Zenginlik Ve İman Dengesi ve Malın Cihadı | Mihmandar
Mihmandar ses arşivi
Zenginlik Ve İman Dengesi ve Malın Cihadı
Zenginlik Ve İman Dengesi ve Malın Cihadı kaydında Hiç zengin olup da kefenine cep taktıran görülmemiş. Hiç zengin olup da para kasasına teker takıp da kabre indiren olmamış. Onun için sahi bir zengin. Günümüzde cihat en çok mal iledir. Zaten cihat anlatılırken başta mal dikerler ondan sonra can. Evet, soslu takva eline tespih almış, akşamdan sabaha kadar çek. Çek ama. As ve yoksul…
Hiç zengin olup da kefenine cep taktıran görülmemiş. Hiç zengin olup da para kasasına teker takıp da kabre indiren olmamış. Onun için sahi bir zengin. Günümüzde cihat en çok mal iledir. Zaten cihat anlatılırken başta mal dikerler ondan sonra can. Evet, soslu takva eline tespih almış, akşamdan sabaha kadar çek. Çek ama. As ve yoksul insanları düşünme. Efendim sallallahu aleyhi ve sellem bunların ibadetinin doğru olmadığını ifade buyuruyor. İlk faide görmeyeceğini imanda kemale eremeyecekler. Bana da oluyorlar, eğer din kardeşi aç olduğunu bildiği halde kendisi rahat olarak getirilecek olursa o kimsenin imanı Kemal'de değildir, buyuruyor. Kimsenin imanı Kemal'de değildir buyuruyor. Hadis-i Şerif imanı yoktur diyor. Buna maamı deli alırken bunu kamil bir imanı yoktur diyor. Zengin mi yap diyor adını hak yolunda.
Elleri titreyen büzülen yarın birbirlerine girip de hakim ve savcı kaldıracak çocuklara bırakmanın manası yok. Bırak, evet, onları zengin et ama fakiri de düşün, yoksulu da düşün, davanı da düşün. Tabii sahabenin bu husustaki fedakarlığı anlatacak olsak bitmez. Dağdan odun ederler, doğurunu satarlar. Karşılığında elde etmiş oldukları vurmaları bir kısmını ailesinin yiyeceğine, içeceğine onlara ayırırlar. Bir kısmını da fakire, yoksula dağıtmak suretiyle münafık etmenin ecir ve mükafatına nail olmaya çalışırlardı. Bak Suriye'de bu komünist istila geldiğinde, Hariri diye birisi diyor ki, benim yüzümden geldi arkadaş diyor. Ne? Çünkü diyor bir kısım talebeler gelmiş. Amca çok zenginsin, fabrikaların nelerin var. Biz İslam için gayret gösteriyoruz ve şiyonik bir idarenin gelmemesi için, sosyalist bir idarenin gelmemesi için çalışıyoruz.
Bize yardım et deyince o günün parası beş lira çıkartmış. Kime de almışlar yüzlerine, yüzüne çarpmamışlar, hedefleri müsaade etmemiş. Ondan sonra da o idare her şeyine artık hakim. Bu adam ortada kalmış. Ondan sonra diyor ki, bu idarenin gelmesine ben sebep oldum. Zaten bizim zengin dediğimiz imanı zengin, geri zengin değil. Allah iman zenginliği versin. Fatıma Radıyallahu Anha annemizin cihazı bundan ibarettir. Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin bu husustaki rivayetleri, dünyanın süsüne püsüne, alayışına, gösterişine önem vermeyişleri hakkında bilgiler verildi. Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Fatıma annemizin nikahından sonra ağladılar. Niçin ağladığı sorulduğu zaman buyurdular ki, kızım Fatıma, keşke annen olsaydı da o senin geyiğini hazırlasaydı. Sen de benim gibi anasız olarak zuhur ettin, dünyada bulunuyorsun dediler.
Fatıma annemizde de bir hayrı bir keder var Nikahlarından sonra. Dediler ki, ya Fatıma, niçin kaygılanıyorsun? Ben seni insanların en üstünde nikahlarım. Hayır ya Rasulallah, bunun için kaygılanmıyor. Yalnız benim nikahımda nehrim başkalarınınki gibi maddi olmaz. Eğer maddi olacak olursa seninle bir başkasının arasında fark kalmaz. Ben, nehrime sizin Ümmet-i Muhammed'in günahkarlarına şefaat etmeniz benim mehrim olsun, diye söyledi. Derhal Cenab-ı Hak tan bunun kabul olunduğu ifade edildi. Fatıma radiyallahu anamıza, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin gelin olurken vermiş olduğu öğüt. Her ananın kız çocuğuna vereceği öğüt. Bizim kız çocuklarımıza vereceğimiz öğüt. Öyle buyurdular Fatıma annemize radiyallahu anh. Resul-i Ekrem Efendimiz. Sen kocana yer ol ki o sana gök olsun. Sen ona çadır ol ki o sana direk ol. Sen ona hizmetçi ol ki o sana köle ol.
Zenginlik Ve İman Dengesi ve Malın Cihadı ne anlatıyor?
