Sevgili annelerimiz, sevgili babalarımız, akrabayı taallukımızdan ahirete ithal edenlerin bütün mümin ve inayetın dağılan başında kaldırmamışım. Hamd da hazineler, defineler doluymuş. Bilmemişim. Mi? Ehhit gözleri açık gitti ondan olur. Ahirete yiğit-i Halid'i ettiği zaman, insan edeceği zaman bu müf papağanı melekler kaldırıyorlar, gösteriyorlar. İşte bura Süreyda İdi'nin kalbini, aklına Allah'a çok zikretmeyen, bura layıkıyla. Allığın yirmi iki günde hiçbirini kalbimi, Yani ama görüyorum. Post kapını görüyor. Yani rapini görüyor. Saygı çekiyorlar. Biraz Sayın Genel'ın kan gülüyle, beni bile ikilem bile hile hatırlayınca duyarsın. Hadi zikreden ya sen duyarsın. Duymak hiç yalan. Sonra aşar. Tevvin halinden, başımızda tabiiyetin sınırlar var. Tevvin halinden temkin haline döner. Ve bayife tez tüh bilmemin manası yok dermiş Ondan sonra Yaşarlarda kaldı, temkinleşti de kömür oldu mu?
Kahven inciteceği zaman diyor efendimiz söndürdün de felinyanlar ve eller insanda pişer. Kalbi eğitirdik ederken soymemesinin altı rabıtayı çok yaparsa atarsın. Baktığın zaman letaifti erişme. Ondan sonra acele eğilme. Üstad'a da duyurman adına. Ondan sonra acıdan sonra kıd kd kd o Süheyla-i Ziya'ın sana sıyıracak şekilde Allah Allah Kimsenin dili Allah'tır kalbiyle Allah deyip de vayini benim diyor Allah. Yazdığını sever mi o kulunu. Halen meleklere bile duymam ben onu. Yarın huzur-u ilahiye gelince o letaiflerin çalıştığı bütün sevaplar yapılmış, en azından gururluyor. Hemen söyletmiş, günahını geliyor diyor. Allah'ım benim indim de onun bile ameli var. Meleklerin de duymadığı hafi zikir yaptı içi. Güllü Allah'ı zikretti. Koyaları bir tersiyle koydu ama güllüle kaldık diyorlar. Hepiniz Allah diyoruz. Elhamdülillah. Ben size söz dirimin döndüğü kadar ama söken sizsiniz bu işin.
Bismillahirrahmanirrahim. Sami ya inin olmaz da yevm yüksek sesle de böyle bir şey konuşamam. Çocuklarım rica eder konuşamam. Hangisi konuşturuyoruz. Ondan azıcık daha az zikreden ağaçlar. Ondan azıcık daha az zikreden hayvanlar. Ondan daha çok az zikreden insanlar dinler. Biz en azına geliyoruz bu zikre. Ama ki efendimiz böyle oluyor ki. Az gider mi Allah diyorsun ona. Bütün lafaip dursun. Bir tehdittan Allah'a ahdehe. Bana orada da Birisi gafillerin içinde de Allah'a zikreder diyor. Olsun iki getir en kötülerinden olsun bir hayvanın parçalayım ile. Yetmiş zikirlere lisanıyla kalbine almış demiş. Şahatlı Cenabı hadisime misal veriyor mu? Hal bile bir tesadüf girdiyse bütün gücün tesadüf etti. Çünkü, herkes imanı bir kalp. Orda imanla rezilcini koruyor. Akıl var baş vekil. Bütün şubelerine iyiliği dağılan bir alem-i ekberdir insan. Alem-i ekberdir. Bu alem bir büyük. Efendim ne diyeyim.
O otogalar da içinde. Her şey içinde. Ocağım yetiyor için alır o. Gözünden de alır, üstünden de alır. Aldılar. Tövbe tövbe. Efendimiz buyurdular ki: Kalp süreydai yarım göz dibe bir nokta İnsan Adana'da gönül böyle haberi verince ayaktan yukarıya çıkmış. Kafadan da aşağı inmiş. Ortayı da muallak'tan kaplıyor. Yani Arap yukarıya çıkarmış daha ayna gibi aslı. Yukarıdan da aşağı inmiş kafalarında. İkisinin ortasında parlamışım bir cevahirdir o. Ömer Bey'in arkadaşınız dinliyor. Efendimize yanlış bir şey sana Bilemiyorum da havaldan bahsediyorum daha. Ak bile bilsen. Hep beş senedir efendizle görüşürüm. Hep beş senedir. Her görüşürüm daha ayrı bir alemi var. Nasıl takip edeyim ayrı alemi var. Gözünü yumdu. Bizde gözümüzü yumdu tarif ettirememişsindir. Sırrımı ifşa edememişsindir. O gönlün nasıl büyük olduğunu, alemi ebber olduğunu anlatamam ben bu mecliste.
Ola Sa'yı Kenan, ifadeyi veren Mevla rızası için gösterişa aldanmayalım, gösterişa aldanmayalım. Aldığı efendinin ta eski algımıza dönüp inanıyor. Yani baktınız ki baktınız ki Kuran-ı Kerim çürümüş. O yönden taiflerimizde çalışıyordu. Yoğunumuzda bir açıklık vardı. Nefiste da parmağını. Yirmi gibi okuyup okuyup diyen koyuyordum. Murakabadan kalbini açtım mı, derhal alçı aldığıma bulanıyordu oraya kapanıyor. Nasıl cereyan böyle sahte ilahiyeti kılıyordu. Seni biz döşaktık geldik bize ne oldu buna bilmiyorum. Kadın yapandan sonra özürleri rabıtayı mevti yapamıyorlar. Rabıtayı mevsini iyi tutturamıyorlar. Acele ediyorlar, tesbih akıyorlar. Gömlü dövünüyorlar, insan hamlaşıp geliyor. Onun için Fahri Kainat'in aklına diz düzeldi. Allah'ım. Doğalımız hepimizin geçe has. Bir yerde hastalık koşmaz. Yarımız bulmamış kalbımız iyi olmadığı ile. O aç karnına ittirmiş, ortak karnına düşüyor.
