Vuslat Arzusu ve Kalp-Zihin Tezkiyesi kaydında Şişmesini düşünelim. Kuran-ı Kerim bizzat kendisi ayetlerin hayatına anlam vermedik insanların hiçbir şeyin olmadıklarını, kimlik iddialarının boşa olduğuna dikkat çekmiştir. Kimliğimizi Hucurat Suresi. Onlar Müslüman olduk dediler ama iman gönüllerine gelmedi buyuruyor. İnsan gerçekten vuslat niyeti taşıyorsa Allah'ımıza konuşmaya gelir,…
Şişmesini düşünelim. Kuran-ı Kerim bizzat kendisi ayetlerin hayatına anlam vermedik insanların hiçbir şeyin olmadıklarını, kimlik iddialarının boşa olduğuna dikkat çekmiştir. Kimliğimizi Hucurat Suresi. Onlar Müslüman olduk dediler ama iman gönüllerine gelmedi buyuruyor. İnsan gerçekten vuslat niyeti taşıyorsa Allah'ımıza konuşmaya gelir, itikadi ve ameli tezkiyeden geçmesi şarttır. Zihnin bile tezkiyesi vardır. Beynin bile tezkiyesi vardır. Beynin tezkiyesi nedir? Niyetin halis olmasıdır. Düşüncenin, düşüncenin yüce kudret olması demektir. Yani zihnin. Biz hep kalbin tezkiyesi diyoruz da bir de beynin tezkiyesi var. Efendimiz aleyhissalatu vesselamın Mekke'de gerçekleştirmiş olduğu bir temizlik beyin tezkiyesidir. Putlardan arındı. La ilahe illallah bu hamd olsun. Mesela Medine'de nasıl bir temizlik? Yine tevhitle diyor, sahabeyi Kenan, ya Resulallah, biz Mekke'den okumuştuk.
Medine'de tekrar nedir? Bu riyaki bir ucu benlikten, hasetlikten vesair, kötülüğünden, böyle düşünürlerden buyuruyor. Ellerinde zuhur eden hiçbir şeyin kıymet halifesi olmaz. Tevhid'de yakine ulaşmayan hiçbir şahsa, Allah Teala, velayetini rü'l-kerim etmemiştir. Yani iman durulacak. İtminan haline gelmesi demektir. İman durulmuş. Nefsenin mertebeleri var ya insan, yağ, get, tuenler, sümüğü, mutmain. Çünkü zalimleri, fasıkları, münafıkları, kafirleri, kızıl ve kara hiçbir türünü veli edinmemeyi emreden yüce Allah'ın, insaniyet mertebesinden bile düşmüş zevatı veli edilmesi Sünnetullah'a aykırıdır. Bu açıdan vuslat, tevhidle, kalbin ve zihnin vahiy eksenli tezkiyesiyle başlar. Şimdi insan bile olamamak. O bize Araf suresinde sadece değil, başın sürekli insan. Niye hayvanlardan daha aşağı? Çünkü hayvanlar namazla evi yok, oruç, rahat yok.
Biz insan olduğumuz halde Allah'ımız bizi muhatap kabul ettiği halde yapmazsak bunun için hayvanlar gibi daha aşağı dilmesinin sebebi bu. O zaman Allah'ımıza vuslat arzusunda olanlarımızın kalbin, zihnin Allah'ımızın Kitabı Kerim'le olduğu olması. Şimdi zihnin Kuran-ı Kerim'e uygun olması ne demek? Uzun, yedi yüz tane ayet celle, yedi yüze yakın beyinle alakalı, zihnin temizliği ile alakalı ayet. Eğer bir şey çok geçiyorsa Kuran-ı Kerim'de önemli binaendir. Nehir belki akıl olarak söylenmeyecek ama akıllı ifadeyle esaslar, Bunun gibi. Doğru. Onlar akıl etmezler mi? Onlar düşünmezler mi? Onlar ibret almazlar mı? Onlar anlamazlarını daha iyi. Akledersek ne olur? Affedersek ne mi olacak? Anam vardı nereye gitti? Babam vardı nereye gitti? Oğlum vardı nereye gitti? Kardeşim vardı nereye gitti? Arkadaşım vardı nereye gitti? Ben de aynı yere girdim.
