Velilerin Özellikleri ve Nefis Terbiyesi kaydında Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi. Elhamdülillah'ın ahirete göçleri münasebetiyle onların anılması ve anlaşılması hususunda görüşmeler yapıldı. Hiç şüphesiz onlar Rabbımızın velileridir, dostlarıdır. Yalnız velileri iki kısımda ele almış ulema-i kiramımız. Birincisi Allahu Teala'yı veli edinenler. Cenabı hak'ı kendisine dost…
Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi. Elhamdülillah'ın ahirete göçleri münasebetiyle onların anılması ve anlaşılması hususunda görüşmeler yapıldı. Hiç şüphesiz onlar Rabbımızın velileridir, dostlarıdır. Yalnız velileri iki kısımda ele almış ulema-i kiramımız. Birincisi Allahu Teala'yı veli edinenler. Cenabı hak'ı kendisine dost ediniyor. Yusuf Aleyhisselam diyor ya Esselam, hiç şüphesiz Cenabı hak dünya ve ahirette benim dostumdur diyor Süleyman, şey Yusuf Aleyhisselam. Dünya ve ahirette Cenabı Hak benim velim, dostumdur diyor. Ikincisi de Allahu Teala'nın veli dost edindiği kimseler. Bu üstün, bu ikinci kısımda ifade buyurulan zümre müstesna bir zümre. Çünkü Cenabı Hak onları kendisine dost ediniyor. Estairi Kim Allah'ı ve Resulünü müminleri kendisine dost edinirse, Allah'ımızı dost ediniyor kendisine.
Habibini dost ediniyor bir de müminlere, kamil müminlere dost edinirse, fe inne hizbalallahi hümul valibu, Allahu Teala'nın tarafını tutanlar, onlar galip gelenlerdir, Şimdi nefsimize galip gelmek istiyoruz. Bu kolay da bir iş değil. Diyoruz ki bunca yıldır uğraştık uğraştık yine nefsimize yenik düşüyoruz, yine yenik düşüyoruz. Şu kasaptan bir kurtulalım diyoruz, kurtulan diyoruz. Nefsimize dokunan bir hal olsa parlayıp çıkıyoruz. O zaman da ağzımızdan çıkan sözlerin haddi hesabı yok. Yerine göre nikah da ayıp oluyor. Bunun imanımıza zararları da pek çok. Ama insanın çok hiddetlendiği zaman doluyor. O ayrı, o gayrettir. Bu Adana'da Sami Efendi Hazretlerinin kalpte Sallallahü Sırra hulefasından Hasan Efendi var. Bu celal sahibiymiş. Velileri iki kısma da bu şekliyle ayırırlar. Birisi Celal sıfatının galip olduğu, bir kısmının da Cemal sıfatının galip olduğu kimseler var.
Şer'i şerife dinimize muhalif bir hareket oldu mu çok heyecanlanırmış. Buna tahammül edemeyen kimseler çekmiş. Demişler ki çok kızıyor, çok öfkeleniyor. Hatta mürşid-i kamilimiz bunların ıslahı için çok uğraşmış. Demişler ki çok kızıyor. O zat dinimize muhalif bir hal görürse mesela kız çocuklarının başları açık. Hanımların erkeklerle olan konuşması görüşmesi çok rahat. Hep bunlarda rahatsız olurmuş bu Rabbimizin razı olmadığı ameller diye. Bu kızmalar ve bağırıp çağırmalar eğer bu şekilde ifade edilecekse bu kasaptan gelmez o. 0 ilahi bir gayretten gelir. Çünkü Rasulullah mübarek gözleri diyor kızarırdı. Şu boyun damarları, şu boğazındaki damarlar kabarırmış Efendimiz Bazen cahili adetler görürse tahammül edemezlermiş. Çünkü apaçık görüyorum sallallahu aleyhi ve sellem. Biz bunu Üstadımız hazretlerinde çok görürdük. Mesela bir sohbetine kimse girdi. Çok ama heyecanlandı.
Dedi ben sana evrak ve ezkar vermedim ki geliyorsun dedi. Bayağı hiddetlendi. Sonra öğrendik ki o kimse şeyhi şerife muhalif hareketlerde bulunan bir kerizeydi. Ama çok derviş görüntüsü içerindi. Sonra da sulh etmeye çalıştı. İşlerinde muhabbeti olmasa gelmezdi ne yaptı ama çok heyecanlanırdı. Şiddetlendiği zamanlar pek çoktu. Mesela kapılarına bir kimse geliyor hemen haber gönderiyorlar. Onun şu gibi fiilleri var oraya gidip gelmesin buyuruyor. Derhal bunu haber veriyor. Ben diyor o kardeşimiz geçen ziyaret ettim onu, gittim dedim ki diyor bak amca bir yere gidip geliyormuşum orayı terk edeceksin. Derhal diyor elini ağzına götürdü, öyle mahcup oldu ki diyor, birkaç gün sonra kurtuldum dedi diyor. O üstadımızın dediği, dediği yerle münasebeti diyor kestim kardeşim dedi diyor. O da faiz müesseselerine gider, gelirmiş. Bundan dolayı müstesna. Bunun dışında halimdirler.
