Doğru, dürüst ve Tahsin görülen, bahsedilen, güzel görülen, Tövbe. Ne demek ıslah? Tevbenin sıhhatidir. Tevbeyi şartları var tabii, tövbenin o uzun bir konu. Tövbenin şartlarını halis olarak yerine getirilmesi mesela bir tanesi en önemli olduğu için gördüm, en önemlisi, Cemre, en neden? Önünde bir pişmanlık duymak, yapmış olduğumuz hatadan dolayı, neden böyle yaptım ya Rabbi? Sen bunun gibi azamet sahibi bütün sıfatlarıyla, fiilleriyle, esmasıyla, zati sıfatlarıyla, müstesna olan Rabbi Zülcelal'imize karşı ben neden bu şekilde yaptım diye sızlanmaktır. Demek ki ıslah olmak, tövbenin şartlarını haiz olarak yerine getirilmesi cami gönülden yanarak, yakılarak tevbe etmektir. Şu azalarımızın ısrarı üç şeyle temin edilir. Bir tevbe, tevbe ile Rabbimize yönelişle Celle Celalil alemin ve takva, Hamdi Zülcelalimizin korkusunu hiçbir zaman gönlümüzden çıkarmamaklar.
Biz bunları okuduğumuz zaman öyle bir esaslar ki, öyle bir kıymetli esaslar yerine getirmemiz icap ediyor. Böyle üstün körü geçilecek gibi değil, yani yüzeysel, ele alınacak gibi değil. O kadar müstesna tabirler geçiyor ki o terimler önemli. Tövbe, takva, istikameti. Bin sekiz bu şekilde devam edelim. Azaların ıslahı. Bir tanesi olsun diyelim, denizle yapmış olduğunuz hataya tevbe etmek mesela. En azından biri bu. Göz, kulak vesaire, gönül, beyin şöyle dursun. Kalplerimizin ısrarı bir ihlas, gönülden samimi olmak, içten samimi olmak ve sır doğru, gönlün huzuru demektir o. Kalbin huzuru. O hayırda da huzurlu olur, şerde de huzurlu. Hayırda da huzurlu, şerde de huzursuz olur. Zaten hayırda huzurlu, şerrin de Allah'tan olduğunu bilerek sabrı tanır. Samredilmesi gerektiğini bilir. Daha bir iç alemin ıskahı, şu üç şeydedir. Öyle bir evren tezgahına devam etmiş ki, her an münasebet içerisinde.
Zaten bir an bile üstadınla ayrı olmaz bu halde olan kimse. İlla cisim olarak olacak değil, halinden her an beraberdir. Devamlı onun gözetimi altında gider bu iş. Annemiz çok güzel bir şiirinde mısra geçiyor. El gördü yaptın amel diyor. Buzdan korumuş idin temel. Şimdi el böldün amelle olmaz bunların hiçbirisi. Gerçekten düşündüm. Keşke biz bunları yaşayabilsek. Bunları anlatmışlar bize. El gördüklülük gibi olmuş bize bu. Murakabe dediğimiz gibi evlat ve iskarını çekiyor. Tabii doktor avarıs nasıl olacak? Biz halimizi arz edeceğiz ki o da ona göre bir şifa bir devada olunsun biiznillahi teala. Yoksa olmaz. Biz halimizi arz edeceğiz, bildireceğiz. Çünkü onlar bu yolu aşmış. Bir doktor hemen tıp fakültesine girdiğin zaman bir öğrenci doktorluğa baştanmıyor ki. Okulunu bitiriyor, ihtisasını yapıyor, uzmanlık.
Ondan sonra yeterliliği alınca artık sen de doktor olabilirsin dedikleri zaman başlıyor. Manevi tedavi de aynen bunun gibi. Onlar bu yolu aşmış. Muratebe diyoruz burada anlayanlarımız tabii olur da as. Bu rabıta ile devam edecek. Vücutta bulunan on letaif zikre geçecek. Bütün vücut zikre geçecek. Zikri sultanı olacak, nefün ispat olacak, tevhid satırına yazılmış olacak. Tamam ondan sonra demek ki bizim bunlar anlatıldığı zaman şununla bununla bunu uğraşacak zamanımız yok, bunu yerine getirmemiz lazım. Bu bize bildiriliyor mu? Kuran-ı Azimüşşan bu, Kuran-ı Azimüşşan'ın açılır mı bu anlattıkları? Essailü billah Cenabı Hak sizi karanlıklardan aydınlığa çıkartmak ister. Bu bizi aydınlığa çıkartmak için. Uğraştıkları bu başka bir şey değil ki. Öyle bir gelişigüzel meslek. Böyle bir yol tutturup da yapma anlamına değil o. Bu Resulullah'ın mesleği. Bu enbiyanın mesleği.