Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Musahabe beşten devam ediyordu. Bazı değişiklikler yattı. Ettabakatı sufiyen diye birer ser, Fakat müsaabe beşten biraz devam edeyim. Bir Müslümanı gerek herhangi bir surette aldatan, gerek ona zarar veren yahut ona hilekarlı giden bizden değildir. Yani kamil mümin değildir. Bir Müslümanı gerek herhangi bir surette aldatan, gerek ona zarar veren yahut onu hilekarlık, ona hilekarlık giden bizden değildir. Yani kamil mümin değildir. Yalnız burada dikkat edilecek bir husus latife de olsa yapılmaz. İşte latife ettim, bir şakaydı dinmez. Şaka yaptım diyerek aldatmak, onu üzmek bu da caiz değildir. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ben latife yaparım ama haktır buyuruyor. Benim yaptığım latife de haktır, bir gerçeği ifade eder. Çapulculuk veya soygunculuk eden yahut soygunculuğu emir ve işaret eyleyen bizden değildir.
Yani hakiki mümin değildir. Alışveriş ettiğin zaman de ki İslam'da aldatma yoktur. Bu hadis-i şerif alışverişte daima aldatıldığını söyleyen bir sahabiye karşı idrak buyrulmuştur. Haklı haksız yemin yedi vermek, iyyakum ve kesreten filfi fil beyir ve innehu yenfagu zimme yemagu. Alışverişte çok yemin etmekten sakının. Zira bu muvakkaten nafaka sağlarsa da sonunda bereketi silip götürür. Alışveriş günü sayılır memleketimizin cuma. Bu alışverişte diyor çok yemin etmekten sakının. Yemin ettiğinizde belki o anda kazanırsınız ama bereket olmaz. Havuz tadıyla da yiyemezsiniz. Cenabı hak size huzur vermez. Evet. Borç hususunda ifade buyrulmuş. Şüphesiz ki Allah, satışta kolaylığı ve nazikliği, satın alışta kolaylığı ve nazikliği, borç ödemede kolaylığı ve nazikliği sever buyruluyor. Alırken de verirken de karşısındakini rencide itmemek. Üzmemek, çok sühuletle, rahat bir şekilde yapmak.
Ayakkabı satın alacağın zaman iyisini al, elbise satın satın alacağın zaman da iyisini al buyurmuş Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Her meteliğe işaret duyduk. İki cihan güneşi, ayakkabı satın alacağın zaman, Ayakkabı satın alacağın zaman iyisini al, elbise satın alacağın zaman da iyisini al buyurmuşsünüz sallallahu aleyhi ve sellem. Bir de memleketimizde daha çok yüremizle alakalı, ittehiv I ganamen peynefiye bereke. Evmühani, koyun ve keçiydin. Çünkü onda bereket vardır buyurmuş. Zaten bununla meşgul olan insanlar derler. Tüyünden istifade eder, derisinden istifade eder, etinden istifade eder, kemiğinden istifade eder, tersinden bile istifade eder. Çok temiz bir hayvandır. Koyun çok temiz bir hayvandır ve bir de ağaç yetiştirmenin önemi ve fazileti. Dinimizin ele almadığı hiçbir konu yok ki. Ne kadar güzel. Ah, dikkat edilseydi ne güzel olacaktı. Sadaka arası şimdi oldu.
Manasını düşünmeye çalışırım ya. Kim ağaç ve fidan dikerse, onun meyvesinden gerek bir insan ve gerek Allah'ın yaratığından bir mahluk yedikçe, o kendisi için daima bir sadaka olur. Bunu büyüklerimiz derler ki bize, yoldan tarafı ağacın daha miğveli olur, daha çok biter ki gelip geçenin yemesinden dolayı derler. Ziraata teşvik hususunda, ekiniz, Allah Allah, içiniz, ziraatle meşgul olunuz. Şimdi tam onun zamanı. Bu münasebetle yerinde. Şüphesiz söz, iki cihan, güneşin muhbiri sadık. Zamanına göre demek istiyorum. Ekiniz, biçiniz, ziraatle meşgul olunuz. Çünkü ziraat mübarektir. Mümünlü, bereketlidir, bir de orada ettiğiniz yerde bostan korkuluklarını çokça yapınız buyurmuş efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Demek ki onu da boşuna yapmazlarımız. Okulun korkuluklarını da çokça yapın buyuruyor bize iki cihan güneşi. Talebul halali cihadin. Güzel.
Bu musahabe beşi Ali Efendi, Bilecik, İstanbul'da da yani geliyorlar arkadaşlar. Bunlar ticaretle de meşgul kişiler. O ticaretin, alışverişin sıkıntısını, meşakkatini, eğer dünyaya bir muhabbet varsa, bir zevk uyanıyorsa onun zevklerini atmak için toplanıp, müsabebebebetişten de takip ediyorlar elhamdülillah. Böyle sizin gibi toplamıp faydalanılıyor, istifade ediliyor. Sami Ramazan oğlu sırra üstadımız yazmışlar. Evet, bitmiyor. Ne kadar mühimmiş. Dedi ki, müsahabe beşi bir ele alalım. Çünkü Efendimiz bunu hazırlarken, Kaddafi Sallallahu Aleyhi ve Sellem gündüz hazırlık yapar, geceleri yazarlardı. Devamlı meşgul olurlardı. Biz okuyalım olsun diyoruz. Devam edelim. Sizden biriniz akarını, yani ev, bostan, bahçe gibi sabit mülkünü satmak isterse, onu evvela komşusuna arz iç. Çünkü ona komşusu ya talip olur yahut iyi bir komşuluk gidecek, hayırlı bir müşteri bulur.
Cenabı peygamber sallallahu aleyhi ve sellem komşu hakkına o kadar büyük ehemmiyet verirdi ki, ashabı kiram adeta komşuya mirasçı olacak sanırdı. O kadar ehemmiyet vermiştir. Kefareti olmayan beş günah üzerinde duruluyor. Şu beş günah kefareti yoktur. Yani bunlar keffaretle de ödenmez. Allah'a iş koşmak. Haksız ve hükümsüz cana kıymak, mümine iftira etmek, muharebe günü kaçmak, bir malı haksız olarak kesecek ve hakkı iptal ve hapsedecek yemin ile am gitmek. Hadis-i Şerif'in metninde geçen, sağ biratın, gukatta hapsetmek demektir. Yediğimiz şeylerin en temizi kendi kazancınızdan hasıl olandır. Kendi bizimle çalışmanızla şüphe yok, çocuklarınız da sizin kazancınızdandır. Size gelir getirir bunları. Öldüğümüz zaman eğer hayırlı kimse bırakmışsak, amel defterimizi kapatmayacaktır tabii. Hiçbir kimse kendi elinin işinden, kazancından yediği kadar hayırlı bir yiyecek asla yememiştir.
Hakikat Allah'ın peygamberi Davud aleyhisselam bile kendi elinin işinden, kazancından yetti. El emeği ile geçinmek, etyabul kesfi amelul racul fi yedi ve küllü eyen mebruri. Kazancın en temiz ve güzeli kişinin kendi eliyle yaptığı iş ve hileden, hainlikten azada meşru alışveriştir. Cenabı hak cümlemizi yolunda muvaffak kılsın. Velhamdülillahi rabbil alemin, Aleyhissalatü Vesselam efendimizin ruh tahribilerine, evin ashabına, peygamberan-ı zan ve tühan-ı zan, bütün geçmişlerimizin ruhlarına fel Fatiha. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin kalbi serin sohbetini dinlediniz.