Bu da sizin muhabbetinizden, sizin sevginizden beri geliyor. Bir hac mevsimiydi. Akşam namazına daha on beş dakika vardı. Ön taraflarda Altınoluk'un karşısında böyle Afganlı siyah bir ceket vardı kırmızıda bir örtü başında gördüm böyle bir kimseleri arıyor onları tanıyanlardan birisi bu zatı dedi ki bu Sami Efendi Hazretlerini arıyor Sami Efendi Hazretleri de daha Medine'de bulunuyorlar gelmemişlerdi.
Sonra nasıl oldu, nasıl bir manevi radar alaka ilgi ki döndü dolaştı Hacı Hasan Efendi Hazretlerinin dizinin dibine oturdu böyle duyardım teveccühü duyardım acaba nasıl olur derdim teveccüh edeceği belli oldu hemen Arapça'yı bilmiyorum diyen üstadımız un veganek dedi adresini Arapça konuşuyor başladı orada Arapça konuşmaya iki kişinin bu Hafair yokuşu var Mekke'de iki kişi anlaşamamış Araplardan onları anlaştırdı hani bilmiyordu biz oralara giremiyoruz oturdu teveccüh yapacağı belli kalbini dönecek döndürecek kalbine bu ömre değen manevi bir nimettir tarif edilemez bunu İsterseniz bir kısmını söyleyeyim Mesela EBA Hureyre radiyallahu anh diyor ki Ya Rasulallah ben sizden çok şey öğrenmek istiyorum ama bir türlü hafızam buna yeterli olmuyor deyince eteğini aç buyuruyor Mübarek elleriyle bir şeyler atar gibi yapıyorlar.
Ondan sonra yum deyince beş binin üzerinde Hadis-i Şerif rivayet etmiştir. Müffirun diye bir tabir vardır. Çok Hadis-i Şerif rivayet edenlerdendir. Onlardan birisi de Aişe-i Sıddıyka Valide'miz radiyallahuha Dininizin yarısını bu Humeyra'dan öğrenin buyuruyor Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz. Bunun gibi, bunun gibi ve diğer Hadis-i Şerifler de var diğer Hadis-i Şerifler de var. Hemen bulayım size Rabbimizin lütuf, kerem ihsanıyla teveccüh denince bunu anlatmamız lazım. Teveccüh çok önemli bir husustur. Mesela bu Meryem Suresi'nde geçen Halık'ımız buyuruyor Meryem validemiz için, Meryem validemiz için kuru ağacı kuru ağacı böyle salladığı zaman olgun meyveler dökülüyor teveccühün Kuran-ı Azimüşşan'da işaret ettiği Ayet-i Celile'nin birisi de budur. Daha bu Ayet-i Celile'de birçok sırlar var. Bunu burada açamam. Bu bir evladın dünyaya gelmesi hususunda da bunu örnek olarak verirler.
Tıpta çok önemlidir. Sıddık Azam Radıyallahu Anh Efendimize Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz Allah Sübhanehü ve teala benim sadrıma ne doldurduysa onu olduğu gibi Ebu Bekir'in sadrına ilka ettim radiyallahu anh. Gönlünde olanı Rabbimizin izniyle yoksa yapamaz kendi eliyle. Rabbımızdan manevi bir işaret almadıkça mümkün değil ama o zata yaptı. Böyle bakıyorum gözlerini yumdu. Ara sıra böyle Allah Allah diyor ama o saftaki bulunan Sami Efendi Hazretlerinin gönül yaranı insanların çoğu istifade etmiştir bitmiştir. Sonra gözünü açtı bir müddet durduktan sonra. Üstadımız öyle mütevazi bir mürşid-i kamil ki, dedi ki bu üç tarikatın, halbuki böyle bir konuşma geçmedi ama demek ki gönül konuşması ile bu anlaşılıyor, üç tarikat-ı aliyyenin dedi idarecisi mübarek bir kimseymiş. Sami Efendi Hazretleri'nden gelen manevi tel galip geldi dedi. Hiç kendisini göstermiyor. Bu dedi Efendimizden geldi.