Zenginlik Ve İman Dengesi ve Malın Cihadı kaydında Hiç zengin olup da kefenine cep taktıran görülmemiş. Hiç zengin olup da para kasasına teker takıp da kabre indiren olmamış. Onun için sahi bir zengin. Günümüzde cihat en çok mal iledir. Zaten cihat anlatılırken başta mal dikerler ondan sonra can. Evet, soslu takva eline tespih almış, akşamdan sabaha kadar çek. Çek ama. As ve yoksul…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 20 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Sen ona yumuşak davran, öfkelendiği zaman karşısında durma. Derhal ayrıl ki öfkesi dinsin. Kızdığında ona mukabele etme. Kocana karşılık verme. Yüzüne gelme. Senden daima güzel söz duysun. Kocayın yanında ahraz gibi olma. Onu neşedendir. Gözüne bak, o sana baktığı zaman gülsün. Eğer sen kocanı memnun ve mesrur edecek olursan bu nafile orucu tutmak gibidir, diye buyurdular. Cenabı hak şerri kadınların şerrinden ahlaksız kadınların cümlemizi muhafaza et. Cenabı hak Cenabı Hak ıslahı mümkünse ıslah etsin. Islahı mümkün değilse Rabbimiz layıkını versin. Gelin alma hususunda da yine İslami edeplere dikkat etmemiz gerekir. Şimdi günümüzde adet ne yapıyor? Erkek kadının taksiden indirirken koluna giriyor. Evet nikahı kıyılmıştır caiz ama birçok erkeklerin yanında. Bu başka ecnebi milletlerden bize gelen kötü bir adet. İnsanda haya olmalı, edep olmalı.
İlla konuya gir canım aleyhtir bu ne diyorsun? Bir de tutulur. O kadın oradaki bulunan bilmiyorum bizim orada görüyoruz bunu erkeklerin tek tekelini Haram mı? Haram değil mi? Bunlar hiç düşünülmüyor. Sen ne diyorsun daha neler oluyor? Ama biz o mevzuya girmiyoruz. O ahlaksızlıklara girmiyoruz. Evet, pek İBB uygun bir hal değildir. Ve evlenildikten sonra eş, dost, akraba gelir. Ne yaparlar? Mübarek olsun derler. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bu hususta hadis-i şerifleri var. Yatsı namazını cemaatle kıldıktan sonra burada bildiğim adet Salavatı Şerife ile götürülüyor. Çok güzel bir adet. Kitaplarda daha başka bilgiler de verilir, itibar okunur diye. Zaten nikahında bunlar yapılıyor. Demek cemaatle yatsı, namazı kılınıyor Ondan sonra Salavatı şerife ile uygun kimseler götürüyorlar Daha gerdeğe girmeden önce annesinin, babasının, erkek ellerini öpüyor.
Kardeşleriyle musafaha ediyor ve sağ ayağını asarak içeri giriyor. Selam veriyor. Tabii kişi ehline selam verebilir. Ailesine selam verebilir. Kendi eliyle yüzündeki örtüyü açıyor. Musafaha ediyor, tebessüm ediyor. Onun yatsı namazını kılıp kılmadığını soruyor. Bir araya gelmeye mani durumu var mı yok mu bunu öğreniyor. Eğer mani bir durum yoksa Allah'a şükrediyorlar. Tabii bu esnada kadının yanında bulunan kimse çıkmış oluyor. Allah'a hamd ediyorlar evlilikten dolayı. Cenabı Hakk'ın tüm nimetlerinden dolayı hamd ediyorlar, şükrediyorlar. İki rekat namaz kılıyorlar, ondan sonra yiyecekler, neler? Şimdi koca oğlan ev halini anlatıyor. Babasının durumunu anlatıyor. Anasının durumunu anlatıyor. Varsa kardeşlerinin durumunu anlatıyor. Babası neden hoşlanır, neden hoşlanmaz onu anlatıyor. Anası neyi sever, neyi sevmez onu anlatıyor. Çünkü bir geçim meydana gelecek. Saadetli bir yuva olacak.
Bunları anlatıyor. İşte İslam'da bu sarhoş kafa ile erkek derde girmiyor. Cenabı Hak muhafaza etsin. İçkili bilmem falan isyanla düğün yapılıp da ondan sonra babanın kalkıp çocuğumuz azdı, bilmem filan dua edin demesi hiçbir hakkı yok. O zalim babanın hiçbir hakkı yok. Ya bizim düğünlerimiz cenaze gibi mi olacak? Senin Allah belanı vermiş zaten. Sen içkiyle, isyanla bu işi yapmışsın. Kendine birtakım böyle sakallı, sopa adamları bir oraya doldurmuş. Ondan sonra içten eden gençleri de bir tarafa doldurmuş. Erkek kadın birbirine karışmış. Şerefsiz insan. Hayasız insan. Ondan sonra öyle temiz bir nesil bekliyor. Bu mümkün değil. Ne olursa olsun Kınayanın kınamasından çekinmeden İslami esaslara riayet edeceğiz. Edebe riayet edeceğiz. Örnek bir düğünümüz olacak. Yahu cenaze bu ne olursa olsun. Çünkü, Aleyhisselatu vesselam Efendimizin sünnetidir, buna dikkat edin.
