Tevekkül ve Rıza ile Manevi Yolculuk ve İlahi… | Mihmandar
Mihmandar ses arşivi
Tevekkül ve Rıza ile Manevi Yolculuk ve İlahi Muhabbet
Tevekkül ve Rıza ile Manevi Yolculuk ve İlahi Muhabbet kaydında Hazretlerinin Özel halinde önemli olan nehmen tespit etti. Geçen bu kırk yedi. Mektupta okunmuştu. Kırk beşinci mektup, iman için, iman için kader yayından atılan oku, müdafaa babında rıza gibi bir zırh ve kale bulunmaz. Şimdi üç şeyi tespit edebiliriz, tevekkül, muhabbet ve rıza, bunu gayret ederseniz edin, üç şeyi, çok önemli var,…
Hazretlerinin Özel halinde önemli olan nehmen tespit etti. Geçen bu kırk yedi. Mektupta okunmuştu. Kırk beşinci mektup, iman için, iman için kader yayından atılan oku, müdafaa babında rıza gibi bir zırh ve kale bulunmaz. Şimdi üç şeyi tespit edebiliriz, tevekkül, muhabbet ve rıza, bunu gayret ederseniz edin, üç şeyi, çok önemli var, Muhabbet tevekkül ve rıza şimdi bunu evlerimize gittiğimizde yolda olsun iyice inceleriz Muhabbet Allah'ımıza olan Habibi de olan Allah'ın huzuruna Habibi'nin muhabbetini bizde tehmin edecek kimselerin muhabbet. Çok önemli Yoksa bizi helake götürür. Yardan aşağı attırır bizi. Gelişigüzel muhabbetler olursa. Muhakkak bu sevdiğine ilahi cihetini temin edeceğiz. İlahi yönü. Ben seviyorum işimi gücümü ama ne için seviyorum? Rızkı merak olsun deyip Hep Allah'ımıza iltica olacak. Diyelim arabasını seviyor yolunda hizmet etsin.
Ne olursunuz Bunlar çok önemli olan konular İmam Rabbani Hazretleri Eğer bir şeyi bilerek yaparsanız mesela Farz namazı kılıyoruz Bu Allah'ım bana bir emridir. Farz çünkü derseniz haliniz daha başkadır. Namazına eda ediyoruz da bu hatırımıza gelmiyor Az bir hatırlıyoruz ve geri unutuyoruz. Mesela sünnetleri kılıyoruz. Diğer hususen de olur. Bu Resulullah'ın sünnetidir. Derseniz diyor iş farklı olur. Çok güzel bir tabirde bulunmuş. Kader yayından atılan Ucu müdafaa babında rıza gibi bir zırh bulunamaz. Razı olmak. Bir ara bizim eski evimiz var. Onun yanında da havuz, bunu derelerimiz yaptırmış. Çünkü mübarek insanlar Büyük bir ilim ehli, irfan ehli Yüzlerce talebe okutmuşlar. Çok kıymetli insanlar. Çok kıymetli. Derelerimiz o bazı ağaçları diyorlar. Onlarla birbirlerine girilerek çok güzel bir havuz yapmışlar. Oranın bağ bahçe sunar. Efendimiz şeye geliyorlar.
İmam Hatime de para toplanacak o sıra İşte halktan bire ikişer ne elde ettilerse zorluklar da yapıldı İmam Hatime kapıldı. Efendimiz tabi teşvik ediyorlar. Siz konuşursanız halk biraz daha mideler İmam Hatip yaparız diye. Abdullah diye birisi var. Eczacı bu. Bu efendimizi ciple o zamanın Taksim'de yoktur. Getiriyor. Şimdi frene basacağım derken tam havuza yakın. Duvarda yoktu. Gaza basmış. Allah'ım korumuş Boş olsa da zararlı dolu olsa da zararlı Boş olursa tehlike zaten çarpacak Dolu olsa boğulacak Şimdi bir seviye de birkaç metre tercih ettik Neyse bir şey olmamış çıkmışlar, biraz yaralanmış, ellerde biraz incinmeler olmuş, tabi doktor getirmişler, bir doktor vardı yani orada. O da efendimizi bildiği için tansiyonu var koca ben demiş büyük bir tehlike içine girebilir. Erhan ölçmüş. Efendimizin de belli bir seviyesi on altıdır. On altı on altı çıkıyor.
Sonra demiş ki Hiç kaygılanmadınız mı? Çünkü bir şeyler yükseliyor. Efendim şunu demiş doktor Biz Allah'tan gelene razı oluruz. Mesela, Nad İbni Ahmet Baba üstadımıza demiş Bir sıkıntı geçireceksin. Ama atlatacaksın. O sıkıntıda şu Bizim büyük Hafız Mustafa Efendi'nin İlk bir hanım. Şimdi bakın, insanların bakışlarına bakın, bakalım Bu kadar da olmaz. Diyorlar ki Gelininin batnındaki çocuk Hasan Evet. Bu kadar aşırı dar olunca küçük olunca derhal bir uygunsuz madde de kokuyor zaten. Bir demiş güç olmayınca Şimdi üstadımız hep bunlarda Rabbimize büyük bir teslimiyet göstermişler. Allah'ım Rabbimiz bizi demiyor. Bakarsak eğer Kuran-ı Kerim'i öldürsen daha iyi izah ederim. O karşıda Nemid Suresinde hepimiz için çok önemli okuyacağım ayeti celile.
Tevekkül ve Rıza ile Manevi Yolculuk ve İlahi Muhabbet ne anlatıyor?
