Kalbi Selim. Ali Ramazan Dinç Hoca efendi sırat, sırat köprüsü ahirette kurulacak olan cehennemin üzerindeki köprü değildir. Kıldan ince, kılıçtan keskin bir köprü olarak tasavvur edilemez. Sırat daha doğduğumuz günden itibaren ölünceye kadar ayağımızın üzerinde bulunduğu bir köprüdür. Akıl baliğ olur olmaz. Üzerimize yüklenen, emri ilahiyeye harfiyen uyup ateşe düşmemek. Sünneti seniyyeye riayet ederek sendelememek. Edebi ilahi ile edeplenerek, Zikrullah ile şu döşümüzü nurlandırarak, efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin mübarek sözleri ile genişleyip, içerisini nur ile doldurup, bu dünyanın geçici zevklerinden kurtulup, ahirete meyleden bir mahal haline getirerek Rabbi Zülcelal'imizi anmak, onun sonsuz kudretini düşünmek, varlığının ispatı olan iki kitabı iyi mütalaa etmek, birincisi Kuran-ı Azimüşşan, ikincisi de kainattır.
Şu kainatın yaratılışı, yaratılan her bir varlığın Cenabı Hakk'ın ispatı oluşunu bilmektir. Sırat dünyanın yoktan var edildiğini, kendi başına bir oluşum olmadığını, tesadüf kelimelerinin kelimesinin ancak lügatlerde bulunduğunu, hiçbir şeyin tesadüf olmadığını, yaratılan her bir varlığın bir amaç ve gayesinin olduğunu bilerek Rabbi zülcelalimizin ilahi sıfatlarını tefekkürle muhabbetimizi artırmaktır sırat.
Sahih bir itikat, yakin bir inanç, kesin bir inanç, Yaptığımız ibadet ve taatlerin zevkini duyarak, sanki namazda uçarak, tuttuğumuz oruçta Cenab-ı Hakk'ın ahlakı ile ahlaklanarak ve diğer taatlerimizde meyvelerden aldığımız her bir hazzın ibadet ve taatimizde de haz ve lezzetini duyarak, zikrederek asari ilahi Allah'ımızın yüce kudretini, dağı, taşı, nebatatı, bütün bitkileri, ağaçları, otları ne varsa hepsini hayvanatı ve insanların yaratılış şeklini düşünerek adımımızı sağlam bir şekilde koyacağımız yerdir sırat. Gönlümüzde meknuz, iç alemimizde gizli olan hilafet sırrını, emanetlerin bize tevdi edilişini, Adem'e secde edinmesindeki hikmeti kavurarak ayağımızı sağlamca koymaktır sırat.
Bunun yanında Allah'ımızın ayati ilahiyesinden ehadisi Muhammediyeden vesair hususlarda birbirlerimizle mütalaa ederek, mesela insanların eğitimini, bunun yanında gelişimini, bilişsel yani zihinsel gelişimini, Kuran ve sünnete göre gelişim çağları ve eğitim ilişkisi, gelişim görevlerini, insanların birbirlerinden farklı oluşunu, farklılıkların hikmetini eğitimde bireysel farklılıklara duyarlılık, bireysel farklılıklar açısından dini eğitimin koymuş olduğu esasları, ölçmeyi, değerlendirmeyi, başarılı olup olmamanın sebeplerini kendi aramızda mütalaa ederek sohbet etmektir. Bu sohbetle ayağımızı sırat köprüsünün üzerine sağlamca koymaktır. Sırat efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in insanlık. Cehaletten nasıl kurtulacak da ilme geçecek. Zulümden adalete dönecek. Birbirlerine kin ve nefretle bakmaktan, şefkat ve merhametle bakma güzelliğine erecek.
