Benürrahim Halka-i zikir bir defasında Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz Ashab-ı Kiram'ın hallerini ve seyr-i süluklerini, halka halinde oturduklarını gördü de o kadar hoşuna gitti ki onları Allah'ın refik-i Ala'da Havh melekleri arasında zikrettiğini, onların ehli kerem olduklarını, günahlarının affedilmiş olduğunu, nefisleriyle cihadlarının neticesinde ganimetlerinin cennet ve cemalullah olduğunu buyurduğuna Allah'ı şahit gösterdi. Onlar öyle bir cemaattir ki Hak Teala meleklere karşı onlarla övünür ve nezdinde bulunanlara onları zikreder onların halkaları Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem tarafından Riyabul Cemme cennet bahçeleri diye isimlendirilmiştir. Onları zikir meclislerinde iken melekler kanatlarıyla örter. Rahmeti ilahiye kuşatır. Kalplerine huzur dolar ve onların günahlarına karşılık sevap yazılır. Onlarla beraber oturan katiyen şaki olmaz. Cehennemlik olmaz.
Kıyamet gününde onların yüzlerinin aydınlığı bakanların gözlerini kamaştırır. Enbiya ve şüheda onları Hak Teala hazretlerine olan yakınlıklarına ve Allah katındaki makam ve mertebelerine gıpta ederler. Halka halinde oturur dizlerimiz birbirine temas edecek şekilde nasıl namaz kılarken temiz bir yer seçiyorsak bunun için de temiz bir yerde oturmalıyız iki elimizi dizlerimizin üzerine koy bu meclisi güzel koku ile kokulandırırız büyüklerimizin tavsiyeleri büyük kokusunu daha çok tavsiye ederlerdi helalinden ve temiz elbise yeriz eğer bulabilirsek karanlık veya loş bir yer daha uygun düşer Gözlerimizi kapatırız Sırt sahibi olarak gizli ve açık Cenabı Hakk'ın yanında müsavi olduğunu düşünerek iflasla samimi bir şekilde oturur ve vazifemizi şu şekilde yaparız Sohbet yaptıracak kardeşimiz Okuyacağımız duaları, halkada bulunan kardeşlerimize Vereceğimiz sayıları, taksim eder, o şekilde yaparız.
Yalnız, istiğfar-ı şerif bölünmez, taksim edilmez. Diğerlerini hep sayıya göre, taksim ederiz. Başta, vazifeyi yaptıracak kardeşimiz Silsilei Şerife'yi okur Sonra, istiğfar-ı şerif Yirmi beş defa yedi Fatiha-i Şerife yüz Salavatı Şerife yetmiş dokuz Enem Neşrah Neke suresi bin İhlas-ı şerif yedi Fatiha-i Şerife Yüz Salavatı Şerife Tefekkürün mevt Ölümümüzü düşündünüz Rabıta-ı Şerife Tarif edildiği üzere Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in Mescid-i Saadetinde bulunduğumuzu mihrabında, fahri Kainat efendimizin üç adım ileride bize doğru oturduğunu sağ tarafından itibaren Ebu Bekir nasıl deyip Radiyallahu Anh Efendimiz ve devamında Selman-ı Paris'i, Bayezidi Bestami Güvzevani, Talakari, Talaleddin'in kutsal Efendimiz Bu şekilde En son, sol tarafına da üstazı ikramimizi oturmuş vaziyette görürüz ve kalbimizden Ya Rabbi!
Fühuzatı ilahiyenin üstadımızın kalbinden bu acize lütfet diye mübarek kalbi şerifinin altına kalbimizi kalbimizi dayar. Bu şekilde istifade etmeye çalışırız. Artık üç beş dakika duruma göre yaparız. Sonra kelime-i tevhid okurken gelişigüzel de hepimizin hareketi bir olmuş olur. Şu şekilde: Oturduğumuz vaziyette sağa doğru meyil ederek La ilahe der. Sağ omuzdaki ilahayı bitirir. Sonra sağdan sola doğru İllallah diye meylederiz. Hepimizin hareketi aynı olmuş olur. La ilahe illallah la ilahe illallah deriz. Bu artık istek miktarı, duruma göre Zikrullah, Allah deriz. En çoğu, artık seslisi, kapıdan dışarı duyulmayacak şekilde Çünkü Rabb'ımız Rabbınızı içinizden yalvararak zikrediniz. Hafif bir sesle anınız diye buyuruluyor. Bu şekilde yaparız. Sonra Nakşi yolunun edebi de o.
Fazla izahata gitmek istemiyorum Zikrimiz de bu şekilde yapar sonunda bir Kuran-ı Kerim okur kardeşlerimizden biri ve dua ile tamamlamış oluruz Sinsile-i Şerif'de Ahmedi Muhtar kıldı Hazreti Ahmed Müceddid Urvetü'l-uzka olup, Şeyh Seyfuddini Seyyid Nuren Nuri İntila, Şah-ı Mazhar Şah Abdullah Tiri Dehlevi, Hazreti Halid'le oldu kalbi salik Kürziya. Seyyidi alineset tahalatkarı den sonra Akıl galli olduğumuzdan bu zamana kadar Bilerek de bilmeyerek yapmış olduğumuz Tüm ve hatalarımıza. Estağfurullahi razı! Estağfurullahi razı! Estağfurullahi razı! Estağfurullahi razı! Estağfurullahi razı! Estağfurullahi razı! Tefekkürüm mevcut. Ölümümüzü düşüneceğiz.
