağlaya ağlaya ne olacak? Tam bir dur, durak yeri var. Uyku Ağılı kesilmiş. Oraya bulunmuş üstüne uyumuş. Ama ne tür böler etmiş, ne istiyorlar, ne kan ağlatmış. Oraya kalmış ağustu mahşer yerinde bulunmuş. Mahşer yerinde fahri kainat Muhammed aleyhissalatu vesselam gibi görünüyor gibi bak. Resulullah sallallahu aleyhi sellem. Mikit kürsünün üzerinde oku. Sağımda bir hanım kim diye sonuç? Kalabalık abla dedin ki, be oğlum çok keyifli bir rüya gördüm dedi bizi. Oğlan keşke ehlininiymiş, çağırırsın Fatıma Hanımızı gördüm diye. Hani da Fatıma Hanımızı gördünüz Fatıma benden ayrılmış bir musvay et parçası. Onu razı eden, ben ben razı olurum. Kızlarını diyor, var baş adam bir taş getir. Sarayım niadem üstüne.
Hiç kimse halim bilmesin, sallanmasın bir Fatıma. Öyle canme. Sen canların cananısın, hanımların sultanısın. Sen bir Muhammed kızısın ey neşetaat batıma. Bunların hepsine biz aşık olursak, işte o mümin müttefikden olacağız inşallah. Ehli Beyt'e aşık olacağız böyle. Yalnız feda olsun onların. Sen yavrum, yavrum. Kolundaki kadın Peygamberimizin, diyor. Kopuşukları, buyur hemen diyor. Yavrum sana hakkım bir golü hal alır. Sen çalış da gelilerden ol inşallah. Sen benim gözümü görmesen över. Ben de Allah'tan korkarak bu. Ey benim gözlerim. Demek elleri yoldan mı çıkarıyorum diye koymasa mı da? Resulullah'ın yanına nasıl komşu olacağım ben. Şu anda Fatıma şu anda. Anneciğimin rabiyi örtersan bizi birbirini ihmal etsin. Bir çocuk gibi verdi. Bizim o halifacık onun gibi bir. O anemi ağlamaya başladım. Bu çocuk akıl baliğ olduktan sonra şahsımı unutmazsan Hirun Böyle diyor ana ayrı.
Yaylaya niye götürürdük? Ese firakşırdı, yataklardaydı. Onun babama diyor dayanamayacağım, kurban olduğuna ne olursun şu ananın alalarından birini üstüme ört de çarı mı da görmesin erkeklerin ne olursun. Ha ben vefat edersem bana kafa yaptığında içine koy da hiçbir yere tek görmesin. Kadir'e indirdik hemen cesenin birini de görmesin ne olur diye. Böyle olanlar böyle olur. Ama bizimkiler gibi yaracık yarıla olursa, ta ki o kadar olur. Barışına göre gelişim, yarma aşına kafana aşın derler. Allah'a bazen göre olur mükafat. O, hüznü uyduran huttebi ni ulem o yandı. Bir müşire teslim oldu. O kuyu, o kuyu istiğfar ile ile Allah'ın has kullarından uğuldu. Rabbim bize ve onların zümrasına ilhak buyursun inşallah. Ya gardaşım. Şu an bitti Ben evladım diyor Yakup diyor. Şehir dönmüşler ama diyor. Hacı Baba. Orada Hicaz'da tehdit Baba vardı, göçtuk orada. Vallahi Yasir Efendi diyor.
Çok İhvanın gözü perde Bir şey göremiyorlar. Görabiliyor mu? Göremiyor. Getirdik biraz İstanbul'da otuz sene haciz Han efendimizin arşını pişirmiş. Otuz sene. Hani evlattaneye kabul ediyoruz. Sonra vefat etti. Ben meydanden aldım şimdi. Bir babam var. İstanbul'da mı gireceğim? Efendim, sen bilirsin. Biz benim babalarım öldürdü. Yedi Türk demir'i ne olur ettiyse. Ya. İnşallah kabul etti zaten hep onun evladı yok. Memur, haldaşını ara. Memur, haldaşını ara derdine büyük çare. Dua ile pedera Hacı Hasan Efendi gayri peder bilmemem diyor. Babam var mı yok mu bilmem. Anam, orada sevişmüşler. Benim EA'lai ilmindeki ruhumu yere yedirmişler. Benim bu babam beni yeryüzünden almış da e-alayı evliyine çıkarıyor diyor. Yukarıdan aşağıya indirenin bu hakkı çok olur. Aşağıdan yukarıya mı götürenin hakkı çok olur. Tam Muhammed Binası Reşat, aynı ve hayatta Şahin Nakşibend Efendimiz babası hastaymış.
