Sünnetin temeli ve hepsi şu şekilde ifade edilir. Zaten sünnet yol metot, metot, meslek takip edilen, takip edilen, talep yol manalarını taşır. Bu Sehil Bin Abdullah Eltüsteri Hazretlerinin izahına göre nefsin arzu ve isteklerine Allah'ı Celle Celalü ve Resulünü tercih etmektir. Kendi muradına, kendi isteğine Allah'ın ve Resulü'nün görüşünü, emri Muhammediyelerini başta haritamızın emrini tercih etmektir. Mümin kula gereken şu üç husustur. Bu gerekir. Sünnetullah Allah'ımızın koymuş olduğu esas. Şimdi bunu geniş izah edin. Sünnetullah. Mesela bir güneşin doğması, ayıl batması, ne bileyim bir ağacın mide vermesi vesaire ve ama buradaki ifade artık gelecek hizaha göre değişebilir ve sünnetul enbiya, nebilerin yolu diyelim biz ve sünnetul evliya velilerin ve sünnetullah, Allah'ımızın sünneti Celle Celalühu, diye gitmemüs, sırrı gizlemektir.
Gönlünde olanı, görmüş olduğu artık ilahi hallerini ehlinin dışına açmamaktır. Efendimizin sünneti. İnsanları idare edebilmektir. İnsanları idare edebilmek. Satıt nasıl anlaşılır bilmiyorum. Bu hakkı ırkma anlamlı değil yalnız. İnsanları idare ederken, Hakkı söylerken bile uygun bir şekilde ifade etmek, kırmadan, dökmeden tepeden inme değil de Nahl suresinde durduğu üzere Öyle hikmetle, hikmet bir nurdur zaten. Onun izahı pek çok hayrı şerden ayırabilme gücü, doğruyu yanlıştan ayırabilme kabiliyetin diye de geçer. Faydalı olanı almak, zararlı olanı atmak diye de tarif etmişlerdir. Üzerinde nasihatlerle. Mücadeleyi, aynen dediğimiz gibi en güzel bir üslupla, üslupla tamamlamaktır yani kırıcı olmadan yumuşak dille hakkı beyan etmektir ve Sünnetul Evliya velilerin yolu ise Cenabı Hak'ta vermiş oldukları sözde ne olurlar? Sadık olurlar. Bu sözü yerine getirdiler.
Zaten yeter eğer ince yerbiliyorsak, bakabiliyorsak, araştırıyorsa tefsirlerden, Ruhnar aleminde verdiğiniz söz Cenabı Hakk'a ben sizin Rabbiniz değil miyim buyurulduğunda, evet, Rabbimizsın demek her şeyi bitirip. Ne demek? Artık itikaden, ibadet olarak, ahlak olarak, hayatımızın başından sonuna kadar insanoğlunun başından geçmesi muhtemel tüm tavır ve hareketlerinde Rabbimizin emrine uygun bir tarzda hayat sürmektir. Böyle Rabbim hep kolayca ifade ilgili geçinen bir husus değildir. Onu her hususta yiyeceğimizde helal olarak yiyeceğimizde helal olarak düğünümüzde helal olarak cenazemizde helal olarak ticaretimizde helal olarak her şeyinde, gönlümüzde hakkı muhafaza ederek ona muhabbetimizi, resulüne sevgimizi, yolundan gidenlere olan saygınızı korumak beyin olarak yücelt hüccet desek gerek zorlukta olsun üçlükte gerek kolaylıkta olsun. Neşeli anımızda da olsun.
