Hatta hemen tövbe edenlerin tövbesini kabul etmeyi üzerine almıştır. Şimdi kötülüğü duyur bilmeyerek, yani bize kişi mümkün değil demek istiyor. Hani siz anlayabilseniz diyor bize, katiyen yapmazsınız zaten Cenabı hakk'ın azametini bilen bir kimse yapamaz, mümkün değil. Hemen tövbe edenlerin tövbe etmesini üzerine almıştır, buyuruyor. Burada şu izah edilmiş. Tövbe eden demek bu. Günahtan kaçınır. Çünkü tövbenin bir anlamı da fiilinden Allah'ımıza dönüş demek. Mesela namazda durduk ya biz kıbleye bu dönüş işte. Allah'ımıza Celle Celalühu Allahu Ekber deyip ona dönüyoruz biz. Dönüş bu. Kalbin dönmesi, her şeyden önemli olan o zaten. Yani fiziken, bedenin dönmesi değil zaten. Olsun, bu bizde bir taklitti. Taklit, hakikate vesile denir. Yaparken, yaparken dikkat denilince Allah'ımız, bizim çabamıza göre İslam buyuruyor. Günahtan korkar diyor, kaçar. Onun emrine de koşar. Tevvekar da budur.
Şimdi demek ki kelimeler birbirlerinden farklı. Muti itaat eden demek. Bu tövbeyle Allah'a yönlendirildi. Muti itaat ediyorlar. Yetta bir riyaya ve yer ismimiz de ki bu itaatkar olan kimse de riyadan kaçıyor. Yani gösterişli olmasından istemiyor. Denir. Riya için bu tabir kullanılır. Ve sekilde izah ederler. Böyle güneşin karşısında böyle toz demeyin. Böyle bir uçuşmalar olur. Bir toz işlemi ise uçuşma, bu uçuşmaları yakalayayım deseniz yakalayamazsınız. Elinize niye gelmez? Bu kadar bir rüya sizin amelinizi hayırsız hale getirir. Hiç mesafesinde kılar ve yeryüzünde zikir. İtaatine diyor zikir gerekir. Memehkir zikreden ne yapar? YETTEBİL, üç. O da ben şu kadar zikrettim, işte Ramazan Şerif'te şöyle ibadetim oldu, taatim oldu. Ondan kaçınır ibadetiyle ölmekten. Ona da kusurlarını düşünme başlar. Şimdi aşama aşama gitti. Cikirden kimse ne diyor?
Kendisini beğenmekten, ibadetini görmekten kaçar. Ona usulü olduğunu bilir. İbadet edenin usulü olması nedir? Çünkü ibadette de gaflet var onun için. Rab domuzu görür gibi ibadet etmek mesela. Ve Hukie ennallah teala evha ile Davut aleyhisselam Allah'ımız Davut aleyhisselama şöyle vahiy buyurmuş. Günahkarların günahından dolayı dinlemesi. Ne demek ediyor? Sadıkların, sadıkların aşka gelmesi nedir, nedir bir bakayım. Onlardan bana daha sevgili buyuruyor artık, dönmüşsün gün. Şeymiş, böyle bir gezme gibi bir hal, gezme dinmez ona da feryadı figan koparıyor böyle. Allah diyor. İşte bundan diyor bana günahkarların günahından dolayı inlemesi daha sevgilidir. Buyurulmuş. Bir ayeti celile, otuz altıncı ayeti celileden mülhem şu manayı vermiş Müellifi Hazretleri. Şimdi bu zekat ne hususunda, canlı insanlar, yakınından başlıyor. Cebrail günü bire sahip diye devam eder.
İşte ilk akrabasından ondan sonra yayılmaya başlıyorum diye geri döner. Bunu anlatırken şu izah yapmış. Bir kere böyle ecnebi dediği imansız, küfür, huysuz, onlardan uzaklaşmak ve sahibi bir Cem bu, bu da düzgün bir kimse, böyle sahip, düzgün. Ona da, übernografi bu, pis sefer, seferde kendisine arkadaş demiş ve ve kalp ile ezzevce, zevce manasına da kullanılmış. İbni nüsebil, yol arkadaşı, misafirdir. Şimdi Kuran-ı Kerim'de anlam olarak bu şekilde işte misafire, yolda kalana, bilmem ne anlar zekat veriliyor. Bunun iç hali de diyor. Allah Allah. İnsanın diyor kalbidir diyor. Gönlünü görmesi gerekiyor. Yani gönlünü gidişat etmesi gerekiyor diyor. Ve diyor ve tabiat, bu da tabiatıdır. Ve Şer-i Şerife tamamen bağlanan akıl diyor. Yol arkadaşına da Allah'a itaat eden yoldaştır. Demek ki mübarek bir kimse ki ayetin diyor bat, batıl anlamı bu.