Bismillahirrahmanirrahim. Abdulkadir Geylani Kaddesallahuü'l-Sırri Hazretleri, Cenab-ı Hakk'a beni vasıl kılan üç amel buyuruyor. Burada vuslatı bileceğiz ki ona olan arzusunu, iştiyakını, muhabbetini anlayabilelim. Nedir vuslat? Vuslat kalbin perdelerinin kalkması demektir, Aynı zamanda ilahi esrarın tecellisidir. Tamamen Cenab-ı Hakk'ın dışındaki hallerden kurtulmaktır. Halıkımızın değer verdiklerine değer verip vermediklerine vermemektir. Cenab-ı Hakk'a gurbettir, yakınlıktır ve Onun muhabbetine nail olmaktır. Şu şekilde de mana vermişler, tamamen gönülden perdelerin kalkmasıdır ve buyruluyor, Allahü Zülcelal'e erişip Onun dışındakilerden kurtulmaktır. Zaten O'na kavuşmaya adım attığı zaman o eserlerden bir tanesi nefsani olsun, şeytani olsun, dünyevi kalmaz. Hakikat ehlidir Cenabı Hakk'a vasıl olan kimseler, her şeyiyle kendilerini Cenabı Hak'ta tüketen kimselerdir.
Yani onda fani olanlardır. Nefsine katiyen, fırsat vermeyen, zaten nefsaniyet diye bir hal kalmaz o durumda. Hep rahmaniyet ilahi zulümattan perdeleri atmışlardır, nurdan perdeleri aralayan kimselerdir. Burada Allah'ımıza nail olan, kavuşan kimseler, ruhsat ifade edilirken kötü sıfatlarından, inanç olarak da öyle, ibadet olarak da öyle ve kötü ahlaktan, daha ziyade burada ifade edilmek istenen kötü ahlaktan tamamen kurtulanlar, temizlenmiş olunan ve tahalli bil evsafil hamide. Allah'ımızın Kitab-ı Kerim'in de vasfettiği güzel vasıfta olan müminlerin sıfatına erişen kimselerdir. Mesela, Cenabı Hak müminleri ifade buyururken bunu daha ziyade biz Ahzab suresinde kırk beşinci Ayet-i Celile-i Cemile'de görürüz. Deriz ki, bu adeta bize Cenabı Hak bu Ayet-i Celile ile bir müminin kimliğini haber veriyor.
Bir kimlikte ana adı, baba adı, soyadı, doğum tarihi, artık mensubiyeti, kan grubu vesair hususları ifade eder. Bakın burada kan grubumuzdan, anne ve babamızdan tutun, doğum tarihimizden, her şeyimizi haber veren ayet-i celililerin bir kısmını söyleyeceğim, mal olarak ifade ederiz inşallah. Eshabü'l- müslimin evvel-m müslimat, ve'l-müminin evvel-mminat. Efendim, erkeklerden veliler olur ama kadınlardan olmaz. Bu Ayet-i Celileye ne diyeceğiz? Bu senin mi fikrin, yoksa Kitabı Kerim'in ve Ehads-i Muhammediyye'den mülhem sözler midir? Şüphesiz Müslüman erkeklerle, Müslüman kadınlar, mümin erkeklerle mümin kadınlar, itaatkar erkekler de itaatkar kadınlar, doğru erkekler de doğru kadınlar, sabreden erkekler de sabreden kadınlar, Allah'a derinden saygı duyan erkekler ve Allah'a derin saygı duyan kadınlar.
Tabii Türkçeye geçerken anlam tam olmayabilir ama bu bizim bilebileceğimiz kadarıyla veriliyor. Sonra sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, namuslarını koruyan erkeklerle namuslarını koruyan kadınlar, Cenab-ı Hakk'ı çokça anan erkeklerle çokça anan kadınlar var ya, işte onlar için Cenab-ı Hak buyuruyor, Onlar için Allah'tan bağışlanma ve büyük bir mükafat hazırlanmıştır. Demek ki Cenab-ı Hakk'a vasıl olan kimseler kötü huylardan tamamen arınmış, güzel huylarla bezenmiştir. Cenabı hakk'ın huzurunda da zaten insan ruhunun temizliği ile varacaktır. Bazı Meşayızam demiştir, el-vah Cenab-ı Hakk'a kavuşmak yeryüzünde sanki O'na ulaşmak için bize bir vasıta olan ip gibi şu ipleri düşünmeyelim, o manevi olan çelikten halat. Manevi diyorum, o çelikten halat ona ulaşamaz, o kopmayan bir kul.