Zararlı anımızda da olsun. Ne yapmak? Sabırlı olmaktır. Tabii insan tabiatı olarak tahammül edemediği anlar da oluyor. Mesela büyüklerimizin en çok tahammül edemediği şemi esaslara dikkatsizlik olur. Ve Mürşidimizi görürdük. En çok cimrilere kızart. Cimriler. Bu Faysal'ın uyanmasından Hazreti Yusuf Efendimiz gelirmiş rahmetullah abi o devrinde diyanet reislerinin kendisine soru sordu uzattı. Demiş ki Mustafa Efendi dedem Rahmetullahi'ye, gel dünyanın nişanını arayıp durmayın, cömert olacak demiş. Demiş. En çok Rabbimizin silmedi. Böyle bunun gibi velilerimizin de Allah'ın dostlarının da böyle gayrete geldiği anlar olur. Gayret, gazapla aynı değerlendirilmemesi gerekir. Dazap efsanedir ama gayrı Allah'ımıza muhabbetten dolayı budur. Sevgiden dolayı budur. Evet. İlahi isimlerden müştaktır. Bu artık kelime yapısı olarak ele alınır. Rabbimizin vasfıdır. Nurudur.
He hidayet ruhu olun bize hak yolu göstermezdir. Bayezidi İslami efendimizin de bir izah olmuş. E sünnet, terkidünya dünyanın muhabbetini kalbe koymamak. İstersen bütün dünya sevmiyorsun ama kalbine koymamak. Mevla. Mevla. Mevla. Mevla. Mevla. Mevla ile sohbet. Bunu nasıl ele alacağız biz? Mevla ile sohbet. Bunu nasıl izah edeceğiz biz? Ne demek Mevla ile sohbet? Bu gönül ve ruh ve sırrın halidir ve bunu korurlar. Muhafaza ederler. Onlar Mevla ile olmuştur zaten. İzahı da mümkün değildir. O Cenabı Hak'la değil zaten. Bekabillah demek, Bekabillah varlığı Allah ile olan kimsedir Celle Celalühü yaşanacak bir husustur. Sohbeti Mevla ile demek ancak şöyle izah edebiliriz. Büyüklerimiz buyuruyorlar ki bir an Allah'tan gafil olmak bize cehennem ateşinde yanmaktan daha zordur. Değil. O kadar bir birlik, beraberlik. Bir mesele hususunda derhal Rabbimize yönelebiliyor ve müşkilatını hallediyorum.
Ayrı bir husustu. O murakabe halinde, müşahede halinde hep beraberdir oldu. Şunu da diyebiliriz. Sadece ecir suresindeki son üç ayeti celilede. Ey huzura gelen nefis. Bunun tefsirinde müfessirini hızan efendilerimiz buyuruyorlar ki, hekelamu Musa aleyhisselam, Musa aleyhisselama yapılan hitap gibidir diyor. Zahiren ifade edilmez bunun gönlü. Zaten öyle bir kimseye jandarma muhabbet doğar insanın gönlünde. Görmek istememezlik olmaz. Bazen sıkıntı duyar. Görmek istemez mesela büyüklerimizde bakmak istemez. Bakamaz. Yani onu bu hali bunu icap ettirir. Çünkü görüyor. Onun iç halini görüyor. Zor. Yani muhafazası zor kendilerini bu hususta. Şu şekilde de izah etmişler. Eş Şehit Muhammedin din hazretleri, Hazreti Allah'ın sırrı. Dev olabilir. Diye öğrenmek ve öğrendiğimizle de amel etmek diye izah etmiş. Yine, Bu özel bir yoldu.
Sadıkler için ilmin mertebelerini geçmede, nefsin mertebelerini geçmede. Şimdi evlat ve ezkar geçirebilir. Mesela murakabelerde olur ama nefsimizin mertebesini geçmeyince bir anda da helak olabilir. Çünkü nefsin mertebeleri geçemiyor. Daha emmare halindeyken levvame halindeyken evradın ve ezkarın yükselmesinin bir anlamı oluyor. Beraber yükselmesi gerekiyor ve terapi bir makama. İşte burada değişti. Hal ayrı makam ayrıdır. Hal soruyorlar işte hal nedir? Şimdi buradaydı, gitti diyorlar. Bir an meydana geliyor. Diyor ki öyle bir güzel halim vardı ki öyle bir güzel düşüncem ama devam etmiyor. Bir an. Böyle bir deliriyor. Geri kayboluyor ama makam yerleşiyor. Onu hiçbir şey bozamaz. O yalnız kalsa veya insanların içinde de olursa onu bozmuyor. Artık mutmain olmuş, yerleşmiş. Allah'ımızın Kitabı ve Resulünün Sünnetidir.
