Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi. Alemlerin Rabbine sonsuz, hapsü senalar, habibine salatü selamlar, yolundan gidenlere, tazim ve ikramlar, müminlere dualar ehli İslam'ın kurtuluşunu, ehli küfrün de makhur olmasını dileyerek başlıyorum söze. Hem Hem Allah'ımızın veli kulları, onları nasıl tarif edeceğiz, bunlar bir kere dünyada iken ölmüşler. Dünyada iken ölmeleri kötü duygu ve düşünceleri tamamen ölmüş, güzel duyguları hasıl olmuş, ölmeden evvel ölme Muhammedi reçetesini kamilen tatbik etmiş olan kimselerdir. İlahi meclislere davetin de davetinde davetiyesinde yazan söz ölmeden evvel ölmek, kötü ahlakın ölmesi güzel duyguların hasıl olması. İnsan varlığının hakiki kadr-ı kıymetine ait sahih bir müşahede ancak varlığının kıymetini bilip bulup olmuş bir kimsenin kemale eren veli bir kulun terbiyesinde hasıl olabilir.
Kendi kendine biten ağacın meyvesi olmaz, olsa da tadı yoktur der Ebu Ali Et-Tekkak hazretleri, Gaddesallahü sirra. Onun için mutlaka bir bahçıvanın, elinde yetişmemiz gerekir. Mesela bahçeye dikmiş olduğumuz meyve fidanları eğer aşılanmışsa çok güzel meyveler oluyor. Bakımı bilinçli kimseler tarafından yapılacak olursa onun meyvesi çok güzel. Mesela şimdi bodur ağaçlar diyoruz elmalarda, şeftalilerde, armutlarda oluyor. Eğer biz icazetini aleyhüssalatü vesselam Efendimizden almış şeriat ve tarikat yönünden mükemmel bir kimseye teslim olursa bizim bir kere beynimizin eğitimi çok güzel oluyor. Bu beyin boşa çalışmıyor. Bu beyin, bu beyin insanlık zulmetten nasıl kurtulacak diye bu derde düşüyor. Gençlerin eğitimi için elinden gelen gayreti gösteriyor. Mesela onların istifade edeceği kitapları, eserleri temin ediyor.
Diyelim ki internetlerde, görsel medyada onların hidayet üzere devamını sağlayacak çocuklar için çizgi filmleri, gençler için İslam tarihinden tablolar, Cenabı Hakk'ın varlığını ispat eden deliller ortaya koyuyor. Eğer iyi bir terbiyecinin elinden geçerse kamil bir mürşidin, ne oluyor bakıyorsunuz gönül aleminde irfan çiçekleri açıyor. Teveccühüyle, kelamındaki hikmet ile kalbine öyle nakşediyor ki o sözler artık kötü duygu ve düşüncelerden kurtuluyor. Biz gelen misafirlerimizi eve alıp kapının ağzına oturduğumuzla üstazı alimizin mübarek dizine dizimiz temas edecek şekilde oturmamız arasında çok büyük fark vardı. Onunla beraber oturduğumuz zaman içimizden atamadığımız kötü duygular kendiliğinden kalkıp gidiyordu, Bismillahi teala. Çünkü onlarla oturan şaki olmaz. Kümma Allah, Allah ile ol.
Eğer Allah ile olamazsan onunla olan kimselerle ol ki kurtulamadığımız fena duygulardan tamamen salaha inebilelim. Nefis düşmanına her zaman galip gelen kişidir veli, onlar da nefis taşıyor. Mesela bize büyüklerimiz, müstazadimiz nefis ne derse muhalife hareket ederdim buyururlardı. O yaz günlerinde oruç tutarlar, iftarları acı bir biber ve kuru ekmek. Arzu ittikleri gibi yiyip içmiyorlar. Gıdaları marifetullah olan kimselerdir. İnsanların susuzluğunu, açlığını, ihtiyacını artırabilen bir kimsedir. Ne demek insanları aç mı? Susuz mu öldürüyor? Hayır. İlahi susuzluğunu ve açlığını, ihtiyacını arttıran kimsedir. Mevla'ya aşkını muhabbetini başka gönüllere aktaracak olan kimsedir. Gönlündeki bitmez ve tükenmez ilahi nimeti bir başkalarına sunabilen kimsedir. Mesela oturuyorsunuz huzurunda kalktığınız zaman acaba bir daha ne zaman görüşebilirim duygusu hasıl oluyor.
