Her ay, her gün, her saat, her dakika, her saniye taharet olduğu gibi Ramazan-ı Şerif hiç şüphesiz taharetin yapılacağı en güzel günlerdir. Taharet ne demektir? Tahura, espaha haliyem minen neceset, necasetten temizlenmek, arınmak, durulmak, pak olmaktır. Tahharah, nekahu minen necese, necasetlerden necasetten arınmaktır. Evil aybi evnahvihme, usul, hata onlardan vesairelerden kurtulmaktır. Taharatün tatahhorun ev, tathirun bilme, temizlenmek, temizlikte devamlı olmak, su ile temizlenmek ve diğerlerinde olduğu gibi ve taharetün nev'ani, taharet iki kısımdır, cismiyyetün ve nefsiyyetün, birisi beden olarak temizliktir, bir de nefsi olan temizliktir. Taharet ye sıfatün tenzihun, ayıptan, kusurdan, hatadan hak olmaktır. Taharet, ettehalli anreza ilil ahlak, uygunsuz kötü ahlaktan kurtulmaktır. Taharet, ye'ibaretün an safairru, ruhun durulmasından ibarettir.
Taharet, Esmetullahi minel-m muhalefat, emri ilahiyeye, emri Muhammediye'ye uygun olmayan davranışlardan muhafaza olmaktır. Allah'ımızın uygunsuz tavırlardan koruması muhafaza etmesidir. Bir kimse temizlenmek, abdest almak isterse su ile başlar. Cenabı hak suyu bir miftah anahtar gibi. Gurbetuhu. Allah'ımıza bir yakınlık ve münacatuhu ona yalvarmak, yakarmak ve delilen ile biz saati hidmetihi Rabbimize olan kulluğumuzda bize bir sebeptir. Taharet ve galen nebiyyu sallallahu aleyhi ve sellem meselul müminil muhlis. Keme selilme, halis, temiz bir müminin benzeri suya benzer. Suyun paklığı arılığı gibidir. Suyun pak oluşu ve duruluğu temizliği gibidir. Nasıl ki semadan su temiz olarak iniyorsa, aynen onun gibi ibadet ve taatinde her halinde de Cenabı hak ile Cenabı hak ile pak olmayı yerine getirir. Cenabı hak bize bizden yakın. O yakınlığı hissedebilmek.
Ve tahyir kalbeke bidtakua ve'l yakın inde tahareti cevvari heke bilme, su ile temizliğimizi yaparken abdestimizi alıp, guslümüzü alıp vesair hususlarda görevlerimizi icra ederken kalbini takva ile temizle. Cenabıhakk'a kesin bir inanç şüphesiz bir inanç ile temizle. Nasıl ki azalarımızı temizliyorsak o azalarımızın vücudumuzu temizlediği gibi su vücudumuzu park ettiği gibi takva ile de kalbinizi yıkayın. Kesin bir inançla gönüllerimizi yıkamayı tavsiye buyuruyor. Taharet bir kere kalbin bir sağa bir sallup sola dönüşünden kurtulmaktır. Bizim bazı tavırlarımız olur, böyle hislendiğimiz, duygulandığımız, belki evrabü ezkar yaptığımızda, bunun dışında bir sohbettir, bir zikirdir, hayırlı kimselerle yapılan bir halleşme burada bize bir nedamet meydana gelir, bir pişmanlık. Bunu devam ettirmektir temizlik, kalbin temizliği onun orada kalmaması.
