Tarikat ve Şeriatın Birliği ve Ruhun Arınması kaydında Cenabı hak imanı halbe yazıyor yalnız şunu iyi oturtmamız lazım yapmış olduğumuz bütün görevlerimizde elbette bunun bir zahir yönü var biz buna şirin ediyoruz. Biz de onun batıl yönü ona da tarikat diyoruz ve kendi arasında artık marifet hakikat olarak devam ediyor. Şu misalle bunu daha güzel anlayacağız. Şimdi ceviz bu ziraatta meşgul…
Tarikat ve Şeriatın Birliği ve Ruhun Arınması ne anlatıyor?
Tarikat ve Şeriatın Birliği ve Ruhun Arınması kaydında Cenabı hak imanı halbe yazıyor yalnız şunu iyi oturtmamız lazım yapmış olduğumuz bütün görevlerimizde elbette bunun bir zahir yönü var biz buna şirin ediyoruz. Biz de onun batıl yönü ona da tarikat diyoruz ve kendi arasında artık marifet hakikat olarak devam ediyor. Şu misalle bunu daha güzel anlayacağız. Şimdi ceviz bu ziraatta meşgul…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 9 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Cenabı hak imanı halbe yazıyor yalnız şunu iyi oturtmamız lazım yapmış olduğumuz bütün görevlerimizde elbette bunun bir zahir yönü var biz buna şirin ediyoruz. Biz de onun batıl yönü ona da tarikat diyoruz ve kendi arasında artık marifet hakikat olarak devam ediyor. Şu misalle bunu daha güzel anlayacağız. Şimdi ceviz bu ziraatta meşgul olanlar bilir Bu cevizin dış kabuğu çok acı olur böyle insan ağzına alması mümkün değil. Velhasıl acıdır onu başka işlerde de kullanıyorlar Şimdi o yeşil kabuk yeşil kabuk çizildiği zaman o ta meyveye işaret ettiği meyveyi bile bozduğunu anlatırlar. Mesela o yeşil kabuğu çizdiği yaralandığı zaman kabuk kabuk yaralandığında o çene diyoruz biz meyve kısmı da bozulmaya başlar. Şimdi şerhi esasa dikkatsiz olduğumuz zaman ne tarikat kalır ne marifet kalır ne de hakikat kalır. Bunların hepsi şeri esasa bağlanır.
Şeriatimiz düzgün olursa mesela biz okulda okuyoruz diyelim birinci sınıfa geçemezsek ikinci sınıf mümkün değil. Hep bunlar birbirini takip eder. Zaten bizim tarikat dediğimiz şeriattir. Marifet denen şeriattır hakikat denen şeriattır. Tahir hocamızın bir sohbeti oldu. O sohbet esnasında bir tanesi şöyle bir söz söyledi Efendim dedi Meşayihin dedi üç tane vasfı var. Konuşurken birden konuştu. Tabii herkes dikkat çekildi ne diyecek diye Birisi dedi birisi itikadı ehli sünnet verdi. İşte yaşantısı tarikat ahlakı ahlakı Muhammedi Mezhep imamlarımızın görüşlerine uygun olacak sıralarda. Hocamız baktı şöyle onun haline de baktı Sadece bir kelime söyledi zaten bilen insan onudir hakikati gören insanın diyeceği budur. Şer'i attı. Hepsini için alır. Bizim efendimizin elinde ince bir kitap vardı.
Fakat dinimizin esaslarını herhalde Hülasa eder şekildeydi bunu mübarek ellerini alırlar anlatırlardı. Orada bir izah gördü. Şeriat tarif edilirken iki kapak arasındaki bütün hükümler bitti iki kapak arasında bütün hükümler biz buna sımsıkı yapışmadıkça tarikatın güzelliği hasıl olmaz. Tarikatta ne güzellik var derseniz tarikat bir zevktir. Mesela burada zikrettik değil mi biz zikrettik. Bunun beş tane şartı var. Nedir birinci şartı o şart bir yerine gelse hepsi yerine gelmiş demek. Birincisi biz Allah dediğimizde merkur ile zikrettiğimiz Mevla ile münasebeti kurabilmek. Zikrettik o da biz. Allah dedi Celle Celal ühü Allah dediğimiz Rabbi zülcelalimizle münasebetimizin kurulması nedir o münasebet Esamüle Felkuruni el kürkü. Bak Kuran-ı Azimüşşan'ın dışına hiç çıkamaz. Geçenlerde bu diyanetin hutbesi çok güzel bir esasa temas ettiler.