Velilerin Özellikleri ve Nefis Terbiyesi ne anlatıyor?
Velilerin Özellikleri ve Nefis Terbiyesi kaydında Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi. Elhamdülillah'ın ahirete göçleri münasebetiyle onların anılması ve anlaşılması hususunda görüşmeler yapıldı. Hiç şüphesiz onlar Rabbımızın velileridir, dostlarıdır. Yalnız velileri iki kısımda ele almış ulema-i kiramımız. Birincisi Allahu Teala'yı veli edinenler. Cenabı hak'ı kendisine dost…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 9 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Çünkü onların gördüğüm kadarıyla huzurlarında bulunduğum için diyorum, iç alemimizi görürlerdi biiznillahi teala. Ondan dolayı heyecana gelirdi. O benzetmez mesela. Bir tanesini söyleyeyim size, Konya'yı teşrif buyurmuşlar, bir tanesi araştırıyor. Niye araştırıyor ama? Boynunu büküyor ama araştırmak için geliyor. Diyor ki oğlum niyette geldiğini ben senin çok iyi biliyorum. Bak insan içerisinde mahcup olma çık diyor. Çıkmıyor, Bak oğlum çıkarttıralım diyor. Çünkü o ihvanının en samimi olanlarıyla görüşmeye başlıyor. Bir müddet onlarla görüşüyor, oradan öte tarafa geçiyor. Oradan bir başka yere, okulunu okulunu bitirmiyor. İşimi bir işe giriyor oradan çıkıyor. Belli, araştırıyor. Üstad zalimiz biiznillahi teala hissederek halk olur diyor ve nihayet kalkmak mecburiyetinde. Yani bunlar ilahi bir gayrettir. Eğer dinimize uygun olmayan tavırlardan dolayı heyecana geliyorlarsa bu gayret.
Bir diğeri nefsimize dokunanlardan dolayı feveran etmek, gazaptandır. Efendimize birisi geldi sallallahu aleyhi ve sellem e o senin ya resulallah la taglub, gazap etme. Tekrar sordu gazap etme. Tekrar sordu gazap etme. Onun diyor hal ve tabiatında kasap vardı. Efendimiz onun için bu tavsiyelerde bulunmuşlar sallallahu aleyhi ve sellem. Birincisi Cenabı hakk'ı kendisine veli edinenler. İkincisi de Allahu Teala'nın kendisini veli edindiği kimseler, dostum diye kabul ettiği kimselerdir. Birinciye misal olarak arz ettiğim gibi Maide Suresi elli altıncı ayet celilede hepimiz için önemli. Bir hadisi şerif rical diye geçiyor. Ayak takımı ifadesini çok kullanıyorduk aman ha ayak takımlarıyla olmayalım, ayak takımlarıyla olmayalım. Bu şuna benzer. Adam diyelim denize düşmüş ve denize düştüyse sahilde olanın elini tutacak veya bunun için ehil olan kimseler var, dalgıçlar var.
Onlara sığınmak suretiyle, onlara tutunmak suretiyle kurtulacaktır. Ama bir dalgıç değil. O da yüzmesini bilmeyen bir kimse. Ona sarıldığımızdan iyi olacak, o da batacak biz de batacağız. Hem de daha iyi batarız. Eğer batacak yüzmeye bilmezse daha çok batarız. Diyoruz ki biz küfre batmayan, şirke batmayan, nifaka batmayan, büyük günaha batmayan, küçük günaha batmayan, masivaya batmayan kimselerin ellerine tutunacağız. Nebilerin izine, nebilerin yoluna tutunacağız. Sadıkların yoluna tutunacağız. Şuheda'nın yoluna tutunacağız. Suhanın yoluna tutunacağız. Çünkü onlar en güzel refiktirlardı. O zaman kurtuluruz. Ayak takımlarıyla değil de biz Allah'ı, Resulünü ve mümini. Şimdi diyeceksiniz ki biz Allah'a nasıl dost edeceğiz. Emri ilahisine uymak ona dost olmak demek. Kuran-ı Azimüşşan'a göre amel etmek. Şunu çok söyleriz İmam-ı Azam Efendimiz, İmam-ı Azam Rahmetullahi Hazretleri müstesna.