Beyin çalışırsa bu, o zaman bu adam birbirine isyan karıştırır mı? Tabii burada öyle kimse yoksa gelmez ederler. Sağ olsunlarlar bizi beğenmiyorlar sağ olsunlar. Beğenmediklerinden de memnunum. İnşallah öğüt verirler, nasihat verirler ve üzerirler diyorlar. Doymuş. Evet, evvela zihninin, sonu ve kalbinin tezkiyesi vusratın olması olma şartıdır. Dişler zihin tezkiyesi ile başlayıp kafayı bütün tıplardan temizlemek, azim sahibi peygamberlerin sünnetini dünya etmek. Bu Nuh suresinde bütün peygamberlerin ortak özelliği zihni temizliyor. Nur suresinde, Nur suresinde geçen ayeticebide, Bütün peygamberler de orta güzeldir. Zihin temizlenecek zihin zihin. O temizlendi mi? Rabbımızın döküyle, keremiyle, ihsanıyla, Allah'a kulluk yapmayın ve Allah'tan korkun ve atıyu sözünden de çıkmayın. Bütün peygamber. Mesela Hep bütün peygamberlerde bu var. Şimdi uzun gitmeyelim okuduğumuz Tevhid de bu var.
Vuslat Arzusu ve Kalp-Zihin Tezkiyesi ne anlatıyor?
Vuslat Arzusu ve Kalp-Zihin Tezkiyesi kaydında Şişmesini düşünelim. Kuran-ı Kerim bizzat kendisi ayetlerin hayatına anlam vermedik insanların hiçbir şeyin olmadıklarını, kimlik iddialarının boşa olduğuna dikkat çekmiştir. Kimliğimizi Hucurat Suresi. Onlar Müslüman olduk dediler ama iman gönüllerine gelmedi buyuruyor. İnsan gerçekten vuslat niyeti taşıyorsa Allah'ımıza konuşmaya gelir,…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 12 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Bize, Müslüm'ün, Yunus inşallah dua edin de şöyle yere oturuyor diye utanmıyor. Biz aşağı duyması. Şimdi bize ne verdiler? Nakşilerin bir zikir şeyi var, tarifi var. Evralı eski aradı, bunu yapacağız. Bir de ne var? Gadiri evradımız, ezkarı. Onu yaparken ne yapacağız? Zihni temiz. Bakarsa tevhide tevhid inkarla başlar. Nefu ispat zikirinde, şimdi efendim ben murakabedeyim nereye? Otur, otur. Murakabenin zirvesinde olsam otur. İşte bu bize sıkıntı. Değil. Azıcık ibadet şeyi olduğu zaman, bir eser okudum. Mazur görün yani şimdi. Şu sert konuşma mazur görün. İbadetin bir az bir ziyası, hani ameli ibadeti, taat her şey bitiyor. Ucup kötü. Bu, bu ucu şeytanın huyu, dedi ya İbadet gibi kadar Ondan Sami sultanımız, futbol aktab biri. Futbol aktab. Hani ne olur böyle bir gönülde bir şey taşımasak da güleriz de konuşsa. Bu Sami buyuruyor iki şeyi düşünüyorum.
Bir kokar sudan olduğunda bir toprak olacak bu dediklerini sorabilir. Murakıbem, ahlakı, önemli olan. O yürümedikçe gitmez efendim. Şimdi okuduğumuz Tevhid de inkar La ilahe. Allah'ın böyle reddettiği, razı olmadığı her şeyi, şeytanı, tağutu, her şeyi reddediyor. Nef, yok etmez demek. Allah'tan yani küfrü yok ediyor, şirki yok ediyor, nifakı yok ediyor, büyük günahı yok ediyor, küçük günahı yok ediyor, masiva. Allah'tan gayrı düşünceleri bir yok ediyor, la ilahe diyor.
Ondan sonra, Böyle okumak, bu yola giren Müslümanların, Bu yolun aliminin, mürşid-i kamilin, yol güvenliğini bilen velinin denetiminde Kuran-ı Kerim'le Sünnetle eğitilip, Efendimizin ahlakıyla ahlaklandıktan sonra söz ve davranışlarında kendilerini her an Allahutaala'yı görüyormuş gibi hissetmeleri, her an Cenabı Hak'la olmak duygu ve şuuru bilinci, bu samimi duygu bilinç ve amellerin neticesinde yüce Allah'a imanla kavuşma ve huzura kul olarak kabul edilmedir vusra. Yine sır. Bir kere yol güvenliğini bilen, ne demek? Şeytan diyor ki ben onların yollarının üzerine oturacağım. Onları hep saptacağım. Sağından geleceğim, solundan, önünden, arkasından, alttan, üstten Cenabı hak Sure-i Yusuf'ta geçer Allahu alem. Benim muhlas kullarıma dokunamaz. O muhlas vehbidir Allah'tır efendim. Yoksa bunu bizim efendilerimiz bildiği için biz onlara müracaat ediyoruz.