Çok güzel Zaten arz ettiğim gibi ilim ehlinin beyanı kadar güzel bir şey göremezsiniz zaten Allah'ımız da öyle buyuruyor. Verrasikune fil-allim İlimde rüsuh sahibi derinleşmiş bizim şeriat tarikat marifet hakikat dediğimiz bütün esasları içerisine alır. Bütün esaslarda var diyor. Şu virüsümüzde var işte şu bakışımızda var Hani bunu iyi oturtabilirsek Allah'ın izniyle işlerimiz hep kolaylaşır bizim hep rahat olur Efendim bende acayip haller oluyor. O da şerhi şerifte mevcuttur. Efendim ben uçar gibi oluyor hepsi şerhi şerifte mevcut. Efendim bana keramet hepsi Kerameti de mevcut. Ondan sonra mükaşepe haliyle mevcut. Nedir derseniz değil. Mesela Meryem validemiz bir peygamber değil ama Ali İman suresinde ya otuz altıya otuz yedi. Ayet celle de Cenabı Hak önüne yaz gününde kış kış gününde yaz meyvesini harikamız lütfediyor.
Bu nereden diyorlar Galethuve min indilla bu Allah'ımızdan daha doğru mesela o Belkıs'ın tahtının köşkünün getirilmesi bunu kim getirmiştir Süleyman Aleyhisselam değil bakın cinlilerden ayağa kalkanlar var İltifat buyurulmuyor orada Allah'ın kendisine kitap lütfettiği ilim sahibi Ahzap Bin Berkeaya dikkat eder. İnşallah böyle oturtursak hiç sıkıntı çekmeyiz. Bunlar yok mu diye hepsi mevcut keşfide mevcut kerametide mevcut güzel rüyası da mevcut söyle bunu bir hani bu söylüyorum ki hemen biiznillahi Teala başta nefsim anlamaya çalışayım diye o da şu mesela Edugasu Ahlem Harun ve karışık rüya. Bir de şeytani bir de Mübeşşerat var. Vahyin kırk altı. Cüzüne tekamül eder.
İnşallah bir gün olursa çok rahat oluruz huzurlu oluruz hiçbir sıkıntımız olmaz günümüzde Kitabı Kerim Rabbimiz buyuruyor ya yaş ve kuru ne varsa hepsini biz zikrettik buyuruyor hiçbir şeyi eksik bırakmadık buyuruyor anlayamadığımızdan yoksa neler var şimdi bir hocamız anlatır ya dinlersiniz siz onu kırk seneye yakın belki uyuyamıyorum diyor. Bir ayet celilde gördün Esselamine Allah'ımız yüce kudretine delalet eden işaretleri hem kendi dışımızda hem de içimizde gösteriyor. Bunu düşünüyorum diyor artık derinlemesine dalmış bir ayet-i celil. Şimdi efendim öyle olunca biz mesela bu mübarek yolda zevktir tabi, zevk olmaz olur mu? İnsan bir yemektir veya bir neyse haz aldığına doğru girer. Mesela arıyı görürsünüz arı bal olan yere olduğu gibi toplanır çünkü bal var orada.
Şimdi seheri mesela bakıyoruz büyüklerimizin hayatında Kuran-ı Azimüşşan'da Eshabü ve bil esharimüm müstahafir ve büstafiriine bil eshar Ayet celkine var. Zevkini alınca Seher'i iple çekiyorum Ah nice bir Osta Osta da Rabbımızla hemhal olsam diye zevkini almış mesela istiğfarın zevkini Allah'ımızın Estağfurullah deyince gafu oluşunun ondaki manevi akislerin meydana gelmiş. Tevhid okurken La ilahe illallah derken bu nazari olmaktan çıkmış şuudi olmuş. Bak burada su var. Su demekle bizim susuzluğumuz gitmiyor. Su su su bir türlü gitmiyor. Alıp içeceğim. İşte tarikatı aliyeyi alıp içmektir buna dalmaktır bu işte. İnşallah dikkat ederiz riayet ederiz nasıl dikkat ederiz bir azalarımızı korumak değil. Azalarımızı koruyacağız. Mesela göz diyoruz şimdi israf anlatılırken israf işe yaramayan boş işler demek. İsraf boş. Şimdi gözün bakışı bile israftır, gelişimize bakmak çünkü ibret yok.
Mesela kulağın duyması her sözü duymak israf ama hak sözü duymak o müstesnadır. İşte bunu ne için yaratılmışsa o hususta kullanmaktır. Şimdi bu anlattığınız konular neden? Bakıyorum şimdi adap Risalesi getirdiler. Burada size baş tarafında bizim merkez vaizi hocamız vardı. Hocamız bize şunu anlattı, dedi ki tarikat-ı Aliye ilim merlinin mesleğidir dedi. Dedi. Nasıl iş idrak etmişse Tarikatı Aliye diyor ilim ehlinin yoludur, gerçekten öyle ilimde derinleşen kimselerin yoludur. Bunu açmamın sebebi şu burada Hanefi Şafiii Maliki Hanbeli tarikının tarik veriyor o da mezhepinin içerisindeki ulema-i kiramı anlatır. Bunlar mezhep imamları sonra müçtehit olan kimselerdir. Biz müçtehit de bilemeyiz. İşte bunun için bunun için talim etmemiz şart. Bak Efendimizi çok güzel menkıbelerini anlatıyorsunuz biz de bayılıyorsunuz, uzun mu vermiyoruz?
Ama Efendimizin öyle menkıbeleri var ki fıkıh ile hadis öğren, nefsini yıkmaya davran, mürşide binde bir vuran sakal altı sualdir. Bak fıkıh ile hadis İslam hukuku bizim şu yaptığımız fikirler neler hep bunun içerisinde İslam kıtanın tarifinde Maarifetün Nefsim madeha ve maaleyha bunun insanın faydalı olanı ve zararlı olanı bilmesidir. Bu idrak etmektir. Efendim gelin bu uzar şöyle yapalım biz Allah'ımız bize vermiş olduğu değer hiçbir şeyde yok. Eshable. Konuşsak dursak ta üç gün beş gün hepsinin hülasası bir noktada budur. Cenabı hak insanı kendi kendinden bir nefha bir nefes üflemiştir. Bu hayvandaki canlılık değil bu. O hayvandaki canlılık ayrı. Bunu görürsem de der ya tenler ölür canlar ölesi değildir. Buna işaret ediyor ruhtur. Bak diyoruz layık olmayarak aman Allah'ımızın lütfettiği şekilde iki hususun sonu yok. İşte bizi yönlendirdikleri bu.
Bunu nereden diyor Vet-i Nur suresinin tefsirinden söylüyorum. Oradaki Alayı illiyyi ahseni takvim oluş nedir akilla ve ruhladır bunun sonu yok ruhumuzu zenginleştireceğiz ibadetimiz taatimiz artık yolunda gayretimiz çabamız cihadimiz bunlarda insanı yerin dibine indiren nedir? Nefis ve onun arzularıdır. Bunu kim söylüyor? Söyleyen bir hatırlasa Meşşai izamdan mübarek bidat durmuştur Tabakatü'l Kübra'da geçen o Tabakat-ı ricalinden mübarek kimseler. Bunlara sarılacağız şimdi hedef tayin edersek bizim gitmemiz çok kolaylaşır. Mesela hedef nedir? Hedef diyelim ki bunu da iyice kısaltarak hedef Vasılih İllallah olmak Allah'ımıza kavuşmak. Mesela kitap okuyoruz diyelim biz Kuran-ı Azimüşşan'ı okuyoruz okurken Kuran'ı indiren çünkü bunu Muhammed İkbal ben okurdum da diyor babam yanından geçerdi oğlum Kuran oku. Baba işte görüyorsun Kuran okuyorum Kuran sana indiriliyormuş gibi oku.
İşte zevki bu. Her şeyde. Bunlara erişmek nasıl olacak çok dağıttım bir toparlayacağım. Şimdi azalarımızda sahip olacağız. Demek ki israf sadece yemede içmede değil, en büyük israf hayattır zaten. O malum bakışımızda da görmemizde de konuşmamızda bilhassa konuşmamızda bunlara sahip olursak ondan sonra kalbimizi korumaya gayret edersek Rabbimizin yüceliğini Azameti ilahiyesini biz tefekkür edebilsek her şey biter zaten. Her şeyin esası orada İnşallah bunu okuyarak Sami efendimizin eserlerini diyoruz zamanı okuyoruz kardeşlerimiz bunun dışında diğerlerini okumasın demiyoruz okuyalım bunları da okuyalım. Ama bir kere iyi mütalaa edelim ve düşünelim. Çok güzel ifade etmiş. Bunu ilim ehli insanlara hayran kalıyor zaten Hayran kalıyorlar böyle bir eser hazırlıyorlar mahrum olmayalım. Lukatleri de var arkasında zaten anlayacağımız yerler var mütalaa edersin.
Eseme ketebapi kulu bihu mül immen Allah kalplerine imanı yazmıştır. Burada hep tefsirlerden belirlendi toplandı ama bir türlü çeyiz edemedim. Düşünüyorum niye böyle oldu çok güzeldi Allah Allah devamında biz kardeşlerimizle onu okuyoruz Neyse huzurumuzda bunu bulmak zor olacak tabii. Almışım mesela murakabeye ait şimdi diyoruz ya hepsi Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam mübarek sözlerinde sonra başta Kuran-ı Kerim'de mevcut murakabe murakebeyi inşallah bu Osmanlıca olanı da yaz. Murakebeyi onda görürsünüz alçak Risalesini çok güzel kulaseti en azından Diyanetin İslam ansil Lopezy'sinde ona kadar Elhamdülillah baktım Mustalahatı onlara vesairlerine vesailiyelere Elluma vesaire hepsini çok güzel hülasa etmişler bunlar bize çok Talim etmemiz gerekiyor. Gördüğüm kadarıyla eksikliğimiz bu nokta. Yani bir mütalaa edeceğiz. Mesela geliyor kardeşlerimize muhabbetimiz olmaz olur mu?
Allah'ımızdan gelen bir sevgi ile bak öyle gelişigüzel olmaz Allah'ımızdan gelen bir sevgi ile Efendim rabıtayı nasıl yapayım diyor. Rabıta yazmıyor Sami Efendimiz çok güzel işlemiş şeydir kitaplar çok. Bu hep mütalaa gitmeyişimizden ileri geliyor. Şimdi biz zamanımızı programlar çok biz adım atabiliriz Allah'ın izniyle. Şöyle Kuran-ı Kerim okuyacağız deriz. Yanında bir eser takip ederiz ama bunu mutlaka bugün işin çoğu da bakamadım yok. Yatmadan önce bir cüz Kuran azimüşşan okuyorsa bir sahip okuruz. İşimiz çoktu ya ondan sonra zaman yok çok yoruldum o okuduğumuz yer nereye gelmişse diyelim ki Bakara suresinde Sami efendimizin katdesallahu sırra Bakara suresi tefsirinde yüz çünkü oraya geldim bir izniniz onun için yüz otuz. Ayet celredeyim deyin oraya işaret kurun bir ayet olsun okurum.
Böyle böyle yol alınır yoksa şu süratle kalkıp bir azim bir kaide sonra durma değil Hep bu ölçüleri dinimiz veriyor bizim Efdalü ta edva Muayin kalla İbadetin efdali azama devamlı olandır kaybettiğimiz noktaları buralar oluyor. Mesela bir şevkken bir aşkken yok istikrarlı olmamız gerekiyor. Allah'ım ister feyiz ver ister verme bu sana ait ben kulluk görevimi yapacağım deyip samimi bir şekilde yürüyeceğim. O ona ait. Şimdi sormuş Sami Efendimiz hazretleri İhvanlar size ne zaman geldi Hasan Efendi efendim aşktı şevkti zamanlarında çok gelirler Hayır demiş. Onlar gaflete düştüğü zaman çok gelecekler ki kurtulabilsinler diye. Onun için geçeyim çok ayet-i celleler o murakabı hakkında değil gözüme denk geldi de o. Efendimiz Aleyhisselam ashabını yetiştirirken aynen bir tohum gibi toprağa tohumu açıyor mişkati nübüvvet nurundan ondan sonra sahabeyi Güzüm geçiyor.