Bütün mezhep imamlarımız müstesna olmakla birlikte İmam-ı Azam Efendimizde de bambaşka güzellikler var. Bizim üstadımız hamd ve senada bulunur. Ayriyeten İmamı Azam Efendimizin de mezhebinde olduğuna da hamdilerdi. Bak hepsini sever, mutlak. Çünkü Allah'ımıza dokunur bir ayrım yapacak olursak ama hallederdi. İmamı Azam'ın, rahmetullah mezhebinde olduğuma da ayrıyeten hamdolsun buyururlar. İmamı Azam efendimiz Rabbi zül celalimizi çok görür ve doyamadığın ifade eder. Doyulur mu? Biz bilmediğimiz için. Eğer bir onun esmasındaki tecelli ile belirecek olsa dünya gözümüzde hiç kalır. Her şey kokar. Yiyecekler, içecekler tek aradığın mevlam seni diyor ya şair, tek aradığın mevla olur. Zaten birisi dağa sığınmış, yalnız kalırmış.
Diyorlar ki bu dağda yalnız başına ne yapıyorsun, ne yiyeceksin, ne içeceksin, yarın hasta olun bilmem filan sana kim bakacak birçok insanın şikayetleri de olabilir, dertleri de olur, sıkıntıları da olur. Kimle paylaşacaksın, ne yapıyorsun burada yapayalnız deyince, hayır diyor ben yalnız değilim. Rabbimiz buyuruyor ki ben beni zikredenle beraberim. Ben diyor ne yalnız olacağım diyor. Hatta yalnızlığı ganimet bilirler. Yine İmam-ı Azam Efendimizden arz edeyim sözü zaten ifade edemedim. Bir gün diyor Kabe'yi yalnız buldu. Namaza durdu. İki rekat namazda Kuran-ı Azimüşşan'ı akmetmiş ve tazarruda bulunmuş. Bir gün Samiven hazretleri haddeselahü sırra üstazımız, hutbul aktabımız Şam-ı Şerif'te bir hafız aramış. Demiş ki bana iki rekatta Kuran-ı azimüşanı hadn edecek hafız olur demiş. Bu Rabb'ımıza aşk işte, ona muhabbet. İmam-ı Azam Efendimiz diyor ki Allah'ım ben sana doyamıyorum.
Kuran'la amel edin. Ya Kuran'la amel edin. Allah'ımızı kendimize dost edinmek, emri ilahiyesine uymaktır ve çok rahat oluruz biz. Baktığımız zaman kitabı kerime her şeyimiz rahatlar. Mesela ve aşir ruhunle bil maruf. Evinizle, ailenizle güzel geçin. Ne kadar. Valide Sultan buyurmuşlar iki iyi bozuşmaz. Biri iyi biri kötü olsa yine bozuşmaz. Çünkü iyi olan aklıde, fehmide geçim yolları. Eğer ikisi de kötü olursa işler birbirine karışır. Erişıyor. Çünkü o da bir iddiada öteki de bir iddiada. O zaman anlaşma mümkün değildir. Ama bir diğeri attan alacak olsa tamam. Doğru rivayet, celle. Habibullah'a muhabbet nedir onu dost edin mi? Sünnet. Seniyyesi ne kadar tatlı. Şu oturmamız Resulullahın sünneti sallallahu aleyhi ve sellem. Şu oturmamız, şu bir araya gelmemiz. Birbirimize bir musafaha isek onun sünneti seni yesin. Bir hal hatır sorsak sünneti seni yesin.
Çoluğun çocuğun nasıl işler güçler vesaire. Bir sıkıntın var mı, bir yerin var mı, gerekirse hizmet için hazırız demek Resulullah'ın sünnetidir. Çok hangisini anlatabiliriz ki? Her hususta Efendimiz'in koymuş olduğu esaslar var. Her konuda şu yemek kabımızın akşam yatacağız üzerini örtme bile Efendimiz'in bize sünneti seniyyesin. Yemek kaplarının üzerini örtme. Su kaplarının üzerini örtme. Kapıyı kilitlemek. Efendimizin sünneti bulsan diyor hocam. Mesela yatacağı zaman kişinin lambayı söndürmesi, Resulullah'ın sünneti. Bitmez. Hangi konu derseniz mesela bir yemek yeme hususunda hususi eserler var. Bir bölümdür ahlak kitaplarında. Bir yemek yeme adabı, Efendimizin o husustaki tavsiyeleri bir kitap gibi. Çoğu mesela bir işimize gidip gelme. Nedir işimize girip gelme de Resulullah'ın sünneti? Erken gitmek.
Bir işe erken başlamak Resulullah'ın sünnetidir sen ullahın sünnetidir sen dolayısıyla. Ama kimse yok ki, müşteri de gelmiyor kimse gelmiyor. Gidip orada namazı kılınız sabah namazını, bismillah deyip işyerimizi açıyoruz. Orada eğer hiçbir şey yoksa dahi oradaki bahçeyi sulamak, oradaki sıkıntıları kaldırmak, diyelim ki bir rafı düzeltmek dahi. Çünkü boş kalmayı dinimiz hiçbir zaman sevmez. Hiçbir şey olmasa dahi, halkaca bir Kuran-ı Kerim açıveririz, kitaplardan açarız. Bu bile Efendimizin bize sünnetidir Salben-ı Basri'nin. Genel müşteriye karşı iyi davranmak, alımda ve satımda müsamaha, yalnız bunu çok iyi ele almak lazım, ele almak lazım. Bunda dahi suhulet göstermek, zorluk çıkarmamak Resulullah'ın sünnetidir Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimize muhabbet sünnet-i seniyyeye uymaktır. Müminleri kendinize dost ediniz aman ayak takımlarıyla olmayın Onlar mahveder, beynine de mahveder.
Sana bir söz söyle günlerce kovandan çıkmaz. Ya benim niyetim ne kadar güzeldi, düşüncem ne olur ki söz söyledi. Harbi bir de karıştırdı, kafamı da karıştırdı. Bu ayak takımından olur. Ama salih insanlarla oturursan artık bu dünya ile alakan da kalmaz. Elin alakadar olur ama kalbin alakadar olmaz. Hayatın değişir. Seni öyle bir alemlere götürür ki sen her şeyi şer'i ölçüler içerisinde yapmaya başlarsın. Cenabı hakk'ın korkusu kalbimize yerleşir. İkinci velayet Allah'ımızın kendilerini zatına dost edindiği kimseler. Zaten bizim hep aradığımız bu değil mi? Yani insan dünyadan bıkıyor, süsüymüş, püsüymüş, Her türlü maddi değerlerinden bıkma noktasına gelin. Rabbimizin ama bizi sevmesi, onun bizi kendisine dost bilmesi kadar tatlı ne olabilir ki? Esselamüle. Ve hüve yetevelle salihim. Safullah aleyhi vessellem. Araf suresi yüz doksan altı. O bütün salih kullarına veli olur.
Ama salih olmamız lazım. Allahu Teala'ya olan velayet mücahede ile. Davut aleyhisselama Cenabı hakk'ın vahiy pek çoktur. Ya Davut eğer beni kendine dost edineceksen tağhir kalben kalbini temizle buyuruyor. Beni kendine dost edineceksen kalbini temiz terk et, bana öyle gel. Bu ne demek? Nefsin fena arzularından kurtul, öyle gel. Efendimize velayet, dostluk nasıl olacak? Ona tabi olmakta. Zaten ayet-i kerimeler var İslam'da. Cenabı Hakk'ın sevdiklerini ifade edenlere söyle. Habibime tabi olsunlar. Eğer ona tabi olurlarsa Allah da onları sever ve günahlarını bağışlar buyuruyor. Müminlere olan dostluk onların da öncülerine bir mürşidi kamile olan itaatlarıdır. Onlara olan saygımızdır, sevgimizdir sözlerine riayet etmektir. Burada bu velayet konusunu işlerken bir, Allahu Teala'yı veli dost yenilenler delil ve burhan velayeti demiş buna. Bu ibret ve ders alanlar içindir. Delillerle.
Allah'ımızın varlığını delillerle ispat ediyor. Zaten Kuran Azimüşşan ispat ediyor. Bir de kainat kitap olarak ikinci bir kitap olarak kainat da ispat ediyor. İkincisi Allah'ın kendilerine dost edindiği kişiler o şuhud velayetidir. Bu nasıldır? Yani delile gerek yok. Delili yaratan kim? Delili yaratan zaten Cenabı Hak'tır delil. O zaman delile ihtiyacı olur mu? Delili yaratan Cenabı Hak. Delilsiz. Bu ayet celle Fussilet suresinde elli üçüncü ayet celle birinciye işaret bu. Allah'ı kendilerine dost edinlere, gelinenlere Cenabı hak yüce kudretine delalet eden işaretleri hem kendi şahsımızda gösteriyor hem de kendi dışımızda. Bir köyde, o köyde duvarda levha, işte bir Alman doktor hastasını muayene etmiş de, onun nefes borularında tevhidi görmüş. Bu nef-i ispattır. Bir de kendi dışımızda bunu siz biliyorsunuz.
İkinci olarak Allah'ın kendisine dost edindiği kişiler, En'am suresinde doksan birinci Ayet-i celîle-i Esselamü Kulillah. Allah dedi idi. Ondan sonrakileri terk et buyuruyor. Allah dedi, Allah bez, bakiye bez. İbni Mace, Muaz bin Cebe, radıyallahu anh bir gün Mescid'de ağlar. Derler ki onun için ağlıyorsun. Sebebini şöyle açıklamış. Salihlere değer verilmiyor. İnsanlar zelil olanları aziz ediyor, aziz olanları da zelil kılıyor, buna ağlıyorum demiş. Sonra kıymetlerini bilmiyorlar, olmayınca da aramıyorlar. Artık bu yaşantımızla alakalı. Yaşantımız düzgün olursa onların kıymetini de biliriz, onları da ararız hiç biz. Her yönüyle güzel olan Evliyaullahın ortak özelliklerinden birisi şefkattir ve merhamettir. Dinimiz şüphesiz Allah'a tazim mahlukata şefkattir.
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem kalbi yufka, her kötüye şefkat göstermiş, hiçbir kötüyü cemaatinden tepmemiş, merhametle ıslahına çalışıp topluma kazandırmıştır. Olursa ne yaparsınız? Kangren olacak. Tedavi edilebilirse o müstesna. Ama kangren olmuşsa o bütün vücudu saracağı için derhal keserler onu. Kangren olmama şartıyla. Artık mikrop diyelim. Mikrobu ıslah edebilir mi insan? Mikrobu mutlaka kaldıracaksın. O müstesna. Onun dışında Efendimiz öyle mikropları kaldırmıştır sandalula Mesela Mekke-i Mükerreme fetholundu fakat on kişiyi mikrop buyurdu mikrop. Bunları kaldıracaksınız. Bu mikroptur. Bunlar sahabenin beyninde bozar, kalbinde bozar, arasına fitne de sokar, her türlü yanlışlığı yapan bu mikropları Kabe'nin örtüsüne sarısa bile öldürün diye bulur. Bu müstesna. Ebu Bekir Radiyallahu Anh etrafını görüp, gözetip, ihtiyar, ihtiyaç sahibi, yaşlıları devamlı korurdu.
Hazreti Ömer radiyallahu anh Efendimiz buyuruyor ki Medine'de bir yaşlı vardı, ben ona hizmet etmek isterdim. Fakat ne kadar erken gelsem birisinin o yaşlının ihtiyaçlarını giderdiğini görürdüm. Bir de ne göreyim onun sıkıntılarını gideren, hizmetini yapanın Sıddıy-ı Azam olduğunu müşahede ettim. Selman-ı Farisi radiyallahu anh dünyayı arzuluyana şaşılır. Onu ölüm beklemektedir. Gafile şaşılır, gafil olduğu Ondan. Asla gafil değildir. Ülene şaşılır, Rabbimiz Ondan razı mı değil mi bildi. Misafire ikram eder. Bir şeyi bulamazsa sahralara çıkarmış Selman-ı Farisi Efendimiz radiyallahu anh. Kuşlara işaret edermiş onlar gelirmiş. Geyiklere işaret eder bunlar gelir, keser ikram edermiş. Demişler ki efendim Selman-ı Farisi Efendimize nedir bu sendeki sır? Ben demiş Cenab-ı Hakk'a itaat ettiğim için mahlukata bana itaat ediyor.
Kasım bin Muhammed, Kadı, düşünceli, haşyet sahibi, gam ve kederle dolu, alnı secdeli bir kimse idi. Cafer I Sadık, Gaddesallahu Sırra, yalan söylemez, güler yüzlü, tatlı dilli insanlara şefkatli ve merhametlidir. Hepsini buna kıyas edebilir, korkak güzelliklerdir. Mesela onlar bize acır. Niye acır? Aman ha itikat diye bir yanlış daha düşmesinler diye. Bize acırlar ibadet ve taatinde riyalı kibirli bir hal olmasın. Yine acırlar ahlaken bozulmasınlar diye, çocukları, çocukları. En büyük sermayelerdir bozulmasın. Aman ha iyi olsun, batıllara uymasınlar diye. Velhamdülillahi Rabbil Alemin El Fatiha. Ali Ramazan Dinç Hoca efendi.
Kaynak: Genel
Velilerin Özellikleri ve Nefis Terbiyesi | Mihmandar