Uzuncusu, sıla-i rahimi terk edenlerin de, sıla-i rahimi terk edenlerin de, sıla-i rahimi biz anlamak ki memlekette, farz farz. Bir kız kardeşin, bir annen, bir baban, bir kardeşin başka bir memlekette ise onu şimdiki zeketin ile zeketin ile, sadakanla, varlığın ile gelip ziyaret edip belki fakirliğe düşmüş, onu sıla'yı rahmet etmek üzerine tas. Bunu yapmayanlar, illallah mes'ul. Aktlifler asılsa da, bir teciğini desem size. Fahri Kainat Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellemin şehrinde bir ameliyetçi Mehmet Baba vardı. Herkes ameletine inanır, senet kürek istemez diye. Birisi çok para kazanmış, Türkiye'den olur. Orada parayı Mehmet Baba'ya koymuş gelmiş. Geriye varmışmış Mehmet Baba ölmüş. Yüz tane madeni lira. Demiş, sana verdi mi sana verdi mi aramış kimse yok, kimseye vermemiş. Bir ulemaya vardık, ölmüş gitmiş, duyulmaz sesi dedi. Ötekine vardı, duyulmaz.
Bir kutbu cihana vardı zamanın kutbul aktabına, meşayıkı izamdan birine. Dedi efendim böyle böyle başımda bir iş var, kolay ol dedi. Kimseye değil mi, duyurma da dedi. Gece Ravza-i Mudarara etsin. Peygamber Efendimizin mescidi nessin dedi. Perşembe günü dedi, o kurtbanın içerisine amel etti Mehmet Baba, amel etini ettin dedi. O sana cevap verir dedi. Korkma dedi. Vardı gece sindi, orada çığırdı. Çığırdığı zaman, üç defa çığırdı ses gelmedi. On defa çığırdı ses gelmedi. Kendin bizzat duyurur ses, benim gibi adama mı duyulacak dedi. Çıktı koydu gitti, vardı dedi. Efendim duyulmuyor dedi. Öyleyse filan kuyuya var dedi o perişan var, o kuyuya çığır dedi. Allah Allah dedi. Çok kafasını salladı, gitti o kuyuya çığırdı. Amelçi Mehmet baba emaneti minnet ettin dedi. Oğlum emanetini Fatıma ta zühra hurmalarının iki hurmanın arasını üçer adım ölçtüm. Üçüncü adımda altı adım geliyordu.
Orada üç taş büst üstüne kondu, onun tabanında param gömdü. Kimseye inanamadım Hakkı zayi ederim deyip oraya gömdüm. Oradan al dedi. Peki dedi Amelçi Baba, anladım onu ye dedi. Sen nevi dedi, bir perşembe evvel dedi, Ravza-i Udul'da haraya çıldırdım da sesin gelmedi dedi. Şimdi dedi bu kuyunun dibinden sesin geliyor. Oraya Allah'ın has kulları varıyor dedi. Nebi sen has değil misin herkesin emanetini? Ben sıla'yı rahim yapmamışım. Burası peygamber memleketiydi. Annem babam o memlekette kalmış da onlar fukaralıkla ölmüş, ben burada zengindim de, vallahi sılai rahim yapmadım da, onun yüzünden bu azaba duçar oldun, biz cehennemdeydik oğlum, dedi. Onun için akraban ne varsa sılai rahim yapar. Buna, bunlar da buradan kalksın geçsin diyor. Alttan mahrumdur sıla-i rahimi terk eden. Daha.