Salavat-ı Şerifenin Manevi Gücü ve Bereketi | Mihmandar
Mihmandar ses arşivi
Salavat-ı Şerifenin Manevi Gücü ve Bereketi
Salavat-ı Şerifenin Manevi Gücü ve Bereketi kaydında Haberiniz var acele acele okuyorum, sizi çok burada utanmayacağım. Gecetini bu geceyi geçiren insan burada ve getirir, eylül ve de getirir, kaşasını ve de getirir, ibadethanesini de getirir, yatağının yanında da getirir, istediği yerde getirir. Yanı camide durmak çok faziletli de vaz bunu uzatmayacağım bazı şeyler tarif edeceğim. O…
Haberiniz var acele acele okuyorum, sizi çok burada utanmayacağım. Gecetini bu geceyi geçiren insan burada ve getirir, eylül ve de getirir, kaşasını ve de getirir, ibadethanesini de getirir, yatağının yanında da getirir, istediği yerde getirir. Yanı camide durmak çok faziletli de vaz bunu uzatmayacağım bazı şeyler tarif edeceğim. O tarifin ile amel edenler biiznillahi teala çok sevada nail olacaklar inşallah. Sultanı Enbiya Efendimiz Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem, rivayet eylediğine göre şöyle buyrulmuştur, ravisi Muhammed aleyhisselam. Arada çapık takmayın, takanlar bir taksın, gelenler bir geçsin, herkes bir kalbinizi bozmasın, çok mühim şey görüşülüyor bugün bir iznillah. Onu oturun birden rahatım, birden oturun. Bir gün diyor Sultan-ı Enbiya Efendimiz, bir gün Cebrail, Mikail, İsrafil, Edrail bana geldiler. Melekyar'ın dört peygamberi bana geldiler. Dinliyoruz hocam.
Cebrail dedi ki, şu Arapçanın bu manası, ya Rasulallah. Ey Allah'ın Rasulü, ey Allah'ın fadidi, hakim sana on dört salavat-ı şerife getirirse, nedir ne olursa olsun, on salavat-ı şerife getirirse, ben onun eni velbut, suratı yıldığım gibi geçiririm. Bugün mükafatlı görüşme gibi. Demek kendi on Salavat-ı Şerife getiriyor. Hazreti Cebrail aleyhisselam sırattan geldi çöp boğtuğu için, onun dalgıtıyor yıldırım gibi sıratı getiriyor. Elhamdülillah. Sura üflenecek İsrafil aleyhisselam, o on salavat hurmasına ben başımı secdee yapar, Allahu Teala o kimseyi affedinciğe kadar kafamı kaldırmak. O on sene vak otuz olmadı, o tek on sene vakın yerine, efendim Cebrail aleyhisselam ile yıldırım gibi geçirdim diyor. Me tail aleyhisselam havlu kevserden kana kana surat, onun sualırım susuzluktan kandırdı.
İsrafil aleyhisselam da buyuruyor ki, ben başımı secdeye böl, Allahü Teala o kimseyi affedinceye kadar başını secdeden kaldırmak. Allah, Allah İsrafir gibi bir melaikanın başını secdede koymaz. Elbette o salavat dişleri fethetireni affedeceğim inşallah. Aman efendim Azrail de diyor. Azrail aleyhisselam da, ben de onun ruhunu, onun ruhunu evliyalar, Hazreti Hazretleri ruhunu aldığı gibi ben dile ruhunu aldığı hiçbir adam ruhunu kabz ederim. O on salavatın yüzü hormetine, gözü hormetine nerem iki cihan güneşini seviyor. On Salavatı Şerife getiriyor, ben de onun ruhunu, enbiyaların ruhunu kabz ettiği gibi kalktılar. Buyur Kabe'nin Onu dinleyelim. Memleketinizi tekgülü olan, Hacatdullah Efendi Hazretleri'ndan Kadir gecesine ait böyle şeyler dinledik Elhamdülillah. Şimdi bizler engeli çok muhterem, taze yetişen, memleketin çiçeği gibi olan yavrulardan bir fakta onlardan duyduk elhamdülillah.
