Şehvetin Dizginlenmesi ve Ruhun Arınması | Mihmandar
Mihmandar ses arşivi
Şehvetin Dizginlenmesi ve Ruhun Arınması
Şehvetin Dizginlenmesi ve Ruhun Arınması kaydında İbni Arabi buyuruyor ki, eş-şehadet türlü türlü buyur. Bu şehevat güçlü bir Çok güçlü bir durum. Bundan büyük bu tüpten meydana gelir bu. Vücut insanın kendini beğenmesinden diyor, böyle bir insan yapmış. Ebu Süleyman ve Ali Hazretleri, kalitesiz kılan süren ölen, bu hayvani duyguyu dizgin demek, Bunu Cenabı Hak nasıl sayayıklamış?…
İbni Arabi buyuruyor ki, eş-şehadet türlü türlü buyur. Bu şehevat güçlü bir Çok güçlü bir durum. Bundan büyük bu tüpten meydana gelir bu. Vücut insanın kendini beğenmesinden diyor, böyle bir insan yapmış. Ebu Süleyman ve Ali Hazretleri, kalitesiz kılan süren ölen, bu hayvani duyguyu dizgin demek, Bunu Cenabı Hak nasıl sayayıklamış? Nikahlar. Bu duygu, nikahlar ibadet ve taate büründürmüş Cenabı Hak. Ne kadar düşük bir azamet sahibi bir mevdamız bu duyguyu veriyor, bu duyguyu da nikahına mükafattan kırıyor, ecir olur, mükafat verir. Bunu dizginleyebilmek, gönülde bunu çıkarabilmek, bir sene unutma namazdan büyür daha Çünkü açacağı bir daha aşk bakıyoruz koskoca çarşı, bir ateşin ıslamasıyla bir ateşle yok olabiliyor. Çok büyük şeyler. Bu tür kötü yolda ihmal edecek olursa insana açmış olduğu ruhani sıkıntılar çok. Şehvetün fitne de bu şehati'nin de arzu ve istek manasına gelir.
İnsan gayrısına arzusunu var eder. Turistik eşyalar zaten bir kimseyle konuşmuştuk. Demiştim, turistsel ne istiyor? Onların anılar nedir, neyi talep ediyorlar? Dedi ki, bilmeden başka hiçbir şey düşünüyorlar. Nerede ne yiyeceksin, ne içeceğiz hatta. Hepsi için bunu genel diyemeyiz ama ekseriyet böyle. Halkımız dedi, nereden ne yiyeceğiz, ne içeceğiz, Ekseriye günlerimiz böyle geçiyor. Nesimize esir oldukça yine var. Konuşuyor, konuşuyor, konuşuyor, konuşuyor ama dur haydayım. Böyle konuşmak istiyor. Durun, bu da bir şeyh yarayıdır, isteğindir. Olasında konuşma. Bunu, meznun olanı var, bir de mendebur olanı var, güzel olanı var, çirkin olanı var. Hay olansız elbette ki övünen bir husustur. Boş kelamlar artık reis, Allah'ımızın razı olmadığı sözler ise mezunum için bir davranıştır ve şehre tüm firmalar insanda bakış da vardır diyor. Bakış da bir şehir duyar sunuyor.
Mesela bunu genel olarak ele aldığımızda insan tabiata bak, dağlara bakarak, dış gibi bakar, sulara bakar güzel olan ne varsa ona bakma insanın tabiatında mümkündür. Bu da birebir. Istiyor. Biz girmeyi nasıl biz dinleyeceğiz? Girmeli ibadet ve taate küçük olsun diye. Kimin verdiğini düşünerek proses veriliyor ama bu rasın verdiği sebebi nedir? Elli ve yıllık yoldan gelen on ilmek isyana malzeme olmaması icap eder. Dört yüz acil bir araya yayılmış, konuşur hakkında konuşuyorlar. Dili meyilleri olduğu için Allah'ımızın kitabe dilinde daha hadisi Muhammediyeden ve diyelim ki Teala'larından şükrü anlatıyorlar. Bu arada çok genç yaşta düniydi Bağdadi Hazretleri de var, çok genç, sekiz yaşlarında. Ona da bu çocuğun da bir gönlü kalmasın bu genç yavrum diye bir de ona soralım demişler. Türk yüz alim ayağa kalkmış ey aitlerin gözünün nuru ne güzel şeylerin demişti.
Şehvetin Dizginlenmesi ve Ruhun Arınması ne anlatıyor?
Şehvetin Dizginlenmesi ve Ruhun Arınması kaydında İbni Arabi buyuruyor ki, eş-şehadet türlü türlü buyur. Bu şehevat güçlü bir Çok güçlü bir durum. Bundan büyük bu tüpten meydana gelir bu. Vücut insanın kendini beğenmesinden diyor, böyle bir insan yapmış. Ebu Süleyman ve Ali Hazretleri, kalitesiz kılan süren ölen, bu hayvani duyguyu dizgin demek, Bunu Cenabı Hak nasıl sayayıklamış?…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 12 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Size çok genç yaşta, şimdi dört veya beş, çocuk dinlemek düşer belki, şükret yaşta bir genç. Bölüm hakkında konuşuluyor, dört veya beş yaşında. Ona da indi ki, bölüm nedir, Dedi ki ölüm diye bir şey yoktur. Ölüm, hayatın devamıdır, dört kişi. İnsan dedi bu hayatı bitirmek bile her şeyin tamam olduğunu zannetmesin çünkü bu hayat ahiretle başlıyor. Yeni bir hayat başlıyor, sözün doğrusunu konuşur zaten bu Ahzab Suresi'nin somut ayetlerinde de geçer. Ve ne kadar bakış da bir şehre bir arzusudur. Bunun yoluna girilmesi nedir? Bir, ibre, ibretle bakmak. Çok güzel bir simaysa Allah'ım ne güzel yaratmış diye bilmektir. Şehrevan, Emlül Bidel, fillubahat. Bu şehevi arıyor başlangıçta diyor, başlangıçta pil-ü mübahahat günah olmayan işlerdedir. Mesela insanın yemesi günah değil, uyuması günah değil. Mi? Kezevüç ezicilik hayatı günah değil mi? Ve şeharla twasut. Bu ortak.
Şimdi de diyebiliriz, genişliğe ilk başlangıçta diyelim mübal olan, haram olmayanlar ama biraz yol kaybetmişse, ilerlemişse orada da nedir? Annesinin yanına, sen buyurdun, sen buyurdun, ibadet ve saate düşkün bir kimsesin amca dedi. Onun için dedi, bir kılığa gittiğinde, Rosali Parkin gebeliğe, Sargın Walteris'e var bölümler, seni iltifat etti, daha az yaparız, dolamaz. Mesela böyle anlatmakla bitiremeyeceğimiz Allah'ın sevgili kulları var. İşi artık nefsaniyetten ruhaniyet tarafına çevirmiş, İşin temellerini oturtacaksa biz arttır ve eksilerle içsek. Arkımız ruhani yön Allah'ımızdan bir mebadır. Allah'ımızdan bir nefer. Onun için bu kelimenin tıklatı biraz zor ama neyse kimlik bir şey o hiçbir şeye benzemez diyerek hallediyoruz. Birden efsane tarafımıza kötülüğün odak olmaz. Kötülüğün odağıdır. Ruhumuzu güçlendirirsek o zaten hakim olamaz.
Ama burada ruhun güçlendirilmesi bile basit bir hadise değil, su sızdırmayacak, kat'i ye, deste su sızdırmayacak. Diyelim ki, bir su deposu, su sızdırmayacak. Bir de o su sızdırmayacak. Sızdırırsa eğer ve derinilmeyecek. El-ü Nihal'e erkek bayağı ilerlemiş seyirde sürgünde Cenabı Hakk'a kavuşma noktalarına gelen bir kimse için fiğte ki şe var bu arzuyu tamamen terk etmiştir. Bundan kurtulmuş, yalnız temel oturması gerekiyor. Diyelim ki iki ceferli düşman cephesi var, bir de bir batıl, bir de hat cephesi. Hat cephesi güçlü olacak olursa diyelim ki savunma sanayinde, muharebede güçlü olacak olursa bir diyeni ona karşı başkaldıramazdığını kırdı. Bizim ruh tarafımız güçlü olduğu zaman nefis tarafı elbette ki başkaldıramıyorlar. Belki de nefis mertebelerini aşarak emare kötülüğünden birden yüzde doksanı ateşleyerek.
Mutmain de tamamen kötülüğü terk etme haline gelir Ve kamil insanda bu şerhi hakkı yoktur ama biz bunu ele aldığımız zaman nasıl ifade edeceğiz? Bu sadece bir cinsel karşı duyulan arzu ve çiçekleyicidir. Mesela, baş olma arzusu, bu da bir şey evet. Bunun yanında diyelim ki dünyevi nimette bu da bir şehir yağıyor. Mala, mülkte olan düşkünlüğü, bu da. Biz burada üstadlerimizin sözlerinden bakalım. Bu duyguyu dizginliğe bilmek başından beri de ifade ediyoruz. Allah'ımız resulü ilgilenin dinlerse o koşuyor Allah kimlenirse kadınlara olan ilgiyi insanın kendi şahsında ne yapmış? Zinnetlenmiş. İnsanın nefsinde var ama bunu harika gezen nikah bile Nihat, ibadet ve taate çevirmiştir. Çünkü kim, kim sünnetime dikkat ederse, tezbih edecek olursa nikah benim sünnetimdir, kim benim sünnetimden ayrılırsa o beynen değildir buyuruyor.
Burada bu arzlü dizginleyebilmek, gönülden çıkarabilmek bir sene oruç ve namazdan daha üstündür, buyurmuşlar. Bunu isyanda değil de ibadetten bir istimal etmeliyiz düşüncesinin dışına çıkacak olursa ne malum, ne kadar güzel diyerek o güzelliği Rabbimize hissetmedikçe, sadece yeme ile bunu Kürsive niyaz etmeden de çok güzel bir yerde nefsani arzu ile yenilecek olur, evladımız unutulacak olursa, Rabbi ülkelerimizin şuhud demek ve yani apaçede eşyanın hakikatini görmek, semavatın esrarına etmek, yerin bile bütün mahlukatın neye bakarsa melakut alemini de, Tigarot alemini de lağut aleminde müşahede etmek tek insan da bunlar mevcut. Bizim yapımızda mevcut bunlar bilgilerini tarifi mümkün değil, bunları gör dediler. Burada Mevlana anamızın bir sözü var.
Şems-i Tebrizi, Hazreti Allah'ın Sırrı Acetlerini, diyor ki Şems, Bir defasında, bayisi gibi İslami Hazretleri yolundan geçerken, üzerine kül attırmış, aman efendim üzerimiz tozlandı deyince hayır hayır demiş. Ben ateş dökülmediğine şükrediyorum. Sebebi ise bugün yediğin yemekte birkaç lokmada avülazımız hatırından çıktı diyor. Nimeti Rabbizi Celalemizin verdiği duygusu pembe pertelendi, ondan dua ediyor. Böyle dikkat etmiş yani. Tarafından bunun iki şeklini gösteriyor. Dikkat edin, şu başı, dedik ya dünya malı üzerine olur, bakma da olur, kelam da olur, baş olma hususunda olur, ilk kimse karşı bilgi de olur, bu. Bu nedir? Bunun ifratı Allah'ımızın koymuş olduğu sınırın dışına çıkmak, çünkü bir nesil meydana gelecek, devam edecek insanlığın huzuru bu duygunun ölçüler içerisinde devamıyla mümkündür ve rassati diye orta olan durum beynine buna hüvel eytber.
Eğer bu tülbendetilmeyecek olursa bu nedir? Bu tülbendet ne yapmıştık? Bu delilün bir hayat. Bir kısım kimseler buyurmuş ki ismi sokan, bunu demekten icap eder, merkebarıs. Mertebariz. Bunun açmış olduğu yaradan, yaradan daha tehlikeli olan bir yara vardır diyor. Kalbin Cenabıhakk'a yönelmesine mani olan şehir bir duygudur diyor. Bir merkep arasının sokmasından dolayı. Öyle kalmış. Şehvetul Ruh, bu arzu hiç de kurunca, efsane arzuda esfel-i safinin yerin dibine insani indiriyor aşağıların inşasına, çekiyor ama ruhta olursa ruh Allahımızdan bir mefkal. El kur. Böyle arzusu isteği hep meblağ. Mesela diyor ki ben yersiz sözler istemem ben, bıkmışım zaten, diyor. Hayatımı yaşayın. Bizim bir üniversitede mezun olduğumuz arkadaşlarımız bir araya geldi. Oradan bir tanesi, iki şiir oldu. Döndüm sana geliyorum. Döndüm sana kötülükten, isyandan sana geliyorum.
Şuhur şenvetü'l ervah, Hepsi sahibi olan Tekrar eladeş işler. Gafdin arzı ve isteği nedir? Şehvetü'l-Gulu? Şehretü'l Blur tekrar ilave, entrika Cenabı Hak'la yıkar deyince artık karşılıklı oturma manasını taşı bir araya gelme, bir araya gelme Allah'ımızın cemaliyle bir araya gelmedir diyor. Gönlüm aslında yaratılış amacı bu. Bu. Biz bunu değişik şekillerde kullanmışız ama kalbin asıl yaratılışı meydanadır. Çünkü ben kalbi kendim için yarattım. Buyuruyor. İnsanın nefsinin arzusu nedir? Hep rahatlayınızdır. Nasıl kelime bulacaksın, nasıl araba bulacaksın ta telefonumuza kadar her bir şeyde rahatlık ister. Burada Mevla'mızı unutmayacak olursak, bu raptamızdan bir nimet değdirsek, Allah'ımız nimetini konunun üstünde görmek ister. Yine hadis-i şerifte, hadisi şerifte, hadisi şerifte, ve hakkı kaybetmemek suretiyle.
Bununla giydiği ile bir de ilk başkasına karşı bunu ürünç vesilesi kılmamak ve hakkı kaybetmemek. Şehveti nüfus, nefsin arzusu nedir? Elbetin, yemektir ve küfür içmektir ve yine, dünyanın süssüz taşıyor. Gerçek müridin arzusu ne olmalı? Tekrar kullanılmış. Şehvetü'l müridi-i sadık, Sadık müridin arzusu ne olmalı? Tabii nefsimizi yola getirmek öyle kolay olmayacak. Az yememizdir, az huymamızdır, az konuşmamızdır. Benim insani arzuları dizginmemek kolay olmayacak ama bu zorluğa katlanmaktır. Senin bu dediğin rakkonuza mukayistir, ben rakkonun yaratmış olduğu bir vardı. Benim için her şeyi düzenleyen ve tespit eden mevlamdır. Ben ona uymak mecburiyetindeyim ben bir kul dediğiniz zaman kurtuluşa gideriz. Şeytan bir veliye şunu söylüyor. Diyor ki sen diyor ne giyersin bununla aldatmaya çalışıyor. İşte şu marka bir mal, şu marka bir kumaş, kundeliyor. Oradan ümidini kestiriyor.
Sen nerede kalırsın? Kadir diyor. Mesken, nerede senin yerin deyince ümidini kesiyor. Bunun ümidini kestirmedikçe bu bizden ayrılmaz. Çünkü her insanı takip eden bir şeytan var. Nefis, o zaten çittanı dediklerini yaptırır, o da nasip bir yol bulup da korkulacak efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Göz açıp yumuncaya kadar diye bir hadis-i şerifte de ondan bir daha az bir zaman olursan beni nefsime terk etmeye rağmen diyor. Yalancı müridin şerhi halifesi nedir? Böyle mürit görüntüsü içerisinde olan kimsenin büyüğü hali midir? Diyorlar ki işte bayağı bir bükünüz var, onu taşın, o zaman diyor hala ne göster ben kuş. Devlet de iyidir. Eğer kuş ise kuş deyimdirer diyor, taban verirse. Bak benim ayağım bir dua et. Bununla şunu harçla diyor. Haydi ibadet ve taat sorumlu olduğumuz görevleri yerine getirelim.
Almış olduğumuz evradımız, eşkalimiz, vazifelerimiz o zaman diyor eğer kişi nefsinin esiri olursa belki ben koşum hanımıyım. Kamil müminlerle ol, fikri düzgün, kalbi düzgün, sözleri düzgün, yaşantısı düzgün, her şeyini sünnet, seniyet üzere yapmaya gayret eden kişilerle o zaman da diyor tabanını gösterilir. Biz kurs itaat etmek mecburiyetindeyiz. Konu değişiyor. El-üns diye bir konu. Sadece burada Sırrı Sakati Hazretlerinin bir sözüyle de tamamlayalım. Bu ayrı bir konu. Nedir?