Abdülkadir Geylani Hazretleri bin yüz altmış altı yılında Bağdat'ta vefat etmiştir. Bin yetmiş yedi yılında da dünyaya gelmiştir. Üç hususta durur. Birincisi kerem. Kerem iyilik manasına, hadis-i şeriflere baktığımız zaman Kim Allah'a ve ahiret gününe iman ederse misafirine ikram et. Zaten müminin sıfatı ikramdır. Gerek kendi şahsında Rabbi Zülcelal'imizin emrine uymak ve nehrinden kaçmak suretiyle ailesine, çoluğuna, çocuğuna Allah'ımızın emrini bildirmek suretiyle ve etrafına da dini İslam'ı haber vermek, dinimizin emirlerinden bahsetmek suretiyle, iyilikle emredip kötülüklerden de kaçındırmak suretiyle mümin her zaman ikram sahibidir. İkinci olarak üzerinde durduğu tevazudur. Birçok ayet-i celilelerin yanında hadis-i şeriflerde şöyle geçmektedir Size cennet ehli bildireyim mi her alçak gönüllü zayıf kimsedir.
Şayet Cenab-ı Hak adına yemin etse Rabbi Zülcelal'imiz onu yemininde haklı çıkarır. Size cehennemlikleri de haber vereyim mi, kaba, bencil ve büyüklük taslayan kişidir. Elbette müminin yumuşak huylu olmak müminlere karşı bahsindendır, ehli küfre karşı gayet şiddetli olması. Yine Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz buyuruyorlar, men tevada alillahi rakaah, Kim Allah'ın rızasını dileyerek, sır onu kastederek tevazu gösterecek olursa Cenabı Hak onu yükseltir. Hem gönül aleminde, hem de dünya aleminde insanların yanında da şerefli olur, Allah'ımızın yanında da elbette şerefli olacaktır. Ma ne kadar sad, sadakatü mimmel. Bu ay Ramazan-ı Şerif onun için daha çok zekatları buraya tahsis ederler, her zaman verilmekle birlikte. Manekasat, sadakatün mimmel. Sadaka vermek suretiyle mal eksilmez. Sadaka ve zekatı şuna benzetir. Ulema-i Kiram'mız bir bal çubuğu.
Eğer bu zamanında, vaktinde bakımı yapılmayacak olursa tabii kesilecektir. Onu budayan kimseler bilirler. Budanmadığı zaman odun haline gelir. Fakat işin ehli olur, budamasını yaparsa daha gür bir şekilde o bağların çubuğu gelişir ve meyve verir. Sadakayı buna benzetirler. Sadaka vermek suretiyle mal eksilmez. En azından bereketi artar, gönlünde bereket olur, ailesinde bereket olur ve etrafında. Ve mezadallahu abden biaffin illa aizen. Eğer kişi nefsine dokunan hallerde dinimiz müstesna, böyle bağışlayıcı olursa cin nefretle buğuzla devam etmezse illaizeen bu onun için bir şereftir. Bağışlamak bir şereftir ama dinimize dokunan bir taraf müstesna. Ve ma tavada ahaabil lillah lillah refahahullah. Eğer kişi mütevazi olursa Allah'ımız onu yüceltir. Zaten diğer Hadis-i Şerif'te de geçtiği üzere. Mütemadiyen insanlara karşı kendisini onlardan küçük görmez, alçak görür.
Anayazibn-i Himmarin radıyallahu anh, gal, gale Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, innallahe evha ileyye, en tevadau, hatta la yefkara ahadun ala ehad. Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz buyurdular Cenabı Hak bana mütevazi olmamı, kibritmememi, hiçbir kimse üzerinde üstünlük görme gibi bir hal takılmamamı bana vahiy buyurdu. Velhamdülillahi Rabbil alemin El Fatiha.