Şimdi bir de bu günahkar olan Hasan'dan, biz de ondan dinleyelim. Bir şey üç defa konuşulursa kalp de kararlaşır inşallah ve onunla amel kolaylaşır. Rabbimiz lütfunu yeksar etsin inşallah. Allah'ımız kendi Kelam-ı İlahiyesinde Muhakkak bin Azz-ı müzisyen Kuran-ı Aliyi bir gecede indirdik. Yani cehalet karanlıklarından, insanlık kurtaracak yollarını bildiren, Kuran'ı biz leyle-i Kadir'de inzal ettik. Ramazan-ı Şerif'te Kuran-ı Kerim'i inzal ettik buyuruyor Allah. Kadir gecesinin şerefi, Kuran'ı geldiğinde geldiğinde geldi ile şerefli. Bir, sebeb-i nüzul haber verilirse daha çok olay anlaşılır. İki cihan güneşi, iki cihan güneşi, kainatı istikarı ve lejarı. Evet. Kainat-ı Sultan'ı Allah'ın bize rahmet olarak gönderdiği Fahr-i Kainat Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem sahabe arasında eski eski Müslümanlar geçti ki, bin ay elinden silah düşmeden, bin ay harp edenler vardı.
Salavat-ı Şerifenin Manevi Gücü ve Bereketi ne anlatıyor?
Salavat-ı Şerifenin Manevi Gücü ve Bereketi kaydında Haberiniz var acele acele okuyorum, sizi çok burada utanmayacağım. Gecetini bu geceyi geçiren insan burada ve getirir, eylül ve de getirir, kaşasını ve de getirir, ibadethanesini de getirir, yatağının yanında da getirir, istediği yerde getirir. Yanı camide durmak çok faziletli de vaz bunu uzatmayacağım bazı şeyler tarif edeceğim. O…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 15 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Bin ay Allah'a ibadet edenler vardı deyince sahabeler bilhassa hazrettan Efendimiz ağladı. Efendim bin aya kadar ömrümüz yok, kısa ömürlü halt etti, Rabbimiz bizi kısa ömürlü kaydetti. Çünkü kabirde az yatsınlar, günahları az olsun, ahir vakitte gelsinler. Hazreti Muhammed'in ümmeti her peygamberden çok olsun diye, altmış ile yetmiş arasında çok insan kalır, çoğu gençken ölür insanların. Biz bu ameli edemezsek ne yapalım ya Muhammed deyip. Sahabeleri avlayu Caharıdzü'zü'l-Celalay, iki cihan güneşi Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem'e Cibril-i Emin'i busura ile gönderdi. Husura ile gönderdi. Ne buyurdu? O gece olan hayret ve hasenatın derecesini sana hangi şey bildirdi? Neden bildi? Ben Allah yolunda haczettikleri cihattan senin ümmetin o geceyi beklemeleri ondan daha kalbi bir adici. Ömürleri kafi gelmeyecek diye korkma.
Tek gecelerini onları gün ayıyla beraber ettin diyor Allah. Sultanı Enbiya'ya ümmet olduğuna iftihar et, iftihar et. Şu canıyla, usacağızine iftihar et. Biz dışarıları gördük, terevihi elde kıldık, geldik. Zavallının kimi kahvede, kimi sokakta dolaşır. Yarın da mahşer yerinde dolaşır. Harika Zülcelal, sıcağa takın ol vererek. Yani Kuran, Kuran nazil olan gece, gelişiminde leyleği katır bulunmayan bir aydan hayırlıdır, bin aydan hayırlıdır. Elhamdülillah. Dinluz ayeti tek bitireceğim çalışıyorum. Estağfurullah bismillah. Cebrail aleyhisselam her emir için Rablarının izni ile o gecede nazil olurlar, Müslümanların arasına katışırlar. Siz daha sık gelirsiniz şimdi. Sizden sık melekler var içimizde. Veya bize hep sıkıntısı olmuyor. Şu Arap geliyor yüz bin danasını yakınca, ziyası birbirine sıkıntı vermediği gibi, şurada yüz bin milyon lira olsa birbirine hep rahatlatıyor.
