Sor kelimesinin Düzgün davranış ve tahsim ve güzel olan bir hal. Tövbenin düzgün olması, tövbenin şartlarını haiz olması. Tevbe, Cenabı Hakk'a yönelme anlam taşır. Ağalarımızın ıslahı Alaımız, evimiz, hüzümüz, kulağımız, beynimiz, bütün uzuvlar. Bir tevbeti, tövbe iledir. Alacağımız ile yapmış olduğumuz hatalarımızdan Cenabı Hak'ta bürünmektedir. Ve takva ve Rabbamızın korkusunu taşıyarak Celle Celalühü, azalarla günah işlememek. Bu da dosdoğru, nasıl bildirmişse Cenabı Hak o şekilde hareket etmektir. Gönüllerin ıslahı ve şu üç hususla yerine gelir. Bir İhlas, yapılan her şeyin samimi olarak, gönülden ve Sıddık bu doğru, bu ise gönül huzurlu. Daha bir iç aleminin ruhun, daha da bir öte düşüncelerin ıslahı Bu da, Rabbisizü Celalimizin bizi her an bölüp özetlediğini bilmekle.
O da artık Allah'ımızın isimleri, sıfatları, fiilleri, zati sıfatları, bunların tecellileri, El-Malife Rabbisi Zülcelal'inizi tanımakladır. Ev tabu yahu diye bileceğiz ki İslam-ı revahir, bizim kendi enfüs, iç alemimizin dışında afak, onda ıslah meyilledip, Yasaklanan ne ise, Rabbimiz neyi yasaklanmışsa, Ondan kaçınılan ve ilahi emre uygunluktur. İç aleminin ıslah ise, Hoş olmayan, caiz görülmeyen, Allah'ımızın Kitabı Kerim'inden red buyurduğu ve Habibullah'ın da ve Meşşai Uzan efendilerimizin de hoş görmediği, Rabbimize muhalif, uygun düşmeyen hallerden kurtulmaktır. Ve tayinamayacak kadar, hayırların, ibadetleri, taatlerin, güzel ahlakın yerleşmesiyledir. Sırrın sırrın ıslahı artık bunu biz beyanda zorlanırız. Ta, şünceler geliyor hatırımıza, onun gibi.
Ta ki arınıncaya kadar, tamamen ak ve pak oluncaya kadar, hayatınızı ve ruhumuzu bu yolda feda kılmak, yani ruhumuzla bu güzelliği elde etmek ve Rabbimize karşı büyük bir tevazu intisal der ki, Türkçesini bulmakta hep zorlanıyoruz zaten. Boynunu bükük demek. Raporuna karşı acziyetinin bilerek yapılmasıdır. Demiştir ki, Beşeri bütün kirlerden gönül alemini ıslah etmektir. Allah'ımızın iç alemini ıslah ettiği kimselerdir. Mesela biz gayret gösteririz de Allah'ımızdan yardımı bekleriz. Dedi diyor Rab, bize yardım eyle. Onun yardımıyla beşeri halden de kurtulmuş, Rahmani hale duyulmuş. Özel bir ıslah, düzelim, niyetin düzgünlüğü iledir. Ve aslahu'l amme, bu genel, böyle bizim gibi insanların ıslahı bir nispet, attığı adımda sebat etmek, tepesinde de sebat ediyor, taatinde de sebat ediyor, hayırlı olan her şeyi de. De. Halimiz nasıl güzeldir?
Şöyle izah buyurmuş Abdül Kadir Geylani Efendimiz, Halim ıslahı. Şimdi, bir görünüşü, davranışı her halinde ıslah, izne de, açıkta da, insanların içinde de vesaire her yerinde. Allah'ımız ile böyle bir yalnızlık hali ile, bunun izahtan nasıl veya hicret, dost olmak. Allah ile dostluğun gerçekleşmesi. Böyle daha ziyade, Rabbi Zülcelal'imizle bu manevi birliktelik, onunla dostluk hasıl olduğu zaman bir başkasıyla zaten dostu almasın. Sadece emri ilahiyi, emri ilahiyi yerine getirmek için. Insandaki düzenin nasıl olur? Düzgünlük, her nefeste Cenabı Hak'ta dönmekle Bir yapı, bir terk etme değil, ibadetle taatle devamlı olmak. İnsanın cüzmülü bununla belli olur diyor. İnsanın düzgününü, Allah'ınızı tabiri bu sevaptayken rızasını talep ederek, ondan, ona karşı hayırlı amelleri yaparak ve iyi ameller yapıyor ve uzayı nalayı kast ederek ecir ve mükafatta da nail olmak suretiyle.
Ve Allah'ımızın azabından da korkuyor. Şimdi sevabını umarak iyi taatlerde bulunuluyor, cezasından da korkarak, korkarak isyanına kaçıyor. İbadetin devamlı olması, aynı zamanda kulun kalbindeki Süheylai Devunun, Devunun huzur içerisinde bulunmasıdır. Süheyla-i Dero, kalpte bulunan noktadır. İmanın yazıldığı nokta, ilahi korkunun bulunduğu nokta, tazinin bulunduğu nokta, Allah'ımıza karşı diriliyle. Bu düzgünlü üç şeyde belli olur. Üç şey, üç husus, insanda bu halimizin de teorımızın, herşeyimizin de düzgünlüğünü sağlar. Efendimizin saygılı Allahü teala Aleyhisselam, sünneti Muhammediyesine uymak ve nefsimizin arzularını da terk etmektir. Tekrar, Ebu Rabbasi Nursi Hazretleri'nin insanın düzgünlüğünü, ıslahını şu üç madde halinde beyan buyuruyor. Insanın salahı, düzgünlüğü diyoruz biz buna ama kelimesi doldurur.
Şimdi, bunun anlamı zor olduğu için Türkçe de bulur Müfta abi, ancak yaklaşabilirsek yoksa salah bir hal dibekle insanın düzgünlülüğümü arasında dağlar kadar fark var. Çünkü kelime oturuyordur. Salah hal dindiği zaman oturuyor. Nice, marifetullah, Rabbimiz Zülcelal'imizi tanımaktır ve marifetullah'n nefs, kişinin Rabbimize karşı sorumluluğunu da bilmesidir. Ve meali El-Tüp Dünya, dünyayla tanmasın ve menerrullah, eğer Cenabı hak'taki şeyi tanırsa nesini tanıyacaksın? İsimlerini tanıyacak. Doksan dokuz ismi Celal, diğerlerini söylemiyorum. Birini tanırsa geçer o isimleri. Kim Allah'a, Zülcelali'yi tanırsa, Hafemy. Onun yasakladığından şiddetle kaçar. İlahi korku yerleşir, ölümüne. Ve men aleper dünya, dünyanın da geçiciliğini tanırsa, Zehide Filye ona katiyen gönlünü kaptırmaz. Eğer nefsini tanıyacak olursa, o zaman da Allah'ın kullarına karşı tevazudu, alçak günüdür.