Merhabalar sevgili dostlar. İhsan Mektebi programımızın bugünkü bölümüne Musahabe serimizin üçüncü cildinde yer alan Namaz konulu sohbet içerisindeki teheccüd Namazı başlıklı bölümle devam ediyoruz. Sure-i Müzzemmil evvelinde Ayet-i Celilesiyle İslam'ın başlangıcında gecenin üçte ikisinde uyanık bulunmak ve teheccüd namazı kılmak vacip olmuştu. Sonra gecenin yarısı veya yarısından daha fazla veya noksan olmak arasında muhayyer kılınarak önceki ayetin hükmü nesh edilmiştir. Şu Ayet-i Celilede, Ya Ekreme'r-Rus. Muhakkak senin Rabbin bilir ki sen gecenin üçte ikisinden az bir zamanda ve yarısında ve üçte birinde teheccüd için kalkarsın ve seninle beraber ashabından bir cemaatle kalkar. Rabbin Teala bunların hepsini bilir. İlminden hiçbir şey gaip olmaz ve Allahutaala gece ve gündüzün miktarlarını takdir eder.
Bu ayet-i celilede teheccüd kılan abidleri ibadete teşvik ve asileri de tehdit vardır, buyrulmuştur. Evvelce Ashab-ı Kiram hazeratının gecenin üçte ikisini uyanık olarak kıyam ve teheccüd namazıyla ibadete devamları sebebiyle bazılarının ayakları da şişerek meşakkat ve müşkilat olduğundan lütfu ilahi olarak ikinci ayetle gecenin yarısında veyahut daha fazla veya eksik olmak arasında muhayyer kılınarak yükleri hafifletilmiştir. Beş vakit namaz farz olarak emir olunmakla gece teheccüd kılmanın farzı yeti nesh olunmuştur. Neshe de sebep ashabı Resulullah'ın gündüzleri dünya işleriyle meşguliyetlerinden dolayı arız olan meşakkati kaldırmak içindir. Bu da lütf-i ilahidir. Teheccüd namazı ümmet-i Muhammed hakkında nafile olarak kalmıştır. Fakat Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz için vaciptir. Yani farzdır.
Gecenin bazısında sana ziyade ve fazilet olarak Kuran'la teheccüd namazını eda et. Yani ya Ekremeerrasul. Rabbine takarrub edip, yaklaşıp sevabın ziyadesini istersen gecenin bir kısmında uykudan kalk, Kuran kıraatıyla teheccüd namazını eda et, buyrulmuştur. Sure-i Zariyat'ta Muttakiler geceden az bir zamanda uyku uyurlar ve gecenin diğer vakitlerinde ibadetle meşgul olurlardı. Onlar seher vakitlerinde istiğfar ederler buyrulmuştur. Cenabı Hak Azze ve Celle Hazretleri Seher vakitlerinde istiğfar ve ibadetin diğer vakitlerinden daha efdal olduğunu bu ayet-i celile de işaret buyurmuştur. Seher vaktinde istiğfar ve duanın kabulüne dair Buhari ve Müslim'de Ehadisi Şerife de vardır.
İstiğfarın asıl manası Allah Teala hazretlerinden kusurlarının affını ve günahlarının setrini istemek olduğu gibi zikrullah ile mağfiret talep etmeye namaz vesair mağfirete vesile olacak ibadetleri işlemeye de istiğfar denilir. Sure-i Al-i İman'da buyrulmuştur ki, O muttaki kimseler ki onlar ey bizim Rabbimiz senin vahdaniyetine ve resullerine ve kitaplarına iman ettik. Sen bizim günahlarımızı mağfiret et ve cehennem azabından bizi sakla demekle Rablerinin dergahına iltica ederler. O müttakiler ki üzerlerine vacip olan ibadeti edada ve haram olan şeylerden nefislerini muhafazada gördükleri zahmete sabredici ve sözlerinde hak ve hayır söylemekle sadık ve mühim işlerinden Rablerine dua edici ve günahlarına tarafı ilahiden ihsan olunan rızıktan halis niyetle muhtaç olanlara infak edici ve seher vaktinde Rab'lerinden mağfiret talep edici kimselerdir.
İşte bu sıfatları haiz olanlar muttakilerdir. Sabır insana isabet eden belaya ve musibetlere feryat ve şikayet etmemektir, sızlanmamaktır. Sadıkin sözünde yalan olmayan ve emredildiği fiili yerine getiren ve niyetinde azmüs sebat eden kimselerdir. Ganidin ibadete, nefsine, ehline ve akrabasına ve çeşitli hayır yerlerine sarf eden kimselerdir. Seher vaktinde feyiz, bereket, fazilet pek ziyade olup envar-ı ilahiyenin müminlerin kalplerine, feyezanına inşirah ve inkişafına sair vakitlerden daha fazla olacağına işaret buyrulmuştur. Sure-i Furkan'da, Allah'ın halis kulları o kimselerdir ki onlar gece beytüt ettiklerinde, yattıklarında gecelediklerinde, evlerinde bulunduklarında Rablerine secde ederler ve huzur-ı ilahide kıyamla vakit geçirirler, buyrulmuştur. Sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimiz Beş vakit farz namazdan sonra namazların efvali geceleri kılınan teheccüd namazıdır.
Rivayet edildiğine göre Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuşlardır. Cennette öyle odalar vardır ki içi dışından, dışı içinden görülür. Allah onları, sözü yumuşak söyleyenlere, yemek yedirenlere, oruca devam edenlere ve insanlar uykudayken gece namaz kılanlara hazırlamıştır. Abdullah Bin Abbas radıyallahu anhüma'dan rivayet olunduğuna göre şöyle demiştir. Kıyamet günü olduğunda bir münadi şöyle nida edecektir. Kerem ehillerinin kimler olduğunu bugün bileceksiniz. Her hallerinde Allah'a hamd edenler kalkıp gelsinler. Bu nida üzerine kalkıp süratle cennete giderler. Sonra bir münadi daha şöyle nida eder. Kerem ehillerinin kimler olduğunu bugün bileceksiniz. Gece yanlarını yataklarından ayıranlar gelsinler. Sonra bir münadi şöyle nida eder. Kerem mehirlerinin kimler olduğunu bugün bileceksiniz.
Kendilerini ne ticaretin ne de alışverişin Allah'ı zikirden, namazı dosdoğru kılmaktan ve zekatı vermekten alıkoymadığı kimseler gelsin ve onlar da kalkıp cennete giderler. Değerli dinleyicilerimiz, İhsan Mektebi programımızın bugünkü bölümünde Musahabe serimizin üçüncü cildinde yer alan teheccüd namazı başlıklı sohbeti sizlerle paylaşmaya çalıştım. Bir sonraki programımızda aynı konuya kaldığımız yerden devam edeceğiz inşallah.