Efendim ben murakabedeyim artık ihtiyacım yok. Bu kadar yanlış bir düşünce olamaz. Çünkü mel'hum marifette yedi yüz dereceye kadar yükseliyor. Onu ancak Ehlullah'ın, Ehlullah'ın biiznillahi Teala, manevi kılıçlarıyla, onların yol göstermeleriyle. Mesela, bu ismini aktarılmaya çalışıyorum. Hem İbni Abidin, bir de bunun yanında Takrettin I Razi Hazretleri. Bir gün Necmettin I Kübra Hazretleri onun şeyhidir. Necmettin I Kübra Hazretleri böyle duruyor. Birden bire birden giren diyor ki, bizim Necmettin ve şey, Fahrettin Raci vefat etti diyor. Allah'ımızı doksan dokuz yüz delille ispat eden, müfessiri mizan içerisinde en seçkinlerinden, görrid etti. Ne oldu efendim? Meleklere cevap veremedi. Allah'ı nasıl bilirsin diye Celle Celalühü soruyor. Yani bütün endişemiz bu olmadı diyor. O zaman müstağazı yetişiyor. İhtiyacımız oldu. Niçin söylüyor? Ya, Fakreddin buyuruyor.
Rasulullah sallallahu teala aleyhi ve sellem nasıl tanımışsa ben de öyle tanırım deyince olur. Yani bir yol gösterecek ki, imniyetini bilen, tehlikelerini anlayalım. Bu münasebetle bir şiir var da, bunlar bir kıta var. Vuslat gibi nimet mi olur? Ya Rab, nice şükredelim. Hizmet gibi devlet mi olur? Ya Rab, nice şükredelim. Vuslatın gerçekleşmesi ve bu yoldaki tehlikelerden emin olunabilmesi için riayet edilmesi gereken bir usul var, metot var. Allah'ımıza kavuşmak için. Zaten bunu usulsüzlük, usulsüzlüktür demiştir. Bu bizim şeyimizde var, hadiste usul var, tefsirde var, fıkıhta var, hep bir usul var. Yani bu bilgiyi almayan kimse tefsir usulü, diyelim fıkıhta, İslam hukukunda en azından resmul müftü. Okur bunu. Yani bizim bu hocalarımızda böyle beş tane asıl mültebe fıkıh kitaplarını araştırmadan fetva bile verilmezler. En zor konu bu.
İmam-ı Azam efendimizi bile hapse giydirmişler Rahmetullah Ali. Yani usul çok önemli. Zira usul bilmeyenin ilmine itibar edilmez. Bu yargı bütün ilimler için geçerlidir. Hele de konu Rabbimize vuslat olursa mesele daha da ciddidir. Çünkü yol uzun ve tehlikelidir. Tehlikesi metotsuzluk ve yolda şeytanın veya şeytani düşüncelerin etkisiyle meydana gelecek olan maddi ve manevi arızalardır. Metotsuz ve yol güvenliğini bilen refik olmadan vuslat'a kalkışılırsa Allah'ı bulayım derken Allah'tan bulma da vardır. Tanımından da anlaşılacağı üzere vuslat ne olacak? İradeli. İradesi sağla. Ben bu yola girdim. Bu yol vasıtasıyla Rabbümü bulacağım diyecek bir azim içersin. Teskiyeni, işte anlattık ya, zihinde, de şeyde geçer. Tevbe suresinde yirmi dördüncü Ayet Yanlış Burada yedi veya sekiz.
Ondan sonra hemen Ali İman'da, su genelliğinden soğukmuş, buradaki bütün putlardan Altındur, gümüştür, maldır, mülktür. Babalar, oğullar, kardeşler hoşumuza giren ticaret malları bunlar yok olacak. Kalbimizin tezkiyesine soracak Allah sevgisi celle celalühü, resulünün sevgisi. Bak burada iki tane husus anlatıldı zaten. Kafayı bir kere bundan kurtarın buyuruyor. Aşiretimdi, kabilemdi bilmem filandı, evimdi, barkımdı, arabamdı, telefonumdu, hanımdı, şuydu buydu bunların hep Kurtul. Bu sevgilerden korktun hep bunlar Allah için. Ondan sonra da gönlümüzün nurlanması için Allah'ımızın sevgisi Celle Celalühü, Habibi'nin sevgisi ve cihacı'nın ismi. Tevhidi, rehberlik, salih amelli ve ahlaklı bir yolculuktu. Hani bütün ayetler ve hadis şerler, kese diyemem ama bitmiyor, zorla vuslat olamayacağı aşikardır.