Tevekkül ve Rıza ile Manevi Yolculuk ve İlahi Muhabbet kaydında Hazretlerinin Özel halinde önemli olan nehmen tespit etti. Geçen bu kırk yedi. Mektupta okunmuştu. Kırk beşinci mektup, iman için, iman için kader yayından atılan oku, müdafaa babında rıza gibi bir zırh ve kale bulunmaz. Şimdi üç şeyi tespit edebiliriz, tevekkül, muhabbet ve rıza, bunu gayret ederseniz edin, üç şeyi, çok önemli var,…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 18 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
İnşallah Kuran-ı Kerim ile de aşinalığımız olursa çok iyidir Okumuyor değiliz, Okuyor kardeşlerimiz Biraz Tetkikli, mealler olarak, Tefsirler olarak dikkat edelim. Onu biz bütün birlik zaten birden takip edileceğini. Mahaller olarak Diyanetin de güzel takip edebilirsiniz. Fikri Yavuz'dur eski bunlar Onlar güzel şeyleri boş verin. Böyle müspet olanlar onlara dikkat edelim. Soralım bilen kimselere. Şimdi birlikte hepsini söyleyemem Göstereyim ama bu Ayet-i Celine bizim Allah'ımıza teslimiyetimiz noktasında önemli Rabbi Zülcelal süleyman Aleyhisselam'a çok büyük bir mülk veriyor. Yine tefsirlerde izahında görürsünüz sayılmakla bitmez Süleyman A. S. Rüzgar emrinde kuşlar emrinde Ondan sonra cinler emrinde Sizi çok dağıttım kusura bakma da anlatır hatırıma geleni anlattım Şimdi Efendimiz geldiler eski kovanlardan oturdu O zaman duydum hiç tefsirlerini görmedim böyle bir şey.
Efendimiz'in demek ki ilim noktası öyle hocalarla öğrenmeye benzemiyor konuştuğuna bakarsanız bazı sular var içtiğiniz de insanın karnına ağrı size verebiliyor Böyle kaynak sular olduğu zaman o sıkıntı vermiyor. Efendimizin suyu kaynağı olduğu için ilmi bizzat Resulullah'dan insana eşer veriyor. Veriyor Bu koca kesimlerinden dinleyenler bize derdi Anlattığı ay bizim bildiğimiz dinlerdi Dinlerdi bunları Fakat bir tat var, bir lezzet var dinler Gelirler bayılmış gibi dinlenlerdi lezzet alınlardı.
Süleyman Aleyhisselam'a anlattı Süleyman Aleyhisselam belkıska olan münasebetini konuştular işte Sebe ülkesinde bir kral için Hucütün geliyor haber geliyor ya ben seni diyor El-Bahalne uzun süre okurum hepsini de Seni boğazlayacağım Gel diyor Ya su yemin beni boğazlama ben sana yapayım haberle geldim Kuran-ı Kerim'i inceleyelim dediğimiz bu ilme'l yakın anlatıyoruz Aynen yakayım Hakk'al bu Hakk'tan yakinler işte ben sana yapayım bir haberle geldim diyor ki Güneş'e günümüze takıyorlar Süleyman çıkaracağımız dersin bitiremezsiniz!
Bir Hüdhüd bunu haber veriyor Onun islam ile barışmasını istiyor Biz insanız artık Bir yolunu bulacağız dağıtıyorum da İnşallah toplanmaya çalışırım İnsanların İrşad ve Islah noktasında Bir apartman Bir apartmanda toplanıyorlar Bunlar belli günlerde Kendi aralarında müşavere ediyorlar Diyorlar ki şu komşu geliyor, bu komşu geliyor, alttaki geliyor, üsttek geliyor sağda solda Bir komşumuz var geliyor. Askeriyenin ya albaymış bir şeymiş. Yalnız diyorlar nasıl davet edelim? Hepsini çağırıyoruz onu nasıl çağıralım? Biz bir sohbet grubumuzu Kusura bakmayın! Telefon ile arıyorsunuz. Evet arayın ama bir bir evlerine varılmıyor. Arkadaşlar şurada ciğerim yaralanmıyor değil mi? Yaralanıyor. Niye yaralanıyor? Başına adam toplanmadığı için mi? Hayır. Gelirken düşündüm. Dedim ki haydi bir cihat olacak olsa ne olacak dedim. Konuşmaya geldi mi konuşuluyor. Devletinde buluyor, devletinde giriliyor.
Ama şu bir cihatdır aynı zamanda Tek tek gruplarını dolaşacak tek tek anlatacak söyleyecek. Bak sohbet var gelmemezlik yapma. Ölüm müstesna mutlak gelecek. Bunu idarecilerimiz yapmıyor. Yapmıyoruz. Yüzeyse. Hep yüzeyse. Böyle öfkeli nerede değil? Güzel bir şekil. Kardeşim bak gazzenin durumu değil. Şimdi İsrail durmuyor orada üç gün konukluk yer açmaya başladık başımızda bu yoktur diye yapmayalım Ülkemiz zaten muharebenin içerisinde Fakat bu ne oldu Yavaş yavaş yavaş yavaş yavaş bildiği için bizde artık bağışıklık kazandı Sanki Karadeniz yağmurlu der gibi oluyor Yok Çalışılmıyor Yok bölge temsilcileri isterse yaparsın görüyorum. Bir kısmını zaten gördüm. Yok Ama kendi işimizde zerre kadar bir fasül yok. Kendi işimize geldiği zaman zerre kadar. Dedim hanım sofrada bir eksiklik yapsın obalar çıkıyor.