Bugün nöratlar da yeryüzüne emdiler. Şimdi tefsirde okudun geldim itin dileli, nasıl bize hacca gitmek lazım olduysa, hacca gitmek farz olduysa, bu gece Müslümanların arasına tartışmak da meleklere nazil olmuş, gideceksiniz. Müslümanların arasında bulunacaksınız ve onların belki duası kabul olmak da istifa edecektir. Gel dinliyorum da Allah'ımız diyor ki melekler var aranızda diyor. Melekler sizi ziyarete geldi bugün. Oruç tuttunuz, Allah'ın emrine ittiba olursunuz. Bizim köy peygamberlerimiz gaybın birinde kitaplardan asa olan, bizim köy peygamberlerimiz, meleklerin peygamberlere e-tah. Alaam-ı melektan de alam-ı nas da e-tah-tah diyor kitapla. Siz meleklerden eftah mısınız? Ne münasebet atılır? Onlar da melekler de nefis yok, şeytan yok. İbadetleri sır, geldi bidatlarıdır. Bizde nefis var, şeytan var, şimdi içimizi sıkar, sıcakladım, belki çıkınca hastalığı, git sen de diyen nefis var.
Aklımızda geliyor ki, eğerirsen inmeyin, kafirler karşısında suileşen bir efdal. Tabii ki evinde oturandan kafirle harp eden daha efdal. Kafirden eşat olan şeytan ve nefs ile şimdi mücadele ediyorsun böyle, burada oturuyorsun, melekler da senin ziyaretine götürdün şimdi. Elhamdülillah ya Rabbi. Ben ve tam inanmazdım. Kuran-ı Kerim'de de nasıl inanırsın elhamdülillah. Veletler Cebrail her emir için Rabb'ül izniyle o gecede nazil olurlar. Daha devam ediyorum. Yani leyle-i Kadir öyle bir mübarek gecedir ki, o gecede semadan yeryüzüne müminleri ziyaret, bayat dilimle soruyordum şimdi kitabın aynı yazdığını konuşuyorum. Müminleri ziyaret ve istiğfar etmek üzere Cebrail Emin ile Cebrail aleyhisselam ile melekler, melekler dünya ve ahirete müteabdit her emir için vapurlarının ilgiyle inenler, ehli imanı ziyaret ederler. Yeryüzünü ve habitlerin ibadetini seyir ve temaşeye gelin der.
Habitlerin ibadetini, müminlerin ibadetini, yirmi altı gündür oruç tutanın, oruç tutan, seyr için melekler, gelirler aralarında bulunurlar. Elhamdülillah, ey Ya Rabbi zell gibi ya Rabbi. Bir hadis-i kudside var. Halık-ı Zülcelal'ımız buyuruyor. Yeryüzünde, kabir gecesinde, başka gecelerde, ahu eliyle, dua ile ağlayarak sesleri duyulan günahlı kullarının sesi Allah'ı tespih eden meleklerin sesinden daha duymakta giyiyordu diyor Allah. Yani meleklerin tesbihinden, velevlerin tebliğinden günahkarları bu gece hastalanabilir miyim ki ille işleri, meleklerin sesinden daha diyor Allah, Selamettin o gece, gün doğuncaya kadar. Bu gece yahut da annesi ise Kadir gecesi o gece, sabah olana kadar, güneş donana kadar yıldırım düşmez, cenzele olmaz, ahbat olmaz, her şeyden selametler bu gece. Senelerden geri buzun, büyüdün. Yataklarda sabah namazına bakmadığın göbeğine dur geldi.
Lakin bu gece uyumamanın gayretine bak. Uyumamanın çaresine bak. Da niçin? Namazdur, kaza namazıdur, istiğfar oku, Allah ki, La ilahe illallah ki, Kuran oku, ibadeti, dua bu geceyi her hasını ibadetle geçirmenin gayatına bak. Başka, Beni İsrail zamanındaki geçenlerin bin aydan bu gecende ak ayırdı. Niçin bin ayı hesap ediyoruz? Seksen dört sene ibadetten bir kerecik gece etten. Hocam niye evdeki kıldığına bir derece görünüyor, buradaki kıldığına bir yirmi yedi derece görünüyor. Bak zamanın ve mekanın şerefine göre şerefleri, evdeki namazında zahmeti bir, kutsi şerifteki kıldığı yılda, eldeine nispeten kutsi şerifteki kıldığı bir vakit namaza beş yüz derece veriyor Allah. Evdeki kıldığın dürlik aslında naknesi bir, ve dürlerin tahirede kıldığı namaz devirde, evdekine bir gereke Peygamberimizin vasıasının etrafında kıldığına bir kere geliyor Allah.