Aç karnına şapağı Hacip kapılarının açık zamanında. Bunun isteyen yok mu vereyim mi diyor Allah o zaman. İsteyen yok mu vereyim mi diyor. İhtiyacı olan yok mu dua ettin kabul edeyim diyor. Yani Bu kadar da vardı. Konuştuk, sabahleyin camiyi kibirden çıkınca peki gençlerine geldik. Allah razı olsun hacı, bir diğer sohbet. Biz olmayı bilmiyoruzmuşuz. Sükunet olacak. Yerim karanlık olacak. Yüz açılır da hava katır çoğalır. İşte burada gelmiş. Efendim öyleyse sen halifemiz Salih Bey'i. Peki Adana'ya getir demek Kayseri'ye olmaz. Şöyle insanlara bir şey olsun, yani ispatlı olsun pek iyi diyor. Üstadımız, Kayseriye geldiği zaman ulema arasında Selman'ın Farisi'yi bir işemedikleri gibi gelişemiyorlar. Üstadımız size de Allah ümmetinden ayırmaya. Bütün üst havzlarımız ahirete gitseler bizimle beraber dünya da dursa bizimle beraber. Bunda müşkülenda kalacak bir şey yok.
Şimdiki hayatında kılıç kının da. Allah hayatını değiştirme kılıç kınından çıkmış daha su atletek açmış. Yeter ki fan doktora bir Babama diyor nasıl yavru dayı gibiyim lazım sana Yanıma mı getireyim diyor. Yoksa yanınıza mı varayım, şu ömrümü getireyim. Hamd canıma açayım de fürzahdi ilahya nasıl dökürsün. Bırak Usta elhamdülillah Her ufku cihan şahtan doğan güneşe gelmez. Şahtan doğan güneş nasıl olsa pencerelerde bulanık yağmur olduğu anda Yeter ki gönül penceremi aç. Diye inan fiyonklat içine böyle akmaya başlar. Demişler işte bunun yer bu. Vaziyetler bundan ibaret. Yalnız ahife girerken bu tevbeyi kaldırmadan gitmeyelim. Tabi inşallah da taiflerimiz açılsın. Gönenüzde ki Allah-ı ilahiye saçılsın. Saçılsın. Üstadım, Üstadım, ben eski lezzeti alamıyorum şimdi. Ben kayda da intisap ettiğim zaman. Sabah da çok erken bakardım için başka bir alem değildi.
Senin şu iyiliklerini benim bir yolunu gömülürdü. Niye dökülmüyor Allah küfre? Üstadımız hiç şeyler. Ne? Filafi Şeriatta. Şeriata muhalif hareketiniz var. Mutlaka onun için görüp duruyor. Yani ondan duruyor. Şey yaptınız Osman onun başını. Bacağını ordan aç, kafasını ordan aç. Kesil alveti tadını ciddi karanlıkta oğlunun su kadar ince, yani bir el basını açık olsa bin rekat namaz kılsa bir heceye kabul olmaz. Çünkü sertsiz afet yok. Böyle değil mi yani? Kanalımız ney burada? Saçının, saçının biri el basımı, gökte biri açık olsa göse namaz olur mu? Buna fıkra girer. Olağı bir azdalı, gökte biri dışarda görürse olur mu? Namazı yani. Tamam. Sen o her çoban güttüğü oyundan sual olunur. O aile yarın yakana yapışmaz mı? Sen ne mi benim başımı göstermedin? Ya namussuz bir şifem olmaz başıma musibet getirirtin? Neden şeriatımı sen hissetmedin bir acıyla huzur-u ilahiye de yakamızı tutmaz mı?
Şeriata muhalif hareket varmak kadar olsa tarikattır, salih o da öyle olur bakalım ise Ma'y bize güneşlik kadar tarikattan uzaklaşmış olur. Ben ne ile misalibim çok misalci çünkü ben hep şeyde bulunuyorum. Ünlü yerde, ünlü yerde onlara anlatacağım değil. Tüm misale döküyorum bir şey. Şu evin zemin katı, çimento demirleriyle donmayınca yani hulluk üzerine bina çıkarlar, daha bunun üstüne çıkarlar, on iki yıl bundan ne kadar uzun geçiyor. Sayıyorlar on bir olmuş adam, on iki olmuş. Üst üstüne yığılı bir bina temel iyi olmazsa. Şeriat kemeri iyi dutkum olmazsa üstünde tarikat sevabı geldi. Babamdan çatlamış, şeriattan bildiğin çatlamış. Alfesi nefsi, hem gelinler. Emrin nerde bir komşu bir şey yok canım niye yiyeceğim? Yavrum şeriat çatlamış. Yani aşağıdaki deliler çatlamış yıkılacak yakında ya. Onun için babam bizi hep birbirimizle arkadaş Yani demezsizin şimdi arkadaş edeyim.
Allah'ın rızası için dedik bir ben muhalifi şeriat bir şey yapar da demezsem senin huzur-u ilahiye de yakalarını tutarım diyeceksin. Senin nefsin alpakmış olabilir Sınırda değiştirin. Ütüleyi çektiğinde, gözyaşları iplik kıracak şekilde hakkını buldu Ay benim. Kerazımı tartakana o ağzını göğüs sürmeni görüyor birisi.