Cenabı hakk'ın seçkin kulları yeryüzünde yürürken tevazu ile yürüyorlar. Çünkü bakıyor, bu toprak bir gün bizi içine alacak. Ama içine nasıl gireceğiz? Bir tefekkürle yeryüzünde yürürken tevazu ile yürürler, öyle yürürler ki fakiri acır, yoksuluna acır, Gazze'deki içinde yüreğinde bir yara olur, mesai Müslümanlar zulüm görenler onun en büyük derdi olur. Hayvanata şefkatle yaklaşır, merhametle yaklaşır. Bunlar da Cenabı hakk'ın kullarıdır der. Evlatlarında da öyle, evinde de öyle, komşusunda öyle, etrafında öyle, bütün dünyada öyle yürürken, bütün dünyanın mümin olmasını ister, hidayete erişmesini ister, öyle yürür. Daha öyle yürür ki tefekkürle yürür, tefekkürle yürür. Bunun dışında bu yürüyüş sadece bizim zahiri ayaklarımızla yürüyüştür. Bir de batıni ayaklarla yürüyüş var. Onu da tefekkür eder. O yürüyüş artık bu sayılı zamanlara sığmaz.
Efendimizin sallallahu teala aleyhi ve sellem Miraç hadisesini hatırlasak, kifayet eder. Sonra öyle yürür ki letaifleriyle yürür, kalp zikriyle yürür, ruh zikriyle yürür, sır, hafi, akfa, nefis, zikri kül, zikri sultani, nefvi ispat, murakabat hep bunlarla yürür. Tevazu ile yürürler, kendilerine uygunsuz bir hal olduğu zaman, birisi söz atacak olsa yürüdüğü için sağa sola meyletmez. O bir hedef var onun önünde. Allah'ımıza kavuşma hedefi var. Bundan dolayı sola sağa dönecek gibi değil. Nedir? Selam der geçer. Der ki benim öyle işlerim var ki Cenabı Hakk'a kavuşacağız. Huzur-u ilahiye varacağım. Ondan hiçbir şey onun önünde engel olmaz. Nefsinin engelini kaldırmış ama büyük bir gayretle. Evradında ezkarında dikkati ile, bilhassa ölüm tefekkürü ve rabıtasıyla, şeytanın da engelini kaldırmış, nefse muhalefetle kaldırmış, Şeytana, Mevlamıza sığınmak suretiyle kaldırmış.
Dünyayı geçici görmek suretiyle kaldırmış. Daha ne diyelim, kendinden de geçmiş. Kötü niyetli insanlardan uzaklaşmış, sadıklarla beraber olmuş, böyle bir yürüyüş. Mevla'ya yürüyor. Her yürüyüşünde perdeler açıldıkça açılıyor. Gerisini tarif edemeyiz biz. Yeter ki yürümesini bilelim biz. Bize bunun hepsini mürşidi kamillerimiz sadatı kiram hazaratı gösterdi. Hayatlarını okuduğumuz zaman görürüz. Mesela Abdülhalıkı vojdevani hazretleri, Hızır aleyhisselamdan on bir esas aldı. Bunlarla yürüyeceğiz. Murakebelerle yürüyeceğiz.