Sure üçüncü RAHATED'da üçüncü Ayet-i Celile, o Ayet-i Celileden bir bölüm Es'ahil Cenabı Hak onların kalplerini takva ile denildi. O kimseler için, bu kimseler için Cenabı Hak bunların kalplerini Arkadaşlar en halis, en düzgün, pürüzsüz, rüyasız, kibirsüz, ucbsüz, benliksiz, harçlıksız kıldı. Niyetlerini en halimiz kıldı. Bu Şeyhülislam Abdulvahü'l-Düsterih Hazretlerinin tefsirinde geçtiği üzere. Allah'ım Zülcelal Habibinin huzurunda onlar seslerini kıstılar Rasul-i Ekrem aleyhissalatü vesselamın mübarek sesinin üstüne seslerini çıkartmadılar ve bu şekilde edebe riayet edin buyuruluyor. Bu şekilde Cenabı Hak onların kalplerini denedi. O kalpleri Cenabı Hak kıldı. Takva için takva için en halis bir şekilde kıldı. Yani ibadet ve taatlerini yerine getirmek için takva için kalplerini diler. Demek ibadet ve taatimizi takva esasına uygun bir şekilde yapmadık.
Onları Cenabı Hak isyandan uzaklaştırmak suretiyle. Nasıl ki Altunun ateşte ısıtılmak suretiyle onun kirinin kasının giderini halis bir yirmi dört aya altın haline getirildi. Yine Cenabı Hak ondaki uygunsuz ola kimi hası tamamen yok etmek suretiyle. Öyle bir hale getirdi ki Cenabı Hak kalplerini, onların kalplerini en samimi bir şekilde Hazreti Bediüzzaman üzere riya gibi, gösteriş gibi, kendimizi beğenmek gibi, yapmış olduğumuz saati bir başkasına duyurmak gibi hallerden tamamen uzaklayabilmek suretiyle en güzel sevdiği şekilde amel yapmak suretiyle. Bu da Taberi'niyete geçmektedir, tefsirinin Taberi. Cenabı Hak onların kalplerini takva için bir makarr kıldı. Yani kalplerini takva için Cenabı Hak hazırladı. Onları barıştırmak suretiyle mağfiret ve edriun alim büyük bir mükafat, ey Sevabul verhimu filcenne, cennette artık azamet-i ilahiyyesine göre mükafat hükmetmek suretiyle.
Bu dünyada Cenabı Hak takva için kalplerini kalplerini temiz bir halde kıldı. Takva için Cenabı Hak'ın kalplerini deneni. Onların kalplerinden, kalplerinden baş olma arzusu. Dünya sevgisi. Allah korusun. Allah'ımızın razı olmadığı duyguları taşımaktan Cenabı hak kurtardı. Evet. Daha sonra kötü ahlaktan muhafaza buyurdu ve edeple ilahi edeple Sünnet-i Seniyye ile onların gönüllerini Cenabı Hak takva, Cenabı Hak'tan korkmak suretiyle nurlandırdı. Ve lukallu yine beşeri, beşeri bütün davranışlarından da Cenabı hak sıyırıp çıkardı. Bu ne demek?
Beşeri, yani sünneti seniyyeyle esenini, efendimiz aleyhissalatü meselenin sünneti seniyyesi ile hareket etmek, Kuran azimüşşan ile hareket etmek, onun doğrultusunda bütün hal ve davranışlarımızı teşbih etmek suretiyle Cenabı hak onları kendi beşeri hallerinde, Allah'ım Celle Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam'ın Ahlak-ı Muhammediyyesi ile ahlaklandırıldığı. Yani beşeri, nefsani bir haldeyi ruhani bir hal, meleti bir hal Allah'ın isim istemiş olduğu hale büründürdü. Bu da geçmektedir. Geçmektedir. Takva için gönüllerini sanki özel bir, özel bir mekan haline getirdi ve gayri İbni Abbas radiyallarını, artık aklın da şerrin ölçülerin içerisinde aklında dinimizin de uygun görmediği bütün kötülüklerden bunların temizledi. Allah'ımız onların birilerini Rabbimizin korkusu ile, korkusu ile tezyin buyurdu. Kalplerinden hayvani duyguları, şehirli duyguları tamamen çıkarır baktı.