Sayın dinişlerimiz sizleri Allah'ın selamıyla selamlıyoruz. Hayat sanatı kitabımızı sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz. Müellifimiz muhterem Ali Ramazan Dinç Efendi Hayat Sanatı kitabında bu bölümde strateji başlığını kullanmış. Strateji bölümüyle kitabımıza devam ediyoruz. Gayesiz olamaz insan. Batılın birebir amacı vardır. Melun, onların hepsini azdıracağım, diyor. Yolunu takip edenler de belli bir hedefe doğru yürüyor. Yaratan Halık-ı Zülcelal'in emirlerine karşı bir metot izliyor. Bunun için de plan ve proje yapıyor. Hem de yüz senelik. İki yüz senelik. Bir muvahhid, tevhid ehli olarak ruhlar aleminde programlanan ahde sadakatimiz ölçülüyor her an. Hedefi, gayesi belli olan yolun esaslarını Kitabı Kerim'le belirleriz. Yol İslam, esas Kuran-ı Kerim, İmam Fahri Alem sallallahu aleyhi ve sellem. Amaç kulluk olunca hedef ne olmalı?
İmanın kemali, ibadetin salahı, ahlakın ahlakı cemile olmasıdır. İman taklitden tahkike geçerse kul Allah Teala'ya tazim mahlukata şefkat gösterir. İbrahim Aleyhisselam gibi vaktini tanzim eder. Seherden güneş doğuncaya kadar tazarru ve niyaz, yalvarış ve yakarış, ikindi namazından yatsı namazına kadar nefis muhasebesi gece ve gündüz de sorumluluklarını yerine getirir. İdareci Hazreti Ömer radıyallahu anh gibi gündüz halkıma gece de Rabbime karşı vazifelerim var der. Zamanı programlamak vakit israfını önler. Dinimizin gereklerini yerine getirerek hayata anlam kazandırmalıdır. Aile fertlerinin, akraba ve komşunun bütün bir milletin maddi ve manevi görevlerini belirleyerek kurumsal yapı oluşturulmalıdır. İnsan insanın kurdudur tarifi cemiyetin altüst olması demektir. Bu yapı olgunlaşırsa bin yıllık tarihin altın sayfaları açılır önümüze.
Cehaletle kahrolan milletlerin ilim ve dirilişi sağlanmalı. Bir alimin bin abidden üstün olduğu gerçeği vurgulanmalı. İlimsiz velayetin bile gerçekleşemeyeceği bilinmeli. Sıddık-ı Azam gibi Hak Teala'ya adanmalı. Fedake Ebi ve ümmi denmeli. Bütün servetini koyduğu keseyi eline başını da ayağının altına koymalı. Cennet mukabili satışa kendini sunmalı. Ucuza gitmemek için cemal-i bariye adanmalı. Son haddine kadar gayreti ilahi bir görev bilmeli. Melekler ordusunu çalışıp çabaladıktan sonra beklemeli. Belleri kırılıncaya kadar sabrın neticesinde dostluğun tadına varmalı. İki gözünü kaybedince Yusuf'un gömleği gelmeli. Metan Resulullah zafer ne zaman deyince ateşlere atılan ashabı okutdud misali verilmeli. Kul sıkışmayınca Hızır yetişmez. Olayların seyrine günlük haftalık aylık yıllık planlar yapmalı. İki ray demirinin biri Kuran-ı Kerim biri de Sünneti Seniyye olmalı.
Vücut rayların üstüne konan vagon gibi lokomotife takılmalı. Önünde nebiler sıddıklar şehitler ve salihler olmalı. Suya batana değil sahili selamette olana sarılmalı. Kılavuzu karga olmamalı. İnançsızlık belasından iman ve takva ile kurtulmalı. İnanç bir güçtür. İki yüz elli kiloluk mermiyi namluya tankı yalnız başına tepenin başına koydurur. Çünkü o Hayber'in kapısını tek başına kaldıran Allah aslanına, elinde dokuz kılıç parçalanan Seyfullah'a gönül bağlamıştır. Dünyayı kendisine dar gören padişah ve atını denize süren mücahitlere imrenmiştir. Çözüm azmindedir bunların. Bedenlerini nefse değil ruha tabi kılan murat cihad erleridir. Bu sözlerle noktalıyor sayın dininclerimiz, müellifimiz Ali Ramazan Dinç Efendi bu bölümü de bir başka bölümde birlikte olmayı ümit ediyor. Sizleri Allah'a ısmarlıyorsunuz.