Biz çobandı bizim akrabamız Efendim dedi ben dedi sürüden birini iki tane eksik olsa yerim dedi. Bu bizde büyük bir düşünceye hasıl düşünce hasıl. Dedim Allah'ın Rasulü hayvan sürüsünün eksilse eksiğini bilir. Biz İhvanımız ile niye meşgul oluyoruz? Umuyoruz? Dedim bunlarla demek ki biz uğraşmıyoruz. Biz çalışmıyoruz. Havale ettiklerimizle bak bundan sonra böyle olmasın iyi bir çalışırsın. Çalışılırsa kopar gelir çalışmamıza göre Biz iyi çalışırsak Allah'ın izniyle Rabbimiz bereketinin olacağını haber veriyor. Şurada diyelim ki siz hiç gelmeliyiz. Bir kişi olsa bin kişiye olan heyecanımız bir kişiye tükenmez bizim. Çünkü biz söz edelim. Üstadımızın büyük bir emaneti var üzerimizde. Biz onu mutlak Allah'ın izniyle gücümüz nispetinde gerçekleştiririz. Hepimiz görevliyiz. Yazın diyor. İhvanımız murabıt olmalı. Keşke demeseydim. Murad ederi demek.
Bugün de böyle kolay zamanda bir araya gelmezsek o zaman çok zor. İşte gördük geçtiğimiz günlerde neler biraz devam edildi ondan sonra tavusamaya başladık Biz camiye teheccüd namazı aslında cemaat olarak takılılmaz. Bir sıkıntıydı. Toplanılsın istedik Toplayıp hiçbir yer almayacak ondan sonra yavaş yavaş yavaş düşüyor Allah'ımız bize nimetini verirken yavaş yavaş yavaş yavaş eksiltiyor mu Her zaman bunlara su ikram veriyorum. Biraz da azaltayım. Bilmiyorum. Nimet devamlı bakıyor. Şu havamızı Cenabı Hak kesmiyor devamlı veriyor. Bunlar hep ibret Öyleyse derslerimizi iyi çekmiyoruz şimdi ne yapsın burada kardeşlerimiz idareci olanlarımız hepsini başka demez ki! Havale ettiği sohbet gruplarına dikkat edecekler Yol çok önemli. Yusuf'ın yolu. Ali Kerim Aleyhi ve Sellem Efendimizin ilk kolundan geliyoruz. Yakin bir nebehin yakin diyor. Ben yakin haberle geldim.
Şimdi Hüdhüd'ün Görevlerine baksanıza kendisi aynı zamanda bir su mühendisidir. Su nerede var onu işaret ediyor. Süleyman aleyhisselama haber veriyor. Bir hödün taa Sebe ülkesindeki Ay'a Güneş'e taptıklarını söylüyor. Bu bir kuş Biz insan bu mesul değil. Bir şey söyleyip bunu hep kaydedeceğiz. Biz bu günahkar kardeşim gayzdık. Allah'ım bunu kim zannetmaz size? Allah'ım vermiş olduğu nimetlerin şükrünün eda edilip edilmediğinin cezasını verecektir. Biz diyoruz ki Büyük insanlar mesela Hacersın Efendimiz zamanı bir kutbu oluyor. Bir kutbu olduğu halde öyle bir yakınlıyor. Ne olacak benim halim diye sızlanıyor efendim. Bu sızlanmalar boşuna değil. Onlar Allah'ımızın algısını vermiş olduğu bir emanet. Bak! İman bir emanettir. İmanın yetmiş küsur şubesi var olay geliyor günün düşünüldüğü zaman müminiz Kelime-i şehadetle utanır diyoruz Kelime-i şehadeti şartları var.
Mesela İsa-i El Didem Hazretleri iki mahvoldu diyor. Iki ay oldu. Es'ad imanından korkuyor diyor. Ne olur imanıma dua edin bu alsamdır. O imanın şartlarından dolayı bunu söylüyorlar imanın şartlarından dolayı. Mesela İslam'ın şartları diyoruz İslam'ın şartlarında da Allah'ımız bize zatını görür gibi ibadet etmemizi o zaman bu zatını görür gibi ibadet etmekteki gayret ve çabamızda mesul tutuyor Mevla kolay geliyor kolay değil Size anlatayım. Şimdi Meşayı-i kiramdan bile, böyle büyük dediğiniz insanlardan bile, ahirete bütçenlerden çok büyük ceza çekenlerimiz var. Çok! Bir türlü suale cevap vermiyor. Çünkü Allah'ım el vermiş, ayak vermiş, gözü vermiş, kulak vermiş. Bunlar nimet Gözleri var görmez buyuruyor. Işte gözleri var görmez demek bunun incelenmesi lazım yüzeysel geçildiğinde neden böyle yapıyorlar buna mana veremiyoruz. Bu küfrün bizim üzerimizdeki büyük bir oyunudur.
Gerçekleri bize aksettirmekte işte insanları bu kadar sıkmayın böyle itmeyin. Ahirette sıkılmalarırsa kabirde sıkılmalarırsa bu da sıkılalım. Ne olacak Şunu size anlatayım büyüklerimize olan bir hadise geçelim Süleyman Aleyhisselam durumu ifade ederim. Şimdi Romanya tarafında Romanya ne olacak? Ladikli Ahmet babamızın Çok müstesna bir sır dostu var. Romanya, Allahu alem Romanya Şimdi Laldikli rahmet olan yedilerde Hızır Aleyhisselam ile devamlı münasebeti var. Bu mübarek saat sırrını ona veriyor. O da çok. Herkese sırrını vermez. Vefat ettiğinde bunun kalbine giriyorlar cevap yok bir gün cevap yok iki gün cevap yok bir hafta cevap geliyor. Sonra diyorlar ki bunlar Gabbi ehline de vakfı olduğu için, bir. Gün geldik sesiniz çıkmadı yedi gün oldu dediği söz şu: Sırrağa döndüm diyor. Sırrık. Sırrık şöyle bir ağaç. Öyle bir suale tuttu ki Cenabı hak beni bir sırrağa döndüm.
Allah'ım soracak gruplarımızdan ne soracak? Bir grup için eğer tayin edilmemişsek bile soracak Cenabı Hak. Bizim bir kardeşimiz bu kötülüklerden geliyor. İnşallah kötülüğe dönmez biraz uzaklaşıyor işte bazen yaklaşıyor bazen uzaklaşıyor Haber gönderiyorum Dükkanda varıyorum kapısının önünde duruyorum ne yapayım Şeytanlarda çok kötü Bak diyorlar ki bizimle münasebet çok iyi yok. Bayramlarda git yeter demiş. Bayramlarda git yeter deyince içki içmeyen çocuk başka yerlere dönmeye başladı. Tahmin ediyorum gördün mü kapanmıyor. Bilmem filan diye. Uğraşıyoruz İnsan şeytanları alıp ödüyor Efendimiz bir gün Yahya'nın kürsüsünde bağladı Saçında bir tane siyah din kamyon adam benim İhvanımı bozuyor. Şimdi mahalleye doğru bazı böyle Recep Efendi gibi gençler geliyorlar. Onları oradan avlıyor ve kalıyor yola yakın dükkanı var Oğlum nereye gidiyor?
Hacasını diyor Ne anlatacak sana diyor Sen gezsin Öyle gidiyor ki Sana dünyayı kötüle bak sen daha evlenmedin Evlenemem şimdi bunları birden bulun ondan sonra işin gücün de yok diyor sana kötüleyecek dünyayı diyor Dünya cife diyecek Nasıl getirecek bu olur böyle avlar gibi çalışıyor O çalışınca biz onu trilyon katı çalışacağız. Ne yapacağız! Allah'ın izniyle ne olursa olsun! Olumsuzluklarla konuşmamız sebebi Gayrete gelelim diye Yoksa bu hiç konuşulmaz çalışacağına ne olacak? Gayret göstereceğiz. Emeğimizin Rabbimizin mübarek yolunda şeriatın içerisinde muazzam bir yol olur. Gayret gösterice Efendimizin gönlü mübarek kalbi saadeti kalbi saadeti incinmiş bağırdı dedi. Benim dedi ihvanımı saçında bir kin siyah olmayan kimse dedi resmini çiz diyecek. Nasıl engelliyorum benim ihvanımı dedi. Çünkü Sami Efendimize gelmiş efendim hiçbir ihvanım yok.
Var yayı aldı ama demiş misafir alacak da bir ihvanım yok pek fazla. Bir dua buyur efendim. Efendimiz yedi sene sanayilerde vaaz gitti. Bütün kan terlerin içine girdi böyle bir ihvan temin edebilir miyim? Bu mübarek yola sağlar mıyım diye çalışıyor, gayret gösteriyor. Sonra bize söylüyor oğlum sen üç kişi bul, sen üç kişi bul, sen üç kişi bul çalışıyor Efendimiz. Durmuyor elinden ne gelirse. Bir işte insan şeytanları çok tehlikeli. Hacı Hasan efendi var tamam diyorlar. Ya o kendi vazifesini yapıyor. Bizde bu vazife ile hepimiz görevliyiz Allah'ımızın. Emirleri sadece iki kişi üç kişi üzerine değil hepimizin üzerine hepimiz canımızı çalıştıkça. Çalıştıkça Cenabı hak ikramını yapar zaten bereketini de verir. Yeter ki biz işin içine girelim.
Bu Sami sultanımızın sohbetlerinde bulunduğunda en sonunda şu ayeti celleyi okuyordu başında da olabilir ortasında da ama bu ayeti celileyi çok okuduğunu duydum mübarek dilinden. Üstadımızla görüşürken de bu ayeti celleyi okur. Okur. Yolumuzda gayret gösterenlere diyelim ki bir çaba gösteriyoruz. Bakın ihvanımız içinde bile dikkatli olacağız. Çok uyanık olacağız. Öyle bir söz söylerler ki şimdi yapıcı gibi konuşur sözünde ama bozar. Biz dikkatli olacağız riayet edeceğiz. Bana bu görev verildi mi ben bunun üstesinden geleceğim diyeceğiz. Diyeceğiz Biz bir Çin kentine gittik Çin kentine Orada bir adam dedi ki böyle bir cami imamı dedi üç tane Yahudi burada altmış üç milyonun kanını akıttı dedi üç tane Yahudi Biz dedik ya üç tane Müslüman biz niye bir şey yapamıyoruz Yahudi'nin yaptığına bak üç tane Yahudi altmış üç milyonun dedi bu anlattı kanını akıttı dedi hain Durmuyor ki.