Tevhidi olması ise vuslat yoluna koyulan kişinin sarikin düşüncesinde amellerinde Allah'tan başka bir varlığı gaye edinmemesidir. Tevhidi olması bu. Mesela nef ispat dersi veriliyor ya, Ondan nefes alacağımız zaman ilahi Ya Rabbi maksat ver bari. Arzum ve isteğin. Sensin. Senin rızanı talep ediyorum. Demenin. Ve rum minellahi ekber. Ayet-i Kısacası saik, yani bu yola yine kendisini Allah Teala'ya adanmadır. Yani tarikat şu demektir. Tarikat, kendimizi Allah'a adamadır. Ne demek bu? Böyle olur mu? Hocam böyle. Allah'ımıza, kendimize işte, adamamız bu. Namazın ve ülusugi Olduğu zaman geçerli olur. İhlasli olduğu zaman geçerli olur. Neydi? Ne adayı? İbadetim, taatim, hayatın ve ölümün, eşi ve ortağı bulunmayan Allah'ım. Adam, adam, adam, adam, kendimizi Rabbimize adamak ne demektir? Şimdi Belkıs Annemiz olursak Allah'ımıza, kendimizi Ben fıs annemiz. Aya, Güneş'e, Yıldız'a tattım.
Hata ettim. Nefsim ben zulüm ettim. Bağışla beni. Bir acziyetini ortaya koyuyor. İnsin şu eteklerimiz, şuraya değsin. Zorlamasın kimse bunu. Ya, ben açarsan Efendimiz'in biz elli atıyız. Allah halkasında tutmuyor, umulmaya aşilik kılıyor. El verirken dahi Efendimiz'e yapmaya! Sen daha yeni ders almış. Yapma! At içimden şunu benim, sıkmayayım ya! Biz ne iş ki? Esra Erbili Hazretleri'nin, zerre bile olmayan Esrarı görgenizi. Şimdi efendim, Belkıs validemiz diyor ki, ben Ay'a, Güneş'e, Yıldız'a, nefsime zulmettim. Ben Süleyman'la beraber, Süleyman Aleyhisselam'a, alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum diyor adam. Adam, adam bak kendisi Rabb'ımda var. Sonra İbrahim Aleyhisselam ne diyoruz? Yanlış mı kullanacaklar? Çünkü Hud Aleyhisselam'ın da var. İmam edeceğim. Ben Rabbime geliyorum. O benim yollarımı açar diyor. Şey diyor, Gıtarıcra. Ben Allah'a hicret ediyorum.
Efendimiz İbrahim Aleyhisselam Rabbimize kendimizi adamak bu demektir. Yani tarikatı aliye diyoruz adamaktır kendimizi Rabbimize ya. İbrahim Aleyhisselam ya Rabbi diyor. Ben yönümü zatına çevirdim. Ben yönümü zatına çevirdim. Semavat ve arzı yaratan. Hanif olarak, tevhid inancı üzere olarak gayemi ve maksadını sen kılarak, senin dışında her şeyi nefret ederek, ben müşrikler, ben efendimizin de tanıyın. Kısacası Salih kendisini Allah Teala'ya adanızdır. Adanmışlık halinin şirksiz tahakkuku için akaid ilmi zorunlu gören bazı ulema, akayid ilmini okumayan ve bilmeyenleri bu yola almamışlardır. Alimlerimiz marifeti olmayanın vussatı olmayacağına inanmışlardır. Çünkü akaid bilmemekten kaynaklanan cehaletle bu yola koyulan bazı insanlar Allah'ın sıfatları ile bağlı oldukları şeyhlerin sıfatlarını birbirine karıştırmıştır. Nasıl? Şeyhim beni diyor hidayet. Hidayet Allah'a olsun.
Hasat suresinde geçen Habibim ben hidayet etmedikçe sen hidayet edebilmezsin. Nedir? Hidayete vesile olur. Vaaz dolu. Mesela şu ilaç türü bana şifa verir. Hayır, Şafii sıfatı var Cenabı Hak'tan. Şifayı o verir. O şifaya vesiledir, bu seferdir. Uzattım içeri gördüm. Sadece hizmet gerekiyor benim. Hizmet gerekiyor. Hidayet Allah'ı. Zuhruf'ye de hizmet gerekiyor. Bu saymış olduğumuz özellikleri taşıyan ruhsatın gerçekleşmesi için, çıkılan manevi yolculuğa suyunu. Yani Allah'ımıza dosdoğru dirilmek, onu tanımak, rızasını kazanmak, hayatımızın her anını Allahu Teala ile anlamlandırmak için hareketliliği, eylemselliği, etkinliği, varlığının bilincinde olarak gayreti ve çalışmayı ifade eden seyri süluk minden ila ya yapılan yolu. Minden ila ya. Ne demek? Minallah, illallah.
