Tefrika, vesvese ve gabs halleri, bu soruluyor bize bazen, ondan dolayı bunu ele almış oluyorum biz ne. Zakir, böyle zikirden bir kimse zikir esnasında bir tefrika yahut vesvese veya kabz hali olursa böyle bir kapalılık hali hiç haz alamama, lezzet duyamama hali, eğer Kadir ise soğuk suyla değilse sıcak suyla gusletmeli. Böyle bir soğukluk, böyle bir tat almama, huzur duymama halinde, eğer mümkünse soğuk deyince biraz daha böyle mülayim bir su ile gus etmeli, gus edemezse abdest almalıdır ve temiz elbise giymeli ve hasrete girmeli, iki rekat namaz kılarak kemal-i tazarru ile tövbe edip istiğfara başlamalı, rabıta ile meşgul olmalı. Bununla da zail olmazsa yafaal yafaal yafaal ismi şerifiyle huzurla artık ne kadar diyebilirse onunla meşgul olur. Burada önemli birkaç hususa da değinilmiş. Zikirde maksud olan, zikirde asıl istenen zikrin faide ve tesirinin usule gelmesidir.
Bu faide ve tesirinin zuhuru da zikreden kimsenin kalbinin meskur ile huzurudur. Cenabı hak ile huzura kavuşmasıdır, onunla olan alakadır. Bu ilahi bir husustur, gönülle alakalıdır. Bir de gönül Aksubhanehu ve Teala'dan Agah olmaktan ibarettir. Gönülden maksat Cenabı Hak ile olmak her an onun tecellisi olur, varidatı ilahi olur, hep bunlara açık bir vaziyette bulunmalıdır, bunlara hazır hale gelmelidir. Ol ve süzerek ki gönülde aksubhanehu ve Teala'dan gayrı hiçbir şey olmamalıdır. Bir de Zakir'in kalbi meşgul ile meşgul olup Hakk'a tırtilaı o derecede olacaktır ki murakebesinden belki de müşahedesinden gayb Ali zuhur edecektir demişler. Huzur-u gadde ve taat ile de, huzur-u galip ve taat ile de nefesleri ihya etmiş olur. Nefes ki eğer gaflet ile girip çıkarsa o nefes ölüdür.
Cenabı Hak'tan kesilmiştir ve bir nefes ki huzur ile alınıp yine huzur ile çıkarsa nefes haydır, diridir demektir. Burada hevacis üzerinde durulmuş. Hevacis, nefis tarafından gönle gelen kötü duygular, vesavis, şeytan tarafından gelen, ilhamat ise melaikei kiram tarafından gelen güzel duygulardır. Varidat ise Cenabı Hak'tan gelir. Bir de suvari kainat. Bunlar da azalardan gelen duygulardır. Eğer azalar zaten emrini kalpten alır, kalp düzgün olursa azalar da o şekilde hareket eder. Bir de makulat akıl canibinden kalbe otur eder. Yalnız burada aklın nefsin esiri olmaması icap eder. Akıl eğer nefse esir olursa kötü duygular hasıl olur. Bundan dolayı da Esadı Erbili Hazretleri bir duada bulunuyorlar. Cenabı Hak aklınızı ve ruhunuzu hakim kılsın. Buna aklı selim derler yani vahiy ilahiye ile münasebet olan, vahye dayalı olan akıl. Bir de ruh zaten Cenabı Hak'tan bir nefhadır.
Nefsin esaretinden kurtulduğu zaman nefis de ona yoldaş olacak olursa ıslah olmak suretiyle insanda hiç şüphesiz muvaffakıyet hasıl olur. Velhamdülillahi Rabbil alemin Aleyhissalatü Vesselam Efendimizin ruhu tayyibelerine, ehline ashabına, Sıddık-ı Azam'dan üstadımıza kadar gelip geçen Meşşai-i Kiram'ın ve bütün geçmişlerimizin ruhları için İslam'ın hakimiyeti için Kuran'ımızın hakimiyeti için Ehl-i küfrün, fahre için El Fatiha.