Kardeşlerimizden biri kış gününde üç kere diyor dağlar kurtlarla dolu üstadımızın huzuruna geldi. Bu kimse gıdalanmasa gelir de o huzura oturur mu? Demek ki gönlündeki ikrama mazhar olmuş. Yine bir amcamız dedem Rahmetullah Ali Hazretlerinin evlatlarından askere gitmiş, geldiğinde çantasını eve bırakmış, derhal üstatının huzuruna, onu ziyarete gitmiş. Yine bir üstaz-ı halimizin evlatlarından biri Efendim diyor mektubunda sizin hanenizde aldığım haz ve lezzet beni burada kendimden bita halsiz bir hale soktum, kendimden geçer bir haldeyim. O zaman kıymetinizi bilememişim ama şimdi o güzel sözlerinizi anlattığınız ayetlerden, Hadis-i Şeriflerde, büyüklerimizin kelamından naklettiğiniz sözlere aşığım efendim diyor. Elbette ki duymuş olduğu hazdan olsa gerek bu istek var.
Bir ara biz ziyaret için geldik buraya ama Sami Fende Hazretleri, Gaddesallahu Sırri Hazretleri ile üstadımızla görüşmek mümkün olmadı. Sadece hanelerini ziyaret ettik ayrıldı. Biz belki duyamadık hissedemedik hiçbir şey alamadık ama arkadaşlarımız görsek bu kadar lezzet ve haz alamazdık diyorlardı. Bizim bir kere veli dediğimiz zaman onlarda göreceğimiz şu beden kafesini parçalayıp varlık hapishanesinden kaçmış bir kimsedir. Hindistan'da ticaret yapan birisi ev halkına der ki size ne getireyim. İşte hanımı der ki bana ipekli getirirsin, bize işte şöyle kumaştan getirirsin, kadifelerden getirirsin, oğluna der o bana şöyle elbiseler getirirsin kızına der bana şöyle takılar inciler vesair takılar ziynet eşyası bir de kafeste tuti kuşu var. Ona da der ki sen ne istersin, bu sözü söyler söylemez başını eğer ve kafeste cansız bir şekilde yere düşer.
Hindistan'a girer, ev halkının ihtiyacını karşılar oradaki bulunan tuti kuşlarına kafesteki kuşun halini arz edince kuşun birisi ağacın dalından yere düşer. Eyvah, bunu biz mahvettiktir, gelir. Tutu kuşuna bunu anlatınca çünkü o kuş benim halimi, benim halimi oradaki kuşlara arz ettir. O kuşlara arz edince işte dalın başındaydı, sizin durumunuzu nakledince düştü pat diye yere, öldü deyince o kuş da boynunu büker ve kafeste cansız bir şekilde olduğu yere yıkılır. Aman ha bunu öldürdük der, kafesi açar, onu pencerenin önüne hava alsın diye bırakıp bir de bakar ki pır diye uçar.
Bununla buyuruluyor ki siz bir kere kötü duygu ve isteklerinizden, nefsani arzulardan, şehevi duygulardan, çok yeme ve çok içme arzularından, baş olma sevdasından, dünyevi istek ve arzulardan, kadın ve kız sevdalarından kurtulmadıkça, Cenabı hakk'ın dışındaki isteklerin hepsini elinizin tefsir ile itmedikçe kurtulamazsınız. Bu beden kafesindendir. Bir kere onlar beden kafesini parçalamış, varlık hapishanesinden, kendisilerini kurtarmış olan kimselerdir. İnsanlara Cenabı Hakk'ı sevdiren kimselerdir. Mevla'nın aşkını ve muhabbetini duyuran kişilerdir. Gönüllerinde Cenabı Hakk'ın aşkından gayrısını barındırmayan kişilere veli denir. Tamamen nefsini fena arzulardan arıtmış, dünyanın arzusuymuş, isteğiymiş tam bu bağlardan tamamen azat olmuş kimselerdir. Veli, Ancak sana ibadet eder, ancak senden yardım bekleriz diyen bu dünyaya bu dünyaya ilgisiz olup ebedi aleme kanat açan kimselerdir.