Allah'tan Allah'a O zaman nefsi emmareden, nefsi levvamı, tiranlar, tağutlar, heva, şeytan ve şeytana ibadet dünyaya taparısına bağlılık, minden hilallah'a sığınırım. Tüketim tutkusu. Çok. Atalar kültürüne iman. Değil mi atalar kültürüne? Emin olun öyle bir kimseler var. Benim diyor babamdan nasihat diyor. Ben diyor CHP'liyim diyor. Ha? Benim anı takli yedin. He, babamdan diyor bana nasihat diyor. Yani bu demek. Yani atalarının buyuruyor ya Cenabı Hak atalarımızın dininden vazgeçmeyiz. Rabbi Zülcelal'niz de haydi atalarımız yanlış yoldaysa buyur. Benim hanıma demiyor. Takkiyeti tak, bir de Bizzat inanacak. Evet. Zalim siyaset, kötü çevre, kafir, zalim vefasın velayet. Bu yolculuğun Kuran ve sünnete uyması ve manevi yolculuğa çıkan Müslüman'ın, hayatın her alanında Müslümanın hayatın her halalarında üsva olarak yani hareketi bir başkasını de takdir eden demek.
Efendimiz'i örnek alması gerekir. Kuran ve sünnete aykırı düşen, Resulullah'ı örnek kabul etmeyen hiçbir yol ve yol için meşru değildir. Yolun meşruiyetinin kaliteli vahiy olması münasebetiyle Kuran ve sünnetden dayanağı olmayan hiçbir seyrüsünü vuslat yolculuğunun İslam nazarında geçermiyordur. Bu yeni dönemde vuslata eren mümin Allah'ı Teala'ya olan içtihadı, ibadet aşkı, istikamet üzere hayatı ve insan bilinci sayesinde Allah'ın dostluğunu elde etmiş olur. İhsan bilinci, insan demiş. Sevdiklerini Allah için sever, buğz ettiklerini de Allah için üzere ve velayeti hak kazanır. Şimdi bu uzun. Hemen bu şunu anlattı bize. Şeyde, bu Meryem suresinin son bir ayeti var. Onu hepimiz istersiniz. Tam mana veremeyeceğimi biliyorum. Allah'ım bizi affetsin. Benim bu Allah'tan atan nazar. Şimdi, tefsire bakalım. Himmetinizi böyle açınca çıktı. On üçluk durdu.
Meryem suresinde doksan altıncı İnşallah bol bol sohbet edin, git gidin. Bu, hakikaten iman eden demek. Gerçekten iman eden. Böyle tatmin edeyim, böyle değil mi ya delillerden nelere ulaşmak. Bu şunu ifade ediyor. Ahmet bin Hanbel ben Hazretleri evliyaya çok hürmet edermiş meşayih insan. Çünkü okuduklarımızı onlarda yaşıyor olarak görüyoruz diyerek. Bak bir şey hafi yalnız gezen bir zirmiş. Evet, salih amel işleyen kimseler için Allah'ımız ne buyuruyor? Sevgi lütfediyor, ihsan ediyor. Burada hemen şu hadis kutsi hatırlayacağız. Cenabı hak bir kulunu sevdiği zaman Cebrail aleyhisselam. Cebrail aleyhisselam da işte bu konuyu çeviriyorum diyor. Meleklere. Meleklerinin de yeryüzüne iniyor. Burada da yesem olur. Hep sohbet eden kimselersiniz. Ne yapmamız icap eder? Şunu yapalım. Risale-i Essadıyye varsa onu iyi okuyalım. Risale-i Essadıyye'de bulalım alalım yani.
Cep telefonunun en güzelini bir İstil alıyor. Ahiret ediyor. Ya nasıl alıyormuş? Altı, yedi hiç aldırış etmiyor alıyor. Yani dün üç yüz otuz beş kuruş var bir kitap aldım. Risale-i Yasa diye Orada Mürşivi Kamil'in özellikleri Hiç kimse, başımızı kaldıracak bir yol. Devamlı, başımızı iyi, cenaze ediyor. Allah'ın Rasulü ya, Sallallahu Allahü Teala arasında. Ben fakrı fakrı. Nasıl bir Peygamberimiz var bizim İsa Bir tane. On iki tane peygamber buna ümmet olmayı istiyor. Böyle bir peygamberimiz var. On iki tane peygamber diyor ki, Ya Rabbi, bizim Muhammed'e