Dinimiz İslam'da kutsi, ulvi, seçkin bir kimse anlamına kullanılır. Ilimde söz sahibi hakikaten bir makamın, bir şerefin, bir seçkin vasfa nail olan kişi manasınadır. Ilimde yüksek payeye ulaşan kimse demektir. Kuran-ı Azimüşşan'da dört yerde geçer. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin hadisi şeriflerinde kavmi arasında, ümmetinin içinde bir nebi gibidir. Nebi ifadesini kullanamazsınız, bir nebi gibi vazife yapan, görev icra eden kişi demektir. Sufilerin izahında, şeyhler, el imamulgu şeyhi rahmetullahi aleyh buydu. Yeryüzünün payandaları durumundadır. Eğer onlar bulunmayacak olursa yerin sarsılmasına mani olan bu dileklerden birisi bulunmayacak olursa, arzar, eşit de bir sıkıntı, bir dert, bir bela, bir musibet gelir. Eş Şeyh İbn Arabi Kuddiselahu sırrı hazretlerinin ifadesinde insanları Allah'ın aşkına, muhabbetine, feyzine, onun yoluna insanları davet eden mübarek bir kimsedir.
Onlar bu kainatta Allah'ımızın verdiği kudret kanatlarıyla, ruhi ve manevi kanatlarla seyir ve seferde bulunan, Onlar manevi nimetin, manevi bir nimetin içerisinde Hakk'ın nidasını duyan kimselerdir. Kolayca ifade ediliyor ama müstesna bir tabir, Halıkı Lemyezel'in nidasını duyabilecek güçte mübarek kimselerdir. Ebu Lhasen-i Şazeli Hazretleri de, şeyh, şeyh dünyada insanların rahata, huzura erişmesine vesile olan kimsedir. Hakikaten onların bulunduğu mekanda hırsızlık oranı da azalır. Cinayet de asgariye çok aşağıya, askeriyeye çok aşağıya düşen huzurlu bir ortam meydana gelir. Dünyada onların bulundukları yerlerde dahi insanlar birbirleriyle huzur içerisinde emniyet içerisinde gezer ve dolaşırlar. Dünyada bir huzur içerisindedirler.
Birbirlerine hasetle bakmaz, birbirinin kıymetini yapmaz, dedikodu etmez, iftirada bulunmaz, büyüklü, nasihat, işte o da bizim bir imtihanımızdır, onlar bizden daha iyidir diyerek bütün güzelliği temin etmeye çalışan yangını, yangını alevleyen değil devamlı söndürmeye çalışan kimselerdir. Dünyada böyle olduğu gibi, onlar ahirette huzura irmemiz için de dünyaya metalik verilmeyen kimselerdir. Evet dünyaya malik olurlar, her türlü nimete yürerler ama gönüllerini hiçbir zaman kaptırmazlar. Yani onlar insanı nefsin arzularıyla, hayvani duygularla, hayvani duygularla, şehemi isteklerle mahvedip gitmezler. Yine o mübarek insanlar onlar, şup üç ilme de nail olmuşlardır. Birincisi, el müş şerria. Artık dinimizin itikat, inanç, ibadet, ahlak, muamele, hep bu yönlerini imkan nispetinde evlatlarının da şaşırmayacağı, sordukları zaman sağlıklı bilgiler alabileceği malumata gelişen kimselerdir.
Ve onlar ihsan mektebinin, ihsan mektebinin aynı zamanda muallimi durumundadırlar. Ve hakikate erişmiş her şeyin esrarına nail olmuşlardır. Rabbani alim dediler onlar. Artık zatından terbiye görmüş, zatından Nurabiyen he diyen insanları Hakk'a kılavuz yiyen bir terbiyeci bir muallim, Mehdi'ye mürşiden ila tarikır reşat kurtuluş yoluna insanları kılavuzayan hayırlı kimselerdir. Yine onlar Ebül Mevahibi Şazeli Hazretlerinin ifadelerine baktığımız zaman Onlar hem huzurunda bulunulduğu zaman, hem de uzakta kaldığımızda irşatta bulunduğu irşatta bulunduğu gibi görünmeyen yerlerde dahi insanlara yardımcı olan faydalı kimselerdir. Mesela çok uzaktadırlar. Mesela diyor ki üstadımız bana şu şekilde alemi manada tavsiyede bulundular. Çok yiyordum. Aman ha yemeği azaltın, ibadet ve taatin lezzetini alamazsınız dedi. Yine diyor müşahede ettim.