Euzu billahi minşşeytanirracim bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi vahde vessalatü vesselamu ala menle nebiyebade. Cenabı hak, kitabı keriminde essaimn leh innellezine amenu ve amilus salihat ile ahiril aya ey iman şerefiyle şereflenen kullarım buyurduktan sonra hemen sadece imanın sözde kalmamasını, fiiliyata geçmesini amilus salihat ve salih amel diyerek ifade buyrulmakta. Salih amel nedir? Salih amel Kuran-ı Azimüşşan'a uygun saatte bulunmaktır. Daha ziyade bizim amel dindiği zaman ne hatırımıza gelir? Namaz gelir, oruç gelir, hac gelir, zekat gelir. Elli dört farzın içerisinden kaldırılan mesela cihat kavramı, bunun yanında emri bil maruf nehyi anil münker ve üçüncüsü de Allah için sevmek ve Allah için buğz etmek ve bu saatler girer.
Bunun yanında biz bunu genişletecek olursak galen Nebi'yü sallallahu aleyhi ve sellem Müşriklere karşı malınızla, canınızla ve dilinizle cihat edin. Bir dergi doksan beşte, bin dokuz yüz doksan beşte korumaya bir iznillahi Teala muvaffak olduk. Bu İstanbul'da Hac Abdullah salonunda ilk okuduğumuz hadis-i şerif buydu. Biz bu vazifeyi yapıyoruz ama ne için yapıyoruz? Bütün peygamberlere ne yapmıştır? Cenabı Hak'tan emirler gelmiştir. Mesela İncil İsa Aleyhisselam'a, Tevrat Musa Aleyhisselam'a, Zebur Davut Aleyhisselam'a, Kuran-ı Kerim Efendimiz Aleyhisselatu Vesselam'a inmiştir. Ve diğer peygamberlere sahifeler gelmiştir. Ve bunun yanında mesela İmam-ı Rabbani Hazretleri mektuplarıyla irşadla ıslaha çalışmıştır. Öyle ki Serhand diyarında bir çığır açmıştır.
Öyle bir çığır açtı ki devlet düzeyinde açmış olduğu çığır, ekber şahları vesairelerini, olduğu gibi görüş ve fikirlerini yerle bir etti. Allah'ın emrini hakim kılmak için canını dişine takıp durmadan gayret ve çaba gösterdi. Ve Sultan alem girdi hiç şüphesiz öyle Rahmetullahi Aliy-i Me'cmain. Mesela bakıyoruz biz, Esad el-Bihili Hazretleri mektuplarıyla irşat ve ıslaha çalışıyor. Biz ise bunu nasıl yapabiliriz? Tabi düşünüyoruz. Devrimizde bir sufinin tarifinde ne var? En önemli işine ise onu yerine getirir. En önemli iş. Nasıl ki Cebrail Aleyhisselam vasıtasıyla peygamberlere kitap inmişse, sahifeler gelmişse, ulema-i kiram ve meşayı-i zan, mesela bir imamı Şarani hazretleri ay ışığında yerine göre üç yüz eseri temin etmiştir.
Bugün dijital ortam, bugün artık teknolojinin afaka çıktığı bir zamanda dergimizle bu hizmeti yapmak için biz İmam-ı Rabbani'lerin kalpte Allah'a sıra yolunu izledik. Es'adi er birliğinin kalpte Allah'a sıra yolunu izledik. Esabine. Nun ve'l gala müve meyyasturun ayeti celilesi ile daha birçok ayet celile. Biz bunlarla ne yaptık? Cenabı hakk'ın hükmünün hakim olması için gayret ve çaba gösterdik. Bizim o günlerde yapmış olduğumuz görüşmelerde hatta bu basına bile yansıdı. Ne oldu? Camide basın ve yayın konuşması yapıyorlar diye bunlar bile ne oldu? Konu oldu. Biz camilerde neyi konuşuyorduk? Bir dil ile cihadın günümüzde nasıl olması gerektiğini gazeteyi, dergiyi, radyoyu, tivileri vesairileri. Ne için söylüyorduk? Çünkü Cenabı hak Kuran-ı Azimüşşan'da bize bu şekilde bildiriyordu. Ne bildiriyor? Hayırlı insanları Hakk'a davet eden kişiler olarak ifade buyuruyor. Kuran-ı Azimüşşan'da bu.
Onlar insanları Hakk'a davet ederler. İnsanları Hakk'a davet eden ve ben Müslümanlardanım diyenden daha güzel sözlü kim olabilir? Ayet-i Celilesi ile bunlar işleniyordu. Elhamdülillah her attığımız adımda Kuran ve sünnete uymadıkça bir iş yapmayız. Gerginimiz elhamdülillah, Kuran ve sünnete dayanarak kurulan çok muazzam bir çalışmadır. Tabi bu sizin gayretlerinizle oluyor şüphesiz. O günlerdi, o günlerdi dergiye gittim. Orada kardeşimiz bize şunu anlattı. Dedi ki biz burada çalışmaya başladık. Yalnız aleyhüssalatü vesselam efendimizi isim vermiyorum. Çünkü rencide de olabilir. Niye benim sırrım verilebiliyor diye mahfuz kalması için söylemiyorum. Dedi aleyhisselatu vesselam efendimizi gördüm. Bizim dergiye ait tutulan binanın odalarını geziyordu. Sonra bir omre yolculuğumuz oldu. Aç da olabilir bu. Çünkü bir hayli zaman geçti. Gece rüyamda dergiyi görüyorum.