Bütün günlük hayatımızda da kalbimizi koruyabilmek, muhafaza etmektir. Bu kalbin dönmesi efendimizin de sallallahu teala aleyhi ve sellem dinin üzere kalbimizi sabit kıl buyuruyor. Demek ki kalp dönüyor. Sağlamlaştırmamız gerekiyor. Nasıl bir binayı sağlam temel üzerine koruyorsak, vesair işlerimizde de aynen onun gibi misal olduğu için söylüyorum, imanımızda sabit olmak, güçlü olmak, ibadet ve taatimizde bilhassa ruhi taatlerle güçlendirmek, onun sağa sola dönmesini önlemek. Bu bizim ihlasımıza bağlı, takvamıza bağlı, Rabbimizi görür gibi taat kılmamıza bağlı, hedefimizi gözetlemeye bağlı. Bir gönle yanlış düşünce geldiği zaman derhal istiğfara, derhal tövbeye neden ben böyle yapıyorum deyip kendimizi iyi bir hesaba çekmeye bağlı. Yoksa olmaz. Ne güzel söylemiş üstadımız, el gördürük yaptığın amel, buzdan korumuş idin temel. Şöhret ile olmaz Kemal, bellerimizi ezendir bu diyor.
Buzdan temel kurarsak riyalı, kibirli, ucuplu, benlikli o zaman o binanın devamı zaten mümkün değildir. Riyalı olacak olursa gösterişli vesaire o kalbin sükuneti mümkün değil. Bazen fırtınalı havalar olur. O fırtınalı havada gemiyi böyle bir rıhtıma çekip onu iyi bir demirlemedikten sonra mümkün değildir. Onu güzelce bir demirlememiz icap eder. Temizlik, ibadet ve taatin şartlarının yerine gelmesinde en önemli bir esastır ve manet tahara fi ıstilahi ulema deriz ya, hadesten taharet, necasetten taharet. Bu beliren uygunsuz görüntülerden korunmak. Elbisemizi ve namaz kılacağımız yerleri park etmek. Velhasıl burada maddi manevi bütün kötülükleri def etmek ev izaletün necesin, iyi olmayanları. Şu camide Allah'ın velisi olduğu için söyleyemiyorum bunu. Bu kelimeleri kullanamıyorum. Nicesi derim ancak bu kadar. Yok edebiliriz.
Ve gale sallallahu teala aleyhi ve sellem, et-tuhur-u şatru'l iman temizlik imanın yarısıdır. Temizlenmek, arınmak taharet, tuhur, maddi kiri, necaset veya manevi pisliği gidermek anlamına gelir. İsim olarak temizlik demektir. Tuhur özellikle hayızdan temizlenme anlamında kullanılır. Tahir temiz, tahur ve müteahhir temizleyici madde, tathir temizlenmek, tetahhur temizlenme manasınadır. Ragıb el-Suhani'nin ve Fahrettin Raci Hazretlerinin burada görüşleri var. Fahrettin Raci'nin kaydettiğine göre elbise ile bütün bedenin kast edildiği, zannederim bunu Müddessir suresindeki Eshabü ve es-Samü ve es-Samü ve es-Samü ve es-tahhir, elbiseni temizle, onun manasında ifade buyuruyor. Bütün bedenin kastedildiğini ileri süren müfessirler yanında bazıları elbiseden maksadın kalp olduğunu söylemiştir.
Bunun yanında temizlik, hadesten taharet, abdest veya gerekli ise gusül abdesti almak, hadesten taharet dendiği zaman abdest ve gerekirse gusül abdesti almak, necasetten taharet, kıyafetin ve namaz kılınacak yerin park olmasıdır. Hadesi ezgardan temizlenmenin yolu abdest almak. Bu temizliğe tahareti hükmünye-i suğra veya kısaca taharet-i suğra adı verilir. Hadisi ekberden temizlenmenin yolu gusül yapmaktır. Necasetten taharet konusundaki kişi ibadet için gerekli olan abdestini almaya hazır bulunmalı ve üzerinde abdest almasına engel olacak pislikleri temizlenmelidir, temizlemelidir. Bedeninde elbisesinde veya namaz kılacağı yerde pislik var ise onu temizlemesi konusunda necasetten taharet denilmiştir. İstibra ne demektir? Küçük abdesti yaptıktan sonra yapılan temizliktir. İstincanın anlamı ise pisliklerden temizlenmek, varılmaktır.