İslam'da terbiye ne zaman başlar? İslam'da terbiye daha evlenmeden başlar. Şimdi Batı araştırıyor, terbiyeyi araştırıyor. Çocuk hangi yaşa geldiği zaman terbiye edelim diye. Fakat dinimizdeki terbiye bak, terbiyeye bak. Öyle buyuruyor Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Kuran-ı Kerim'de de ayet-i celileler var. Bir kimse hür, zengin, çok güzel, müşrike bir kadınla evlenmektense Müslüman olan cariye, yoksul bir kadınla evlenmesi daha hayırlıdır buyuruyor. Ve bu isyanlarla gerdeğe girilmiyor. Rasul-ü Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin sünnetine riayet edilerek girilirse bunlardan meydana gelecek olan çocuk elbette salih olur. Çünkü o esnada kadınla kocanın haleti ruhiyesi önemli. Çocuk meydana geldiği zaman ananın çocuğa süt verişindeki ahlakı çok önemli. Haşir olacak olursa kadın, çocukta haşır olur. Çocuk, anne düzgün olacak olursa çocuk da düzgün olur.
Ve daha akıl baliğ olmadan önce zaruratı dinniyeti dediğimiz, bunun için işte olgun bir yaş isteniyor ve tatlı bir şekilde delikanlı ailesine neyi öğretiyor? Akaidi diniyyesini öğretiyor. Kızmadan, öfkelenmeden. Sınır sanatı öğretiyor ve bu uzun. Demek akaidi diniyesini öğretir. Amele ağırlık verilir. Devrinde bulunan büyüklerle tanıştırılır. Onların sohbetlerine oturur. Ve onun namusu muhafaza edilir, korunur. Bir çocuğun baba üzerindeki anne ve babasının üzerindeki mühimmatlardan birisi ne? Evlenmektir, evlendirir. Saliha bir kadınla. Cenabı Hak cümlemizin evladınızı salih ve sadık eylesin Ben bazı notlar getirmiştim ondan vazgeçiyorum İslam'a riayet etmeyen ailelerde zuhur eden keyifli fena halleri gerek yok. Hamdolsun alemlerin Rabbi olan Allah'a Cenabı hak kardeşlerimizi dünya ve ahiret mes'ul söylersiniz. Peygamber Efendimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir.
Peygamberimiz ne buyurmuş? Ya anma. Ya anma. Bunun Yasir'i anlatsak, annesine anlatsak, kendini anlatsak, yarın bağladın şeyini alır. Çünkü bunların başına çok büyük felaket geldi. Allah'ın yolunda babası anası kurban oldular, gittiler. Ebu Cahil ille dininizden döneceksiniz diye zorlattı. Yanında hembahları da vardı. İmkanını bulamazlar, ikisini de han karladı, öldürdü. Ama şefaatlarına nail. Ya anlar, talebesi şeyhesini bana duymama, emir buyurmuş. Ve diyanete kadar kabrinin üzerinde bulunacaktır. Bir melaike tayin etti Allah ne kadar salavatlarınız, fikirleriniz fikirleriniz varsa bana bir melaike buyuruyor. Planı olur planın sana şu edaesi var, Salavatı, şeyhesi var. Buyur Ya Resulallah diyor. Daima bana o melaike ben azinin içinden geçenle dilimizi usulca da okusan Peygamberimizin kulağına onu duyuruyor Allah'ımız o melek vasıtasıyla. Anladım efendim.
Dünmesinden benim üzerine Salavatı Şerife getiren hiçbir ülke yoktur. O melaike Salavatı Şerife getirenin yendiğini, babasının ismini babasının ismiyle beraber filan oğlu filan sana şu kadar salavatı Şerife getirir diye söylemesin. Muhakkak bana o melaike söyler. Der ki ya Muhammed sana biz Salavatı Şerife getirdi der. Ben de o Salavatı Şerife'yi alır, kabul ederim. Şefaat ederim o ümmetime. Bunun için huyundan alın diyelim. Allah'ın olduğunu dile söyleyecektir. Kalaten cinsine mi okudu? Kalatı nariye mi okudu? Başta kısa O kadarını bana getirir. Allah Celle Celaluhu kefil olur ki, ben kefilim ki, çünkü bana bir Salavatı Şerife gönderirse, tek Salavatı Şerife gönderirse Allah on defa rahmeti der. Eğer o Salavatı Şerife'yi artırırsa, Allah da rahmet nazarını ziyadalaştırır buyurmuştur. Allah rahmet nazarıyla nazar buyurur ve o kulunu yardırar.