Üstadımız o günle alakalı olan bir kimseye soruyor. Buyuruyor ki dergi ne durumda? Cevapta zorlandı. Bir başkasına sordu. O cevabını verince mübarek tükürüğünü yüzüne böyle sürdü. Buraya geldim, bir toplantı yapılıyor. Tabii bizim bulunduğumuz ortamda dediler efendim biz dergiyi kapatacağız. Bu ne demek? Nedir? Şimdi habersiz olarak bizden iki ay bize para çıkartılmış. Üçer bin lira. Derhal onu enhanbir lillah çıkardın. Alın biz para istemiyoruz. Biz Allah için girdik bu işe. Hiç mi yüzümüz olmayacak Cenabıhakk'a karşı? Yine yüzümüz var mı diyeceğiz. Yok mahcubuz ona karşı. Ondan sonra ne kadar borcu var? Bir tanesi kapatacağız dedi. Kapatacaksan üzerimde elbisem var. Çok hicap edeceğim bir şekil şöyle söyleyebilirim, elbisemin fazla olanını çıkarırım. Allah'ımız geçinebileceğim kadar kafamızı sokacağımız bir yer lütfetmişse onun dışındakileri derhal satarım. Bu dergiyi kapatmam.
Çünkü Resul-i Ekrem Efendimizin Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in eli var. Mübarek elinin olduğu dergiyi ben nasıl kapatabilirim? Bunu deyince şu hatırıma geliyor. Abdülhamid efendimiz rahmetullah aleyhi borçlu olan birisi geliyor. Diyor ki, senin borcunu Abdülhamit Rahmetullah Ali ödeyecek. Belki bizi gördüğünde şüphe hasıl olabilir. Her gün şu kadar salatü selam okuyordu. Geçen gece ise okumadı. Bunu defalarca hatırlatıyor ve efendimizin mübarek işareti olan bir kimseye tabii keselerle altun veriyor. Niye bu kadar verdin deyince canımı da veririm dediği gibi biz efendimizin işaret buyurduğu bir yere Sallallahu Aleyhi ve Sellem canımızı, bedenimizi, bütün azamızı vermeyip de ne yapacağız? Bir kere bir kere bu yola sevgi duyan herkesin mutlak abone olması gerekir. Mutlak abone olacak. Bu yola muhabbeti olan kimsemiz erkekli ve kadınlı.
Efendim, şimdi evimize giriyor zaten kadının ne bu işle alakası olacak? O zaman şu ayeti celileyi nereye koyacaksınız? Es-zamle. Allah'ı zikreden erkek ve kadınlar. Zaten kıyamet alameti kadınlar çoğalacak, erkekler azalacak. Allah'ı zikreden erkek ve kadınlar. Yani benim oğlum da alacak. Benim evim dalacak. Biz hanımım demekten haya ederiz. Bu kelimeyi öyle kullanmadım, edebe. Ondan sonra akrabam dalacak. Konum ve komşum da bu uğurda çalışmanın ibadet olduğunu bildikten sonra elbette ki büyük bir gayret içerisinde yürüyecek bu iş. Madem ki el mübarek bir el olunca, bunun isterse hiç kimse almasın. Yürüyeceğine vallahi ve billahi inanmış bir kimseyim. Çünkü Efendimizin Aleyhissalatü Vesselam mübarek eli olduktan sonra bunun yürümemesi mümkün değil. Yalnız burada biz mesul durumundayız. Bunu yürütüp yürütmemekte biz biz yargılanmaktayız, bir hesabın içerisindeyiz.
Kabul olup olmama durumunda olduğumuz için Cenabı hak yanındaki efdaliyeti bu gibi hizmetleri daha çok artırmakta görüyoruz. İnşallah siz kardeşlerimizi candan kucaklıyor, sevgi ve muhabbetle bağrımıza basıyor. Bulunamadığım için de çok üzülüyorum. Çok üzülüyorum. Fakat sizin gönlünüzde bir sevgi ve muhabbet bunu aşacaktır Allah'ın izniyle. Her an kalben beraberiz. Ruhen beraberiz. Sadece bu görüşme ile bu işi bitirmeyiz biz. Her ama her an her zaman bu bizim işimizdir. İnşallah kardeşlerimiz, verdiğimiz ölçüleri inşallah sizlere anlatacaklar. Allah'ımız başarılı kılsın. Elhamdülillahi rabbil alemin.