Şükür ve İbadetin Önemi ve Ruhun Arınması | Mihmandar
Mihmandar ses arşivi
Şükür ve İbadetin Önemi ve Ruhun Arınması
Şükür ve İbadetin Önemi ve Ruhun Arınması kaydında Ey ehli iman sizi merzup kıldığımız rızkın güzellerinden yiyin ve o nimet mukabilinde Allahu Teala'ya şükredin. Eğer Allah'a ibadet ederseniz ubudiyetinizi eda ediyorsanız buyuruyor. Hak Teala Hazretleri yeryüzünde mevcut olan rızıklardan yemeği insanlara mübah kılmıştır ve bilhassa rızıkların tayyib olanlarını arayıp onunla mütennaim…
Ey ehli iman sizi merzup kıldığımız rızkın güzellerinden yiyin ve o nimet mukabilinde Allahu Teala'ya şükredin. Eğer Allah'a ibadet ederseniz ubudiyetinizi eda ediyorsanız buyuruyor. Hak Teala Hazretleri yeryüzünde mevcut olan rızıklardan yemeği insanlara mübah kılmıştır ve bilhassa rızıkların tayyib olanlarını arayıp onunla mütennaim olmalarını, istifadelerini müminlere emretmiştir. Fakri Razi'nin beyanı ve çile taam yemekte hüküm şunlardır. Bir, nefsini ölümden kurtarmak için yerse farzdır. İki nefsini zafiyet gibi zarardan muhafaza için yerse vaciptir. Misafirin utanmaması için misafirlerle birlikte yerse menduttur, dinen güzel görülmüştür. Bunlardan salim ve ali olarak yerse mübahtır. Cenabı Allah'a ibadet etmek ancak şükürle tamam olacağına işaret için eğer ibadet eden kimselerseniz Cenabı Allah'a şükür ediniz buyurmuştur.
Şükürde bir kalple şükürdür ki nimeti ihsan eden hakiki nimet vereni bilmektir. İki, lisan ile şükürdür ki kalbinde olan Allah'ın nimet veren Cenabı hakk'ın marifetini lisanı ile izah edip rezzakı hakiki olan rızık veren veli nimetini hamdü sena etmektir. Azalarla olan şükürdür ki bu da azayı cevarih ile şükürdür, azalarımızı ibadet ve taatte kullanmaktır. Es sahibli Ey nas sizin için yeryüzünde halk olunan nimetlerden helal ve tayyib olarak yiyin ve rızkınızı kespederken şeytanın vesvesesine ittiba etmeyin. Zira şeytan sizin için açık bir düşmandır buyrulmuştur. Şeytan helali haram, haramı da helal göstermek suretiyle insanı heva ve hevesine sevk eder ve batılı hak göstermekle sapıtır. Hutuvat-ı şeytan ile murat, şeytanın vesvese ve hileleriyle insanı aldatmak için kurduğu tuzaktır. Esselami. O size ancak kötülüğü, hayasızlığı ve Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder.
Bir sözle olan şükür kendi kendisiyle gizlice konuşurken tahdisi nimet edip nimet vereni şükredip her an Rabbine muhtaç olduğunu itiraf eder. Rabbinin nimetine gelince onu şükür için söyle buyrulmuştur. İkincisi şükrü amel bu nimete karşılık hayırlı amel işlemekle yapılır. Essairbillah I amelu ala davude şükra ey Davud hürriyeti şükür ameli işleyiniz. Üçüncü olarak şükrü ahval nimet veren rab Teala Hazretlerinin şekuriyet sıfatıyla kulun sırrında tecelli etmesidir ki kul nimette ancak nimet vereni görür başka bir şey göremez. Cenabı hak, esayrıbille, Eğer şükrederseniz nimetimi artırırım sırrına mazhar buyursun. Bulut, rüzgar, ay, güneş, gökte devamlı olarak çalışmaktalar. Sen sakın ekmeğini elde edince gafletle yemeyesin.
Bulut, yağmur, rüzgar ayın güzelliği ile güneşin hasretini kendi emrinde tutan ve bunların tesiriyle insanoğlunun yaşamasını temin sıhhat ve afiyetini devam ettiren Hazreti Allah'ın sayısız nimetlerini bilip cümlemizi şükür vazifesinin ifasına gayret eden salih kullarından eylesin, amin. Böyle bir nimetin lütuf ve ihsanını takdir etmeyen nankör kullarından gitmesin. Çünkü ayeti kerimenin nihayetinde eğer küfrederseniz şüphesiz benim azabım şiddetlidir diye vali dolmuştur. Yani şükran borcunun yerine getirilmesi nimetin artmasını mucib olduğu gibi küfran-ı nimet, nimeti görmemek, nimet vereni bilmemek, inkarında olmak, isyanda olmak, nimette kanaat huzur ve rahatlık gibi kalp sükununu bozar ve insanı sıkıntıya düşürür. Allah'ımıza şükür nimeti veren, vikru nimetihi ve senayali. Nimeti bilmek. Onun bir ikram ve ihsan olduğunu bir tanımak.