Biz de aşkımız durmayacak, şevkimiz durmayacak, muhabbetimiz durmayacak. Efendim gaflet bu dönemde çok. Sevemiler rızıklar bozuluyor. Sonra küfür öyle bir geliyor ki her cihetten geliyor. Sadece bir cihetten gelmiyor. Yememizden de geliyor, içmemizden de geliyor, gördüğümüz o görsel cihazlardan da geliyor eğitim tarafında her taraftan giriyor her taraftan. Şu Afganistan'ın Afganistan'ın çok iyi olduğu bir devre Afganistan'ın çok iyi olduğu bir devre. Diyor ki küfür bir araya geliyor küfür. O dağ utanlar vardı vesaire vardı Zahir Şahlar neler belki bile atamıyorsunuz. O poli çarkı diye o cezaevlerine dolduruyorlar bilmem filanlar Diyorlar ki bu ülkeyi bozacağız. Bak düşündüğüne bak Biz diyeceğiz ki şuradan biraz daha Allah'ın yolunda gayret edelim de Mevla'ya muhabbeti kimse bulalım aşkını taşimamız gerek. Şahsım ayırın. Burada nasıl bozalım diyorlar dört yüz tane kadın ayarlıyorlar.
Dört yüz tane fahişe bunları salalım Afganistan'a diyorlar salıyorlar bundan sonra başlıyor bozan. Bu aleyhissalatu vesselam ve buyuruyor ki Şeytan insanı bozmak için kadını havale eder. Rabbimiz da Al-i İman suresinde ünümle Kuran azimü'l-Hümen esselam kadın Evvela kadın! Evvela kadın! Evvela kadın! Evvela kadın! Ondan sonra Altun geliyor, gümüş geliyor, mallar geliyor, mühter geliyor bu şekilde bozmaya çalışıyor. Kardeşlerimiz burada Süleyman Aleyhisselam bunu biraz şey yapayım sözümüzü toplamaya çalışayım. Oturduğu mürşidimiz bütün gün alacağımız dersler çok fazla. Mesela burada karınca geçiyor. Bundan önceki yerde karınca diyor ki karınca topluluğu Evet. Haydi dualarınıza girin. Çok büyük bir hikmet var. Şimdi karınca bunu söylüyor. Bilerek basmazlar diyor. La yeşurun diyor zaten.
Bilmeden diyor sizin üzerinize basabilirler karıncalara, öldürürler belki yuvalarınıza çekilin Burada bir karınca ebnai cinsini koruyor. Ordu geliyor. Ordu gelirken siz çiğnemesin diye onları yuvalarınıza girmeyin. Biz insanız Bizde evimizi çoluğumuzu çocuğumuzu Aman ha yavrum diyeceğiz Mürşidimiz için dediler evladını satın aldı dediler mahalleden Şimdi Allah'ın nerede Eskiden evladını satın al da Hacer seni ben dediler Nasıl peşine düşmüş Kötü niyetli birisi Kuran kursuna vermiş Efendimiz Kuran kursundaki arkadaşı bozuk ağabeyimizi almış kötü yollara sevk etmeye çalışıyor Efendimiz dağa taşa düşmüş Bol Efendimizin bile geçimleri de fazla değil Geçineceği tarlalarımızdan neden biraz gelecek olan imkan dahilinde ona oldukça çok ikramlarda bulunuyor Aman oğlum Aman oğlum diye ne kadar gayret göstermişse Hasan Efendi diyorlar çocuğunu satın aldı diyor.
Burada şimdi Süleyman Aleyhisselam Sebe ülkesinin kraliçesinden haberdar oluyor. Buna hediyeler burada geçiyor gönderiyor fakat efendimizin tefsirinden diyeyim size hiç duyma değil mi bir şey Şimdi Belkıs bir boncuk göndermiş, büyük bir boncuk demek ki göndermiş yalnız böyle ipliği taktığınız zaman hemen ucundan çıkmıyor Çok girintili böyle labirentme diyelim Bu şekilde Allah'ım Süleyman Aleyhisselam'a hayvanat ne hizmetinde ya örümceğe diyor şöyle bir ipi takıyoruz diyor Örümcek giriyor diğer taraftan çıkıyor tabii diniyor bir kız. Süleyman Aleyhisselam'ı zaten burada söylüyor, diyor ki onlar bir ülkeye girdikleri zaman orayı diyor perme perişan ederler, bak dikkat edelim diyor, dikkat edelim diyorlar.
Sonra Süleyman mektup gönderiyor Allah'ımızın yoluna bir müşfikeyi nasıl davet etmiş, nasıl davet etmiş Dünya onda hiç değişmemi meydana getirmemiş bu kırsal kesildi oluyor ekseriyetle Açacağız bir dünya ruhu olduğunu yürüyüşle değişiyor Hepsini demiyorum bir kısmı oluyor değişiyor Halbuki bu yok olacak hiçbirini yanımıza alamayacağımız nimetlerdir bizim orada altın dişliler bir kimse var öldün dişine altın yaptırmış. Emin olun kabrini kazdılar ölünce O altın dişlerini sökeceğiz altınları deltip değer kazanacak diye dünya bu işte adamın kafasını kesiyor orada altın dişleriyle gitti altunu alırım diye. Bize ne de bize yarayıstından ibadetimiz, taatımız, zikrimiz, fikrimiz başka bir şey yok. Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri olacak buyuruyor ki Her şey bitti diyor, kabre girdim sırf diyor seherde kıldığım, şeyde kıldığım namazda kaldı diyor. Bunlar kalacak bizim.