Allah, böyle vakti içeriye devam eden zümraya ilhak buyursun. Ey nas ey insanlar biz sizi bir erkekle bir kişiden yarattık. Rabımızı ey dinleyelim. Allah'ın kelamı bu. Biz sizi en insanlar insan birisi Mevlamız. Biz sizi bir diyetükle bir biçilen yarattık. Siz maymundan neden gelmiş değilsiniz. Gitti. İşte iki binse okuyanlar ne var? Taksimde insanlar var. Yanıktılar maymunlaştırmanı için insanı ki ananız babanız maymundan gitti. Birisi peygamber Risale-i Nur'dir. Peygamber kol oluyor Adem Aleyhisselam. Muhammed-i Safani illeti. Hazrası Adem'le Havva'dan vücuda getirdik diyor Allah. O kitaplarda diyor ki maymundan geldiniz diyor. Muallim'de kitapta. Hangisine inanalım kuzuların? Yani Allah'ın Kuran-ı Kerim'ine mi inanalım? Siz Adem'le havbeden olduğunuz dinine mi inanalım? Siz maymundan ol. Hoca ben maymundan yedim de çok sevdiğim çok dinleme kabiliyeti yüksek.
Onun için ben acil bile kalıyorum. Yüz doyuracak kadar elimin bile yok ya, benim Türkçe konuştuklarımı bile böyle canından keten cemaatiniz var içinde. Allah bir yerden, biz yerden razı olsun. Vücuda getirdik. Kimden? Adem'le Havva. Adem Aleyhisselam'ı topraktan icattı Allah. Allah ayeti celyesinde, Hazratı Adem'i topraktan yaptım. Kendi ruhumdan yer ettin. Ona ısırdün, tam nefsine geldiği zaman ruh, Kendi de yeniden yetine erli diye kumullah. Bunlar hep vazifemiz. Müslümanın Müslüman'da karşı derleyeceksin. Tüpte kitaplar var şimdi. Ben böyle kürsünün üstünde sana kıytırana edinecek. O ona ne diyeceğiz? Velletmeyle uğraşsam, hep vaaz veremem. Onun için bunları devredeceksin karga. Adem ve Havva'dan vücuda getirdin deyince Halık'ı Zül Celal bu çamurdan yaptın ne olacak gibi. Adem bütün mahlukatın ilmini bilir bu, ismini bilir.
Sen bunu beğenmedin ya, ey meleklerim, Adem'i kıble ittihatı Beytullah gibi arkanıza alacaksınız, çıktı. Ben ulviyim, yani yarınca yok, hariyet karım. Hibritli için hile yapmayalım dedi geçen. Hasetlik de yapmayalım. Şeyde yapmamak da yapmayalım. Tek edip secde etmediği için yelunu metruk oldu. Ya bir günde akşama kadar ırk rikatta, ırk rikatta ikişerden secde akınca secde var sana. Yani sünnetleriyle beraber hatip etmeli mi orada? Ben her şeyin sahibiyim. Olur musun? Aman teyzelere bakanalım Allah'ım. Demek ki ben öldüğüm, o süsünü gezdirdi ve neye sen yürüyeceksin dedi. Yetmiyor. Yapmaya, imtihan yok. Şunu demiş oluyorum. O, bana secde etmesi lazım gelirdi. Ben bütün melekleri okuttun mu, bir de gökte bir karış mir kalmamış secde etmediği şeytanın. Meleklerin de hocası. Meleklerin de hocasıydı. Hoca. Meleklerin de hocaydı.
Mukaba evin sahibi, özelden de duyarmış bir kişi melekler arasına girmişmiş bu saattir. Melekleri oku diyor. Bir kişi melun metrud olacak. Dua ederim de kendime etmezmiş. Gel camiye, insanım yok ya. Allah şu melekleri şeytan etmesin diye dua eder. Kendi ver. Bak. Dile ettiği halde, bildiği halde. Bu üçü sebep oldu, secde etmedi. İşte bir rahmet halkasını boğazına taktı. Edebi melundur bu. Edebi melundur. Onun için biri beni melun ettin. Adem Aleyhisselam olunca Havva eşinden doğdu ya. Havva Annem üstünde doğdu. Kuran-ı Kerim'in haber verdiği Adem Aleyhisselam uyurken'a morknem vücudunu duymasın. Sol iyeti birini çıkarın. O, 0 iyiyedenden hazlayı hazırlayacağım. Yanına bir camiin güldeliştir. Havla isminde birisi oraya oturmuş baktı. O yan değil mi dedi kadın düğüne? İki çekeceksek öyle, Allah sizi birbirinize helal etsin. Helal etsin. Buyur.
Nasıl gittin ben bilemiyorum ki, çıkamıyorum inanın. Yani bir şey bayılmayınca da vazgeçemiyorum. Siz de arzu etmeksizin, etme suyu şeyi de öyle geçsin. Yani dünyada çok. Hep de belli değil, kadın da belli değil. İnan bize gösterdiler. Kayseri o örtülü çarşısında bir adamı almışlar. Adama da benzer alınamaz. Ağzını almış çocuğu olmuş. Ağzından çocuğu olmuş. O aleti varmış. Bir kere almış kocayla milletiyle çocuğu olmuş. İki çocuklu tarafında, iki çocuklu tarafında. Yahut bir çocuk, oralarını unuttum yani. Orsala götür yolları basmazdı kimse kalmadı, ben de kopuştum, vardım ben de baktım. Kalına da benziyor diye gitmemiş ama siyasetimsi bir tekçe değil, kalına benziyor iki kişi. Yani ülkeyi müstila bu. Bunu taasküfü gördüm, Gene üzerine varma. Çünkü doğrulamazsa kütelen kırılır demir olduğu için yani o da olduğu kadar ibadetini itaat.
