Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu KaddeSaluhu Sırrahü'l Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Aladdin Biçici. İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde sizlerle birlikteyiz. Sevgili izleyiciler. Mahmut Sami Ramazanoğlu GaddeSallahü Sirahü'l Aziz'in Musahabe isimli eserinin beşinci cildinden ticaret hakkında Hadis-i Şeriflerle inşallah bugünkü programımıza devam edeceğiz. Namuslu tüccarın mevkiyi konusunda bir Hadis-i Şerifle başlamak istiyorum programımıza. Aleyhissalatü vesselam efendimiz Sözü ve muamelesi çok doğru olan, kendisine emniyet edilebilen tacir, peygamberlerle, sıddıkıklarla, şehitlerle birlikte haşrolunacaktır buyuruyor.
Namuslu ve şerefli tacirliğin haiz olduğu bu yüce mertebenin kadrini bilmeyip veya bilmezden gelip de, istihkarla, karaborsacılıkla, hile ve hudalarla hareket edenlerin aklına, gafletine şaşmamak elden gelmez. Nihayet gireceği çukur, bir kara topraktır. Korkak tacir ticaretten ve kardan mahrum, cesur ve müteşebbis tacir ise bol rızıklıdır diyor Efendimiz yine bir hadis-i şeriflerinde. Bir malı kiminiz kiminin satışı üzerine ona engel olmak suretiyle satmasın. Satılacak şeyleri ticaret mallarını pazara indirinceye kadar da yolda karşılamayın buyurmaktadır. İmam Malik, henüz pazara gelmeyen satılık malı karşılamanın caiz olmadığını, onda pazar halkının da alım hakkının bulunduğunu, İmam Şafii bu karşılamanın bir kötülük olduğunu, İmam-ı Azam Ebu Hanife bu hareketle memleket piyasasına zarar vermemek şartıyla bir beis olmayıp, aksi halde mekruh olduğunu söylemişlerdir. Rahimehumullah.
Zahiriyeden İbn-i Hazm, bu karşılamanın haram olduğunu ifade etmiştir. Memlekete hizmet ve ticaret maksadıyla dışarıdan mal getirenin rızkı bol olur. Karaborsacı ise melundur. Ne kötü o karaborsacı kul ki Allah fiyatlara, piyasada halkın muhtaç olduğu şeylere ucuzluk verirse tasalanır, onu pahalılaştırırsa sevinir. Kim bir ayıbı, kusuru bulunan bir malını onun kusurunu açıklamadan açıkça söylemeden, göstermeden satarsa Allah'ın daimi gazabı içinde kalır, melekler de durmadan ona lanet eder. Bir Müslümanı gerek herhangi bir surette aldatan gerek ona zarar veren yahut ona hilekarlık eden bizden değildir. Yani kamil mümin değildir. Çapulculuk veya soygunculuk eden yahut soygunculuğu emir ve işaret eyleyen bizden değildir. Yani hakiki mümin değildir. Alışveriş ettiğin zaman de ki: İslam'da aldatma yoktur.
Bu hadis-i şerif alışverişte daima aldatıldığını söyleyen bir sahabeye karşı irat buyrulmuştur. Alışverişte çok yemin etmekten sakının. Zira bu, geçici olarak nafaka sağlarsa da sonunda bereketi silip götürür. Bu hadis-i şerifte sakınılması emredilen yemin doğru yemindir. Yalan yemin, zaten az da olsa esasen haramdır. Sizden biriniz, din kardeşine bir ödünç verip de onu alan kimse kendisine bir tabak bir şey hediye ederse onu kabul etmesin. Yahut hayvanına bindirecek olursa ona binmesin. Meğer ki bu ikramlar ikisi arasında bundan yani bu ödünçten evvel vaki olmuş bulunan aksi takdirde alınmaması gerekiyor. Kim borçlusuna soluk kaldırır, onun ödeyebilmesine vakit ve imkan bırakırsa, yahut alacağını Ondan büsbütün silerse, o kıyamet günü arşın gölgesinde bulunur.