Buyurulduğu üzere her zaman duyduğumuz azı dişlerinizle sarılır gibi Kuran'a ve sünnete sarıldın diye bunu biliyorum. Cenabı Hak'tan ulaşmak yolunu. Şimdi bazı gördüklerimizden ders almanın çok faydası var ama kendimizi kaybetmeden. Nefsani hadlere düşmeden. Mesela bir temsil. Diyor ki baba evladına nasihat ediyor. Sureti imandan, tasdikli imana geçişi anlatıyor. Bir temsil olur ama orada bazı inciler bazı elmaslar çok kıymetli söze geçiyor. Diyor ki diyor ki biz taklidi imandan mesela anamızdan babamızdan övenmişiz. Kitaplardan övenmiş. Bunu tahkik haline getirebilmek. İmanın artık tadılır halidir. Aslında biz burada tarikat duyuyoruz anlatıyoruz ya Tarikat yapmış olduğu ibadetin tadını duyan kimsedir. Lezzetini alan kişidir. Mesela burada evladına diyor. Bak, çokça soru soruyorsun. Bana Rabbi Zülcelal'imize kavuşmayı anlat. O da diyor ki muhabbettir diyor ama esasını söylüyor.
O zaman muhabbet nasıl olacak? Bu zorla bir şırınga yapılmaz. Bu rabıta-i Şerife ve başta sünneti seniyyeye riayetiye. Cenabı Hak'la kavuşmak. Efendimiz aleyhissalatu vesselam'a uymaktır. Ne olursa olsun. Mesela elimizde olan bir nesneyi bir diğerine verirken bu en küçük gibi gördüğümüz ama bize çok şeyler de kazandırabilir. Sağ elimizle vermek, sağ elimizle almak. Bak bunu da hesap etmek. Mesela abdestimizde, gustümüzde bizim tesettüre riayet edip diyelim ki abdestimizi alırken şu diz kapağımız diyelim. Diz kapağımızdan yukarıya örtünün çıkmamasına bile dikkat etmek. Bu bile çok büyük. Her şeyde aman ha yatarken aleyhissalatü vesselam ve Sellem velimiz mübarek sağ ellerinin üzerine üzerini korumuş deyip. Hani biz küçük diyemeyiz de en ince detaylarına kadar riayet edebilmek. Mesela bir hanımın diyelim ki bir koku başkalarına duyulursa zaniye hükmüne girer diye çekinmesin.
Diyelim bir oturduğu yerde onun İster küçük olsun, ister büyük olsun, İster küçük olsun ister büyük olsun, davranışlarında hareketlerinde ve halinde onu yaşamaktır. O hal dendiği zaman hepimiz durup kalmıyorsunuz. Hal olacak. Mesela büyüklerimizden devr vermiş. Biz hayırlı günleri vücudumuz bilir. İşte bu hal ehli olmanın işaretidir. Diyelim ki Ramazan-ı Şerif, diyelim Kadir gecesi veya mübarek günler. Bak mevlit Kandili bilmiyorum çünkü ona layık bir hale gelebilseydik keşke. Moralimiz bozulmasın da bu fiile bir hediye tahsis edilmez. Efendimiz her gün doğuyor. Aşıklarının kalbinde her zaman doğuyor. Bizzat görüşüyor konuşuyor arasında perde yoksa onlara her gece kadir, her an efendimizin doğuşudur Sallallahu Aleyhi ve Sellem.