Yok, şöyle takva olacaksın, şöyle geçimi bozdur demez bu zaman. Hem de sırrını bilmeyeceksin. Kendileri de var burada ya, ne yapayım diyeceğim. Ağzıma gelen elini, yürümezızı, giramam, gelen yürümezün ya. Tiyetten olduğundan sırrınızı söylemeyi kes kokar. Yani etrafa tüm buyiriverir o gün. Yani sırrından bir şey kalmaz deyince öğle kadın da var. Dini kadın da var. Erkekten erkekten efdal kadın da var. Geçen bir gün kovuldum ya, Dalaç gibi kadını söyle bile, beni bir kadın görmüştüm diyen, yani tek kadın gölün direğini kutunca üstünde kadın da geçerken hep kadın kalmaz yolda hep ayağa takarlar. Neden hoca?
Hastiyelleri Hacı Kamil Hoca'dan, Hacı Abız Hoca'dan, Şık Müstay Efendi'den, Halim Hoca'dan, Hafız Ali Hoca'dan, Hacı Osman Cadde'den savaşın feneri öyle kurulduğu için daha hiç görmedim ki ben şu eteden girdiğim tahtının içinde de Hacı Hayvullah'ın duvarının dibinde duran kadın kalkıp da böyle tagl, erkekler erkekler böyle tagl etmesin. İstersen bir türlü evlat, hoca şöyle muhalif oldu gider. Onu duymazlar. Edeptir bu. Edepli insan olalım. Allah'ı niye edepten ayırmasın? Onunla hocam bir oldu sonra Allah aşkına. Cennetten yedilerdi. İkincisi de cennetdelerdi. Şeytan da cennetten neden avunduydu. Yılan, tavuk fürasındaydı. Onun, onun celaletiyle cennete girmeye yol buldu şeytan. Erkek de filan böyle bütün şeylerle sırt cennete giren giriyor. İçeriye girince o yine suratını bakındı. Adem Aleyhisselam'ı elde edemiyor ama Havva annemiz kabri çıkıyor sana.
Hur dağacından yemiyet eksiği gibi Allah. Şu Hur dağıdı ya, buğday ağacı ediyorlar, hurma ağacına diyorlar, o hul dağı diye. Yani kitapta Kuran-ı Kerim'de hul dağı diye. Nasıl olsa bir neyi var? Buğday ağacı. Peki, şeytan emretti dedi ki Allah sizi bu ağaçtan men etti ya, bunu yerseniz cennetten çıkmayacağını da olur musun? Bilmesinler de cennetten tutsunlar diye yersin dedi. Al hemen şunu ye dedi. Onu Allah annemi ye de bir verdim. Şimdi şimdi hocasına geldi. Dedi ki kurban olduğum Adem. Şu adam dedi. O adam dedi ki vallahi billahi dedi. O adam dedi ki insan. Hiç yemini duymadığı için Adem Aleyhisselam, inanır geldi. Dedi ki bu ağaçtan yerseniz ebedi cennette kalacaksınız dedi. Dedi. Bu ağaçtan yemezseniz onun meyvasından sizi cennetten çıkaracak dedi. Diyor ki, dört vasiyeti var bize. Ölene kadar bulutu. Ölene kadar. Yani peygambere ulaştırır Muhammed Mustafa'ya.
O da evladının evladı, hocolanlar etrafına söylesin. İnşallah nefkul olur. Bu dört vasiyeti, alemi olsa da kesmeyi atsın. Yani dört vasiyeti, Adem Aleyhisselam bize vasiyeti diyor. Nefsinizin hevasına uymayın. Bir, nefsinizin arzusuna uymayın. O kötü şeyleri arz veren şimdi, bir. İkincisi, şüphelendiği bir işi tutma. O ilham yemeklerinden gelir. Üç, üç. Bu şeylere siz iş yapmayın. Bir iş yapacağız, zam yapacaksın, baş yapacaksın, bir tarla alacaksın, motoru alacaksın, bir perdeyi müşevvere etrafını nasıl olur? Alsan faydam olur mu? Mutlaka müşevvereti. Neler olursa olsun. Üç. Dördüncüsü ailelerimizin sözünü tutmayın. Onların yeri sözüne eyer, eyer, eyer. Ben demiyorum kadınlar peygamberimiz Adıyaman'ı istiyorum. Ben ki birisi sormadan ötekiyi düğün daha ister. Gözün bükacı olsan senin yokluklara döker. Onun için eliyle kadın yazıyor.