Şükür ve İbadetin Önemi ve Ruhun Arınması ne anlatıyor?
Şükür ve İbadetin Önemi ve Ruhun Arınması kaydında Ey ehli iman sizi merzup kıldığımız rızkın güzellerinden yiyin ve o nimet mukabilinde Allahu Teala'ya şükredin. Eğer Allah'a ibadet ederseniz ubudiyetinizi eda ediyorsanız buyuruyor. Hak Teala Hazretleri yeryüzünde mevcut olan rızıklardan yemeği insanlara mübah kılmıştır ve bilhassa rızıkların tayyib olanlarını arayıp onunla mütennaim…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 13 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Gözümüzün görüp kulağımızın duyduğu elimizin tuttuğu yerlere basıp yürüdüğümüz evlat, mal, mülk, aile vesair ikramları bir kere bilmek ve bu nimeti vereni de sena etmektir. Şükrullahi li abdihi, şükrullah liabdihi kulu için şükür ne anlama gelir? Radahu an abdihi ve isabeti. Radahu an abdihi kulundan razı olmasıdır. Eğer kulu için düşünülürse Allah'ın rızasıdır. Kullarından ve Kul için Cenabı hakk'ın vereceği mükafat ve rızasıdır. Sünneti Muhammediye'de angatadete gal, gale Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şükrün nimeti ifşevauha, nimeti ilahiyi ifade etmektir. İstilahi anlamı ise zinetül lahina, zenginliğin süsüdür. Böyle şükür dendiği zaman zinetül lağina, zenginliğin bir süsü. Şükür şükreden kullar için Cenabı hakk'ın nimetini artırmasıdır. Şükür nimet vereni bilmektir. Onun Rab oluşunu her şeyi bir tertip ve düzen içerisinde kılmasını ifade etmektir.
Şükür başa kalkmayı terk etmektir. Şükür şükür ile dilin adeta sükutudur. Ruyyetün minim şükür nimet vereni görmek Nimeti değil de yediğimizi içtiğimizi hayatımızı şu dünyadaki gördüklerimizi vesairleri bunları değil de bunları halk edeni görmektir, yaratanı görmektir. Şükür, şükürden aciz olduğumuzu bilmektir. Allah'ımızın azamet-i ilahiyesinden dolayı ve yüceliğinin karşısında da mütevazi bir hal ifade etmektir. Bu kadar hatalarımıza rağmen nimet lütf eden Mevla'ya teşekkür etmektir. Allah'ımızın huzurunda acziyetimizi ifade etmektir. Şükründen aciz olduğumuzu bilmektir. Nimet-i ilahiye ile verdiği nimete karşılık ona isyan etmemektir. Sonsuz nimetdut eden sayılamayacak ikramlarda bulunan Cenabıhakk'a karşı isyanda bulunmamaktır. Nimete kendisini ehil görmemektir. Layık olmadığımız halde lütfetti diyebilmektir. Nimeti ilahide ikram eden Cenabı Hakk'a nimette ortak koşmamaktır.
Yani nimeti veren Allah. İkram eden kimsenin gönlüne ikram duygusunu verenin Cenabı hak olduğunu bilmektir. Bela ve musibete karşı şükür içerisinde olmak, nimetine şükretmek. Şükür üç husustadır. Marifetün niame, nimeti vereni tanımaktır. Sonra nimeti kabul etmektir. Sonra nimet veren Cenabıhakk'ı sena etmektir. Çok bir samimi tevazu hali içerisinde nimet veren Mevla'yı bilmektir, şükür. İkramını ifade edebilmektir. Şükür. Nimeti onun razı olduğu yolda kullanıp isyandan uzaklaşmak, nimet veren Mevla'yı görmek, onu sena etmek, emrini yerine getirmek, Abdülkadir Geylani efendimizle nimet veren Mevla'nın anılması ile onun muhabbetinde adeta, Çoşmak inşallah o şekilde olur. Şükür aynı zamanda güzel ahlakın bölümlerinden kısımlarından rupünlerinden birisidir. Nimeti verenin yüceliğini tanımaktır. Aynı zamanda dil ile ifade edip azalarımızla ona kulluk vazifemizi yapmaktır.