Cömertliğiyle de yüzünün tebessümüyle de Hilmi yediyle de şefkatiyle merhametiyle kanaatkar oluşuyla zarafetiyle, edemi erkanı, dilinin düzgünlüğüyle her zaman doğuyor. Sallallahü Teala aleyhi ve sellem. Onu yaşayabilmek. Bu şekilde izah kurmuşlar. Bir izahı da Nefsin temizlenmesidir. Kötülüklerden arınmasıdır. Bu şekilde de tahlil yapmıştır. Imandır ve salih amel. Salih amelin çok kısa bir tarifi var. Hiç unutmayacağımız, keşke kaydetsek bunu. Salih amel Kuran-ı Azimüşşan'a uygun davranıştır. Biz bir Feyyaz hocamız var. Çok kıymetli. Failin bir zattı. Kendisi güçlüydü. Bir faizinde dinledim. Muhterem cemaattir buraya gelirken temel esas ve kaynaklara inerek hazırladığı notlarla huzurunuzda indi. Biz bunlar gibi olamayız da bunlar temel kaynak eserlerden hazırlanarak geliniyoruz. Yani bizim tarikat-ı adiyemiz bir mekteptir. O zaman ne yapalım?
Biz Sami Bendi Hazretleri'nin Kaddafi Allah'ın surrek eserlerini çok iyi bir şekilde okuyalım. Çok iyi dikkat edelim. Her okuyucuta değişir. Yani herkes kendisini tabii düşünüyoruz. Nasıl kurtulacağız? Huzur-u ilahiye nasıl varacağız? Buyuruyorlar ki siz kabirlerin kenarından geçersiniz, görürsünüz kabirleri ama içinde ne yapıldığından habersizsiniz. İçindekiler nasıl hesap veriyor mu veremiyor mu diye bunu diyor, tefekkür edin. Bunu düşünen kimselerimiz ne yapar büyüklerimizin sözlerine kulak verirler. Onu en sıkıntılı zamanlarda yazdı. Musa ebelerin. Mübarek ismini bile veremedim. Mübarek gözlerini kaybetti. Bütün varlığını Allah yolunda feda etti Adana'nın en zenginliğiydi. Öyle bir efendimiz bizim. Her şeyi en ince şekliyle yaşamıştır. Ancak böyle olacak bir Türk'ün ifade edilemez. Orada bazı tabirleri var, okuruz inşallah. Salih amel Kuran-ı Azimüşşan'a muvafık yaşanılır.
Şimdi biz anlamıyoruz. Kuran-ı Kerim'e uygun yaşantımı genel bir kavram oluyor. Biraz açılacak olursa Esselamü velahüşrik. Sadallahu alayım. Kehf suresinde en son ayet içindedir. Allah'ımıza vuslatı ifade eden eden ayetlerden birisi de budur. Onlar ibadetlerinde katiyen Allah'a ortak koşmazlar. Bu şu demektir. Yani olmaz, kendilerini beğenme mahkum olmaz, bir başkalarına duyurma, suma olmaz. Zaten o kendi görünüşü ifade eder. O görüntüsü onun nasıl bir kimse olduğunu beyan ile amelinin halis olması dışına da yansır. Nedir? Allah'ımız ile bir alışveriştir. Ne demek bu? Cenabı hak onların, mallarını ve canlarını cennet mukabili satın aldı. Diyorlar ki, Arifamil ilahiyi kendinizi ucuza satmayın. Öyle bir kimse olun ki cemali ilahiyi murad edin. Çünkü Rabbimiz insanı çok donanımlı olarak dünyaya göndermiştir. Ne demek kısanı? Yani binlerce bu güzelliğin içeriğinden sadece bu yeter.
Kendi kendimden bir ruh üfledim buyuruyor. Bu üflediği ruh hayvandaki canlılık değil. Bu kulluktur. Bu nedir? Humluk da ubudiyettir. Bu nedir? Humluk da ubudiyettir. Ubudet ne demek? Yapmış olduğu dağıtım esrarıdır. Bu nedir? İlimdir.