Buğday yediği zaman Adem Aleyhisselam varlığına bir gürültü tutuyor. Şu haram yedin mi karın tahammül etmedi. Annemizin de darlığına bir şey girdi. Duyranıyorlar, cenneti ala bir tertici altından, bir tertici gümüşten toprakları geber geberten. Hiç taveret olacak yeri siz. Ben nasıl elin bahçesinden neden ardık bozardım, içinde şeker, badem, yiyeceğim de yedim, yahvanın da tadı, haramı olmaz ya, böyle derin bir fıkra varır. Nasıl elin malının yas meyvesi? Harama helal iltifat ettiği için kübra varır. Hemen yerse de haram bir yer, sonra da sahibine varır. Hakkını helal ister. Eğer helallak yiyecek olur da pört paralık bir armutunu yirmi sekiz pört para, pört para, kırk kuruş gevel, pört para. Yediği müddetçe, emniyet ile kılınmış, kabul olmuş namazla gezilecek yarın ahirette. Yok namazın yoksa o kadar geleceksin, onun günahından o kadar yükleneceksin. İslam dini budur.
Başka İslam dini müstahbin zinciri, takva zinciri anca böyle tarif eder. Yenmeyenin kadar hiçbir şeyden kilitleme. O 0 haramı yedikleri için karnının içleri dövüldü. Hemen hiçbir ağaca varıyorlar, yasak vermiyor. Hurma ağacına vardılar. Hurma ağacı yasak verdi. Üç tane Adem Aleyhisselam'a beş tane de Havva annemize büyük yapraklar. Tabii Abdülaziz'in fitillerini, arkalarını, Gazın menelerini. Ve sahip saatini örtüyor onu ona. Onun için ketin sarılırken erkeğe ırk sarılır. Kalına denk sap sarılır. Anladınız mı? Benimki hikmetli konuşur diyor yalnız. Sığınıyor, ne edeyim hep getirdim bunları. Ben sığdıramıyorum. Senden rica ediyorum da anca içip daha. Ecemden sonra uzatıyorum. Ne yapayım? Şaştım kaldım. Bizi Ya Rabbi. Bizi ya Rabbi, bizi ya Rabbi, yere aç ya Rabbi, güldüler kendileri. Yendiler istedi. Çünkü tablet yapacak yeri yok Abdülaziz, dışarıya çıkacak.
İnan kardeşim Adem Aleyhisselam müşevvere sizi yapmayın. Mutlaka müşevvere. Müşavere yaptın mı muhakkak insan ne al, şehriyesini al, çekerini al, kahvesini al, ekmeğini al ver. Bu senin ile müşevvere ediyor diye ırzuna, namusuna, çocuklarına daha iyi sahip olsun. Lakin, Halıkuhun'la o ihtilaftan it istediği şeyler, ciddi işlerin, ciddi işlerin, trenilerinle onlara bir ihtilaf naheketin değil mi gelir? Geliyor şimdi. Baştan dedi, yenen dedi mehdi hevası elime buğdayı alınca dedi sünnette, iki yüz çekilirdi. Yemeni için Allah beni o ağaçtan minnet etti. Yemin ederim şeytanıymış bilemedim dedi. Yedim. İşte cennetten çıkmama sebep oldu. Siz de yettiğizin arzusu, aileniz varken gelin yeminlerine görmüşsünüz ne varsa, ne işi yapma. Nedir ya adam? Ben şüphelendiğin işi yaptım da ondan cennetten çıksın. Buğday eline geri mi de yesem ola, yemesem ola. Yesem ola, yemesem ola.
Nerem yemesem ola, yemesem ola var. Peygamber efendimiz şüphede vakıf olan, haramda vakıf olur. Bir şeyde şüphelendim haram mola, haram mola. O haramdır. O ilham devletlerinden geliyor kalbine. Onu yine aman diyor Adem Aleyhisselam bize. Bu diyor vasiyesin kıyamete kadar cevazızı kalmaz. Kıyamete kadar üçüncüsü müşavere ben meleflerle o avucuma buğdayı aldığımda yeseydin ki ey melekler, bir yiyim ineği deseydin, melekler de aman yine haramdır o yağ hakem. Yillardır bana müşavere ne etmeden onu ağzıma soktun ki cennetten atıldın. Yüz yüz sene semaya bakmadan ağlattı Allah seni dedi. Ya biz oğlum dedi o da peygamber Salih-i Şerif Aleyhisselam. Bu hava vasiyet ediyor ama peygamberden peygambere Muhammed Mustafa'ya varacak diyor. Benim vasiyetim demek ki diyor, demek ki diyor, bir iş tutacağın zaman müşevvere etmediğimi helaka uğraştın helaka. Mutlaka yetmiş kişiyle müşevveredir.
Yetmiş kişi kamil alan bulamazsan yedi bir şiir olsun. Yani kamil insan kendine inanılır. Üyenin öyle alan bulabilirsen yedi kişiyle var. Kardeşim şöyle gidip tutacağız. Acaba nasıl olur olar? Bunlardan kiral, bundan sonra o işe başlar. E, ben yedi kişiyle bulamam Yahya'nın yarısı hacıt yarısı istemez. Yani nasıl onlara değil ki şu ki yani o yüzden niye derler? Şöyledir böyledir derler. Bir kişi bul, yirmi defa ona ona müsaade verir. Allah'a Allah'ın delillerinden, sevgililerinden, uyanmalarından, eliyle amel eden bir alimden hocam şöyle etsem nasıl olur, şöyle etsem nasıl olur? Yedi defa onu ulan müşevvere, eğerliğine bitmeden üst tutarsan düşman gelip başından atın, ileri gelir. Anladınız mı? Yani gönlümüz kaldı herhalde. Yarın da o dördünü söyleyin gelin. Yok, defter alıyor. Mutlaka dördün bire söylenecek doğru. Açılındır Senatın hüssun kuş, bizim gelirimiz, benim değil.
Kendi dilimin kalbimin geliri değil bu. Sizin içtenden cumhureden söylüyorum. Benim istersem ayrı hazırlanmış. Bazı gelecek şukalarım ayrı, konuştuğum ayrı, dur. Hiç dilbilme münafık. Yani rızkı böyle yetti. Niye bilmiyorum ki? Gördüğü süre ailelerimizin her dilini tutma. Tabiriuhunne Peygamberimiz, Halıklarımızla müşteri veririm ama silahına hareketinin kadın arası yalan söylemek bile caiz. İki kadın olan tek kadını geçmeni için yalan dilin günde haram da bir iki insanı bağışına caiz. O diyor ki tabancayı baktım onu vuracağım diyor. O da diyor ki ben gittik yerinde durmadım. Ben amca derdim ona günlerce. Lakin şeytanın beni azdırmış. Şimdi hakaret ettim. Ben gittikliğinde duymadım ki giyiniyor. Ahir imtihanı senin ne edeceğim diyor. Hora diyor ki benim zıttı hareket ediyor, yakında onu döveceğim devam şayet. Bu böyle onu giymeyen, o irahtı giyiyor. Kolu giymez de o. Özekine varıyorsun.
O da diyor ki cenazama niye gelmesin? Allah niye türlü belasını versin? Ben artık onun olayı ebedi konuşmam diyor. O da diyor ki ben büyüyüp yerinde durmadım. Keşke ben onun isteğini o bükük deyiyyeye inmeseydim pişman oldum diyor. Aldın nasıl pişman? Böyle diyor bir dille barıştırıyor. Bir de kafir alır girerse, esir ederse onlara yalan söylemek dahil. Şurada neyimiz var? Orada bir bakım var. Orada diyor bir alaylık var. Şuralar ne kadar kuvvetimiz var diyor. Orada bir şey varmış, bölük varmış. Orada diyor bir diyor hırkamız var. Hırkamız var. Şu, o damak'ta, surada orada da bir alay varmış. Orada bir ordumuz var diyor. Bu hep cevap yazılıyor söylediği söze. Çünkü katili korkutuyorsun. Bak, yalanın caiz olduğu yer. Ağzın diyor, Ben diyor, hanımım kavva olmasaydı cennetten çıkmazdım. Onun ağzına katlanamadım.
Aman ya Adem, bu buğdaydan hiçbir şey olmaz gibi, o yemiş bana da yedirtti işte yeryüzüne bunu nasıl verecek ki? Hepimiz ehli cennetlerdir şimdi. Onu şeytan melo indirdi, yine de meydana geldik. Ya Adem dedi. Eğer benim kitap vereceğim sana, bütün peygamberlere kitap vereceğim, onun hududundan dışarı çıkmazsanız tekrar yine cenneti bulacaksın dedi. Kabul ettim Ya Rabbi dedi. Yersiniz. Niye tehdit giyiyorum bak, kitabımı da yumuyorum da kalbine şüphe gelmesin, uzanacak diye. Şami gelip de adamın girisi. Bu da mecnunal edep beyazı. Hanımı diyor ki damın başından hanımı kocasına diyor ki yani herif bir geri gel, efendim, düşersin ha diyor. Peygamberimizin ne buyurdu diyor. Kadının sözünü tutma diyor. Dandan geldin aşağıya Hikmet var. Resulullah'ın hadisi hep mucizedir. Hikmet niye hikmet olacak? Ulan buyruğunu kırdın.
Miften kaldın, birden kaldın, her şeyden kaldın, ailenin eline bile esir oldun. Nasıl bunda hikmet var diyor sen? Vallahi billahi, vallahi hikmetlar. Çünkü Resulullah Ben ona inanırım, yap onun başından diyor. Zülfü sürün, süründüyor, fenayı adamsın diyor. Kendini damdan atıp ayağını dizilmişsa daha hikmet var. Zuhtun sonra hac ilan olmuş Hazratı Muhammed'in torunları Hazratı her şeyini kırk sene başındaki horantalarıyla beraber irak iran tarafından, yani o işte Bağdat, Basra, küfre, küpe, terbela, terbela. Meydanı Muharebesi Hazreti Muhammed'in torunu cevap ettiler. Yeniden muhalif oldular. Benim ayağım kırıldı verdi. Baktılar, sınıf diye ayağa kırıldı efendim ayağını ben sakladım. Kurban olduğum Allah, kudret bu şeyimi öldürüp de Yezidilerden olmadım elhamdülillah. Kalının sözünü tutmadığın pırılayıp da Hazreti Muhammed'in torunla onun tepeminden olmayaydık. Ortaya aldılar.