Bizim bir kardeşimiz de adının dilim olduğunu da demeyin. Biz böyle konuşurduk onlarla anlatırmışım Mekke ne anlatırsın Söylermişiz. Bu vefat etti duyduk bir cuma günü hemen gittik Yedik cenazesine ondan sonra kabrinden haber göndermiş Demiş ki Bizim için efendi çok uğraşır defalarca bize demiş kalp zikrini anlattı. Fakat demiş anlayamamış Bir kalbimiz olsun zikretseydi ne olurdu demiş İlyas Efendi diye birisi var. Bu İskenderin'in gök yolunda üstadımız askerlik yapıyor. Bu İlyas Efendi diye Sami Sultanımız buyuruyor ki Hasan Efendi sana harp zikrini talim etsin.
Şimdi İlyas Efendi geliyor Efendimiz'i arıyor askerler içerisinde askerler demiyorlar Haydi diyorlar İlyas Efendi bu sıradadır aradığı o mübarek insan bul diyorlar Efendimizi derhal hiç görmediği yerde bul diyor Efendimize diyorlar bu geleni tanıyor musun Bu İlyas Efendi diyor işte BÖLÜMEDİ YARTİ BÖLÜMEDİ YARTİ BÖLÜMEDİ YARTİ BÖLÜMEDİ YARTİ BÖLÜMEDİ YARTİ AİHMEDİ YARTİ AİHMEDİ YARTİ AİHMEDİ Biiznillahi Teala. Orada Efendimizin kalbine şu malum oluyor. Bu adam ölecek. Ölümü yakın diyor Efendimiz Sami Sultanımız kalp zikrini yapmadan ölmesin diye gönderdi bunu bana diyor. Yani ölecek şu kalbi olsun zikretsin de Çünkü o zikrin mükafatını Aişe annemiz radıyallahu anh rivayet ediyor melekler yazamıyor Bizzat Cenabı Hak ediyor.
Efendimiz teveccüh buyurmuşlar kalbi zikretmiş bir hafta sonra diyordu üstadımız duydum ki adam ahirete demiş Orada bir türlü da böyle Fırıncı Mehmet Baba Hazretleri var bu Arnavut, bunlar Eser Efendimize intisap etmiş, Allah Allah dersini almış, dersini aldıktan sonra hatta yazmış da efendimiz derdi bize gösterirdi mesela efendimizin yazısını diye tek tek yazmışlar Efendim böyle sizinle hemhali olunca bir derdim var, onu siz açacağım. Buyurun. Benim bir kardeşim vardı Yakup diye, seferberlikte hay bulduk. Arıyorum bulamıyorum, haberimizde yok, öldüyse ruhunu okuyacağım, hayatta ise kardeşimdir diyor, arayacağım. Esadi El birliği Hazretleri mübarek başını inmiş bir müddet sonra Mehmet Efendi şehit olmuştur Dünyaya Yakup diye Esadi Elbili Hazretleri seslenmiş bütün Yakup adında kim varsa kalmış Mehmet Efendi'nin kardeşi deyince kimse görür demiş. Bir de ahirete dönmüş.
Ne kadarta Adem Aleyhisselamdan beri ölenler Yakup isminde binlerce kalkmış Arnavut Mehmet Efendi'nin kardeşi deyince bir tanesi kalkmış. Efendim ben şehit oldum, şehadet kanlarımla Allah'ımızın huzuruna geldim kardeş vesselam. Esad Efendimiz anlatınca kardeşi tabi bir ağıt başlamış gayri ihtiyari. Bu zat bak yedilerden Efendimiz çok genç, üstadimiz çok genç Mübarek Efendimiz Bu bir rüya görmüş. Mehmet Efendi Hazretleri üstadımız gelmiş bir elektrik düğmesine basmış beş tane lamba yanmış Efendim böyle oldu deyince Sami Efendimiz anlatıyor devir artık Sami Efendimiz de bir abdest oldu Hasan Efendi vasıtasıyla Ömer Efendi beş defa Efendimiz savaşacak diyor Efendimiz yedilerle meşgulmuş İbiznillahi Teala Efendimiz benim arkadaşlarım derdi Arkadaşları üçlerde, yirmilerde, Gırklarda bunlarda hemhal oluyor belki zahirde görüşmese bile batında görüşüyorlar.
Akşam anlattım ya evimize kimler gelip gidiyor haberiniz yok dediğini toplantı yapıyorduk Yalnız şunu çok yapardı eliyle çok işaretlerdi Gönderiler gibi Kılavuzlar gibi davetiler gibi kendisinin böyle ikindiden sonra Ebrar okuduğu bir kodamız var Oraya bir başkası ders okumak için girmiş Girdiğinde böyle beyaz sakallı modu gibi bir insan içeri girmiş korkmuşlar Allahu alem Üstadımıza deyince Es'Adi Erbili Hazretleri o bizim yanımıza gelirdi demiş Bu Konya teşriflerinde bir amca dönmüşler biraz yaşlıca çok hoşuna gitmiş Efendimizin bunu da demiş bana bir tarif etseniz kimdir Efendim bunu size anlatalım Evradına, eşkarına, murakabe dersine böyle kalkar şu omuz kısmından aleyhissalatü vesselam Efendimiz teşrif edermiş. Onun teşrifiyle ağla babama ağla ağla, ağla. Şimdi kendini tutamaz zaten.