Onlardan birisi İbni Abbas radiyallahu anhuma bakın ne diyor sana bazı kelimeler öğreteceğim diyor. Bulmaya çalışayım İşte bu. Allah'ın emrini gözet ki Allah da seni gözetsin onu her zaman yanında karşında bulamazsın diye buyuruluyor. İşte o zaman imanın tadı gelmeye başlar. Evradımızda ezkarımızda bir temizliktir bu nefsin tezkiyesi ruhun tasfiyesi bu ifade çok önemli Nefsin arınması esleme. Hac efle hemen zekaı ne demek bu ağacın budanması demek. Yaramaz maddeler, yaramaz dallarını alıp üç ve kuvvetin meyveye verilmesidir. Tarikat bu işte. Vefat kuvveti nereye vereceğiz? Nefse vermeyeceğiz. Nefsin arzularını ne? Oha vereceğiz. Onu geliştireceğiz. Çünkü biz ruhumuzla Allah'ımızın huzuruna varacağız. Şu cismimizle değil ruhumuzla varacağız. O zaman bunu güçlendireceğiz. Bak yemekler neler yenir insan doyar, can istemez doydukları ama bu ruhun doyumu diye bir şey yok.
Her an kalbimiz açık bir vaziyette bu işimizde gücümüzde her zaman alınır. Allah'ımız benimle beraberdir diyor. Görüyor, biliyor, görüyor. Şimdi Dayısı Muhammed Sevvar varmış. Ona diyor ki dayı diyor kalbim kararıyor buna çok baktım belki size anlattık biiznillahi teala. Üç yaşında diyor düğün namazını kılardı gece namaz kılarmış üç yaşında bilmiyorum nasıl kılarmış. Kılarmış üç yaşında kılıyorum kalbim karardı deyince murakabeyi işte haber veriyorum Allahu Nai Allahu Nazıri Allahu Şaidi bunu söyle. Allah'ım beni görüyor biliyor duyuyor haberdar bunu diyeceksin. Şimdi üç yaşında deyince bu tilloda Mücahit diye bizzat yanlış mıdır? Doğru. Mücahit diye on bir yaşında hutbiyete yete girmiş, on altı yaşında ithal etmiş, bütün manevi sekrin içerisinde manevi sarhoşluğun içerisinde kendisini kaybetmiş değil, dalmıştır tabi tecelliyata mazhar olmuş. Daha Ayet celleler var.
Takva ile imtihan ediyor yani yaptığınız her hareketi yani siz başkaları gibi değilsiniz buyuruyor Cenabı Hak. Yani Ey peygamber hanımları siz diğer hanımlar gibi değilsiniz bir tarik ehli olanın bir başkasına benzemesi mümkün değil mi? Yani belli bir seviyeye gelmişse ki diyelim ki askeriyede binbaş olmuş, yarbay olmuş, albay olmuş, bir er gibi olur mu? Tabii değişir. Tarikatı aliyemizde de böyle letaifleriyle bu letaifle birlikte ahlakın güzelliği, bak letaif de değil, letaifle bizim ahlakımızı güzelleştirecek önemli olan bu. Çünkü gecesini kaim gündüzünü Saim olanın ecir ve mükafatına güzel ahlakıyla kişi erişiyor bunu temin etmezsek binayı kurarız biz. Murakabeler, neler, bile yirmi kat çıkarız. Altındaki tahrip kalıp olsa bir şeytanın diyelim artık nefsin kıvılcımıyla, nefsin adlarını tüm bile mühim olan bunları yok etmek.
Onun için nefsin tezkiyesi, ruhun tasfiyesi, beynin de tezkiyesi. Beynimizi mi temizleyeceğiz? Beynin temizliği hakkındaki ayet celleler bitmez ve tükenmez yedi yüzün üzerinde. İnşallah çalışır gayret gösteririz, mütalaa ederiz, çok faydalanırız Allah'ın
Kaynak: Genel
Tarikat ve Şeriatın Birliği ve Ruhun Arınması | Mihmandar