Sayın dinincilerimiz sizleri Allah'ın selamıyla selamlıyoruz. Müellifimiz muhterem Ali Ramazan Dinç Efendi'nin aranan kimlik kitabından bölümler paylaşmaya devam ediyoruz. Bugünkü paylaşacağımız bölüm ticaret başlığını taşıyor. Sağlıklı ticaret ticaret için gönlün sağlıklı olması icap eder. Şer güçlere değil ilahi güçlere teslim olmak gerekir. Çünkü bize müşteri olan Rabbimizdir Celle Celaluhu. Allahü Teala müminlerden mallarını ve canlarını kendilerine verilecek cennet karşılığında satın almıştır. Ticarette amaç kardır. Ne zarar vermek ne de zarara girmek yoktur dinimizde. Caferi Sadık Kudusu Siruhü, kendinizi cennet karşılığında değil Cemalullah karşılığında satın, der. Hazreti Ebubekir'in radiyallahu anh ya Süheyb alışverişin karlı olsun dediği ticarete talip olur kazancını bilenler. İnsanlardan öyleleri de var ki Allah Teala'nın rızasına ermek için kendini ve malını feda eder.
Gözü açık tacir. Onlar ne ticaret ne de alışverişin kendilerini Allah Teala'ya anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoyamadığı insanlardır. Saf suresinin on ila on birinci ayetlerinde azaptan kurtaracak hayırlı ticaretin yolu gösterilir. O da kamil bir imanla malı ve canı sahibine teslim etmektir. Fi sebilillah. Müşteri Allahutaala, satıcı müminler, pazarlanan can ve mal kar, cennet ve cemali ilahidir. Kar da had. Aşırı kar da makbul değildir. Hem maddi hem de manevi ticarette emeğin karşılığı vardır. Onlara işte size cennet yapmış olduğunuz iyi amellere karşılık ona varis kılındınız. İflasa gitmeyenler. Fatr Suresi'nin yirmi dokuz otuzuncu ayetlerinde Kitabı Kerim'i okuyanlar namaz kılıp yolunda Rabbimizin gizli ve açık sarf edenlerdir. Şükürlerinin neticesi bağışa ve mükafata erenlerdir. Zarara girenler. Ticaretin kaide ve esasını bilmeyenler tacir olamazlar.
Bakara Suresi'nin on altıncı ayetinde hidayete karşılık sapkınlığı satın alanlar ziyandadır, buyrulur. İmana küfrü, İslam'a batıl ideolojiyi, itaate masiyeti, güzel ahlaka fena huyu tercih edenler zarardadır. Haksız kazanç yollarına düşenler ziyandadır. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem faiz yiyenlerle zekat vermeyenleri cehennem ateşiyle müjdele buyurur. Batağa giren müessese Aleyhissalatü Vesselam efendimizin tavsiyeleriyle kurtulur. Pazarı teftiş buyuran efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem mübarek ellerine daldırdığı buğday çuvalındaki ıslaklığı görünce bizi aldatan bizden değildir, buyurdu. İmam-ı Azam Rahmetullahi aleyh ortağına kumaşın hatasını belirleyerek fiyatın düşüklüğünü söylemediği için elde edilen karı muhtacına infak eder. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem doğru olan tacir kıyamet gününde Allah Teala'nın arşının gölgesinde sıcaktan korunur, buyurur.
Ticarette alan ve veren, mal ve bey, satış sözcüğü vardır. O da aldın verdim ifadesidir. Mal kusursuz, istifade edilen, kendisinin veya izinle satılan mal olmalıdır. Malın vasıf ve miktarı bilinmelidir. Tama aşırı hırstan kaçınmalıdır. Az karı küçük gören kazançtan mahrum olur. Hak dostları helal malın teminindeki sebepleri bile araştırmışlardır. Zalimlerin kazdığı su kanallarında bile hassas davranmışlardır. İşte bunlar sıddıklardır. Bir başkasına ait su ile sulanan bahçenin salatalığını yememiştir Ebul Haseni Harakani Kuddusussiruhu. Varislerin hakkıdır diye yanan Kandili ölümünden sonra kişinin söndürenler de muttakilerdir. Cenaze götürülürken arkadan bir ambulans gelir düşüncesiyle yolu tıkamayanlar da ebrar sınıfındandır. Kendisine hediye edilen zemzemin bidonunu son nefesine kadar helalleşmiştir üstadımız.
Sigara satılan yerden alışveriş de yaptırmamıştır Sami Ramazanoğlu Kudusisi ruhu. Ne kadar müftüler fetva da verseler mutmain, huzurlu gönüllerine müracaat eden kimseler de salihlerdir. Her mesleğin bir ilmi vardır. Alışveriş bilgilerini öğrenmek farzdır. Bu bölümü de noktalıyor müellifimiz muhterem Ali Ramazan Dinç Efendi. Bir başka bölümde birlikte olmak ümidiyle sizleri Allah'a ısmarlıyoruz.