İşte onların babası gibi öldüren aleli oldular, genliler itikadını kayıp ettiler. Es-i nar oldular, Azra Ali'ye bakmaya başladılar, bütün kafir oldular. De olsa tabii. Gözüne kadar farklı insan Allah kahretsin. Yalnız din değil de din hangi taraftan kuvvetlerinde, o zaman o tarafın adamı yiyeceğim başka. Gemimiz varsa ölçmeyin, gitmeyin Allah aşkına. Et. O yezid, Hazreti Hüseyin'i tuttular. Başındaki cemaati kim öldürdüler akıl? O peygamberin torunlarından en güçlü olduğu için Yeynel adidin kaldı. Ondan geliyor şimdi Süheyl Sülal'e. Hazreti Hüseyin dedi ki, hepimizin dedim yaptığın ha bir iki su yerinde hakkımı helal edeyim de ölüyüm ne olur dedi. Yani diğer bir yan oldu be. Nasıl acımazlar? O bizim Fatıma'da zıramızın kuzusu, Hazreti Muhammedin bir töreni, Hazreti Ali'nin yavrusu, yavrusu, O, Hazreti Hüseyin, Hazreti Hasan, Ya Rabbi, var. Yeminlemiş neler var.
Hazratı Hamza'yı yetmiş parçaya ayırdılar. Uhud Dağı'nda yetmiş defa cenaze namazı kıldı peygamberimiz. Niye böyle duyuyorum ya Muhammed? Bir değil mi, bir lezzetle, bir kılsan buna gülmüyorum. Kerbela'da yetmiş sene sorunlarımı öldürecekler de onun cenazatını kırıyorum. Onun cenazatını kırıyorum. Sonra ne oldu? O felaketlerden sonra o bacılarımız, annelerinin dünya, peygamberimizin torunu, sorunun torunu, Fatımaamızın torunu. Yani o gütdik Fatıma, ünlü gülsünleri ye, yuvarlak deveye bindirdi kafirler onu yedirdiler. Elini arkasını görelim giderken evi, eski bir kadın, böyle hakaret ettiler. Allah gündüz eline ırgımızı, namusumuzu teslim etme Ya ahiret arasına ne edecektinizse, herkesin ikiye verilmiş döveler var, ta o cinsten geliyor o döveler. Anlayabildin hikaye. Bu gazları yakanı bırakın Allah'ını. Bakın dün, sabah on ikide, bir saatlik saat uykunmaz.
Bir saatlik saat uykunmaz diyorum bak. Hastalandım. İsadesi ayına uğramışım. Böyle içeri üç gün gün midemde bulanma var doktor beysiriyim. Niye bulanıyordur? Hatını ey var mı diyor. Yerine saadeti ayına uğramışım. Böyle bulantı ölene kadar devam ediyor. Gece bir hatla ne içtin, ucu uyumuşsun, dile inanın imkanı yok, sabahleyin. İndim kalmadı buraya gelmeye. Yani hastalandım. Vay cemaatim vay diyor. Bu bana aşık değilsin, der ki daha aşığım. Peygamberimiz ümmetimi beni çok sever diyor, ben ümmetimi çok severim. Peygamberimiz diyor ki ümmetim beni o kadar sevme iktidarına hayır değilim. Ben ümmetimi daha çok severim. Çünkü anamdan düştüm, secdeye kapandım, ümmetimi isterim dedim. Onlar beni bilemezsen o kadar hocanın hacının gıdık kıymasını, kadrini tek dilemeniz. Onlar size aşıktır.
Bunu anlayın ki efendim o yezidilerden de tehlikeye, neşeye sana da uyuyan oldu mu böyle bir odada cemaat vardı. Kitap bunu da sahih yazıyor, belki sen de biliyorsun. Orada dedi ki Hazratı Hüseyin'e, Yahya'nın batı yavrularına hakaret bilenden helak etmeyen olmadı dedi. Gibi ihtiyar kırk yaşında ayağa kalktı. Ben de onları öldürenlerden yani bu aktörin içindeydim. Ama kadar benim başıma diye felaket gelmedi. Ne yalan söylüyorsun. Adamcağız mahcup hale gelince sıra yanıyormuşmuş çırağı. Kirayı onarmanın için varmış o ihtiyar. Kira diyor, fırının ağzından, güneş ocağının ağzından gelen gibi bir halat geldi diyor. O ihtiyarı yakıyorsun, kendini bir havuza attı, hem yanarak hem bol olarak, kudurdan, Cavidan geçerdi diyeceğim ya, yani kürsüye yakışmıyor. Öyle zıbardı gitti diye falan. Öyle gitti. Ya en geyiklere böyle bir şey, yakındınız deyip tehlike gelir.
Allah, geyiklerimizi din uzatmasın. Allah cümlemizi affetsin. Hali, müstahından ayırmasın. Orucumuzu, namazınızı, ibadetimizi kabul etsen,