Dedem de böyle. Dedem mesela çok vasvedilmiş. Esad Erbili Hazretleri'nin Hulepasından beri ilim ehli bir kimsedir kendisi. Şeyh tabirini Esad Erbili Hazretleri üç kişiden biri olarak dedem için de kullanmıştır. Birisi çok vasf edince diyorlar Baba sizi çok vasfediyor dediklerinde Nakşmedi nakkaş'a gider vasfını kim kabul eder Nisbet-i Nisultan sultanıma diyor. Yani kendilerinde hiçbir varlık görmüyorlar. Murakabe dindiği zaman yokluk içerisine girecek ki sadaka fakirlere verilir. Manevi sadaka da kendisini tamamen Esad Erbili Hazretlerinin dediği gibi bunu Elmalullah Hamdi Yazır hocamız tahmis yapmıştır. İki mısraın üzerine üç mısra daha eklemiş. Gam değilmiş gam değildir seyri gülşenden Cüda neşre varıyadın da deriler gül feda bülbül feda şimdi şeyhi asırdan duydum şu yolda bir nida Dergah-i piri muhende hakim payul esada o zaman idrak edersin rütbe ibalanedir.
Ham değilmiş Hamdi, seyri Gülşen'den Cüda inşallah hata olmaz Mürşid-i kamilin vermiş olduğu emirlere tam kalbini ver riayet etki o zaman makam ve mertebeler nedir öğrenesin çünkü Kuran-ı Azimüşşan'dan süzülen Hadis-i Muhammediye'den süzülen sözleri ifade ediyor size şimdi balı bal peteği olur bal peteğini böyle bir kavanozun içerisine süzerler bu sözleri biz gördüğümüz zaman diyoruz ki Kuran çerçevesinden Ehadisi Muhammediye çerçevesinden süzülen o sözleri bize naklediyorlar. Abdülkadir Geylani Hazretleri bunu ifade ediyor. Beni Cenabı Hakk'a vasıl kılan üç şey oldu. Keremdir iyiliktir, ihsandır, ikramdır. İkincisi de tevazu halidir. Bu Cenabı hakk'ın azameti müşahede edilecek ki tevazua erilebilsin. Mesela biz burada memleketinden hiç çıkmayan bir kimse söyleniyor. O Kıbrıs çıkartmasında dokuz yüz yetmiş üç yetmiş dört. Memleketinde bir dağ var. O dağın üzerine çıkmış nasıl olduysa.
Bu Kayseri kadar bir ova. Demiş ki Türkiye'nin bu kadar arazisi var da Kıbrıs'ta neden mücadele ediliyor demiş. Gördüğü o kadar. Cenabı Hak Kuran-ı Kerim'de süleymane fe mev lau minel-il Onların bildikleri ancak bu kadardır buyruluyor. Ayet-i Celil çok geniş çok geniş. Bunun birinci vechesi nedir? Allah'ı Gayrimüslimler, müşrikler, kafirler, münafıklar takdir edemezler. Mümin de olsak, Müslim de olsak Cenabı Hakk'ı takdir mümkün değildir. O kendisini nasıl vasfetmişse öyledir. Onun ancak esma-i ilahiyesi ve sıfatları ve efali üzerinde ne yapılır? Malumat sahibi olmaya çalışılır ama yine de azamet-i ilahiyesinde ne kadar yüce ise sıfatlarında da Cenabı Hak yücedir. Ancak zati sıfatları müstesna diğer sıfatları üzerinde Cenabı Hak kullarına da ihsanda ve ikramda bulunuyor.
Mesela Basir sıfatı Semiun Basir insan da duyuyor insan da görüyor ama görmemiz kısıtlıdır Cenabı Hak için ise onun ilmini hiçbir şey kuşatamaz ilmi her şeyi kuşatmıştır Mevlamız yolundan ayırmasın, uzattıkça uzattık birincisi Kerem, ikincisi Seha üçüncüsü nedir gönlümüzün arı ve duru olması Zikrullah bunun işaretidir. Allah yolunda hizmet etmek bunun işaretidir. Mesela göçük altında bulunan kardeşlerimizin kurtarılması için çalışanlara Cenabı Hak ne insanlarda bulunuyor tarif edemeyiz ve onların salaha erinceye kadar evine barkına kavuşuncaya kadar yapılan hizmetler neler sadırın temizliğine de aynı zamanda işarettir çünkü Onların mallarından sadaka al, zekat al ki onların kalpleri durula ve süzüle diye buyruluyor.
Demek ki sadece Allah Lafza-i celaliyle, sadece Tevhidle, Salatü selamla, evratla ve ezkarla değil kalbin nurlanması, bir fakirin görünmesi, gözetilmesi, yolunu şaşırmış bir insana Allah'ın yolunun gösterilmesi, hak ve batılın mücadelesinde insanları Hakk'a kılavuzlama da elbette ki sadrın temizlenmesine işarettir. Velhamdülillahi Rabbil alemin. Tekrar hocam tebrik ediyorum. El Fatiha.