Bir İnsan Bir Hatıra. Ariflerin Sultanı Mahmud Sami Ramazanoğlu Bin dokuz yüz elli senesi askerken yirmi ay Adana'da kalmış, üstadımla hemen hemen görüşmediğim gün olmamıştır. Terhisime dört ay kala varide sultanlar yaylaya gittiler. Yunus Baba da onlarla gitmişti. Odacı Mehmet Efendi devlethanede hizmet ediyordu. Bu zat ihtiyar olduğu için Üstadım hazretleri fakire müsaade buyurdular. Dört ay her gün saat dokuzdan on ikiye kadar jandarma alayında hizmetimi yapar, saat on ikiden sonra da devlethaneye gelir, akşama kadar da efendimin hizmetlerinde bulunurdu. Şahidim ki her hareketleri sünnet üzereydi. Muhterem Üstadım hazretlerinin ahlakı, adabı, her hali Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem'in ahlak ve adabına, bütün sünnetlerine uygundu.
Yemede, içmede, giyimde, yolculukta, hazerde, seferde, ibadet ve taatlerinde Rasul-ü Ekrem efendimizi örnek alarak nihayetsiz derin bir aşkla hayat sürerlerdi. Haramlardan, şüpheli şeylerden, en ufak mekruhlardan bile son derece sakınırlardı. Sohbetlerinde ve vaazlarında kim Rasul'e itaat ederse muhakkak ki Allah'a itaat etmiş olur. Habibim de ki eğer Allah'ı seviyorsanız hemen bana uyun, beni sevin, benim yolumdan gidin ki Allah da sizi sevsin ve suçunuzu örtsün. Çünkü Allah çok yarlı ayıcı, çok esirgeyicidir. Ayet-i kerimelerini ve Resul-i Ekrem efendimizin benim ahlakıma ve benim yoluma uygun az amel, benim ahlakıma ve yoluma uymayan çok amelden hayırlıdır. Benim ahlakıma ve yoluma uymayan her hareket dalalettir, sapıklıktır. Her dalalet de cehennemde olur. Hadis-i Şeriflerini okuyarak anlatır.
Gerek evlatlarının ve gerekse bütün müminlerin böyle yaşamalarını ister ve onları buna teşvik ederdi. İmam-ı Rabbani Hazretlerinin, bizim yolumuzda edepten bir edebe riayet etmek, mekruhtan içtinab etmek, kaçmak, sakınmak. Velev ki mekruh-ı tenzihiyeden olsun zikirden, fikirden, murakabeden, teveccühten birkaç mertebe efdaldir. Sözünü söyleyerek edebin ne kadar mühim olduğunu, haram ve mekruhlardan sakınmanın ne kadar lüzumlu olduğunu sık sık beyan ederlerdi. Üstadım hazretleri az önce arz ettiğim şekilde her şeyde sünnete ittiba ettiği gibi tek olarak yapılması lazım gelen şeylere de Allah tektir, teki sever, hadis-i şerifleri gereğince teke riayet ederlerdi. Üzerine giydiği elbisesinde sağ kısım, sol kısmın üzerinde kapandığı gibi düğmelerinin adedi destek olurdu. Çay içerlerken bile şekeri tek olarak atarlardı.
Bir defasında bu hususla ilgili olarak kesme şekeri çaya bir tane atsanız tadı az olur. İki atsanız sünnete uygun olmaz. Üç tane atsanız pek tatlı olur. Onun için bir tane atın. Birini de ortadan kırıp iki yaparak atarsanız üç olur ve tek sünnetine uymuş olursunuz. Eğer toz şekerse bir kaşık veya azar azar üç kaşık atarsınız buyurdular. Sükut ehlini, edep ehlini çok severler. Onlara yanlarında yer vererek iltifatta bulunurlardı. Ariflerin Sultanı Mahmud Sami Ramazanoğlu. Bir İnsan, Bir Hatıra.