Taharetlenme ile eş anlamlı olan istinca, büyük abdestten sonra yapılan temizliktir. Fıkıh kitaplarında istibra hem küçük hem büyük abdest bozduktan sonra, idrar için söz konusu edilmişse de, daha çok idrar yollarındaki akıntı ve akıntı ve sızıntının tamamen kesilmesini beklemekle ilgili olup bilhassa erkekler açısından önem taşır. Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem, idrardan sakınmamanın kabir azabına sebep olacağına dair açıklamaları vardır. İstinca lügatta pisliklerden temizlenmeyi istemek demektir. Dini ıstılahta ise büyük ve küçük hacetini yaptıktan sonra edep yerlerini temizlemek manasına gelmektedir. Dilimizde taharetlenmek denilir. Bu temizlik müekked sünnettir. İstibra erkeklerin idrardan sonra idrar sızıntısının tamamen kesilmesini beklemelerine istibra denir. Bunu yapmak vaciptir. Bir hadisi şerifte, idrardan sakınınız. Çünkü kabir azabının çoğu ondandır.
Hazreti Ömer'in radıyallahu anh bildirdiğine göre bir keresinde ayakta su dökerken, Resulullah Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem onu görmüş ve ya Ömer ayakta su dökme demiştir. Hazreti Ömer radıyallahu anh bundan sonra bir daha ayakta su dökmemiştir. İstinca, su ile malum yeri yıkamak, istibira, bevil yaptıktan sonra mesanenin yaşlı gidinceye kadar gerek gezinerek gerek diğer suretle vakit geçirmeye denir. Bir de istinka pak olduğuna kalbinin mutmain olmasınadirler. Eğer küçük su yolu temizlik yaptıktan sonra damlayacak olursa o namaz fasittir. Yani o namazın kabulü yoktur. Hz. Enes radiyallahu anh'ın rivayetine göre Resul-i Ekrem Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, bevilden sakınıp uzak durun çünkü buyurmuştur. İbni Abbas radıyallahu anhuma anlatıyor, peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem iki kabrin yanından geçiyordu, şöyle buyurdu, bunlar azap bulunuyorlar.
Azap olunmaları da büyük bir şey için değildir. Bunların biri idrardan sakınmaz idi. Hemen idrar yaptı mı, kalkıveriyor. Bir kere idrarın tamamen boşaldığı hususunda kalbin mutmain olması lazım. En az kırk adım bilhassa öksürerek, bunları yerine getirerek yaş bir hal olmadan sonradan uyuşmuş vaziyette gelip de uyuşmuş vaziyette iç elbisesinin artık kirlenmesi diyebilirim. Bunu Sami Efendi Hazretleri, Hadisallahu Sırra Konya'da şu şekilde tarif buyuruyor. Bunu anlatan oradaki Mehmet Efendi diye çok kıymetli bir insan. Ona Kuran okuyalım, Kuran okutalım buyurmuş. Seksen yaşını çok ileri olmasına rağmen Kuran-ı Kerim okuyordu, okutuyordu. Efendim bana böyle söyledi diye böyle itaatkar bir zat bize şunu anlattı, Sami Efendi geldi buyurdu, bir dosya kağıdı istemiş, bir bardağa su konmuş, suyu boşaltmışlar. Boşattıktan sonra bardağın ağzını o dosya kağıdına bırakmış.
Böyle beş altı yere bırakmış. O ağzından suyun izleri meydana gelmiş. Buyurmuş ki bak bu sert bir cisim, bu sert bir cisimden böyle sular zamlar vaziyette. O aletten gelen ise bunu düşünün buyurmuş. İstinca, kan, meni, idrar ve dışkı gibi necasetlerin çıkmış oldukları yerleri temizlemek gerekir, Buna istinca denir. En anlaşılır haliyle büyük abdestimizi yaptıktan sonra yaptığımız temizlik istinca, küçük abdestimizi yani idrarımızı yaptıktan sonra yerine getirilen temizliğe istibbra denir. Hadis-i şerifte aleyhissalatu vesselam Efendimiz kabir azabının çoğu küçük abdesttendir buyuruyorlar. Velhamdülillahi Rabbil alemin El Fatiha.