Ya ne varmış? Demiş ki: Kime mesela hizmetçi vermiş, derviş dersen Getirin, götürün! Falan böyle deyip durur. Bana oğlum olduğun halde şey mi veriyorum? Sana hakkımı helal etmem ha diyor. Şimdi. Sen de benim oğlum menzilesin dersin. Ruhani olarak kuvvetleşti ki seni bana illa. Beni durma, Ayşe'li Mehmet Efendi'de aksakallı oraya geliyor. Nuri Has, Abukatı o. 0 diyor ki: Ömer Efendi iş yazınıza geliyorsunuz, hep dükkanda ben sermayemi verdim, benim paramla geliniyor, ne diye? Kocaman alan, Ömer Efendi ağlayaraktan çıkıp geliyor. Akrabasız oluyor. Ben bunun parasıyla gelmem ya, artık kocaman alan beni O çıkıp bitirdikten sonra haline bir ağrı hatla. Fırıl pırıl dönüyor doktorlar denk geliyor. Aman ne oldu diyor hiçbir ilaç kesmiyor damla damla yirmi beş olsun geçirdim inne vur damardan inne vur Olmuyor adam. Ben bildim nerden olduğumu. Mırla da kırdım gitti bir şeysi razı olmadı.
Necarı sormuş o demeye Mehmet efendiyi taksilarla arıyorlar şimdi. Ara harat oteller bulamıyorlar, varıyorlar, yazıya bakıyorlar Mehmet Aksalagor'na En büyük bir otele yapmış falan Niğde Oteli'ne. Oradan sonra Mehmet Efendi plan ortada. Bari Mehmet Efendi, Mehmet Efendi, kardeşim Efendi, buyur. Ne? Ne oluyor? Hasses çıktıktan sonra bir şey hatlandı. Geç böyle bir türlü ben dedi bunun yanına onun gününü kırık ettim. Şahhı tahammül edemedi. Tahammül edemezmiş. Müridime cefa eden kepin hazırlasın yerken. İnan bu söz vermezsen açık bir Halid-i Geylani. Onun müridinden birisi. Oradan oraya geçiyorum, o zaman oraya ya, bunu bitireyim istersen. Ömer Efendi, inatla diyor. Git Ömer diyor. Böyle sürdün, git diyorlar. Amma sen beni her yerinde tut diyorlar. Gözlerim takıyorlar, böyle bırt varıyoruz, girdim, tüyüyor, kocayla böyle oradan o kışaya kapanıyor. Bak mı? Bak.
Mehmet Efendi erik ayağını öpüş bana gör. Ben yana mi gitti mi yavrum? Yemin ettim, yana mi gitti mi? Bilmedin, kırıldın, gittin ama gitti gibi söyledim. Çünkü zengindik biz, mağruruz diyoruz. Allah rızası şunu halaret olsun, dün buyruğuk, ahtın var, gel şöyle. Halaret etmez, dizinin üstüne geldi, sultan gitti diyor. Elhamdülillah, amin ne varmış? Kör olsun bir daha oğlum şıkları atıp tutmaya tövbe olsun diyor. Kardeşim bunlardan amel olsun. Şimdi insanın İhvan'ın neyi kırmak çok bir hoş olur mu? Bizlere çok yalvaranlar oldu. En azım bir ilim. Namazla kılmayınca öyle derim Kağan. Davetsiz itaatsiz, korkusuz, nessiz bir adam vardıysa kafirlerde lafımız olunca iftiralar çökediler bana. İftira edince böyle geç şeyi şıkı dersen işte böyle elin ırzıyla, namusuyla oynar diyor. O gece diyor, geldim boğazına çırptım diyor. Gözünü çattı, aman anahtarı koyar ya.