Evde kıldığıyla din zahmet, Beytullah'ın civarında kıldığı bir kimse Hicaz'a girerde, Beyt-i Şerifi gözünün önüme alırsa, orda bir vakit namazlasa, bir vakit gibi sebep olur diyor Peygamberimiz. Bu hadisin karşılığı. Işte o günlere benzer, perşembe, YÖNna, Berrak gecesi, miras gecesi, kabul gecesi bunlara benzer kıymetli gecelerde şimdi Beytullah'ta namaz kılmış gibi derecesin. Nehyi bir tertip gecen bin aydan hayırdır. İstifade ediyorsun elhamdülillah. Şuradaki küs çöktüğü, tel çöktüğü, bir üç tane dans tepe, bir aydan hayırlı Allah'ınız hayrı kaçırmasın inşaallah. Sultan-ı Enbiya Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Kadir Gecesi içinde buyuruyor. Her ayetin karşılığı hadis var. Bu ayetin karşılığı hadiste bu ve buna benzeyen birçok hadisler, lakin bütün fethini aldığım ben kafanızı yormaman için bunu okuyorum.
Kadir gecesini sıdkı yakin ile inanarak, sıdkı ihlas ile ihya eden mümin, bu geceyi ihya eden mümin, kadın erkek, evet müminin kamilin günahı sara ile mahsu olur. Kütük günahları bütün mahvolur. Ramazan-ı Şerif'in ilk gününün ilk sıhhatında, ilk sıhhatında cehenneme layık olmuş yetmiş bin kişi asperulur. Her seyahatında böyle, her birinde böyle, her birinde böyle Kadir Gecesi'ne geldin mi ondan ey veriyor. O günlerde ne kadar asperünduysa Kadir gecesinde de o kadar as bulur. Ramazan, Ebberçi gününün, Ebberçi sanatından bu Kadir gecesine kadar ne kadar as bölünürsa, bayram gecesi ve bayram namazı kılınınce da o kartal onu Allah'ın affedi. Bu aftan mahrum olan şunlar, Allah bizi mahrum etmesin inşallah. Şu kişiler bu geceden mahrumdur. Bu kimselerden mimk devir mihik dinleyelim. Açılın biraz şuna. Kelimesi ile cümlemize, hüsna hakimeler övdüğü gitti Ya Rabbi.
Hocam derimizi buza döndürme Allah aşkına. Bu kadar af konulan bu fuanın içinde biz de af bulunalım. Şu sırada ya olsan komple sıfat var, Bunlarda ya olsan korkma inşallah. Bunlarda varsan çok kork. Yani şunların içindeyken çok kork. Ben korkacağı atan bahtık ara camiden çıkayım geleyim. Sen korkma inşallah. Yoksun sen inşallah. Haydi var olsan bu say değilim içinde ben ne yapayım, ne yapayım. Bir şeyi pür bırakmadan köyde in, olduğun yerde affolursun inşallah. Yani şunlardan şayet varsa belki isim verirsem ayıp olur, verirsem de pek zararı yok. Adana'da Allah'ın verdiğim sene, bundan on bir sene Elverişikoğlu Camii'nde bir chatapumandan namında bir kardeşimiz evine hususi bizi götürdü ve ağlıyor, tövbe ediyor. Bunları saydığım zaman üç tane sıfat bendelerdı. Üç tanesi bendelerdı. Sen tövbe et deyince tövbe ettim, ağladım. Vallahi hocam sen Allah delirttiriyordun bize, dua ettiriyordun.