Bizim bir imam kardeşimiz ben diyor şeye girdim diyor Ravza'nın tahariye, Efendimiz diyor sallallahu aleyhi ve sellem misafirlerim geliyor buyurmuş. Efendim diyor üzüm derin dinen, öyle bir ağıt geliyor görünce diyor Tabi o aşktan dolayı gelen bir ağıttır böyle süzülüyor üzümle süzülüyor bunlar Allah'ımızın nimetidir inşallah mesul olmayız çalışalım da biz Allah'ımız yollarını açarız ilim yolunda çalışıyorsa gidin nefsimizin ıslah yolunda çalışıyorsa ıslah dinimizin hakim olması uğrunda çalıştığımızda hakimdir artık her şey bitmiştir. Hak ve batıl, hak ve batıl. Büyük bir muharebenin içerisindeyiz. Bunu şey kalmadı artık gizlenince hiçbir şey yok. Allah'ın Kuran'ın bir zümre hakim olması için bir zümrede batıl düşüncenin gerçekleşmesi için.
Biz burada Kuran hakim olsun diye duyuracağız Kuranımız hakim olsun diye Şu umre seferlerimizde bile dedim kardeşim bir şey olabilir biraz ucuz olabilir pek fazla fark etmiyor ama bir birlik lazım İhvan'ın beyni bir araya geçsin, bir güç bulsun, bir kuvvet bulsun Allah'ımız güç ve kuvvet hazırlayın buyuruyor El-Müslim Enfal Suresi'nde geçer Enfal Suresi'nde altmış. Ayeti celile Size denk gelmez de biz çok karşılaşırız taaa eski günlerden beri öyle inanmayan kimseler Tarikat-ı Aliyyeye bizi zorlarlar ki tabi O zorladıklarında bir yere geldim daraldık Daralınca Efendimiz'e duyuyorum sohbetinde oturduğunda Şah'ın Nakşibi ben de Efendimize niye müracaat edeyim diyorlardı üstadlarımıza Şimdi öyle bir daralttı ki bizi gecenin yarısı oluyor ederse konuşur. Soruyor Ayet-i celleyi görünce hatırlarım Dayaklama! Neyse sıktı bizi Galiba müracaat ettim.
Bu ayeti celil-i Hatırlıyorum Ve Ayibtu lehüm nastatatum minkuve Düşmanlarınıza karşı güç ve kuvvet hazırlayın güç ve kuvvet hazırlayın çok tüfek değil bu gönlümüzü açalım böyle Ayet-i Celililerin tefsirinde Allah'ım Züfeder açtığımız zaman iyi açalım buradaki güç kuvvet şeytana karşı da olur nefse karşı da olur kötü niyet ve düşüncelere karşı da ruhumuzu güçlendireceğiz o zaman fırsat bulamaz yoksa bizim eğer zafiyetimizi görürsem mel'ul hücum eder. Ona bu fırsatı vermeyeceğiz. Ayet-i celleyi görüşmemizi toparlıyorum Evvela kadını aletine Afganistan anlattım size çok yorum artık. Biz dikkat edeceğiz burada Sebe ülkesinden Belkıs Validemiz bunun Mevla yüzülü Celal'e olan teslimiyeti dediğimiz yer az yukarıda Esselam. Burada bize verilen ders Belkıs Validemi Süleyman Aleyhisselam ile ben diyor alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum.
Tam canı gönülden teslim olduğumuz zaman biz diyoruz ya böyle bir derslerimizde de uyku geliyor, bir feyz'imizde ibadetimizde haz duyamıyoruz, hep bundan oluyor. Kalbimizi tam Rabbimize veremediğimizde, vereceğimiz zaman işimiz geliyor, gücümüz geliyor, dünyanın arzuları istekleri o bizi darmadağın ediyor. Tam versek bu aslında bizim işimize gücümüze de mani değil, daha güzel yaparız. Üstadımız şimdi bu boncuk veriyor, onun içerisi böyle girintili çıkıntılı, önünüzdeki vasıtasıyla onu temin ediyor. Daha da anlattılar şimdi debdebesiyle çok seviniyor tabii. Şimdi Belkıs'ın bir tahtı var. Tabi o taht geliyor Allah'ımızın iznine, bir de Süleyman Aleyhisselam'a gelirken Süleyman Aleyhisselam'a gelirken Süleyman Aleyhisselam Cinliler emrinde olduğu için derhal bir yeri bir anda yapıyorlar öyle zor değil. Bir su böyle bir havuz gibi üzerini şu şeffaf bir camla örtüyorlar, belirsiz.
İşte bunun üzerinde cam var mı yok mu versin. Süleyman Aleyhisselam üst tarafta evlenecekler. Burada şer'i bir hükmü üstadımız orada anlattı. Kadının buyurduğu elini görebilirsiniz, yüzünü de görebilirsiniz ama diğer yerleri caiz değildir İşte yüzü umumi bilgi verir Hele de görünmeyen yerler hakkında bilgi verir anlattı. Bunu hiç kimse söylemedi. Ben bir hoca da dinlemem bu kullanılıyor Demek ki efendimizin hocası farklı bir hoca Alemlerin hocası ki onun söylediği söz bir başkasına uymuyor O bantlarda geçende değil Recep o bantlarda değil Bantlarda da bir değil Bantlarda almaz zaten O aldıkları razı bile olmazdı o bantı aldıklarına ne yaptıkları O alınmayan çok şeyler var Dalmış olduğu hususlar var Burada Efendimiz onu verdi. Bizim dikkat edeceğimiz kırk beş. Mektupta az bir yer var. Burayı okurum size Şükreder kendisine.
