Takva, Allah-ı Zülcelal'den uzaklaştıran her şeyden her şeyden beri olmaktır. Her şeyden çekilmektir. Her şeyden kaçınmaktır. Allah'ı Zülcelal'den uzaklaştıran her ne varsa ondan uzak kalmaktır. Şeriatın edeplerini korumak, muhafaza etmektir. Dünya ve onun ruhi, manevi alemimize, uhrevi amellerimize zarar getiren her şeyden korunmak muhafaza olmaktır. Şüphe olan, şüpheli olan hususlarda vera halini, helalde bile dikkatli olma sıfatını korumaktır. Bütün şüpheli işlerde. Konuştuğu zaman Allah için konuşan. Sükut ettiği zaman da sükutu Allah için olandır. Allahü Zülcelal'i zikrettiği zaman da, Allah için zikredendir Kişi, kul, muttaki olamaz. Hatta Dostu kendisinden emin olduğu gibi düşmanı da kendinden emin oluncaya kadar. Nasıl ki dostu kendisini emin diyebiliyor inanılacak bir kimse, düşmanı da o şekilde bilecek tarzda olmasıdır. Kendi güç ve kuvvetinden uzaklaşmaktır.
Yani güç ve kuvvet sahibi Allah'tır demektir. Ve dil, takva, Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam'a uymaktır. Peki, yine buyruldu ki, gaflet. Kalbinin gafletten korunmasıdır. Ve bir nefsike mineş şehevat, nefsinin şehevi arzulardan kurtulmasıdır. Azalarının da günahlardan korunmasıdır. Buyurmuştur ki takva, güzel ahlaktır. Ve gale bağduhun bir kısım kimseler buyurdular ki Kişi, üç sebeple takvaya nail olur. Kişinin takvaya delil olan, yani müttaki dinmesi için şu üç husus gereklidir. Husnüt tevekkülü nail olmadığı bir nimet karşısında Allah'ımıza teslim olmak, tevekkül edip şikayet etmemektir. Husn-ü tevekkül, en güzel şekilde tevekküldür. Onu vekil kılmak Cenabı hakk'ın. Ulaşmış olduğu nimet karşısında en güzel şekilde rıza halini göstermektir. Üçüncüsü, ve husn-ü sabır, Alamafet. Geçmiş olan bir husustan dolayı da sabırlı olmak bir beladır, musibettir. Nefsinin arzusundan uzaklaşmaktır.
Kuran'da takva, üç şekilde ifade buyrulur. Birincisi, birinci, Kuran-ı Azimüşşan'da geçen takva, haşyet, saygı, heybe, ilahi korku, esamre. Benden korkulur. Ve sani, ikincisi, İkinci olarak takva, Kuran-ı Azimüşşan'da ibadet ve taahhüt olarak geçer. Ey iman edenler, Cenabı Hak'tan hakkıyla korkunuz. Allah'a taatte, gerçekten itaat ediniz ona isyan etmemek şartı ile itaat etmektir. Rabbi Zülcelal'imizi unutmadan zikretmektir. Nimete şükürsüzlükden kurtulup şükretmektir. Üçüncü Kuran-ı Kerim'de takvanın şekli, günahtan kalbin arınmasıdır. Hakikatte takva budur.