Nimetin husudi ile kalbin sürura kavuşmasıdır. Nimet veren Cenabı Hakk'a ibadet ve saatte azalarımızı isyana götürmemek, ona kulluk görevimizi yerine getirmeye çalışmaktır. Şükrün aslı ise aslı şükür, şükrün aslı temeli. Etta, Allah'a olan celle celaluhu kulluktur, ibadettir, taattir. Ve tövbe Rabbimize yönelmektir. Ve ne de mübil-i gayb, gönülden yapmış olduğumuz hatadan dolayı pişmanlık duygusu içerisinde olmaktır. Şükrün evveli ibadettir. Sonu ise cennetine gafil olmaktır. Şükrü üç kısımda ele almışlar. Genel bizim gibi insanların şükrü dil ile Allah'ımıza hamdetmektir, şükretmektir, sena etmektir, onu ululamaktır, tazim içerisinde olmaktır, şükrül haz seçkin insanlarda bil fiali vehuvel bezl o da hayatımızı onun yoluna feda edebilecek güzelliğe nail olup bunu yaşantıda gösterebilmektir şükrümüzü ona dolanimizde.
Daha seçkin insanların şükrü ise ve hüve marifetün niam inel münen nimetin nimet veren Cenabı Hak'tan geldiğini bilebilmektir. Şükrün dereceleri pek çoktur. Kusur ve hatalarımıza rağmen şükürde olan noksanlığımızdan dolayı bir kere bunu itiraf edeceğiz, bileceğiz. Şükrünü edemediğimizi, Cenabıhakk'a şükür içerisinde olmadığımızı bilmek. Nimetin Allah'tan olduğunu bilmek, aynı zamanda şükredebilmek duygusunu da verenin Cenabı hak olduğunu tanıyabilmektir. Abdülkadir Geylani efendimiz eşşekur. Elinde olmasa bile şükrediyor. Yani çokça şükreden. Menyera aczehu anih şükür, şükürden dolayı acziyetini bilmek, gerçek olarak şükretmediğimizi, edemediğimizi tanıyabilmektir. Şakir, innema eşburu alarihha, bolluk zamanında Bollukta nasıl şükrediyorsa darlıkta da öyle şükretmektir. Şakir, şükreden nimeti ilahiyeye karşı Allah'ımızı sena ederek teşekkürde bulunmaktır.
Şekur ise bela ve musibetle lezzet duymaktır. Şükreden elindeki bulunan nimetle şükrediyor. Şekur Allah'ımıza çokça şükreden zümre ise elinde bulunmasa da şükrediyor. Şükreden bir fayda hasıl olması sebebiyle şükrediyor. Ama çok, şükreden kimse ise verilmese de şükrediyor. İkramdan dolayı şükrediyor Şakir, şükreden çokça şükreden kimse ise bela ve musibetten dolayı da şükrediyor Rabbim beni andı diye. Nimeti ikram ettikçe şükredendir Şakir, çokça şükreden ise verilmese de verilmese de şükür içerisinde olandır. Şekur olan kul kimdir çokça şükreden? Devamlı olarak Rabbine şükredendir. Nimeti ancak Rabbımızdan görendir. Hakiki şükür. Gönül ehillerine göre kalplerindeki ilahi gıdadan füyuzat-ı ilahiyeden, tecelliyat-ı ilahiyeden, Rabbımızdan ilham-ı Sübhani'den dolayı şükürdür. Ahiret ehilleri ise ruhlarının gıdasından dolayı şükrederler. Duy, yapmış olduğu taatin ilahi zevkinden.
Dünya ehimleri ise canlarının arzu ettiği nimete kavuşmaktan dolayı şükrederler gelişmiş olduğu nimetten dolayı. Aynı zamanda kalbin gıdası Allah'ımızı tanımak ve rıza halinde olmaktır. Tekrar çokça şükreden kullarım. Evsafı beyan edilmiştir. Şükreden nimet vermesinden dolayı Allah'a teşekkürde bulunandır. Şekur ise şükründen dolayı Allah'a teşekkürde bulunmaktır. Nimete şükreden kimse şükreden ise ilahi korkuyu taşıyan, şekur ise ümidivar olan kimse diye de ifade buyrulmuştur. Şükredenler üç tabakadır, Bir kere bedeninin şimdi gözümüzün görmesin kulağımızın duymasının elimizin tutması ayağımızın yürümesi evimiz barkımız çoluğumuz çocuğumuz etrafımız mal mülk vesair bunlardan dolayı şükürdür. Birden ruhun gıdasından dolayı şükretmek ki ibadet ve taatteki huzurdur. Aynı zamanda kalbin gıdasından dolayı da şükretmek. Bu nefsimizin, şahsımızın erdiği nimetten dolayı şükretmek nedir?
