Ama her bir maddesi bir konu, uygun bir konu ama Doğru söz Şimdi doğru söz nedir? Allah'ın bütün kitabıdır. Doğru sözdür, Onun dışında tabii mümkün değildir. İtikali esaslere göre, ya biz ilhamat olur. Gönüllerine manevi bir doğuruş, kitabı kerimimiz, vesairler pek çok emanet üzerimize, dal da bir emanet, taş da bir emanet, semalak da bir emanet. Bunun yanında anne, baba, kardeş, vesaire, oğullar, sözler, hep bunlar bir emanettir. Hepsinin ayrı ayrı sorumlulukları vardır üzerimizde. Sözünde durmak ve kıymetini kalkar. Bu Böyle kendisine bir varlık, kendisinde bir varlık görmemek, onu burada zaten ikinci kısım da göstermiş. Ben ufuyanliğe, bu kendisini tartmak gibi. Kendisini bir meclise neye gelse kendisi için ayrı bir mekan, ayrı bir gelir. İnsanlar arasında da yönel. Bir ayrıcalık görüyor kendisinde. Böyle görünmeyi azaltmak diyor. Kendisini görmemek.
Bu tabir daha düzelt oturuyor gibi geldi. Akrabasını görüp gözetmek ve Rahmet, Tıbta, dayı, fakir, yoksun, muhtaç, ihtiyaç içerisinde onlara şefkatle muamele etmek ve ve iyi değil, her zaman şahsında göstermek. Hem, rağmıza kuruluk da, hepsi zaten kuruluk Celle Celalühü insanlara da iyi bir muamelede bulunmak. Yani her cihetinden güzelliğin zuhur etmesi. Güzel ahlak, yumuşak oldu, yumuşak oldu ve beslülayı Hayır dehminin işaretlerindendir. Hasan'ı Basri eden buyurmuşlar, kalpte sonra o söyler. Bu hayırların kendi arasında dereceleri, sınıfları. Demek ki bunların birbirlerinden farklı farklı hayırlar var. İnsanların hayırlısı kimdir? Müslümanlar diyorsun, hepimiz Adem Aleyhisselam'ın evladıdir. Bu evladın içerisinde inananın da var, inanmayan da var. Onlar içerisinde inananlar Müslümanlardır. Müslümanların da hayırlısı da böyle yaşadığı esasları hiç kendilikle gönülden kabul ediyor.
Şimdi burası önemli Utila suresinde de zaten. Hazreti Ömer'in Kuran-ı Kerim'deki esasları görerek, ondaki hakikati görerek iman ettiğini farklı olarak görmüyorlar. Alimlerin hayırlısı da Cenabı Hak'tan korkan alimlerdir. Haddi bir arınma temizlenmedir. Öyle ciddi hareket eder ki, bir işte ben dışımı yıkıyorum, ancak buna gücüm yetiyor. Sen de benim bu uzuvlarımla yapmış olduğum hataları temiz de yarın gitti yeter. Şu mescide giderken de ciddi verdiler. Bir gelişmeden girme var, bir de mesitler Bu incelikleri yakalayamadığımızdan böyle bir hadise. Mesela diyoruz ya bir türlü anlatılmış gönüllerimizin perdesi ortadan kalksa hakikati göreceğiz ve bunu düşünmek bile güzel. Bu nasıl kalkar diye candan yalvarmak gerekir. Bulabilirsem gösteririm, Mesade ehli Hazretlerinin, ulusta çok güzel bir işleri var. Şam'ı seher ağlar ise, sular gibi çağlar ise, dil bulunur umman sana.