İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde yeni bir sahabi Efendimizle tekrar sizlerle birlikteyiz. Kavuşturan Rabbimize hamdüsenalar olsun. Mahmut Sami Ramazanoğlu Kaddesallahu Sirrahul Asis'in Ashabı Kiram isimli eserinden bugün sizlere Hazreti Talha bin Ubeydullah'ı aktarmaya, onu tanıtmaya çalışacağım değerli dinle işlerimizi. Talha bin Ubeydullah İbni Osman El Kuraşi et-Deymi, Aşere-i Mübeşşereden ve Agniya-i Ashaptandır. Künyesi Ebu Muhammed'dir. Talhatü'l-Hayr, Talhatü'l-Feyyaz ve Talhatü'l-Cud namı dahi verilir. İslam'a sevk eden yani İslam'a ilk giren sekiz kişiden biri ve Ashab-ı Şura olan altı zattan biridir. Validesi Sahabe Bintil Hadrami olup El Ala İbnü'l Hadrami'nin hemşiresidir. Ebu Süfyan'dan ayrıldıktan sonra Hazreti Talha'nın babası Ubeydullah'a varmıştır. Ondan Talha'nın iki büyük biraderi dünyaya gelmiştir.
Onlar da Osman bin Ubeydullah ve Malik bin Ubeydullah'tır. Büyük kardeşi Osman bin Ubeydullah sahibi mekannet ve iktidar olmakla biraderi Hazreti Talha'yı Müslüman olduğundan ve sebebi İslam'ı da Hazreti Ebubekir bulunduğundan dolayı namazlarına mani olmak ve dini İslam'dan döndürmek için ikisini bir ipe bağlardı. Bu yüzden Hazreti Sıddık ile Hazreti Talha'ya bir vakit karineyn tesmiye olunmuştu ve bir rivayette bir ipe bağlayan Hadicetü'l Kubrah'nın biraderi olup Ebul Fidan'ın tabirince Şeyatiini Kureyş'ten madud, Bedir'de maktul olan Nevfel bin Huveylid idi. Uhud Vakası'nda Hazreti Talha, Sultanul Enbiya efendimize havale olunan bir kılıcı koluyla müdafaa ettiği için, çolak kalmış ve o gün çok fedakarlıklar izhar edip, Hazreti Sultanı Rusul'den Talha müstahhid-i Cennet olduğu tebşir-i celilini almıştır.
Memuren Şam yolunda bulunduğu için Bedir'de bulunamamış ise de Sehmü Ecrini almıştır. Uhud'da ve ondan sonraki harplerde ve Beyatür Rıdvan'da bulunmuştur. Ashabı Şura'dan olup altı kişiden biridir fakat meşverette, Medinei Münevvere'de bulunamamıştır. Cemel Vakası'nda altmış yaşlarında olduğu halde Mervan'ın okuyla şehit olmuştur. Hadisi Şerif'te, şehidi hali hayatında görmek isteyenler Talha bin Ubeydullah'a baksın, buyrulmuştur. Bir başka hadisi şerifte ise Talha ve Zübeyr cennette benim komşularımdır, buyrulmuştur. Talha otuz sekiz hadisi şerif rivayet etmiştir. Hazreti Talha'nın vefatından otuz sene sonra kerimesi Aişe kendisini rüyada görüp defnolunduğu mahallin nemli olmasından şikayeti üzerine cüssei şerifleri merkadinden terü taze olarak çıkarılıp Basra'ya nakledilmiştir. Talha orta boylu, çok saçlı, geniş göğüslü ve iri omuzlu idi. Ayakları iri ve edec, yani düz taban imiş.
Hicretin otuz altıncı senesinde Cumadel'uğla da şehit olmuştur. Müteahhit, zevce ve cariyelerinden on oğlu ve dört kızı olmuştur. Azatlı kölesi meyanında Müslim bin Yesar ve Ebu Nuaym Fadl Fıkıh rivayetiyle marufdurlar. Oğulları da Muhammed bin Talha, İman, İsa, Yahya, İsmail, Zekeriya, İshak, Yakup, Musa ve Salih bin Talha'dır. Kızları da Ümmü İshak binti Talha, Aişe, sahabe, Meryem binti Talha'dır. Büyük oğlu Muhammed bin Talha Cemel vakasında katiline sana Ha Mim'e and veririm, ilişme bana dediği halde katletmiştir. Talha Uhud günü Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz'i himayede sebat etti ve yirmi dört yerinden yaralandı. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Talha'ya cennet vacip oldu diye buyurdular.
Nebi sallallahu aleyhi ve sellem Uhud gününde Talha'yı Talhatü'l hayr, Huneyn gününde Talhatü'l cud, zatü'l Ojeyra gazvesi gününde de Talhatü'l Feyyazdı, diye isimlendirdi. Cemel vakası günü maktulen şehit oldu. Talha şöyle demiştir. Uhud seferinde harbin kızıştığı öyle saatler oldu ki, o zamanlarda Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in mahiyetinde benimle Sa'd bin Ebi Vakkas'tan başka kimse kalmadı. Hazreti Ali, Talha'nın Cemel Vakası'nda vurulduğunu duyunca çok ağlamış, sonra da ey Talha, benim ve senin şu ayette bildirilen bahtiyar muttakilerden olmamızı temenni ederim demiştir. Biz cennetteki muttakilerin gönüllerindeki birbirlerine besledikleri kin ve husumeti çıkarmışızdır. Bir haldeki hepsi kardeş olarak karşılıklı tahtlar üzerinde otururlar ve birbirlerine yüz çevirmezler. Peygamberimiz Talha'yı çok severdi.
Onu göremeyince ne oldu ki ben o Melih, fasih dostumuzu göremiyorum buyururdu. Ona Talhatü'l-Hayr, Talhatü'l-Cud lakaplarını vermiştir. Hazreti Aişe demiştir ki Ebu Bekir radıyallahu anh'ın yanında Uhud günü anıldığı vakit bugün tamamen Talha'nın günüdür derdi. Talha Resulullah'ı müdafaa ettiğinden dolayı en fazla yaralanan sahabi idi. O gün Talha taş, kılıç ve ok ile otuzdan fazla yerinden yaralanmıştı. Uhud günü Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin dişi kırılıp aldın yarılınca Talha onu götürürken etrafında pervane gibi dönerek muhafazaya çalışıyor, nerede bir müşrik hücum ederse Talha, Resulullah'ı müdafaa için onunla mukatele ediyordu. Bu hal Şehbe kadar devam etti. Ebu Hureyre'den Mervîdir ki Talha Uhud gününde birçok yerinden yaralanınca Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Allah'ım Talha'ya şifa ver ve onu kuvvetlendir diyerek mübarek eliyle Talha'nın bütün cesedini mesh etti.
Talha iyileşip kalktı. Hemen tekrar meydanı mübarezeye koşup düşmanla harp etti. De, Talha'nın evladından naklolunmuştur ki, Talha güzel bir rida giyinmişti. Aramızda yürürken bir adam ridasını kaptı, kaçtı. Koşup başkaları onun elinden aldılar. Talha dedi ki o ridayı ona veriniz. Talha adamın mahcup olduğunu görünce ridayı üzerine atıverdi ve bunu al ve Allah bunu sana mübarek kılsın. Ben üzerimdeki hiçbir şeyi bir kimse arzu edip de onun bu arzusunu boşa çıkarmaya Allahü Teala'dan haya ederim diyerek adamın gönlünü hoş edip ridayı ona verdi. Talha'nın sebebi İslam'ı şudur, kendi ifadesine göre, bir gün Busra çarşısında rahip hücresinden bir kimse bu mevsimde buraya gelenlere sorunuz. İçlerinde ehli haremden olan var mıdır, demiş. Talha, evet, ben varım demişti. Rahip, Ahmet zuhur etti mi? Ahmet kim? Abdulmuttalip'in oğlu Abdullah'ın oğludur.
Bu ay onun zuhur edeceği aydır ve o Katemül Enbiya'dır, çıkacağı yer Harem-i Şerif'tir. Hicret edeceği yer hurmalık ve sıcak bir yerdir. Sakın geç kalmayasın. Talha diyor ki rahibin dediği yüreğime işledi ve busra'dan acele olarak çıktım, Mekke'ye vardım. Karşılaştıklarıma dedim ki, yeni zuhur eden bir şey var mı? Dediler ki, evet, Abdullah'ın oğlu Muhammedül Emin peygamberlik iddiasında bulunuyor. İbni Ebi Kuhafe, yani Ebubekir de ona iman etti. Süratle Ebubekir'in yanına gittim. Dedim ki, sen bu adama tabi mi oldun? Evet, dedi ve hiç vakit kaybetmeden hemen Resul-i Ekrem'in yanına git ve ona ittiba et. Şüphesiz bil ki o hakka davet ediyor diye ilave etti. Resul-i Ekrem'in yanına vardım. Rahibin dediklerini Rasulullah'a haber verdim. Resul-i Ekrem meşru oldular. Ben de hemen Müslüman oldum.
Talha radıyallahu anh, bundan sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den hiçbir zaman ayrılmadı ve Resul-i Ekrem ondan razı oldukları halde vefat ettiler. Talha'nın zevcesi anlatıyorlar. Talha bir gün yüz bin dirhem tasadduk etti. Benim yanıma geldiği vakit onu gamlı ve üzgün buldum. Dedim ki, üzüntünün sebebi nedir? Dedi ki, yanımdaki mal çoğaldı ve beni bunalttı. E dedim ki, onu da tasadduk etmene ne mani var, kalk, taksim ve tasadduk et. Talha bütün malını bir dirhem kalıncaya kadar tasadduk etti. Talha bin Yahya diyor ki, bir gün Talha'nın hazinedarına Talha'nın ne kadar malı var dedim. Dedi ki, dört yüz bin dirhem. Talha bunun korkusuyla gece uyuyamadı ve sabaha kadar taksim edip infak etti. Hazreti Ali radıyallahu anh, onun hakkında bir adamın şu beyti okumakta olduğunu işitti. Bir fetadır kim kaçan etse sadıkına ata, bir dahi fakrona gelmez daimi bulur kına.
Ali onun hakkında der ki, işte bu Ebu Muhammed Talha'dır ki ekseriyetle kendinden bir şey istenmeden verir, radiyallahu anh. Değerli dinleyicilerimiz, İhsan Mektebi programımızın bugünkü bölümünü burada nihayete erdiriyoruz. Bugün sizlere Mahmut Sami Ramazanoğlu Gaddesallahu Sirahü'l Aziz'in Ashabı Kiram isimli eserinden Talha Bin Ubeydullah'ı aktarmaya, kısaca onu tanıtmaya çalıştık. İnşallah bir sonraki bölümümüzde bir başka sahabi efendimizle birlikte olmayı umut ediyoruz. Tekrar görüşünceye dek Allah'a emanet olunur.