Ya sen öldürmeyince, kurtulmayacağım diyor. Aman! Diyorum diyor. Kulamam çünkü oruç tutamam ben. Dayanamam aşığım bana. Halamın vaadi. Böyle nelere uğrakmışsın. Babama bir eza eden bir hatun Osman varılı. Hep Türkçe oluyor ya olsun. Aslında laf verince köyde babamın yahşi bir Türk meşayık. Güzel bir çekemiyor, büyüklerle çekemez. Al, kust etti inşallah. Ölünce yıkalım bununla. Amin. Görüyor geldi. Sat siz bir şey övmeniz de sizin suyu onun için keserim. Evliyaullah'ın birisinin suyu yürüdü, bari sular belli olur demiş. Çok zor. Su sular kadar duvağım ne yapacak? Yetmiş suyu göndermiş yavşanları daha da sular yürümüş. Koşmuş varmış. Tamam suyu. Lösüm karnı işte yavşan daha sulayıyorum demiş. Yavşan şu suyu geç, sulayıyorum, üzüm kar mı demiş. Öyle mi diyorum demiş. Su aldıktan sonra bize amca Allah'ı seversen bir huşumuz mi diyorsun? Sıffyiğit ne? Gel bulamadım demiş yani.
Ben bugün etrafı etmekten ilk önce konuştum haberiniz varsa kardeşimize da dedim ben hastayım. Lakin şimdi unuttum yavrularımıza ni'met olmak için babamdan duyduğum bir hikaye ile tamam edeceğim. Üç derviş, üç derviş akşam, yapacak yer bulamamışlar. Olsun, buyurun. Üç derviş yapacak bir köyü gezmişler de köyden kimse bu bölbaşına kimseye misafir almaktır son ortalık var. Kim o Onlar işe dağıldılar. Ondan sonra zaten gezi gezi. Yani bizi de bir zaman öğrettiler adama. Anladım ben dışarıda Duanın birinde şimdi Musa 'ı da anlamaz Hızır 'la. Duanın birinde ya kızlar. Allah ise olmaz. Bir çadır vardı, aşiret çadırı o aldı bizim misafire. Aşiretler tabi ey annemizin burnundan gelmiş bunlar. Kapıyı İyi olanlar buna imrenir münafık olan çat harcıyor böyle sakalları Allah şerlerinden hıps Allah fırsat bilmez kana böyle açıktan latifeye getiriyorlar Fırsat vuruyor inşallah diyor.
Şuramızı oturup da bu sakalımızı tek tük olacağız. Anladım. Kurborghini de diyor ki Emeklemeye yediniz inşallah yürüyemem. Allah o kadar müsaade etmez. Hep bu müsadere bizim isyanımızdan oluyor. Hayretullah'a dokundu mı bir anda döner. O Cehennem'in bu bir anda döndü bir yetinin boğazından altını koparma ile Geber gezerim de bir yere vardı mı dayanamadın. Dayanamadım inşallah. Yakın günde dayansın dağılsın inşallah. Allah'a şükür. Başımıza kıymetli idareciler ki onun için Allah onlara fırsat vermedi haram veriyor ne olur biz susuzluk zannediyor kendimizi çünkü biz seni Allah diyeceğiz akşamdan beri kaç kriz geçirdim acaba şöyle mevlit koysalar çok lezzet bir şey gelirse böyle sıkıntılı, gömlümüz, ızdıraplı Onların gönlü kahvelerde, gazünelerde İçkilerin başında, dans darlığında nereye? Ya Rabbi senin hep ne ettiğin işte böyle sefer seni zikretmek istiyor. Bize fırsat bilmiyorlar ya.
Suçüstü, yakalanıp diyorlar. Allah sen kalayı Habibi elver orada. Neyleği kadir orada. O kadar bunaltma Ya Rab. Polisleri kendimden, canlanmaları geldim ben. İdare kendimden. Her şeyi kendimden. Bizim sahibimiz bir tek Allah.