Habibin Mustafa Hakkı Z İmanı yolda Şit bu kavram-ı Evliya Hakkı Bize imanı yoldaşı Gözler göğe dikildik de Gözün Nuri döküldük de Bedenden ruh çekildik de de bize imanı yoldaşı Karanlık kabre vardıkta bulunmazsa amel bizde Bize kimeş olur anda Bize imanı yolda şart Yerim cennet midir ahir cehennem mi ola zahir cihanı halk eden kadir bize imanı kabirden kalkışımızda suretlerimiz hayvan simasında kaldırma Ya Rabbi İnsan simasında kaldır Ya Rabbi Defterlerimiz sol taraftan alanlardan etme Ya rabbi Sağ taraftan gönder Ya rabbi Kuruur mizan terazi hap kendisi olur kadir Mahşere sürerler bizi yalın ayak demiş girdi mizanda günahımız ağır getirme Ya rabbi sırattan vergi hatif gibi şümşet gibi geçir Ya Rabbi sırattan aşağı bizi cehenneme dikme Ya Rabbi Rabıta-i Şerife Rabıta da, üstadımızın ruhaniyetinin bizden ayrılmadığını Tam iltifat etmemiz gerekir.
Çünkü ruhaniyet, mekanla mukayyet değildir. Ruhaniyet nerede tasavvur edilip rabıta edilirse Orada hazır olur. İster Dünya'da olsun İşte ahirete göçsün Ahirete güçlükleri zaman ruhaniyetleri daha güçlü olur. Eğer istifade edilirsek Hayatlarından daha fazla faydalanmış oluruz. Şeyhimizin ruhaniyetinin tasarrufu Hassmanehü ve Teala hazretlerinin tasarrufundan olup Bizati şeyhten değildir Envar ve Füyuzat Mir'at Hak derecesine göre müridin kalbine akseder Şeyhimizin muhabbetini her an muhafaza etmeliyiz Biz şeyhimize mensup olduğumuzu, onun bir evladı olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız İbni Kemal Rahimehullah diyor ki: Ruh, dünyada iken kınındaki kılınç gibidir. İnsan vefat ettikten sonra ise İsmani alakalardan sıyrılmış olması sebebiyle o kınından çekilmiş kılınç gibi olur.
İmam Fahreddin Razi mevta ve kabir ziyaretlerinden alınacak ibretlere dair yazmış olduğu eserden bedenlerden ayrılan ruhlar bazı cihetlerden henüz bedeninden ayrılmamış olan ruhlardan daha fazla kuvvet sahibidir şeyhimize kalp ile rabıta etmek feyiz almada en büyük esastır hatta kalbimizin aynası Muhammed Masum hazretleri de Üstad-ı Alimiz'de rabıtaya çok ehemmiyet verirler Bilhassa Amin Ramazan oğlu üstadımız Kuddise sirruh Rabıta dersin yarısından fazla olmazsa Şeytan nefis bir adım dahi attırmaz diye buyuruyorlar. Bu bakımdan daha çok önem göstereceğiz. Huzurla Tevhid okumaya çalışacağız. Buyurun. Ya Rabbel alemin ilahi ilminin nuru fezeyan edip taştığı zaman, o nuru ilahi ile bizim paslı kalplerimizi münevver eyle ya Rabbi. Bir damla rahmetinle inle asiler bütün masiyetlerini ve masiyetleriyle dolmuş olan kara defterlerini, tertemiz etme gücüne sahipsin.
Aşk ateşinle yanmış olan kalpler hürmetine, işte biz aciz ve muhtaç kulların isyanımızı bildik. Kabahatlerimizi itiraf ederek günah kirleriyle dopdolu olan ellerimizi manevi huzurunda açarak kapına geldik. Bizleri redde eyleme, bizleri me'yus ve mükedber bırakma, Bizleri boş çevirme Ya Rabbi. Muhabbet kadehin ile aşk şarabını içip, seyir ve temaşanın nuruyla münevver olan kalpler, gönüller ve yürekler hürmetine, beldelerimizi, karyelerimizi, hanelerimizi, bütün memleketimizi ve bilumum Müslüman memleketlerini yıldırım, deprem, şiddetli yel, şiddetli dolu ve tipiden yağmur ve kardan hasıl olan selden ve yangın gibi yer ve gök felaketlerinden küfrün ve şirkin nifakın ateşinden sen muhafaza eyle Ya Rabbi.
Ey Allah'ım son nefesimizde imanımızı şeytanı lainin şerrinden muhafaza edip iman selametliği ile dünyadan ahirete gönder ve kabirde sual meleklerinin şiddetinden, kabir azabından, arasat meydanında güneşin şiddet ve hararetinden, hesabımızın şiddetli görülmesinden, amel defterlerimizin sol ve arkamızdan verilmesinden, sırat tehlikesinden, cehennemin şiddetli ve korkunç azaplarından cümlemizi ve cümle ehli İslamı ve bütün Muhammed ümmetini ve bu mecliste hazır bulunan cemaati müslimini hıfz u himaye eyle ya Rabbi.