Uhuvvet Ve Kardeşlik Bağları kaydında Müstazımızın, Kıymetlığı Efendimizin, Uhuvvet hakkında, Kardeşlık hakkında yazdığı risaleden siz Erbil Nefise okuyun. Allah'ım bizi öyle kardeş etsin inşallah. Ramazan şöyle, şöyle kız da mı şu şey cemaat? Kardeşlarımız kes kalkacak. Allah'u Teala ve tekaddes hazretleri, Hücret suresinde, Sure-i Hücrette müminler imanlı insanlar, imanı…
Müstazımızın, Kıymetlığı Efendimizin, Uhuvvet hakkında, Kardeşlık hakkında yazdığı risaleden siz Erbil Nefise okuyun. Allah'ım bizi öyle kardeş etsin inşallah. Ramazan şöyle, şöyle kız da mı şu şey cemaat? Kardeşlarımız kes kalkacak. Allah'u Teala ve tekaddes hazretleri, Hücret suresinde, Sure-i Hücrette müminler imanlı insanlar, imanı kuvvetli insanlar ancak kardeştırlar. Ayırdede ben. Böyle şimdi ihtilaf olup da partiye ne ayrılıp da aymış aymış ayrılmaları Allah'ın bu emrine muhalif. Yani caiz olmayan bir şeyde Müslüman, yitpare bitecik yerde toplanması lazım. O da imanına İslam'ına hiç zarar gelmeyen bir yerde. Kuran-ı Kerim hak olan Kuran-ı Kerim'de onun emrettiği yerde toplanabilirler. Öyle aymış aymış ayrılmak her biri bir hırkaya ayrılmak partiye ayrılmak caiz olmayan şeyden bu Allah'ın caiz etmediği çünkü ayet, Musarraktır, sarahat var.
Onun için herhangi bir anlaşmazlık da eğer bir anlaşmazlık gelir de aralarına ihtilaf düşerse müminlerin, kardeşlarınızın arasını düzeltin. Usul usul çalışın. Çabalayın. Vahdete getirin, birliğe getirin. Herkes evinin ününü süpürecek olursa o köy temiz olur. Herkes süpürürse. Tabii bir tacın adam temizliğe bakar, başkası bakmazsa temiz olmaz. Usul usul evinden başla çocuklarını dindar yetiştirin. Komşundan yavruları eğittirsin. Usul usul İslamiyet'e alıştırırsın. Böyle böyle çoğalır gider. Yoksa insan birbirine hor durduğu müddetçe o iş daha tehlikeli gelir, daha kötü gelir. Bunun için kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah emdiler. Evet ayeti, kardeşlarınızın arasını düzeltin birbiriyle görüştürün, barıştırın ve Allah'tan korkun ki rahmete şayan olasınız buyuruyor. Bu hususta Allah'tan korkun. Milleti salıp sevip etme. Yani kap, boy yangını ne olurlarsa görsünler.
Ne olurlarsa görsünler birbirine gire gire Müslümanlar birbirinin tembel düşmanı olur. İnan iki senedir hiç vazımı istemeyen, benden hiç hoşlanmayan kimselerin arasında iki senedir camide Allah rızası için milletin beynini birbirine acaba akabilir miyim diye söylüyoruz habire tartıcı olduklarından zıtlarına gidiyor. Yani bir kısmı. Insaf eden çok az oluyor çok az insaf etmeyen bu seni de bir partiye mal ediyor, hiç sözümü dinlemez oluyor. Seni bıraksa yakanı bırakmıyor diyor ki o filan pardılar da onu uçun diyor böyle emek ediyor gibi geliyor. Bana öyle geliyor kürsün Müslüman bakışın. Bir kötülükten haber verdi de o kötülük kendilerinden oldu ise benizleri bozuluveriyor. Daima iyisin, senin partın daha çok iyi diyebilirsen, hangisinde desem o birisi seninle böyle bir dünyada yaşıyor diyorum. Yani bu size konuşmakla derdimi açmış olayım da içinden gitsin inşallah.
Sonsuz ebedi hayatı tahakkuk edilen ettiren imandır. Sonsuz, hiç sonu bulunmayan ebedi cennete girdiren ebedi hayatı tahakkuk ettiren imandır. Şuradaki hadiste Peygamberimiz vallahi cennete giremezsiniz diyor. Vallahi cennete giremezsiniz. Aman ya Resulullah kim girmez? HİÇ! Yahudisi, Nasranısı, Mecudusisi dünyaya ve beşeriyete çok da hizmet etmiş ama üstünden elektrikler pır pır yanıyor icat etmiş adam ama füzeye gidiyor ama onları bilecek kadar aklıyla Allah'ı bilemediği için Allah'a iman etmediği için vallahi de diyor Peygamberimiz onlar cennete giremez. Çavalasın dursun. Şuna bir şey daha diyor. Onun altından buradan oraya geçiyorum. Vallahi kamil mümin olamazlar. Ona da yemin ediyor. Bize diyor o zaman, birbirini sevip kucaklaşmayınca kardeşim, imanlı kardeşim demeyince biz aramızda bunu yapıyoruz Elkam dediğinde. Gelenler olursa, bunları da samimi olarak hürmet eder.
Uhuvvet Ve Kardeşlik Bağları kaydında Müstazımızın, Kıymetlığı Efendimizin, Uhuvvet hakkında, Kardeşlık hakkında yazdığı risaleden siz Erbil Nefise okuyun. Allah'ım bizi öyle kardeş etsin inşallah. Ramazan şöyle, şöyle kız da mı şu şey cemaat? Kardeşlarımız kes kalkacak. Allah'u Teala ve tekaddes hazretleri, Hücret suresinde, Sure-i Hücrette müminler imanlı insanlar, imanı…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 8 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Boğazlarını okuyacaklar hoş geldin kardeşim diyerek ne yapalım sonra gelmeyen adamla kucaklaşılmaz ki. Diyor ki Nefsimi yedi kudretinde tutan, nefsimi yedi kudretinde tutan Allah'a yimiydi derim ki iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe kamil mümin olamazsınız. Olamazsınız. Size bir şey söyleyeyim Peygamberimiz diyor. Sana haberlerimi size bir şey söyleyeyim. Buyur ya Resulullah. Onu yaptığınız takdirde sevişirsiniz. Aranızda Selami yayın. Selami Esselamu Aleyküm. Almayırsa bir dört yandan diyorum Esselamu Aleyküm. Baktın kim bilirdin kesildi adamı bırakırsın yoksa selam kalpleri yatıştırır. Hedayeleşin, selamlaşın, muhabbetleşirsiniz buyuruyor Peygamberimiz. Bunun için şimdi, Ayet-i Celiyyenin bu fıkrasında sonsuz ebedi hayatı tahakkuk ettiren ettiren imandır. İmanın hardal denesi kadar büyüklüğünde iman, Erciyas dağından ağırdır.
Onu bir gözüne koy, imanı bir gözüne koy, O kadar da erci has daha da altın olsun altın ağırlığında kendi de altın olsun gene iman ağır. Şimdi zerre kadar iman ibidi cennete koyacak. Hannet diller bir adam varılı. Zerre kadar imanı vardı. Yani Allah'a, Peygambere anca inanıyordu. O da zayıfidir. Onun bile öldü o imanılar. Halnet. Yine ebedi Cehennem'de kalmadı bir kerpici altından, bir kerpici gülmüşten toprakları zeberecekten huridi, gılmanlı, Allah'ın cemali o kadar iman öyle kavuşturuyor. Onun için siz diyor sonsuz ebedi hayatı tahakkuk ettiğiden imandır. Müminlerin haklarını korumak, menfaatlarını gözetmekteki din kardeşlığınızı Allah'tan korkarak yapın. Allah'tan korkarak yapın bunu. Kardeşlık olan yerde şefkat var, merhametlar. Onlar şefkatlılar, merhametlılar. Kardeş olanlar böyle. Kardeş olmayan, kendimizden ben ölçüyorum şimdi.
Allah için kardeş olmayanın başına büyük felaket gelse de hiç üzülmüyor. Mesela Duymazcadan geliyoruz, salam kararına değmiş gibi oluyor ama küçücük bir din kardeşim vardı şeyde Ankara'da, Yahya dediler, içerim cız vefat etti deyince o gün oy örnek vermedim. Elbet-i esti. İçeriime bir şey dikiliverdi. Yani ne kadar acıdığımı bir Mevla bilir. Hiç kimse bilemez. O kardeşlik yerde olduğu olan yerde şefkat var merhamet var. Demek ki her mümin kardeş olamıyor insana müminin nakıssı demek oluyor. Onun için kardeşim kuvvetli bir mümin olmaya çalışalım inşallah. Şöyle bir hadis daha söyleyeyim size. Resul-i Ekrem sallallahu teala ve sellem şu Hadis-i Şerifinde bunun en güzel ifade buyurmuşlardır. Mümin müminin müminler tek şahıs gibidirler. Şu mümin var ya şöyle hepimiz müminik elhamdülillah. Şöyle diyorsa şehre iman ediyoruz tabii. Bunlar tek şahıs gibi, bir insan gibi hepsi.
Yani, dövmüşsün de bir araya getirmişsin de bir tek şahıs gibi diyor Peygamberimiz. Bir aza muzları buldum, vücudun diğer kısımlarla uykusunu gayb eder. Taşlar içinde onun ıstırabını duyar. Bir vücut olduğu için yalnız gözü ağrıyor. Gözlerim düşesem o ne bileyim gözün ağrıyor, ne uyumak. Büyütmüyor efendim. Bir tek diş orada çiğ gibi konulmuş yani geminin içine sokulmuş. Bir tekziye sızıladım var, beynin dönüyor görmüyor musun böyle beynini döndürüyor. Zokur, zokur ayağından beri o ordan çekilip atmayınca hiç rahat edebiliyor mu? Müslümanın bir tecrinin başına bir felaket gelirse o senin bir dişin gibi, bir parmağın gibi, bir gözün gibi, bir kulağın gibi onun acısını duyacaksın ızdırabını duyarlar diyor Peygamberimiz.
Onun için size İhsan'dan misal verdim bunun başına gelen felaket ebedi cennete götürdüğü halde dünyadaki ayrıldığımıza, lehulumu teessirlik geliyor, yavruları gözümüzün önüne geliyor. Ehehehe size bir şey haber vereyim gardaşımız. Dostluğun üç şeyiyle belli olur diyor. Dostluk. Hazreti Ali efendimiz, belki bunu her zaman duymazsınız vasiyet bu. Dostluk, ordunun bir adamla onunla arkadaş olmak istiyorum, ziyaretine gitmek istiyorum, evüdünü dinlemek istiyorum, o senden hoşlanıyor. Sen ondan üç tane şartı var. Bir, gıyabında kayıracak. Yani kendi kayıp ama lafını ettiler mi? Ne diyorsun arkadaş sen? Ne söylüyorsun ya ben bir dinleyeyim bir. O şöyle canım böyle abdestini al öyle ağzını al öyle adamlara. Karışmam, ben taş kesilirim yıldırım olurum. Ne oluyor da benim kardeşimi sen şey ediyorsun diye. O gıyabında kayırır.
Üstadımız gıyabında kayırmak zamanı biraz geçti, Kalbin müteessir olur, onlardan ayrılır gider. Yani kalbi kaile olmaz, dövüşmeye tutmaz. Yani heyecana gelelim o daha büyük tehlike fitne doğurur. Onun için kalben hiç razı olmaz. Bir, ikincisi, ikinci şartı. Başına bir musibet geldi mi yetişir. Hastalandı, başına felaketler geldi, yavruları vefat etti, Ailesi geldi. Baş kendine hastalık isabet etti. Gidecek, onun ezgisi ile meşgul olacak, hafifleştirecek. Kayseri'ye kadar gideyim mi? Bir doktor getireyim mi? Efendim ne buyuruyorsunuz şöyle onun geldiği ile hemdem olmak bu edep risalesinde de yazılı bir kimse bir kardeş olursa bir kimseyle ailesi belki bakanlar olmazsa elini böyle koluna kadar, dirseğine kadar sığayacak onun bütün vazifelerini görecek, hizmet edecek böyle kardeşlik olur. İki, üçüncüsü ahirete irtihal edince unutmaz.
İnan biz böyle okurken anamıza, boğumuza develili İsmail Efendi'yi, Klaus hafızı, İhvanlarımızdan ahirete irtihal edenleri tek tek sayan ruhlarını memnun etti. Okur gönderdi taaa şu dağın zirvesinin öte yanlarında yani Adana'ya bakan yerinde, Torosların Aciman Dağı'nı öte yüzünde babamın dostları vardı. Biraz annemiz vardı, Halilcanız vardı. Şimdi geçen gene andık gözümüzün, hepiniz içer dedim ihlas okuyundur ruhlarına gönderelim. Öyleli ne oldu? Babam gireli ne oldu ama muhabbet gitmiyor gardaşım. Böyle muhabbetli olursak kardeş olabiliyoruz. Allah böyle kardeş buldursun bize. Biz öldükten sonra vay efendim seslerine ne teyp'in içinde öldü vefat etti gitti hele bir ışık laf sokayım ruhuna göndereyim. Bunun için şu hastalığımda eziyet çekiyorum, teyp boyut duruyorum, size zahmet ettiriyorum. Yani ahirete gidersem kardeşlerimiz unutmasınlar diye.
İnşallah birbirimize duacı olalım kardeşim. Peygamberimiz Muhammed birbirine acımakta, birbirini sevmekte, birbirine şefkat göstermekte müminin bir vücut gibi olduğunu görürsün diyor Peygamberimiz, böyle görürsünüz! Biz bunu görüyoruz, bizim buna benzer dostlarımız var. Bihtercik, İbrahim mekan İstanbul'da birisinden yakışıksız şey söyleyince oradan diyor En büyük azamatlı düşmanıyım ben Hacasın efendinin kardeşiyim! Diye haber gönderiyor. Orada Tahir Hoca bizim can kardeşimiz! Allah selamet versin Allah! İşlerini ileriye götürsün kurban olduğum Allah. Ben diyor milletvekili ne olmazdım bana serbest konuşma hakkı vermiyorlar da dokunulmazlık gelsin de her yerde bu dinimizi savunuyorum diye oldum yoksa ben Partiye partinin için girmedim İslamiyet'i ileriye götürelim diye girdim diyor. Allah niyetleriyle mecur etsin inşallah. Öyle geçen Kayseriler var diyor Recep'de şöyle kovdururlar.
Kayserlilere diyor Hacı Hasan efendiyi ziyaret ettiniz de mi geldiniz doğru mu? Efendim uğrayamadık. Niye uğradınız, niye diyor onu bindirip getirmediniz yanınıza olmamış mı diyor böyle sevgi olur mu? Onlar ibret aldığı içinde Kayseriler kıpramaya başladı. Yani, epey gelinlerimiz var, pazarlar'dan neden vaaza tayin hocamızın neyin? Kardeşlık tesisi. Yani otuz senedir, hacı an sen efendim benim kardeşim ikimizin arasında zerre kadar bir kırkınlık gelmedi daha diyor. HEÇ! İnşallah ölene kadar olmayacak bu da bana ümit veriyor diyor. Çünkü bir kimseyle sevişin de ölene kadar sevgini muhafaza edersen, sevgini muhafaza edersen arş-ı Azam'ın gölgesinde gölgelenecek. Size bir şey rica edeceğim lütfen şöyle oturun, biz alışkınım. Şöyle otur diyorum işte bende öyle oturun. Olmaz çok gelen ben biz öyle oturttururuz.
Bir gün Şahin Nakşibendi Efendimiz, büyük Efendimiz bir gün, meclisinde dizi ağrıyan varmış. Testsiz kalbim sızılıyor demiş. İçinizde dizimiz ağrıyan var demiş. Rahat edemiyorum konuşulkana demiş. Hangimiz söyleyin mi? Söylemeyince sensin demiş. Senin dizin, evet efendim, hayaslı olur diyor. Yok oğlum demiş. Sözü dinlemenin için en rahat oturacaksın ki kulağına söz girecek demiş. Bizim vücudumuz birbirine iple olduğundan kardeşimizin birisinin demiş başına bir şey geldi mi benim de içerim sızlar demiş. Bu da size müjde olsun yani büyüklerimiz bizimle daima alakalılar. Bu vücudun bir azası muzdarip olduğu takdirde diğer kısımlarda uykuyu kaybedip taşlar içinde onun ıstırabını duyarlar diye ikinci bir hadis daha buyurur Peygamberimiz. Tekrar, müminler birbirine kinetlenen yüzülerden meydana gelmiş bir bina gibidir. Şu binayı görüyorsunuz ya burada yalnız kaya değil, taş değil bu.
Taşın içinde hem kireç var, hem kum var, hem de çimento da var takviye olsun diye. Bak kaç türlüden meydana geliyor. Ağaç da var bakın işte ağaçta var orda. Daha demirler de var. Mıhlar da var, çivilerde var, tahtalarda var da var. Tahtalar, hepsi bir araya gelince böyle oluyor. Siz Türk olun, Arap olun, Çerkez olun, Kürd olun kim olursa olsun imanlı mısınız? He, hepiniz bir araya gelin kullarım diyor hepiniz bir araya gelin. Metin, o zaman bir bina olursunuz yoksa her biriniz bir yere parçaladılar mı? Zaten niyetleri öyleymiş. Parçalayalım. Yahudi planıymış bu. Yahudi planı parti ne Uhud'dan geliyor. Birbirinden ayıralım milleti. Birbirine düştüm mü komünistlikte gelir, mahsulluk da gelir, dinsizlik gelir, limansızlıkta gelir, kavuka da gelir, gürültüde gelir, anarşistlikte gelir, çeşitli şeyler gelir. Birbirimizden ayrıldığımızdan oluyor. Bir sürü koyunu ayır birbirinden.
Yirmişer, otuzar ayır çobandan ayrılsın. Bir tanesi geri gelir mi bakalım kurtlar, park? Söyle efendim! Allah'ımız buyuruyor ki benim için sevişenlere söyle habibim. Seviştiği benim için. Kavaçardan niye çıktınız? Efendim buranın halı sihri dokunuyormuş da bir halıya dokun. Bak, kaçanın bir de o manalesini ziyaret eder. Bu Allah için olmaz. Bu bir maksat varsa geldiğin ziyaretin arasında bir maksat varsa Allah için değil bu. Yani öyle bir ziyaret olacak ki sırf benim için olacak. Allah rızası için ben bu zatimi ziyaret edeyim. Evitlerini nasihatlerini alayım. İnşallah irşad olurum deyip bu maksatla, o maksatla ziyarete gelirlerse bir, benim için benim için sevişenlere seviştiği benim için olanlara aradan sevişeceğim, yaşlı kızını alacağım oğluma, oğluna kız öleceğim, şöyle oldu aramızda şöyle bir iş var. Bunlar Allah için sevişme değer. Bunlar Allah için ziyaretleşme değer.
Bunlardan hiç arada bir pürüz bulunmayacak. Benim için ziyaretleşenlere, benim için sevişenlere, benim için birbirine ikramda bulunanlara, benim için de birbirine ikram ediyor. Yani, hürmet ediyor, ikram ediyor. Ağızlar aç olsa çay içerdir, meyve yedirdir, kavun, karpuz keser, onlarla ikram eder buyurun ne olursunuz, yeniden memnun olalım derler. Böyle benim için ikram ederler. Benim için birbirine itimat edip de dost olanlara, bana itimatla bu zattan bana hiçbir zarar gelmez. Sırf menfaatim olur ahiret için. Ne malıma bir zarar gelir, ne canıma gelir, ne ırzıma gelir, ne namusuma gelir. Bunlardan hiç kimseye bir tehlike gelmez diye böyle ihtimal etmişler dost olanlara benim de muhabbetim tahakkuk etmiştir. Ben de o kullarımdan razıyım diyor. Oğullarımdan razı oldun böyle kullarımdan böyle kullarım inşallah. Şöyle Hazreti Ömer Efendimizin de bir kelimesini söyleyeyim bitireyim.
Hazreti Ömer radıyallahu anh Allah'a subhanehuına nail etsin. Şöyle buyuruyor. Kim geceyi kaim olsa, sabahına gece ibadet etse, iyi dinlen. Evet! Gündüzde gündüzünü de Saim olsak, sene orucu dursa.