Velmetan, yediğimiz içtiğimiz vel melbez, giydiğimiz kuşandığımız mel afiye sıhhatimiz. Ruhumuzun gıdası ise ibadettir, taattir ve bu sebeple Allah'a şükürdür Celle Celalühü. Aynı zamanda ilimdir ruhun gıdası, marifeti ilahidir Rabbımızı tanımaktır, ibadettir. Kalbin gıdası ise Rabbımızı tanıyıp ondan razı olma halidir. Dünya ehillerinin şükrü ise canlarının istediği nimete kavuşmaktır. Ahiret ehillerinin ise ruhlarının duymuş olduğu gıdadır. Gönül ehillerinin hali ise kalplerine inen ilahi nimetten dolayı şükreden kimselerdir. Şükrleden kimse Allah'ımızdan nimetin geldiğini bilendir. İtaat edenlerin şükrü, dil ile Allah'a hamdetmek ve nimeti de ifade edebilmektir. Neler lütfetti, ihsan etti deyip dili ile hamdetmektir itaatkarların şükrü. Nimetin şükrü saygıyı yitirmemektir Cenabı Hak'ta Celle Celalü.
Nimeti müşahede edebilmek, görmek nimete şükür kendisini böyle bir çocuk gibi görmek, nimete şükür hususunda acziyetini bilmek, nimeti görmektir. Bu nimetin Allah'ın bir tevfik-ı Samedanisi olduğunu aynı zamanda taklit edebilmektir. Çünkü gerçek manada şükür mümkün değildir. Ancak şükür Allah'ımızın yardımıyladır, ihsanıyladır. Bizim şahıs olarak bir kişilik olarak şükrümüz Yaptığımız vazifelerimizde, kulluğumuzda takva ve vera ölçüsü içerisinde olabilmektir. Cenabı hakk'ın korkusunu taşımak, vera helal de bile dikkatli olmaktır. Ariflerin şükrüne gelince nimet vereni tanır. Bu aynı zamanda nebilerin de halidir. Aynı zamanda ariflerin şükrü Her halinde şeri ölçülere dikkat ve riayet etmektir, her hususta. Asilerin şükrü ise, onlar sadece kendilerini düşünen kişilerdir. Alaamın şükrü ise dil ile Sena Rabbamızı övmek, gerek yiyecek gerek yiyecek gerek içecek hususunda.
Allah'ımızın seçkin kulları ise şükrul hassa özel böyle şükür kalplerine alavaridatil gulu gönüllerine inen nimetten dolayıdır. İlmin şükrü bildikleriyle amel etmektir. Amelin şükrü Rabbi Zülcelalimizi tanımada daha bir kendisini tanıtmasıyla lütfu ihsanı mazhariyettir. Dilin şükrü ise Allah'ımızı senadır, çokça hamdetmek ve onu medihtir, övmektir. Nimeti ifade etmek ve o nimeti de hayatında gösterebilmektir. İlin şükrü nimeti itiraftır, beyandır. Elin şükrü, Allah'ımızın razı olmadığı hallerden uzak durup hakkının dışındakine el uzatmamaktır. İbadet eden abidin şükrü bizzat emri ilahiyi yaşantısında göstermektir. Kulağın şükrü ise ancak Cenabı Hak'tan duymaktır ve duyduğu her şeyin Allah'ımızın emrine uygun düşmesidir. Gözün şükrü ise eğer şer görüyorsa gözünü kapatmaktır. Hayır görüyorsa onu da ilan etmektir. Kalbin şükrü ise Cenabı Hak'tan gayrısına katiyen dönmemektir.
Gayrısını da onun dışında sevmemektir. Razı olduklarına muhabbet etmektir. Kalbin şükrü Cenabıhakk'a muhabbettir ve onun dışındakilerin muhabbetinden de uzaklaşmaktır. Kalbin şükrü nimetin hep Allah'tan olduğunu bilmektir. Dilin şükrü nimeti itiraf edip kimden geldiğini anlayabilme duyarlılığıdır. Böyle özel böyle saygılı insanların şükrü, azaları ile Cenabıhakk'a kulluğu gösterebilmektir. Daha seçkin olanların ise hali olarak. Yerine göre en seçkin kullar nimet veren Cenabı hakk'ın muhabbetinde yok olmaktır.