Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, cennetin anahtarı la ilahe illallah diye şehadette bulunmaktır. La ilahe illallah zikrine devam edenler için kabirlerinde ve kabirlerinden kalktıkları zaman korku yoktur. Sanki ben la ilahe illallah zikrine devam edenlerin bizden hüznü gideren Allah'a hamdolsun ayetini okuyarak kabirlerinden kalktıklarını görüyorum buyurdular. Ya Resulallah sallallahu aleyhi ve sellem, bir rivayette Ehli tevhide ölüm anında da, kabir hayatında da korku yoktur buyurdular. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ashabı Kirama imanınızı tehdit ediniz, yenileyiniz. Bunun bize bir hatırası var. Bir rahatsızlık geçirmiştim. Doktorlar çok acele bir şekilde ameliyata götürüyorlardı, Çok acele. Hatta götürürken o hastaların yataklarına bile çarpa çarpa yetiştirin diyorlardı. O esnada doktor dedi ki dedi. Bilen bir kimseymiş doktor.
Demek istedi ki bak geziyorsun, tevhit oku demek istedi. Bak bizde pek endişe yoktu. Hiç öyle, işte son nefestir ne diye dedim ama içimde bir itminen vardı, böyle mutmain bir hal. Sonra götürdüler. Burada demek istediğim bölünmek üzere olan kişiye kelimei tevhidi telkin edin buyruluyor. Aman oku demeyin diyorlar. Çünkü şekara talih kendisinden geçmiş, belki okumam diyebilir. Onu dedirttirmemek için hatırlatın. La ilahe illallah la ilahe illallah diye. Burada devam edeceğiz. Ehli tevhide ölüm anında da kabir hayatında da korku yoktur buyurdular. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ashabı kirama imanınızı tecdid ediniz, yenileyiniz dedik de nasıl tecdid edelim ya Resulallah dediler. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem la ilahe illallah zikrine devam ediniz. Çünkü Buna devam eden, la ilahe illallah zikrine, kalbi nurla dolar müminin yakini artar. Böyle imanda güç kuvvet sahibi olur.
Cenabı hak ayeti kerimede, agah olun, yani uyanın demek ve bilin ki kalpler ancak zikrullah ile mutmain olur, buyurmuştur. İbni Abbas radiyallahu anhuma'dan rivayete göre şöyle dinmiştir. Cenabı hak mahlukatın en azimi, yani en büyüğü olarak arşı halk ettiği vakit yirmi dört bin yıl titredi. Cenabı hak da onun üzerine yirmi dört harf izhar etti. Bu da la ilahe illallah Muhammedur resulullah kelimesidir. Arş bundan sonra sükun buldu, o titreme hali geçti. Bu sükuneti yirmi dört bin yıl devam etti. Allahutaala ilk mahlukunu halk edip ona tevhidi, la ilahe illallah muhammedur resulullah kelimesini emredince arş tekrar titremeye başladı. Rab Teala ve Tekaddes hazretleri sakin olaya arş buyurdu.
Bunun üzerine arş, ya ilahi, bu kelimeyi söyleyeni mağfiret etmedikçe sakin olmam deyince, Rab Teala ve Tekaddes Hazretleri ben seni halk etmeden iki bin sene evvel kendi nefsime yemin ettim ki, hangi kulumun dilinde bu kelimeyi verirsem bu kelimeyi diline, onu muhakkak mağfiret girerdi. Enes radiyallahu anh'dan rivayete göre Nebi sallallahu aleyhi ve sellem kalbinde bir arpa ağırlığı kadar dahi iman olarak La ilahe illallah diyen kimse ateşten kurtulur. Kalbinde zerre miktar iman olarak La ilahe illallah diyen cehennemden necat bulur buyurmuşlardır. Müminlere Cenabı Hak'tan bir rahmet ve merhamet olarak ruhlarının kabz edildiği vakitte hatırlayıp söylemeleri için ölüm meleğinin alnında la ilahe illallah yazılıdır. Bunun için Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem mevtanıza, yani ölmek üzere olan kimseye kelime-i tevhid zikrini telkin ediniz buyurmuşlardır. Buraya bir vaiz geldi.
Vaiz bize şunu anlattı, Ankara'dan geldi. Dedi ki, beni kürsüye davet ettiler. Ama bir hazırlığım yoktu. Sami Efendi Hazretlerinin sohbetinde bulundum. Zaten onun mübarek sözleri bu. O sohbetten duyduğum, hatırımda kalanları dedi naklettim. Fakat Sami Efendi Hazretlerinin sözlerinden naklettiği için bir huzur meydana geldi. Kürsüden indi, halkımızdan bir tanesi Vaiz efendiye teşekkürde bulundu. Hocam size teşekkür ederim, dedi. Ne güzel, dedi, ifade ettiniz. Tevhid ehline ölüm meleği geleceği an, geldiğinde diyelim, la ilahe illallah alnında yazılıdır. Biz dedi bunu dedi, biz dedi bunu sizden duyduk dedi. Efdaluz zikri la ilahe illallah ve efdaluz duayı elhamdülillah, zikrin efdali, la ilahe illallah duanın efsalı de elhamdülillahtır. Kelime-i tevhid, ulla ilahe illallah Muhammedurresulullah, aslı imanı tevhid ettiği için zikrin ekmeldir. Yani bu kelime-i tayyibe ile kişi mümin olur.
Onun için zikrin en üstünüdür. Cenabı hak ve tahmin de Allah'ımızı hamdetmekte nimetin tezyidi, nimetin artmasına sebep olduğu için duaların efdalidir.