Meleklerin sırtını de duyuyordum ben diyor. Hani kanaatiniz olsun böyle. Gözlerime yemin ederim böyle. Yani adam külliyen, istavoldum diyor. Allah erkanı, dünyaya getiren, annem bozan burada yaktığı gibi sen iki cihanda adın ol, beni kurtardın, Şuradan ne kadar para istersen al, benzendin. Zarflara para koymuşlar, yırttım, bana dua et diyorlar parayla. Paralarını geriye verdim. Bin lira yorsanız, tek dilimi para için gönderirsen dilim lan olsun. Karşındaki insani geldin gibi görme. Dilinin anladığını gebersen görme. Alamam efendim, para alamam. Senin Baktım ki para koyuyor, kalp çoktur diye cellattım. Vallahi hocam senin lavızın oldu ya zaten de. Üstüne çıkıyorum da utanıyor diye atmayayım diyor. Utanıyorum. Sen yalnız Kelimesi ile cümlemize husn-ı hatimeler tevfikiyet et Ya Rabbi. Hoca o on şeyi konuşacak mısın yoksa?
Konuşacağım, ne olursa olsun, konuşacağım ve sen de tevbe olacaksın, kurtulacaksın inşallah. Bir, aslan mahrum olan bu gece kabul etmiyorum, çek buradan diyen Allah'ın. Saydığından birisi şu, sıfır baz olan kimse. Sıkıcı, çok şükür yok hocam. Bizde yok. O dolandırıcı, o dolandırıcı, böyle yıldızlarıma bakıcı, elin ırzını birbirinden soğutucu, elin ırzına muhakkak muskatını yazdırıyor. Kabınla kocanın arasını bozutur. Bunlar hiç de burada durmasın, yazdık. Yazık. Sıfır bazlığı fenalığı. İkincisi, falcılık yapanlar. İkinci, bu da yok elhamdülillah. Kim gelir yok diye. Kim gelir? Gerçekler de yok ama kadınlarda yok mu? Sen o ucuna bir şey koyup da senin karnına ağlamayacağım diye yok mu? Yani ne diyorsan de alacağım neler bildi aranıza, neler girdi aranıza. Yok Elhamdülillah bizim anlamdaki hata, bunda yok, erkek duyuyor. Varsa boşuna bekler burayı yine yapacağız.
O fancını yapacaksa yok yerine bekler. Horde olsun, istiğfar etsin, Ses versin diyor. Ben şuradan açtım iyi değil mi? Peki. Allah, üçüncü bize doğru geliyor gibi şimdi, Müslümanlara kencilik eden, Müslümanlarla küstulan, Müslümanlarla barışmayan, Müslümanlar buradan öyle yerine bastır ki, hepimizin yaratının üstünde şimdi. Söz. Kardeşim Allah'ın dinini Muhammed'i söylerse, bak yemin veriyorum, halbuki şu teli uzat. Hocanın vaazına giderim ama gitmiyorum diyor birisi bana haber gönderiyor. Particılar birbiriyle barışsın değiyor, diyor diyor. Yani becer söylemedim ya. Bağışırsak bizim parti belki zayıflar diye korkuyorum, barışman gel diyor. Eğrisi bu ağzını dinleme hareketler diyor. Azül gecen gazül olmazsa oynasır diyor. Böyle insanoğluna acıyın. Nelerimiz var bizim içimizde, nelerimiz var? Nelerimiz var?
Ben de kalmadı, şimdi geldiğin için el göğüs düşman kazıcının kimsenin Halete Zinceler bizleri ıslah et Ya Rabbi. Köydeler nasıl, nasip et Ya Rabbi. Köydelerini de sebat edenlerden et Ya Rabbi. Demek ki bunlar birbirine kıstılan kimselerde sürahi yok denecek dediler. Yazdık ol, yazlık ol. Hoca ben küsüm ya ırzıma taarruz etti. Hoca ben küsüm ya namusuma hakaret etti. Hoca ben kusuma, mukaddeatıma hakaret etti. Hoca ben kusuma, şu gibi büyük suçları var. Bunlar müstesna, insanın canına, ırzına, mağusuna hakaret edilen, tabii barışılmaz. Allah da sormaz ondan. Çünkü belki kenti olan şöyle olduysa, böyle olduysa, ondan tarafı atmıştım da benden tarafı atmamıştım da bunun için küs olanların namazdan dahi üç günden sonra kabul olmaz diyor Peygamber. Diyelim nasıl köhlendirilir canım, sonra ciğerimizi yaktın yahu. Ben diyelim Allah'ımız, Peygamberimiz.