Cömert kişilerdir veliler. Alçak gönüllüdürler. İnsanlara yardım ederler. Cenab-ı Hakk'a giden sırlı yolu bilirler. Ve insanları o yoldan geçirmek için de teşvik ederler. Derler ki zikrederken diliniz Allah derken Celle Celalühinizle Onun yüce kudretini düşünerek cihadımızı yaparken bunun en karlı oluşunu, hilehü kelimetillah, Allah'ın celle celalü dininin yüceltilmesi olarak haber verirler. Gafletten, cehaletten, anlayışsızlık uykusundan uyanan kimselerdir. Böyle kafaları, gönülleri, kalpleri geniş olan, kafa ve gönül genişliği cömertliğine nail olmuş insanlardır. İnsan davranışlarındaki, sözlerindeki güzelliği, mükemmel tavırların ve doğru davranışların güzelliğini, ilim hazinesini, muhabbet definesini ve ilahi anlayış duygusunu ortaya çıkarırlar. Aslında bunlar gönül bahşederler. Adeta kalp temin ederler. Bu dünya bir hapishaneden ibarettir.
Bundan nasıl çıkacağımızı bize devamlı tavsiye ederler. Gönülleri tamamen Mevla'nın huzurunda olup ilim erbabı ilahi kaynaktan beslenen arifani ilahidirler. İnsanları bir kere içselleştirmeye kendilerinden uzaklaştırıp, suvetle değil, hakikatle meşgul olmalarını temin eden kimselerdir. Rabbi zülcelal'imize nasıl münib olunur, tam dönülür. Bunun dersini veren kimselerdir. Kişide mevcut bulunan Rabbi zülcelal'imin Rabbi zül zülcelal'mizin aşkını peydah eden, O'nu uyandıran kimselerdir. İnsanları rutinleşmiş, mekanik bir hayattan Mevla'yı zülcelal'e yakınlığa, hakikate davet eden insanlardır. Veliler hiç şüphesiz. Gönül sahibi olup, o yüzden iç aleminde dünyanın hakimleridir. Onlara dünya hakim değildir. Aynı zamanda veliler saflık, temizlik, paklik demektir. Hakikatin kamil birer aynasıdırlar. Gizli defineyi olduğu gibi yansıtırlar.
İlahi sırların onların temiz ayinelerinde bu denli nurani bir şekilde parlaması, onları karşı konulamaz bir şekilde, ilgi çekici kılmıştır. Rabbi Zülcelalimize Eshair billah ve lau yedru iledir Aleyhisselam. Allah sizi selana cennete davet eder. Onlar gönül cennetine, cennetül maarif dediğimiz cennetin sadece mekkuhat ve menkuhar yeme ve içmelerinden kurtulup ilahi zevklerine iliştiren kimselerdir. Velilerin oradaki sohbetine, nebilerin halkasına, Cenabı Hak'ın cemaline götüren kimselerdir. Kıymetli bir insan anlatmıştır. Mana aleminde diyordu, Rasulullah'ın sallallahu aleyhi ve sellem sohbetine iştirak ettim. O sohbeti müteakip bir mekan gördüm, kubbesinin her tarafı ışıktı. Orada da Hacı Hasan Efendi hazretleri sohbet ediyor dediler, ona iştirak etti. İşte ruhani zevk budur. Da içindeki öze eriş.
Kuran'ın siz zahiren şu bedeninizle laflısınız, Kuran'ın batını ise sizin batınınızdır diyerek Kuran'la bütünleşmemizi sağlayan Mevlana'nın sevgili kullardır onlar. Cenab-ı Hak cümlemizi yolunda daim ve kaim eylesin. Efendimiz aleyhissalatu 'ın ruh tayyibelerine ehline ve ashabına peygamberan-ı zan ve piran-ı zan bütün geçmişlerimizin ruhları için El Fatiha. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi.