Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi. Rabbimiz zülcelalimiz, semamat ve arz yaratıldığı günden beri Allah'ın indinde, aylar on ikidir. Bir sene on iki aydan müteşekkildir. Bunların dördü haram aylardır. Biz Allah'ımız lütf eder, ihsan ederse, üç aylarına girmiş oluyoruz. Üç aylarında görevlerimiz var. Birinci vazifemiz, Recep, Şaban ve Ramazan-ı Şerif paylarında, Resulullah. Bunu camiye giderken, gelirken, arabamızda iş yerine ulaşmak isterken, dönerken, her ne zaman olursa abdestli olmak şartıyla, uygun vakitlerde okuyabiliriz. İki ay süresince Recep ve Şaban-ı Şerif'te, ara ara efendimizin şu duasını yaparız sallallahu aleyhi ve sellem. Allah'ım bu ay bize mübarek, Recep, Şaban ve Ramazan-ı şerifi ve bizi Ramazan-ı Şerife ulaştır. Recep, Recep-i Şerif ve Şaban-ı muazzlamı bizim için mübarek kıl. Ve belliğine, Ramazan ve Ramazan-ı Şerife de bize ulaştır. Ara ara bu duayı yaparız.
Recep-i Şerif'in ilk perşembe günü, eğer tutabilirsek oruç tutarız. Seyahatimiz yerinde ve imkanlarımız müsaitse. Akşam ilk hac lokma alınır. Az yenir. Iyidir. Akşamla yatsı arası on iki rekat namaz kılınır. Allah rızası için celle celaluhu. Birinci rekatta Fatiha-i Şerife, bir ve üç İhlas-ı şerif, iki rekatta bir selam verilir. Yapmaya muhtelif olursa, üç, yedi İhlas-ı şerif okunur. İki rekatta bir selam verilir, on iki rekat tamamlandıktan sonra secdeye varılır. Secdeden önce yetmiş defa denir. Secdeye varır. Secdede yetmiş kere duası okunur. Secdeden başınızı kaldırınız, iki secde arası yetmiş defa, Rabbi fir, verham ve tecavüz, ama talib. Bu duayı yaparız. Tekrar secdeye varırız. Birinci secdede okuduğumuz gibi, ikinci secdede de aynısını tekrarlarız, yetmiş defa.
Sonra başımızı secdeden kaldırmadan, dünyevi, uhrevi hayırlı dualar yaparız ve Regaip gecesini bu şekilde ihya etmiş oluruz. Cenabı Hak kabule karin eylesin. Üç ayları halkımız arasında da meşhurdur. Hep üç ayları denir. Recep I Şerif, Şaban ı muazzam ve Ramazan ı şerhi. Bu aylarda oruç tutulur, farz değildir. Ama tutabilirsek, ruhumuzun temizliği ve nefsimizin ıslahı için çok faydalı olur. Bu ayların elbette hususiyetleri vardır. Receb-i Şerif, Şaban-ı muazzam ve Ramazan-ı Şerif. Bunu büyüklerimiz tarif ederken, şu şekilde bildirirler. Ekim ayı olur. Bunu buğday olarak da, arpa olarak da, fasulye olarak, nohut olarak ekilen hangi nimet varsa, hepsini düşünebiliriz. Mesela biz domates fidesi onu toprağa dikeriz veya bir nohudu toprağa atarız veya bir buğday tanesini toprağa atarız. Bu ekim zamanına Receb I Şerif denir. Bir temsille ifade edilir.
Üünün ihya edilmesi, hayırla geçirilmesi için. Recebi Şerif bir ekim ayı gibi, toprağa attığımız tohumlar gibi. Şaban-ı Şerif, o ettiklerimizin büyüdüğü devredir, geliştiği devredir. Ramazan-ı Şerif de artık ürün aldığımız, ay olarak hesap edilir. Mesela biz Kelime-i şehadet okuruz. Sanki bu kalbe atılan bir tohum gibi. Şaban-ı Şerif'te okuduğumuz Tevhid gelişir, büyür. Ramazan-ı Şerif'te de biz bu ektiğimiz tohumların, manevi tohumların, kelime-i şehadet gibi, tevhid gibi, namaz gibi, cihat gibi, tebliğ gibi, davet gibi, Allah için sevgi ve buğz gibi, Mevla'nın yolunda sarf etmek gibi ve hayırlı kelamlar, okuduğumuz Kuran Azimüşşan, e Hadis-i Muhammediye, efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin mübarek sözleri, evliyaullahın kelamları, velhasıl hayırlı olan bütün işlerimiz buna teşbih edilmiştir. Ürünü illa biz Ramazan-ı Şerif'te alacak da değiliz.