Sevgili dinleyicilerimiz İhsan Mektebi program mısın bugün yeni bir bölümünde sizlerle birlikteyiz, elhamdülillah. Mahmut Sami Ramazanoğlu GaddeSallallahu Sirrahü'l azizin Musahabe isimli eserinden sizlere yeme içme adabıyla ilgili sohbeti aktarmaya devam edeceğim inşallah. Altın ve gümüş kaplardan yiyip içme konusuyla devam ediyoruz. Abdurrahman bin Ebi Leyla anlatıyor: Bir gün Huzeyfe'nin yanındaydık. Hizmetçisinden su istedi. Mecusi olan kölesi ona su getirdi. Bardağı eline verince Huzeyfe onu atıverdi ve: Bari seni bundan nehyetmemiş olsaydım zararı yoktu. Hem sana bundan içmem dediğim bir değil, iki değil, ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den işitmiştim. Şöyle buyuruyordu: onlara, yani kafir ve münafıklara ahirette de bizedir. Ebu Cuhayfe radıyallahu anh'tan rivayet olunduğuna göre Rasulullah ben asla arkama dayanarak yemem buyurmuşlardır.
Bir başka hadis-i şerifte ben bir kulum, kul gibi oturur, kul yerim buyurmuşlardır. Ebu Hureyre radıyallahu anh'dan rivayet olunduğuna göre Nebi sallallahu aleyhi ve sellem hiçbir surette hiçbir yemeği asla ayıplamamıştı. İsterse onu yemiş, istemezse bırakmıştı. Cibril aleyhisselam Nebi sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize, gece namazı için beline kuvvet vermesi için un helvası yemesini emrettiği rivayet olunur. Aişe radıyallahu anha dan rivayet olunduğuna göre şöyle demiştir: Resulullah hiçbir yiyeceği onun kadar sevinmezdi. Onu sever ve kendisine arz olunduğu vakit yüzünde ferah eseri görülürdü. Yine çok sevdiği bir yiyecek de kabak idi. Çünkü o, esnasında kalbe rikkat verir. Mercimek çorbası ve arpa ekmeği, peygamberlerin yiyeceklerinden olup mübarektirler. Et işitme, görme, dimağ kuvvetini kat kat artırır. Etin en güzel tarafı sırt tarafıdır.
Un bulamacıda hazırlanması kolay bir yiyecektir. Hüzünlünün hüznünü giderir, gönlün hastalığını giderir, kalbi ferahlatır. Müslim'de Cabir radıyallahu anh'ın rivayet ettiğine göre, Nebi sirken ne güzel katıktır buyurmuşlardır. Cabir der ki: Bir defasında Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ehline evde bir katık bulunup bulunmadığını sual ettiğinde kendisine evde ancak sirke vardır denildi. Rasulullah Efendimiz onu isteyip sirke ne güzel katıktır diye başladı. Cabir radiyallahu anh, Rasulullah'tan bunu işiteli beri sirkeyi severim, demiştir. Tuleyha bin Nafi de, Cabir'den bunu işittiğim vakitten beri sirkeyi severim demiştir. Hatta bir der ki, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin sirke ne güzel katıktır buyurması, yeme hususunda sevgili dinleyiciler. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, sirke ne güzel katıktır buyurmuşlardır.
Yine, içinde sirke olan eve şeytan yaklaşmaz buyurduğu da rivayet edilir. Hurma katık, üzüm de katık ve meyvedir. Bunlara devam etmek sünnettir. Bu da üzümü ekmekle beraber yemektir. Rivayet edilmektedir. Rasulullah Efendimize tatlı veya koku ikram edildiğinde geri çevirmez, bir tane de olsa birinden alıp, bir kere de olsa diğerinden koklamadıkça edemez de. Yine Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir. Kim her sabah yaş hurmadan yedi adet yerse, o gün ona zehir yahut sihir zarar vermez. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem hurmayı tek adetli yerdi ve çekirdeğini baş ve orta parmaklarıyla tutar ve atardı. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem her sabah buyurmakla sabah, yemek vakti hiçbir şey yemeden hurma ile başlanmasını tavsiye etmiştir. Hurmanın bu nevinde zehri ve sihri def edici bir hususiyet bulunduğunu muhtemeldir.