Bir İnsan, Bir Hatıra. Mahmut Sami Efendi'den hatıralar. Mevla tamamlar. Bir işe Allah'ın rızasını kazanma niyetiyle başlanırsa Cenabı Mevla onun eksiğini tamamlar. O işe bereket verir. Allah için kardeş olmuş iki kişi bir sohbete başlasa Mevla onlara kısa zamanda üçüncü dördüncü kardeşi gönderir. Bu konuda bir hatırayı Muhterem Ahmet Ertaş abi şöyle anlatmışlardı. Bin dokuz yüz altmış yedi senesinde muhterem üstazı ziyaret için Erenköy'e gittim. Kayseri'den Şaban Efendi amcamızın selamıyla Devlethaneye vardım. Damatları Ömer Kirazlı Bey ile o güne kadar tanışmamıştık. Muhterem üstazın rahatsızlığını ileri sürerek ziyaret imkanının olmadığını söyledi. Boynum bükük, gönlüm yaralı olarak bahçe kapısına doğru giderken arkamdan beni çağırdı. Sen Yusuf Emmi'yi tanır mısın, dedi. Evet, sevdiğim bir abidir, dedim. Yusuf Emmi Erenköy'de yağ, bal, peynir satan bir esnaftı.
Kayseri'den gelip yerleşmişti. O sırada Güllü Köşkün bahçe kapısından içeri geri verdi. Onun geldiğini gören Ömer abi, Yusuf Emmi, bu delikanlıyı tanıyor musun, dedi. O da, evet, o bizim paşamızdır, dedi. Yusuf Emmi'nin hüsnü şehadetiyle kapılar açıldı. Muhterem üstadımız ikinci katta oturuyorlardı. Ömer abi bizi yukarı çıkardı. Huzuruna vardık. Bu delikanlı Kayseri'den gelmiş efendim, Şaban amcamızın selamlarını getirmişler diyerek beni tanıttı. Üstadımız tebessüm ederek selamları aldı. Sonra fakire yönelerek sohbetler oluyor mu? Buyurdu. Fakir de efendim, lojmanda oturuyoruz, iki arkadaşız, dedim. Bizim sohbetsiz kalmamıza gönlü razı olmayan muhterem üstaz yerinden doğrulup iki üç kişiyle de sohbetin yapılabileceğini duyurmak istercesine, Allah için iki kişi bir araya gelirse üçüncüsünü Mevla tamamlar buyurdu.
Memlekete dönünce askeri lojmanlarda oturduğumuz öbür kardeşlerimiz hemen ziyaretime geldi. Muhterem üstadın sözlerine aynen naklettim. O kardeşlerimiz de ehli edep, firasetli ve teslimiyet ehli, kıymetli bir kardeşimizdi. Mesaj açık dedi ve iki arkadaş hemen o gün sohbete başladık. Bir hafta geçmeden Mevla üçüncü bir kardeş lütfetti. Bu şekilde sohbetler devam etti elhamdülillah. Sohbet, yolun esasıydı. Sohbet meclisleri cennet bahçelerine benzerdi. Müslüman da çevresini bu bahçelerle süslemeliydi. Ashap sohbetle yetişmişti. Güzel insanlar da sohbetle yetişecekti. Bu yüzden sohbetsiz kalmamak gerekti. Mahmut Sami Efendi'den hatıralar. BİR İNSAN, BİR HATIRA.