Düşüncelerini gönlümüzde muhafaza etmek suretiyle ayağımızı sırat köprüsünün üzerine sapasağlam koymaktır. Cenab-ı Hakk'a eles bezminde vermiş olduğumuz söze tam bir sadakatle Rabbimizin rab oluşunu bizim bütün hayatımızdaki geçireceğimiz sahalarda, Onun emri ilahiyesinin tercih edilmesini tefekkürle basarız ayağımızı biz sapasağlam sırat köprüsüne. Sırat Sırat ahirette değil buradadır. Evet orada olmakla beraber asıl sıratın geçilmesi bu dünyadadır. Eğer biz sıratı şimşek gibi geçeceksek Zikrullah'a, rabıtaya, murakabeye ve müşahede haline her şeyi apaçık görebilmek, gönül gözlerimizin açılıp Rabbicür Celalimize malımızla, mülkümüzle, çocuğumuzla, çoluğumuzla, her şeyimizle dönmektir. Sırat köprüsü, cehennem üzerine kurulan bir köprüdür. Bu köprünün baş tarafı mahşerde, insanların toplanma yerindedir. Son tarafı ise cennet kapısı üzerindedir. Bütün herkes bu köprüden geçmek zorundadır.
Kafirler için kıldan ince ve kılıçtan keskindir. Müminler için ise onların amellerine göre yol onlara genişler ve ferah olur. Eğer biz taharetimizi düzgünce yaparsak, abdestimizi tıstamam alırsak cami ve cemaate devam edersek, imam önümüzde, biz de arkasında sıratı, şimşek gibi, haşyet içerisinde taatlerimizi yaparsak geçeriz. Bir kısmı da fırtına gibi, bir kısmı da kuş gibi, taatlerine göre, taatteki dikkati, riayeti, gönlünün temizliğine göre alacağı haz ile, bazen da bir at gibi bir kısmı da sağlıklı bir hayvanın yürüyüş hızı ile oradan geçerler. Herkes kendi ameline göre yürür. Sırat köprüsünden ilk geçecek olan bizim peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem ve onun ümmetidir. Günahsız olanlar göz açıp kapayıncaya kadar kısa bir süre içinde oradan geçerler. Ya Rabbi. Bir kısım insanlar derler ki Ya Rabbi niçin beni geri bıraktın? Allah'u zülcelal buyurur.
Seni ben geri bırakmadım. Amelin seni geri bıraktı. Şu hayat en güzel bir fırsatken bir türlü Rabbi zülcelal'imize zatıma dönmedin. Habibimin emrine uymadın. Evliyaullah'ın yolundan gitmedin. Ondan dolayı sen işte düşe kalka gidiyorsun. Kıyamet günü bir kavim gelir sırat köprüsünde dururlar ve ağlarlar. Onlara denilir ki sırattan geçiniz. Onlar da biz cehenneme derler. Bunun üzerine. İçinde namaz kılmış oldukları camiler, ibadethaneler, zikirhaneler, sohbetler, gemi şeklinde oraya dir ya ben gittim, cehennemde bir ateşin yandığını görmedim. Sıratı gördüm, Sıratta da öyle insanların aşağıya düştüklerini cehennemde müşahede etmedim. O zaman sordum işte ateş var diyorlardı. Kıldan ince, kılıçtan keskin, sırat var diyorlardı hani deyince, ya Yunus, burada dağdan kesilen tomruklar ve ağaçlar yanmaz.
İnsanlar kendi isyan ateşine yanarlar, kafirler küfür, münafıklar nifak, asiler asi ateşinde yanarlar. Sırat ise insanın her zaman ayağının altındadır. Ticaretini düzgün yapacak olursa sırattan geçip gider. Eğer eviyle, ailesi ile, etrafıyla, konusuyla, komşusuyla, akrabasıyla insanlarla güzel geçinecek olursa sıratı geçer. Allah için sevgi ve Allah için buğuz içerisinde olur. Dünya üzerinde sıkıntı çeken, bir odanın içerisinde üç beş ailenin zor barındığı şu günlerde onların sıkıntılarına, dertlerine yardımcı olan, onları gidermek için çaba gösteren kimseler sıratı içerirler. Yoksa hiç aldırış etmeyen, sadece nefsini düşünen, insanlar için, insanlığın kurtuluşu için çalışma yapmayanlar sıkıntı içerisinde olurlar. Ama inanıyorum ki Allah'ın izniyle imanda kemal, ibadet ve taatde ihlas, ahlakımızın ahlakı Muhammedi oluşuyla geçilir sırat. Cenab-ı Hak cümlemizi yolunda daim ve daim verir.
KALBİ SELİM. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi.