Bir İnsan, Bir Hatıra. Mahmud Sami efendiden hatıralar. Sünnet mühimdir. Sünneti seniye üzere yaşamanın mühim olduğuna işaret eden bir hatırayı yine İlhan Armutçuoğlu abiden dinlemiştim. Şöyle anlatmıştı. Eski müftülerden merhum İrfan Ceylan Bey vardı. Bin dokuz yüz altmış dört yılında Konya Yüksek İslam Enstitüsü'nde talebeyken son sınıfa geldiğinde sakal bırakmıştı. Okul idaresi sakal bırakmanın diğer talebeler arasında yayılmasından endişe ederek kestirmesini istedi. O da sakalın sünnet olduğunu söyleyerek kesmeyeceğini söyledi. Talebeler arasında bu iş biraz büyüdü. İdareciler sakalın kesilmesi için ısrar ediyor. Yefan Bey kardeşimiz kesmemek için diretiyor. Bizler arkadaşları olarak ikilemde kaldık. Ne yapacağımızı, nasıl hareket edeceğimizi bilemedik. Okulda oluşan soğuk ortamında alması için İrfan Bey'le birlikte ikimiz İstanbul'a geldik.
Erenköy'de Sami Efendi Hazretlerini ziyaret ettik. Huzurlarına kabul edildiğimizde durumu kendilerine anlatıp arz eyledik. O büyük Allah dostu şu menkıbeyi anlatarak bizi irşad etmişlerdi. Haccac-ı zalim derler ya, zamanında kıtlık olmuş. O günün valisi olan Haccac, filan gün yağmur duasına çıkılacak diye ilan ettirmiş. Bütün halk toplanınca Haccac, hayatı boyunca ikindi namazının sünnetini kaçırmamış kimse varsa çıksın o dua yapsın demiş. Kimse kendine güvenememiş. Bunun üzerine Haccac öne doğru çıkmış ve elhamdülillah bugüne kadar hiç kaçırmadım demiş. Dua yapmaya başlamış. Duası biter bitmez şakır şakır yağmur yağmış diye menkıbeyi tatlı tatlı anlattılar. Peşinden de sünnet mühimdir, sünnet mühimdir dediler. Sonra sözlerine devam ederek, bizim de vaktiyle diplomamız vardı. Biz rafa kaldırdık. Asıl olan kulluktur buyurarak unutulmayacak asıl gerçeği bizlere hatırlattılar.
Gönlümüz huzur içinde Konya'ya döndük. Okula geldiğimizde idarecilerimizin davranışlarında büyük bir değişim gördük. Bir gizli el sanki onların kalplerini yumuşatmıştı. Önceden bizlere kızan hocalarımız, şimdi yol gösterir tarzda hareket ederek dediler ki, belli ki siz kestirmeyeceksiniz. Bari bir doktordan cildi hassastır, cilt rahatsızlığı vardır şeklinde bir rapor alıp getirin. Biz de ciddiye mütehassası bir doktordan rapor alıp getirdik. İdareye verdik ve sakalı kestirmekten kurtulduk. Allah dostları zarif, nazik, edep timsali zatlardır. Çevrelerinde bu güzel vasıflarıyla tebarüz ederler. Sevenlerini de o güzel ahlakla ince edeple yetiştirmeye çalışırlar. Onların her hal ve hareketleri sevenleri için bir ibret dersi olur. Mahmut Sami Efendi'den hatıralar. Bir İNSAN, BİR HATIRA.