Dördüncüsü, mümini hamr olan, irakiye devam eden, şaraba devam eden kimseler boşuna oturur burada. İrakiye iken, şarap iken şimdi duyunca, o efendinin dediği ile bu yanlışı, birisi düşmanın malumu öldüreceğim, mahkemenin önünde diyor. Birisi Irak'ı içerdim diyor. Birisi bir arkadaşa küsütün. Bu üç yünü de düzelttim elhamdülillah diyor o avenelaca ve kurtuldum elhamdülillah diyor. Sen de şu kıstığı bırak, ıvati içiyor, şarap içiyorsan kaç gündür bahçeleriz ve Halık-i Zülcelal'ımız da ayetinde Uzun görüşamayacağım. Ey şerefi imanla şerefyab olan kullarım. Ancak şarap, müşriklerin ibadet için diktikleri putlar, hayır ve şer, iyilerine ruha gelecek, ahvalların keşfetmek için gezmen bir garip attıkları oklar, bunların cümlesi, şeytani şatinin pisliğidir, terbiyesidir, terzbiridir, terzzilidir, ondan hase olmuş bir murdarlıktır. Öyleyse Allah'ımız feshleri bu, istinat edin.
Burdarlıktan sakın uyulumuz rahmetlerden felak ve halat biliyorsunuz. Anlamadım hocam, anlıyorsun. Irak-ı Hikmet, kumar oynamak, tuta batma ile beraber diyor Allah'ımız. Üçünü beraber dördünü beraber vel ezvan yani göçmen bir kayıp atılan oklar, eskiden ok atanlardı, ok atanlardı. Şimdi ona Kuran'a diyorlar. Ben anladım sana üç tane öyle, atarlardı. Attığı zaman Ömer Ali Rabbi çıktı mı o işi tutarsa Allah'ın enstitüsüceği. Attıkları zaman Nahhani Rabbbi diyelim mi Allah vahyettir benim bu işler değil, o işi tutmazlardı. İkisinin de zararı yok bunların. Üçüncüsü kafelani raski çıkarsa, oktan o çıkarsa Allah gaflet etti diye dedi. Bunun için küfre varıyordu. Allah ulakül iken bunları oynayan puta batan ve böyle böyle Allah'tan nefreti diyen şeytanın kispihidir bu. Bunlar burada akıl olmak. Ancak peyye eder, istiğfar eder. Bunlar da mı çok büyükte?
Bunları dün anlatmıştım, kumar kaidini eline eğlence içine alsa da. Bir çay içinde evvel alsa da hac efendileri bilirim ben, namazını diler, soğan kazanın, kahveye ettiler. Orada kahvede böyle şerit iki kağıt atar, o sırada oraya döker, yeniden dile gelir. Vürre böyle sızdavarlar. Kumar kağıdını, aşığını eline alan, kara gücünün kanunu elini yummuş gibi günahkar olur diyor kitapta. Şimdi devam ediyoruz, Irak'ı içenler aman, aman diyorum, Allah rızası için diyorum, şuradan mahrum olmayalım diyorum, kelle hep gitti bu fail. Hoca bizim buranın düğünlerini sen bir bilsen, sen bir görsen, doğru getirirler, zırna getirirler, neler getirirler, saz getirirler, durakta alırlar, şarap alırlar. Senin insan şeytanları ortaya çıkar, şeytan görünler, benim hatıram için bir tanecik al diyerekten gitsinler. Sen o gidenler o yavruları yoldan çıkarırlar. Sen geldi memleketine mi Akgün geliyor?
Ben bilmiyorum. Haberim yok, ben sana geliyorum. Mümini hamlolarlar, uykuya devam eden tövbe etmeyen de bu geceden makbuldur. Ya söyle hocam da, beşincisi zinaya husus olan zinata kimsede bu meclisten bu geceden makbuldur. Allah'ımız göstermesin, biz onları çok konuştuk. Bir ay kim konuştuk. Daha hakim haize gusül alanlar para verip de yüz lira, ay başı gelince yüz on lira alanlar. Parasını faize da zannedenlar, onlar da bu geceden mahkum, mahkum. Şimdi, şimdi bir gület buğday verin. Biz gület verin iki tehlikeye. Harmanı kaldırınca bir eşinik vereceksin. İki kelfe bir reyarım zehirdir zıkındır. Zehirdir zıkındır. Yahu zibiba dinler buna, hayır dinler. Kuran-ı Kerim'de on, on dört sayfa sırf bunun üzerinde yazdı. Böyle bunun üzerinde yazdı. Kim buna deva varken yetmiş türlü günahı var, en güçlüyü diyor Kabe yolunda anasını almış gibi günahkar olur.