Şükredersek nefsimize demek Allah nimetini artırıyor şükrettiğimiz Allah. Allah korusun küfran-ı nimette bulmaca bulunursa insan şükretmezse bunun da Allah'a da bir zarar itiraz edeceğini zannetmez, gidemez. Sadece bu da biz dinenmiş oluyoruz. Onu da onu da Süleyman Aleyhisselam Ayet Celle'nin öncesinde Esenler Allah'ım bana öyle nimetler sen serdin ki acaba şükür mü edeceğim küfran var. Allah'ımız bize ne verdi el, ayak, göz, kalp, akıl, akıl, bunlar nedir? Bir emanettir. Acaba şükür mü edeceğiz? Küfür ediyoruz. Namaza geldik diyelim sabah namazına var. Şükür demektir. Kuran-ı Kerim okuyacağız diyelim şükür demektir. Bak gözümüzün şükrünü eda ediyoruz. Ayağımızın şükrünü mescide gelmek zuhur. Hayırlı meclislerde bulunmak suretiyle. Kulağımızın şükrünü bak dinlediğimiz ayetler oldu, hadisler oldu. Elhamdülillah.
Üç yüz altmış tane eklemimiz var hepsinin Hadis-i Şerif'te bir sadakası var Mesela ben kardeşlerimizin kıldığına inanıyorum hiç şüphesiz İsteyin diyelim ki sen tatlı bir yemek yiyorsun bizim orada davetler neden olur da Arabaşı var malum Arab başına davet etmezse küser adam O kıymetli çünkü Diğer yemeğe de aldırık etmez. O balınmış görevmiş ama ara başına çağırmadıysa tiz de duyuluyor zaten küçük olduğu için işte bugün Ahmet Efendi'yi arabaşı yapmışlar büyülür tiz büyülür. Bir başında onların en sonunu davet etmiş bugün adam çağırılmamışsa bir kafası bozulur şimdi bu araba şey nimet etmez Bu Allah'ımızın Arabasısın. Ondan oraya girsinler diyen bize üstadlarımız çırpınıyor Efendimiz bir gün çok yanlış yaptı.
Tabii istiyor bir şeyler istiyor illa şöyle olsun illa böyle olsun İşte bir zorlanmadan insan geçiriyor nefsimizden oluyor bizim O istiyor ki hep yüksek makamlara gezsinler Mesela mukarrebun cümlesi vardır ki oraya gezsinler istiyor. Kuran-ı Kerim'de bu. Hep bu nimeti tatsınlar bu nimete ermemiz için bu şahsi çalışmalarımıza bir noktaya geliyoruz de eğer Allah'ın kullarını davet gibi bir çalışmamız olursa bu Allah için. Buna Cenabı Hakk'ın merhameti daha çok. Kevni hadiselerden uzak olmayan insanoğluna gelmesi muhtemel olan yer ve gök afetlerinden mahfuz olmak şimdi kevni dediği nedir yağmur yağmur diyelim biraz. Ondan sonra rüzgar da esiyor bu gibi. Evliyaullah silsilesine ulaşmak ve her yerde huzuru mümkün olan şerefli ruhaniyetleri ile ünsiyet kurmaya bağlıdır. Ne güzel diye idrak etmişiz.
Buyuruyor ki Esad El birliği Hazretleri siz diyor çalışırsınız bunda hepimiz ihtiyacı içerisindeyiz istiyoruz da Allah'ım ben bunu kendi elimle başıma söylüyorum ne olur ya Rab lütfumla, ihsanınla, melekler orduyla Mürşid-i kamillerimizin ruhaniyeti ile Yetiş bize diyoruz. O zaman hiç kolaylaşıyor zaten. Üstadımızın bir ihvanı dersin de demek duymuş Efendimizden Kalkru, Sığ harfi, Ahba, Zikir yapmış nefse gelmiş nefis ciklinde O da çok zor olur o nefis cikliği biraz zor Demiş ki efendim yetişse de bir izni-i Teala bu zikri kolay geçirsin Çok geçmedi diyor Ben neredeyim demesin mi diyor Buyurmuş ki oğlum ben Nirreyim ben sizinle beraberim ama daveti bileceğiz. Onları ruhen biz nasıl davet edeceğiz? Rabıtaamızla davet edeceğiz, Murak tepemizle davet edeceğiz.
Gönülden onlar olduğu zaman iş kolaylaşıyor zaten Yoksa kendi elimle bir şey yapamıyorsun Camiye giriyorum Bizde bir şey kalmadığını hep anlatıyorum Çanta verimde canlıyı iniyor Çantayı efendimizin kalbinin yanına bulduk diyelim ki bunun içini doldururuz Hep aynı sözler olmasın diyor Park olsun Değişiyor Şimdi birisi tek onu açtı hoca mıymış neymiş Efendimiz konuştu, Efendimiz kalbimden Hoca efendi iki tane tel verdim dedi. Oturuyorum geriden, içten dedim ki o dedim senin oğlun beyim, kızım beyim. Başka bir yerden olacak ben senin oğlun mu dedim. Allah'ım. Ona hiç mi vermeyeceksin dedim. Bir iki tane diyor, uzatıyorum.
Çünkü verdiği zaman hiçbir şey bilmeyen hasar hocamız Kadı Beydavi tefsirini yaptı Yani onlar verdiği zaman müstesna bir Allah'ımızın verdiği nimet var burada Yani çalışacağız, isteyeceğiz Mesela Silsile'yi okurken Meşşai Kiranlı yardım isteyeceğiz O zaman istiğfarimizi okurken daha tesir ediliyor Tevhidimizde tesir ediliyor ediyor İşimizde gücümüzde her şeyimiz rastgelemiz eder Velhamdülillahi Rabbil alemin İki cihan güneşi Serveri Adem Muhammed Mustafa