Allah rızası için söylüyorum bunu, sizi kurtarmaya çalışıyorum. Hafız-ı Zülcelal'ı çekerse şu geceden mahrum olma, Hocam param artsın diye istiyorum. O para zühru olsun ya. O yere kötü külliyen mahveder. O ikisini baklava planla, iki damla daha dallanınca bu herif almak oturur, onun yavruları iflas eder, hamdaliliğe kadar düşerler. Yani hayzala mal biriktirdim, zekat yemedim de mahcup yaptım diye her şeyden yavrularını açlıktan anca elin hamdal cilini yapmadan başka bir şey koymadım onlara yazdı. Şu geceler mahrum olmamanın içinde, ayeti de terk edeceğiz. Bu da yok inşallah. Bilmiyorum var, bilmiyorum yok benim haberim yok memleketlerle. Yedincisi, anasına babasına asi olanlar da bu geceden mahrum. Hoca nereye bu gece ağlar biriktirdin velhasıl? İnsaf et, merhamet et. Vaazımı dinlemeye tenezzül etmedim, gelmedin. Gelenleri bilirim, gelmeyenleri bilirim. Tek tek kaldırdır, kaldırırım.
Ben yedim der lisanların yüzlerini, ta geldiler gül yüzlerini ana baba hakkı diye hırtağımı yırtmıştım. Hırtlağımı yırtmıştım. Lakin sen dinle yedin kuzum, dinlemedin. Dinledin diye tesir etmiyorum. Ananı, babanı hoşlanmıyor. Saki geri bükülmüş bükülmüş ihtiyarlarımız olmasa, aksakallı, tek siyah kalmamış dedeleriniz olmasa, memleketli hemen çocuklar olmasa, günahlarınıza bakıyorum diyor Allah. Üstünüze sel gibi bela yazdıracağım ya, o neneler için, o neneler için sizi affediyorum kuyuya, ahretler mi cevap edindi diyor. Siz güvenmeyin, siz güvenmeyin, hem Rusya'yı yükle, beni ne ajanlere övün diyor diye dinleyin. Muhakkak anasına babasına memleketül de utma giden var. Onlar bereket giden, bereket giden. Peygamberimiz onlar diyor, memleketin bereket en iyi anlam olmasa sen helak olmuşsun. Ama onun ismi şimdi kocakarı, serveti çeksin. Onun ismi bu. Babanın ismi da bunalmış koca.
Çenesini yarık attı kakılasıcanın. Söyle nerede olur kalandır? Yazlık olsun yavrum sana. Halık Zül Celal sana bana din sapmesin. Birisi annesini Hicaz'a götürüyor. Yedi defa götürmüş, yetmiş defa götürmeye emniyet almış. Peygamberimiz karşı geldi, dedi ki ya Resulallah bu benim annem olur. Bunu Hicaz'a götürdüm geldim dedi de hakkını öğrenebildin mi ona? Yetmiş dakika götürmek istiyorum sırtında. Yetmiş tek götürsen, helal etmedikten sonra kurtulamazsın. Deli böyle diyor ya Rasulallah, sen sırtında götürürken överse de kurtulsan diyor ona, kalbin gel. Ama o seni giydireceğine, silindir parçaladı iyice mürtalar, Bostancılar. Ondan sonra mübarek yemelerini arzuya girdi, yedi sabaha kadar şordurdurduruyorsun. Arzula huzur diyordu, sakalını yola üç beş sene buz çıkarırdığında yine yüzü uyuyorlardı, kurban olayım yavrum derdi.
Şimdi sen o dövünce, o senin haline düştü, sen de saydıralısın dedi. Dernur oldun, der oldun, Kürt ünlü adam oldun, yürüyorsun kafada olsun. Efendim gelin anı olsun, efendi olsun. Anlayana, köşkeye tenezzül etmez mi şimdi? Arkamadan bahsetmiştim, istersen edeyim ki de. Yok hocam bizi yordu Allah aşkına.